Ses — Sabahattin Ali

Ses
Sabahattin AliTürkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Ses
Sabahattin AliSaza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüneGel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Tanıtım Bülteninden

çev. Ruken Kızıler
Ses Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bogˆazı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 68 Çeviri Ruken Kızıler Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yade Kitap
Sesi yine güzel fakat birtakım hışırtılarla karışıktı Yükselince pek belli olmayan bu yabancı sesler alçaklara inince derhâl kendilerini gösteriyorlardı Ali de bunun farkında idi Kendini toplamak istedi fakat bu hareketiyle ancak boğazının adalelerini biraz daha gerdi ve yüzü daha çok kırmızılaştı Müthiş bir gayret sarf ediyordu Çenesinin yanlarından aşağı doğru uzanan ve iki çelik direk gibi kımıldamadan duran yuvarlak katmerli et parçaları açıkça görünüyordu Ali göğsünden kuvvetle fırlattığı sesi bu cenderenin arasından geçirebilmek için ter döküyordu Nihayet şarkıyı bitirdi ve sazı eline alarak ayağa kalktı Alman müzisyenlerden biri derhâl Fena değil fenadeğil Ötekini de dinleyelim dedi ve başıyla sarışın genci gösterdi Tanıtım Bülteninden

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yade Kitap
Sesi yine güzel fakat birtakım hışırtılarla karışıktı Yükselince pek belli olmayan bu yabancı sesler alçaklara inince derhâl kendilerini gösteriyorlardı Ali de bunun farkında idi Kendini toplamak istedi fakat bu hareketiyle ancak boğazının adalelerini biraz daha gerdi ve yüzü daha çok kırmızılaştı Müthiş bir gayret sarf ediyordu Çenesinin yanlarından aşağı doğru uzanan ve iki çelik direk gibi kımıldamadan duran yuvarlak katmerli et parçaları açıkça görünüyordu Ali göğsünden kuvvetle fırlattığı sesi bu cenderenin arasından geçirebilmek için ter döküyordu Nihayet şarkıyı bitirdi ve sazı eline alarak ayağa kalktı Alman müzisyenlerden biri derhâl Fena değil fenadeğil Ötekini de dinleyelim dedi ve başıyla sarışın genci gösterdi

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüneGel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

İş Bankası Kültür Yayınları
Ses Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Sabahattin Ali kaleminden Ses Türk Edebiyatı Klasikleri 41 kitabı avantajlı fiyatlar ve hızlı kargo seçenekleriyle idefix te Ses Türk Edebiyatı Klasikleri 41 kitabını satın almak için tıklayın

Yade Kitap
Sesi yine güzel fakat birtakım hışırtılarla karışıktı Yükselince pek belli olmayan bu yabancı sesler alçaklara inince derhâl kendilerini gösteriyorlardı Ali de bunun farkında idi Kendini toplamak istedi fakat bu hareketiyle ancak boğazının adalelerini biraz daha gerdi ve yüzü daha çok kırmızılaştı Müthiş bir gayret sarf ediyordu Çenesinin yanlarından aşağı doğru uzanan ve iki çelik direk gibi kımıldamadan duran yuvarlak katmerli et parçaları açıkça görünüyordu Ali göğsünden kuvvetle fırlattığı sesi bu cenderenin arasından geçirebilmek için ter döküyordu Nihayet şarkıyı bitirdi ve sazı eline alarak ayağa kalktı Alman müzisyenlerden biri derhâl Fena değil fenadeğil Ötekini de dinleyelim dedi ve başıyla sarışın genci gösterdi

İş Bankası
Saza vuran eli yavaşladı gözleri kapandı boğazı gerildi ve yüzü kırmızılaştı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dişler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi şarkısına devam etti Ayın şavkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kaşlım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Yade Kitap
Sesi yine güzel fakat birtakım hışırtılarla karışıktı Yükselince pek belli olmayan bu yabancı sesler alçaklara inince derhâl kendilerini gösteriyorlardı Ali de bunun farkında idi Kendini toplamak istedi fakat bu hareketiyle ancak boğazının adalelerini biraz daha gerdi ve yüzü daha çok kırmızılaştı Müthiş bir gayret sarf ediyordu Çenesinin yanlarından aşağı doğru uzanan ve iki çelik direk gibi kımıldamadan duran yuvarlak katmerli et parçaları açıkça görünüyordu Ali göğsünden kuvvetle fırlattığı sesi bu cenderenin arasından geçirebilmek için ter döküyordu Nihayet şarkıyı bitirdi ve sazı eline alarak ayağa kalktı Alman müzisyenlerden biri derhâl Fena değil fenadeğil Ötekini de dinleyelim dedi ve başıyla sarışın genci gösterdi

