Şerhin Aynasında Harem Selamlık Mahremiyet Algısının Dönüşümü — Peyman Ünügür Tekin

Şerhin Aynasında Harem Selamlık Mahremiyet Algısının Dönüşümü
Peyman Ünügür TekinFecr Yayınları
Şerhin Aynasında Harem Selamlık Mahremiyet Algısının Dönüşümü
Peyman Ünügür TekinBu çalışma İslam düşünce tarihinde kadın erkek ihtilâtı ve harem selamlık uygulamalarının tarihsel süreçte nasıl anlamlandırıldığını özellikle hadis şerhleri üzerinden incelemektedir Hadislerin yorumlanma biçimleri yalnızca dinî hükümlerin değil aynı zamanda toplumsal dinamiklerin şekillenmesinde de belirleyici bir unsur olmuştur Bu bağlamda çalışma kadınların kamusal alandaki konumuna dair dinî algının zaman içinde geçirdiği dönüşümü metin merkezli bir okumayla takip etmektedir Erken dönem İslam toplumunda kadınların toplumsal hayatta etkin rol oynadıkları ve Hz Peygamber in de bu katılımı teşvik ettiği bilinmektedir Ancak ilerleyen yüzyıllarda özellikle hicrî 6 yüzyıldan itibaren toplumsal yapıdaki değişimlerle paralel biçimde daha katı bir mahremiyet anlayışı ortaya çıkmıştır Kadınların kamusal görünürlüğünü sınırlayan bu yaklaşım özellikle hadislerin yorumları aracılığıyla meşrulaştırılmıştır İmam Mâlik in ö 179 795 kadınların örf çerçeve sinde erkeklerle bir arada bulunmasına cevaz veren tavrı ve İbn Battâl ın ö 449 1057 kadın erkek iletişimini fitneye indirgemeyen mutedil yaklaşımı erken dönemlerdeki mahremiyet algısına ışık tutmaktadır Fakat sonraki dönemlerde Nevevî nin ö 676 1277 el Minhâc ında mahremiyet vurgusu merkezî bir konum almış İbn Hacer in ö 852 1449 Fethu l Bârî si ve Aynî nin ö 855 1451 Umdetu l Kârî siyle bu anlayış kurumsal bir dinî paradigma haline gelmiştir Sonuç olarak bu çalışma hadis şerhlerinin yalnızca metinleri açıklamakla kalmayıp dinî ve toplumsal algının şekillenmesinde etkin rol oynadığını ortaya koymaktadır Bu doğrultuda harem selamlık konusundaki katı yorumların erken İslam pratiğinden ziyade geç dönem sosyal şartlarının ürünü olduğu bu nedenle tarihsel bağlamdan kopuk mutlak yorumların erken dönemlerdeki İslâmî anlayışı olarak yansıtmadığı sonucuna ulaşılmaktadır

Fecr Yayınları
Bu çalışma İslam düşünce tarihinde kadın erkek ihtilâtı ve harem selamlık uygulamalarının tarihsel süreçte nasıl anlamlandırıldığını özellikle hadis şerhleri üzerinden incelemektedir Hadislerin yorumlanma biçimleri yalnızca dinî hükümlerin değil aynı zamanda toplumsal dinamiklerin şekillenmesinde de belirleyici bir unsur olmuştur Bu bağlamda çalışma kadınların kamusal alandaki konumuna dair dinî algının zaman içinde geçirdiği dönüşümü metin merkezli bir okumayla takip etmektedir Erken dönem İslam toplumunda kadınların toplumsal hayatta etkin rol oynadıkları ve Hz Peygamber in de bu katılımı teşvik ettiği bilinmektedir Ancak ilerleyen yüzyıllarda özellikle hicrî 6 yüzyıldan itibaren toplumsal yapıdaki değişimlerle paralel biçimde daha katı bir mahremiyet anlayışı ortaya çıkmıştır Kadınların kamusal görünürlüğünü sınırlayan bu yaklaşım özellikle hadislerin yorumları aracılığıyla meşrulaştırılmıştır İmam Mâlik in ö 179 795 kadınların örf çerçeve sinde erkeklerle bir arada bulunmasına cevaz veren tavrı ve İbn Battâl ın ö 449 1057 kadın erkek iletişimini fitneye indirgemeyen mutedil yaklaşımı erken dönemlerdeki mahremiyet algısına ışık tutmaktadır Fakat sonraki dönemlerde Nevevî nin ö 676 1277 el Minhâc ında mahremiyet vurgusu merkezî bir konum almış İbn Hacer in ö 852 1449 Fethu l Bârî si ve Aynî nin ö 855 1451 Umdetu l Kârî siyle bu anlayış kurumsal bir dinî paradigma haline gelmiştir Sonuç olarak bu çalışma hadis şerhlerinin yalnızca metinleri açıklamakla kalmayıp dinî ve toplumsal algının şekillenmesinde etkin rol oynadığını ortaya koymaktadır Bu doğrultuda harem selamlık konusundaki katı yorumların erken İslam pratiğinden ziyade geç dönem sosyal şartlarının ürünü olduğu bu nedenle tarihsel bağlamdan kopuk mutlak yorumların erken dönemlerdeki İslâmî anlayışı olarak yansıtmadığı sonucuna ulaşılmaktadır

