Şeriat ve Hakikat — Hacı Bayram Başer

Şeriat ve Hakikat
Hacı Bayram BaşerKlasik Yayınları
Şeriat ve Hakikat
Hacı Bayram BaşerTasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır

Klasik Yayınları
Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır

Klasik Yayınları
Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır Tanıtım Bülteninden

Klasik Yayınları
Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır

Klasik Yayınları
Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır

Klasik Yayınları
Hacı Bayram Başer tarafından kaleme alınan Şeriat ve Hakikat Klasik Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Şeriat ve Hakikat Hacı Bayram Başer Kitap Özeti Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır Yayınevi Klasik Yayınları Yazar Hacı Bayram Başer Sayfa 320 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x24 00 cm Basım Yılı Haziran 2021 Barkod 9789752484696 Kategori Araştırma İnceleme Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Klasik Yayınları
Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır

Klasik Yayınları
Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır Tanıtım Bülteninden

Klasik
Tasavvuf metinlerinde sıkça anlatılan bir menkıbeye göre İmam Şâfiî içinden çıkamadığı bazı konularda bilgi ve görüş almak üzere dinî ilimlerde herhangi bir tahsili bulunmayan Şeybân isimli bir çobana gidiyor ve her defasında aradığı cevabı bulmuş olarak dönüyordu Bu hareketinden dolayı eleştirildiğinde ise Bu bizim ilmimizin gereğidir cevabını veriyordu Bu nasıl mümkün olabilmiştir Elinizdeki kitap temelde bu ilişki biçiminin mahiyetini izah etmek üzere ortaya çıkan soru ve cevapları şeriat hakikat ilişkisi sorunu çerçevesinde ele alıyor Tasavvufun yaygınlaştığı süreçte sûfîler sosyal ve entelektüel hayatta yer edinmelerini zorlaştıran birtakım problemlerle yüz yüze gelmişler ve dinin şeriat hakikat alanları arasında mutlak bir ayrımın olamayacağını dile getirerek bu sorunu aşmaya çalışmışlardı Bu bağlamda tasavvuf eleştiri kriz uzlaşı olmak üzere başlıca üç aşamada gelişim göstermiştir Lafız mana zâhir bâtın gibi kavramlar altında da tartışılan şeriat hakikat ilişkisi sorunu gerçekte sadece tasavvufun değil bir bütün olarak dinî ilimlerin en mühim problemidir O nedenle tasavvufun kimliğini kazandığı bu süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olabilirsek dinî ilimler ve dinî hayat arasındaki ilişkiye dair bugün bile tartışılan pek çok meseleye ilişkin daha verimli neticeler elde edebiliriz Bu kitabın öncelikli amacı şeriat hakikat ilişkisi problematiğini merkeze alarak tasavvufun teşekkül seyri hakkında bir çerçeve sunmak ve çağdaş tasavvuf araştırmalarına yöntem açısından bir katkı sağlamaktır