Anonim Yayıncılık

Anonim Yayıncılık
Çok sıcak bir yaz günü idi Vakit ikindiye yaklaştığı ve güneş biraz yana düştüğü halde bozkırın sarı otlarında en ufak bir kıpırdanma bile yoktu Her gün bu vakitlerde Koçhisar Gölü taraflarında esmeye başlayan ve göz alabildiğine uzayan ovayı yer yer toz bulutlarına gömen rüzgârdan henüz bir eser görünmüyordu Kıvırcık tüylerini diken midir ot mudur pek fark edilmeyen bozkır nebatlarının üzerine sererek yan üstü uzanan tiftik keçileri uyku sersemi gözlerini yarı kapalı tutuyorlar ve çapar kirpiklerinin arasından ufkun şark tarafında hareketsizce bekleyen avuç içi büyüklüğündeki birkaç beyaz bulutu seyrediyorlardı

Yade Kitap
Sesi yine güzel fakat birtakım hışırtılarla karışıktı Yükselince pek belli olmayan bu yabancı sesler alçaklara inince derhâl kendilerini gösteriyorlardı Ali de bunun farkında idi Kendini toplamak istedi fakat bu hareketiyle ancak boğazının adalelerini biraz daha gerdi ve yüzü daha çok kırmızılaştı Müthiş bir gayret sarf ediyordu Çenesinin yanlarından aşağı doğru uzanan ve iki çelik direk gibi kımıldamadan duran yuvarlak katmerli et parçaları açıkça görünüyordu Ali göğsünden kuvvetle fırlattığı sesi bu cenderenin arasından geçirebilmek için ter döküyordu Nihayet şarkıyı bitirdi ve sazı eline alarak ayağa kalktı Alman müzisyenlerden biri derhâl Fena değil fenadeğil Ötekini de dinleyelim dedi ve başıyla sarışın genci gösterdi

Anonim Yayınları
Çok sıcak bir yaz günü idi Vakit ikindiye yaklaştığı ve güneş biraz yana düştüğü halde bozkırın sarı otlarında en ufak bir kıpırdanma bile yoktu Her gün bu vakitlerde Koçhisar Gölü taraflarında esmeye başlayan ve göz alabildiğine uzayan ovayı yer yer toz bulutlarına gömen rüzgârdan henüz bir eser görünmüyordu Kıvırcık tüylerini diken midir ot mudur pek fark edilmeyen bozkır nebatlarının üzerine sererek yan üstü uzanan tiftik keçileri uyku sersemi gözlerini yarı kapalı tutuyorlar ve çapar kirpiklerinin arasından ufkun şark tarafında hareketsizce bekleyen avuç içi büyüklüğündeki birkaç beyaz bulutu seyrediyorlardı Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Sabahattin Ali 19071948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köykent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ses Çok sıcak bir yaz günü idi Vakit ikindiye yaklaştığı ve güneş biraz yana düştüğü halde bozkırın sarı otlarında en ufak bir kıpırdanma bile yoktu Her gün bu vakitlerde Koçhisar Gölü taraflarında esmeye başlayan ve göz alabildiğine uzayan ovayı yer yer toz bulutlarına gömen rüzgârdan henüz bir eser görünmüyordu Kıvırcık tüylerini diken midir ot mudur pek fark edilmeyen bozkır nebatlarının üzerine sererek yan üstü uzanan tiftik keçileri uyku sersemi gözlerini yarı kapalı tutuyorlar ve çapar kirpiklerinin arasından ufkun şark tarafında hareketsizce bekleyen avuç içi büyüklüğündeki birkaç beyaz bulutu seyrediyorlardı Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 64 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2021 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüneGel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Yade Yayınları
Sesi yine güzel fakat birtakım hışırtılarla karışıktı Yükselince pek belli olmayan bu yabancı sesler alçaklara inince derhâl kendilerini gösteriyorlardı Ali de bununfarkında idi Kendini toplamak istedi fakat bu hareketiyle ancak boğazının adalelerini biraz daha gerdi ve yüzü dahaçok kırmızılaştı Müthiş bir gayret sarf ediyordu Çenesinin yanlarındanaşağı doğru uzanan ve iki çelik direk gibi kımıldamadanduran yuvarlak katmerli et parçaları açıkça görünüyordu Ali göğsünden kuvvetle fırlattığı sesi bu cendereninarasından geçirebilmek için ter döküyordu Nihayet şarkıyıbitirdi ve sazı eline alarak ayağa kalktı Alman müzisyenlerden biri derhâl Fena değil fenadeğil Ötekini de dinleyelim dedi ve başıyla sarışın genci gösterdi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Can Yayınları
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bogˆazı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 68 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 00 cm Basım Yılı Eylül 2025 Barkod 9786257070492 Kategori Roman