Fecr Yayınları
Bu çalışma İslam düşünce tarihinde kadın erkek ihtilâtı ve harem selamlık uygulamalarının tarihsel süreçte nasıl anlamlandırıldığını özellikle hadis şerhleri üzerinden incelemektedir Hadislerin yorumlanma biçimleri yalnızca dinî hükümlerin değil aynı zamanda toplumsal dinamiklerin şekillenmesinde de belirleyici bir unsur olmuştur Bu bağlamda çalışma kadınların kamusal alandaki konumuna dair dinî algının zaman içinde geçirdiği dönüşümü metin merkezli bir okumayla takip etmektedir Erken dönem İslam toplumunda kadınların toplumsal hayatta etkin rol oynadıkları ve Hz Peygamber in de bu katılımı teşvik ettiği bilinmektedir Ancak ilerleyen yüzyıllarda özellikle hicrî 6 yüzyıldan itibaren toplumsal yapıdaki değişimlerle paralel biçimde daha katı bir mahremiyet anlayışı ortaya çıkmıştır Kadınların kamusal görünürlüğünü sınırlayan bu yaklaşım özellikle hadislerin yorumları aracılığıyla meşrulaştırılmıştır İmam Mâlik in ö 179 795 kadınların örf çerçeve sinde erkeklerle bir arada bulunmasına cevaz veren tavrı ve İbn Battâl ın ö 449 1057 kadın erkek iletişimini fitneye indirgemeyen mutedil yaklaşımı erken dönemlerdeki mahremiyet algısına ışık tutmaktadır Fakat sonraki dönemlerde Nevevî nin ö 676 1277 el Minhâc ında mahremiyet vurgusu merkezî bir konum almış İbn Hacer in ö 852 1449 Fethu l Bârî si ve Aynî nin ö 855 1451 Umdetu l Kârî siyle bu anlayış kurumsal bir dinî paradigma haline gelmiştir Sonuç olarak bu çalışma hadis şerhlerinin yalnızca metinleri açıklamakla kalmayıp dinî ve toplumsal algının şekillenmesinde etkin rol oynadığını ortaya koymaktadır Bu doğrultuda harem selamlık konusundaki katı yorumların erken İslam pratiğinden ziyade geç dönem sosyal şartlarının ürünü olduğu bu nedenle tarihsel bağlamdan kopuk mutlak yorumların erken dönemlerdeki İslâmî anlayışı olarak yansıtmadığı sonucuna ulaşılmaktadır

Fecr
Bu çalışma İslam düşünce tarihinde kadın erkek ihtilâtı ve harem selamlık uygulamalarının tarihsel süreçte nasıl anlamlandırıldığını özellikle hadis şerhleri üzerinden incelemektedir Hadislerin yorumlanma biçimleri yalnızca dinî hükümlerin değil aynı zamanda toplumsal dinamiklerin şekillenmesinde de belirleyici bir unsur olmuştur Bu bağlamda çalışma kadınların kamusal alandaki konumuna dair dinî algının zaman içinde geçirdiği dönüşümü metin merkezli bir okumayla takip etmektedir Erken dönem İslam toplumunda kadınların toplumsal hayatta etkin rol oynadıkları ve Hz Peygamber in de bu katılımı teşvik ettiği bilinmektedir Ancak ilerleyen yüzyıllarda özellikle hicrî 6 yüzyıldan itibaren toplumsal yapıdaki değişimlerle paralel biçimde daha katı bir mahremiyet anlayışı ortaya çıkmıştır Kadınların kamusal görünürlüğünü sınırlayan bu yaklaşım özellikle hadislerin yorumları aracılığıyla meşrulaştırılmıştır İmam Mâlik in ö 179 795 kadınların örf çerçeve sinde erkeklerle bir arada bulunmasına cevaz veren tavrı ve İbn Battâl ın ö 449 1057 kadın erkek iletişimini fitneye indirgemeyen mutedil yaklaşımı erken dönemlerdeki mahremiyet algısına ışık tutmaktadır Fakat sonraki dönemlerde Nevevî nin ö 676 1277 el Minhâc ında mahremiyet vurgusu merkezî bir konum almış İbn Hacer in ö 852 1449 Fethu l Bârî si ve Aynî nin ö 855 1451 Umdetu l Kârî siyle bu anlayış kurumsal bir dinî paradigma haline gelmiştir Sonuç olarak bu çalışma hadis şerhlerinin yalnızca metinleri açıklamakla kalmayıp dinî ve toplumsal algının şekillenmesinde etkin rol oynadığını ortaya koymaktadır Bu doğrultuda harem selamlık konusundaki katı yorumların erken İslam pratiğinden ziyade geç dönem sosyal şartlarının ürünü olduğu bu nedenle tarihsel bağlamdan kopuk mutlak yorumların erken dönemlerdeki İslâmî anlayışı olarak yansıtmadığı sonucuna ulaşılmaktadır