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Genç adamın bütün yeisi bütün inkisarı bütün kırılan ümitleri bu ufak ayak hareketlerinde kendini gösteriyordu Vücudunun her tarafına hâkim olan yüzünün en ufak bir ürpermesiyle bile içindekileri dışarı vurmayan gözleri sonsuz bir derinlik ve sükûnet içinde yumuşak bir ışıkla parlayan bu adam farkında olmadan kendini sağ ayağının bu minimini ve sinirli kımıldamasıyla boşaltıyordu Ömrümde hiçbir insan yüzü hiçbir ağlayış bana bu kadar acı bu kadar manalı görünmemişti

Can Yayınları
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 72 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Çınar Yayınları
Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Genç adamın bütün yeisi bütün inkisarı bütün kırılan ümitleri bu ufak ayak hareketlerinde kendini gösteriyordu Vücudunun her tarafına hâkim olan yüzünün en ufak bir ürpermesiyle bile içindekileri dışarı vurmayan gözleri sonsuz bir derinlik ve sükûnet içinde yumuşak bir ışıkla parlayan bu adam farkında olmadan kendini sağ ayağının bu minimini ve sinirli kımıldamasıyla boşaltıyordu Ömrümde hiçbir insan yüzü hiçbir ağlayış bana bu kadar acı bu kadar manalı görünmemişti

Çınar Yayınları
Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş

Can Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yayınevi Can Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 72 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2024 Barkod 9789750741265 Kategori Öykü

Parodi Yayınları
Bir tek korkusu vardı Kalabalık bir yerde mesela bir sokak köşesinde düşüverirse başına üşüşürler ifade almaya itip kakalamaya götürmeye kalkarlar onu rahat can vermeye bırakmazlardı Can çekişirken hırpalanmaktan ödü kopuyordu Kendisine herhangi bir şekilde yardım edilip kurtarılabileceği düşüncesi kafasından o kadar uzaktı ve dünyada kendisiyle meşgul olabilecek bir insan bulunabileceği ihtimali ona öyle yabancı idi ki bu bitip tükenmez yürüyüşte onun kütleşen sinirlerini ne bir ümit ne bir hiddet kıvılcımı harekete getirebiliyordu Mehtaplı Bir Gece adlı öyküden Bazı hikâyeler mutluluk üzerinedir bazıları mutsuzluk Bazı hikâyelerde sadece iyiler vardır bazılarında sadece kötüler Bazı hikâyelerse hayata kulak verir İyiliğe ve kötülüğe mutluluğa ve mutsuzluğa dair ne varsa yazılıdır onlarda Tıpkı kendimizi bulduğumuz yaşamın aynası bu öykülerdeki gibi

Bir tek korkusu vardı Kalabalık bir yerde mesela bir sokak köşesinde düşüverirse başına üşüşürler ifade almaya itip kakalamaya götürmeye kalkarlar onu rahat can vermeye bırakmazlardı Can çekişirken hırpalanmaktan ödü kopuyordu Kendisine herhangi bir şekilde yardım edilip kurtarılabileceği düşüncesi kafasından o kadar uzaktı ve dünyada kendisiyle meşgul olabilecek bir insan bulunabileceği ihtimali ona öyle yabancı idi ki bu bitip tükenmez yürüyüşte onun kütleşen sinirlerini ne bir ümit ne bir hiddet kıvılcımı harekete getirebiliyordu Mehtaplı Bir Gece adlı öyküden Bazı hikâyeler mutluluk üzerinedir bazıları mutsuzluk Bazı hikâyelerde sadece iyiler vardır bazılarında sadece kötüler Bazı hikâyelerse hayata kulak verir İyiliğe ve kötülüğe mutluluğa ve mutsuzluğa dair ne varsa yazılıdır onlarda Tıpkı kendimizi bulduğumuz yaşamın aynası bu öykülerdeki gibi Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 96 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Anonim Yayıncılık
Çok sıcak bir yaz günü idi Vakit ikindiye yaklaştığı ve güneş biraz yana düştüğü halde bozkırın sarı otlarında en ufak bir kıpırdanma bile yoktu Her gün bu vakitlerde Koçhisar Gölü taraflarında esmeye başlayan ve göz alabildiğine uzayan ovayı yer yer toz bulutlarına gömen rüzgârdan henüz bir eser görünmüyordu Kıvırcık tüylerini diken midir ot mudur pek fark edilmeyen bozkır nebatlarının üzerine sererek yan üstü uzanan tiftik keçileri uyku sersemi gözlerini yarı kapalı tutuyorlar ve çapar kirpiklerinin arasından ufkun şark tarafında hareketsizce bekleyen avuç içi büyüklüğündeki birkaç beyaz bulutu seyrediyorlardı

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
Ses Sabahattin Ali nin en dikkat çekici hikâyelerinden biridir Ses bize Anadolu da yaşayan bir gencin birdenbire yeşeren ümitlerini ve sonra derin hayal kırıklıklarını anlatır Bu hikâyede kahramanın uçsuz bucaksız bozkırlarda kırık sazı eşliğinde ifa ettiği türkülerden taşan ve dağlarda ovalarda yankılanan azat sesini şehirde birdenbire kaybetmesine tanık oluruz Yayınevi Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 64 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786255829009 Kategori Roman

Can
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Anonim Yayıncılık
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses Anonim Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Çok sıcak bir yaz günü idi Vakit ikindiye yaklaştığı ve güneş biraz yana düştüğü halde bozkırın sarı otlarında en ufak bir kıpırdanma bile yoktu Her gün bu vakitlerde Koçhisar Gölü taraflarında esmeye başlayan ve göz alabildiğine uzayan ovayı yer yer toz bulutlarına gömen rüzgârdan henüz bir eser görünmüyordu Kıvırcık tüylerini diken midir ot mudur pek fark edilmeyen bozkır nebatlarının üzerine sererek yan üstü uzanan tiftik keçileri uyku sersemi gözlerini yarı kapalı tutuyorlar ve çapar kirpiklerinin arasından ufkun şark tarafında hareketsizce bekleyen avuç içi büyüklüğündeki birkaç beyaz bulutu seyrediyorlardı Yayınevi Anonim Yayıncılık Yazar Sabahattin Ali Sayfa 64 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı 2021 Barkod 9786053033868 Kategori Klasikler

Çınar Yayınları
Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş Tanıtım Bülteninden

Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Ses Sabahattin Ali nin en dikkat çekici hikâyelerinden biridir Ses bize Anadolu da yaşayan bir gencin birdenbire yeşeren ümitlerini ve sonra derin hayal kırıklıklarını anlatır Bu hikâyede kahramanın uçsuz bucaksız bozkırlarda kırık sazı eşliğinde ifa ettiği türkülerden taşan ve dağlarda ovalarda yankılanan azat sesini şehirde birdenbire kaybetmesine tanık oluruz

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Genç adamın bütün yeisi bütün inkisarı bütün kırılan ümitleri bu ufak ayak hareketlerinde kendini gösteriyordu Vücudunun her tarafına hâkim olan yüzünün en ufak bir ürpermesiyle bile içindekileri dışarı vurmayan gözleri sonsuz bir derinlik ve sükûnet içinde yumuşak bir ışıkla parlayan bu adam farkında olmadan kendini sağ ayağının bu minimini ve sinirli kımıldamasıyla boşaltıyordu Ömrümde hiçbir insan yüzü hiçbir ağlayış bana bu kadar acı bu kadar manalı görünmemişti

Tedev Yayınları
Ses Sabahattin Ali nin en dikkat çekici hikâyelerinden biridir Ses bize Anadolu da yaşayan bir gencin birdenbire yeşeren ümitlerini ve sonra derin hayal kırıklıklarını anlatır Bu hikâyede kahramanın uçsuz bucaksız bozkırlarda kırık sazı eşliğinde ifa ettiği türkülerden taşan ve dağlarda ovalarda yankılanan azat sesini şehirde birdenbire kaybetmesine tanık oluruz

Çınar Yayınları
Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş

Can Yayınları
Ses Can YayınlarıYirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Çınar Yayınları
Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş

PARODİ YAYINLARI
Bir tek korkusu vardı Kalabalık bir yerde mesela bir sokak köşesinde düşüverirse başına üşüşürler ifade almaya itip kakalamaya götürmeye kalkarlar onu rahat can vermeye bırakmazlardı Can çekişirken hırpalanmaktan ödü kopuyordu Kendisine herhangi bir şekilde yardım edilip kurtarılabileceği düşüncesi kafasından o kadar uzaktı ve dünyada kendisiyle meşgul olabilecek bir insan bulunabileceği ihtimali ona öyle yabancı idi ki bu bitip tükenmez yürüyüşte onun kütleşen sinirlerini ne bir ümit ne bir hiddet kıvılcımı harekete getirebiliyordu Mehtaplı Bir Gece adlı öyküden Bazı hikâyeler mutluluk üzerinedir bazıları mutsuzluk Bazı hikâyelerde sadece iyiler vardır bazılarında sadece kötüler Bazı hikâyelerse hayata kulak verir İyiliğe ve kötülüğe mutluluğa ve mutsuzluğa dair ne varsa yazılıdır onlarda Tıpkı kendimizi bulduğumuz yaşamın aynası bu öykülerdeki gibi

Tedev Yayınları
Ses Sabahattin Ali nin en dikkat çekici hikâyelerinden biridir Ses bize Anadolu da yaşayan bir gencin birdenbire yeşeren ümitlerini ve sonra derin hayal kırıklıklarını anlatır Bu hikâyede kahramanın uçsuz bucaksız bozkırlarda kırık sazı eşliğinde ifa ettiği türkülerden taşan ve dağlarda ovalarda yankılanan azat sesini şehirde birdenbire kaybetmesine tanık oluruz

Tedev Yayınları
Ses Sabahattin Ali nin en dikkat çekici hikâyelerinden biridir Ses bize Anadolu da yaşayan bir gencin birdenbire yeşeren ümitlerini ve sonra derin hayal kırıklıklarını anlatır Bu hikâyede kahramanın uçsuz bucaksız bozkırlarda kırık sazı eşliğinde ifa ettiği türkülerden taşan ve dağlarda ovalarda yankılanan azat sesini şehirde birdenbire kaybetmesine tanık oluruz

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Genç adamın bütün yeisi bütün inkisarı bütün kırılan ümitleri bu ufak ayak hareketlerinde kendini gösteriyordu Vücudunun her tarafına hâkim olan yüzünün en ufak bir ürpermesiyle bile içindekileri dışarı vurmayan gözleri sonsuz bir derinlik ve sükûnet içinde yumuşak bir ışıkla parlayan bu adam farkında olmadan kendini sağ ayağının bu minimini ve sinirli kımıldamasıyla boşaltıyordu Ömrümde hiçbir insan yüzü hiçbir ağlayış bana bu kadar acı bu kadar manalı görünmemişti

Çınar
Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş

Edebiyatist
Ses Sabahattin Ali nin 1936 ile 1937 yılları arasında yazdığı hikâyeleri içerir Ses de yer alan hikayeler içerik ve biçimsel olarak daha önce yazdıklarına benzemekle beraber yazarın öne çıkan zirve eserleridir Köstence Güzellik Kraliçesi 1936 adlı hikâye dışındakiler köylü ve işçiler eksenindedir Sıcak Su 1936 Ses 1937 Köpek 1937 ve Mehtaplı Bir Gece 1937 adlı hikâyeler ise yazarın en önemli hikayelerindendir

Tedev Yayınları
Ses Sabahattin Ali nin en dikkat çekici hikâyelerinden biridir Ses bize Anadolu da yaşayan bir gencin birdenbire yeşeren ümitlerini ve sonra derin hayal kırıklıklarını anlatır Bu hikâyede kahramanın uçsuz bucaksız bozkırlarda kırık sazı eşliğinde ifa ettiği türkülerden taşan ve dağlarda ovalarda yankılanan azat sesini şehirde birdenbire kaybetmesine tanık oluruz

Can Yayınları
Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Can Yayınları
Ses Kitap Açıklaması Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı Sazının uzun sapı şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında canlı bir mahluk gibi titriyordu Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Çınar Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses Çınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş Yayınevi Çınar Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 72 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2019 Barkod 9789753484510 Kategori Öykü

Çınar Yayınları
Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık Onu kandırmaya imkân yoktu Seni çağırıp zahmet verdik affedersin de denilemezdi Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek Sizi mahcup çıkardım beyim sakın kusura kalmayın dedi Sonra hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi gözlerini hafifçe açarak ilave etti Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım Ve yanımızdan ayrılıp gitti Ertesi sabah aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı na giden arkadaşıma hancı Sıvaslı Ali nin sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş

Tedev
Ses Sabahattin Ali nin en dikkat çekici hikâyelerinden biridir Ses bize Anadolu da yaşayan bir gencin birdenbire yeşeren ümitlerini ve sonra derin hayal kırıklıklarını anlatır Bu hikâyede kahramanın uçsuz bucaksız bozkırlarda kırık sazı eşliğinde ifa ettiği türkülerden taşan ve dağlarda ovalarda yankılanan azat sesini şehirde birdenbire kaybetmesine tanık oluruz

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Myrina Yayınları
Ses 1936 1937 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan beş uzun öyküden oluşmaktadır Buradaki öyküler de Değirmen ve Kağnı da olduğu gibi toplumcu görüşünün yansımaları niteliğindedir Yine Mehmet Galip Aksoy un Kağnı kitabındaki önsözüne başvuracak olursak Öykülerinde Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmış ve bunları eleştirmiştir

Parodi Yayınları
Bir tek korkusu vardı Kalabalık bir yerde mesela bir sokak köşesinde düşüverirse başına üşüşürler ifade almaya itip kakalamaya götürmeye kalkarlar onu rahat can vermeye bırakmazlardı Can çekişirken hırpalanmaktan ödü kopuyordu Kendisine herhangi bir şekilde yardım edilip kurtarılabileceği düşüncesi kafasından o kadar uzaktı ve dünyada kendisiyle meşgul olabilecek bir insan bulunabileceği ihtimali ona öyle yabancı idi ki bu bitip tükenmez yürüyüşte onun kütleşen sinirlerini ne bir ümit ne bir hiddet kıvılcımı harekete getirebiliyordu Mehtaplı Bir Gece adlı öyküden Bazı hikâyeler mutluluk üzerinedir bazıları mutsuzluk Bazı hikâyelerde sadece iyiler vardır bazılarında sadece kötüler Bazı hikâyelerse hayata kulak verir İyiliğe ve kötülüğe mutluluğa ve mutsuzluğa dair ne varsa yazılıdır onlarda Tıpkı kendimizi bulduğumuz yaşamın aynası bu öykülerdeki gibi

Edebiyatist
Ses Sabahattin Ali nin 1936 ile 1937 yılları arasında yazdığı hikâyeleri içerir Ses de yer alan hikayeler içerik ve biçimsel olarak daha önce yazdıklarına benzemekle beraber yazarın öne çıkan zirve eserleridir Köstence Güzellik Kraliçesi 1936 adlı hikâye dışındakiler köylü ve işçiler eksenindedir Sıcak Su 1936 Ses 1937 Köpek 1937 ve Mehtaplı Bir Gece 1937 adlı hikâyeler ise yazarın en önemli hikayelerindendir

Myrina Yayınları
Ses 1936 1937 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan beş uzun öyküden oluşmaktadır Buradaki öyküler de Değirmen ve Kağnı da olduğu gibi toplumcu görüşünün yansımaları niteliğindedir Yine Mehmet Galip Aksoy un Kağnı kitabındaki önsözüne başvuracak olursak Öykülerinde Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmış ve bunları eleştirmiştir
Ses
Sabahattin Ali
Anonim Yayıncılık
Çok sıcak bir yaz günü idi Vakit ikindiye yaklaştığı ve güneş biraz yana düştüğü halde bozkırın sarı otlarında en ufak bir kıpırdanma bile yoktu Her gün bu vakitlerde Koçhisar Gölü taraflarında esmeye başlayan ve göz alabildiğine uzayan ovayı yer yer toz bulutlarına gömen rüzgârdan henüz bir eser görünmüyordu Kıvırcık tüylerini diken midir ot mudur pek fark edilmeyen bozkır nebatlarının üzerine sererek yan üstü uzanan tiftik keçileri uyku sersemi gözlerini yarı kapalı tutuyorlar ve çapar kirpiklerinin arasından ufkun şark tarafında hareketsizce bekleyen avuç içi büyüklüğündeki birkaç beyaz bulutu seyrediyorlardı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi Tanıtım Bülteninden

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Pınar Yayınları
Adı daha çok romanlarla anılan Sabahattin Ali edebiyatımızın hikâye türündeki dikkate değer isimlerinden biridir Ali toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı hikâyelerinde okuru can damarından yakalar onu hayatın sert taraflarıyla yüzleştirir ve sonunda okurunu sarsar İnsanın bin bir yüzünü anlatan edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve hep genç kalan ismi olan Sabahattin Ali nin Değirmen Kağnı Ses Yeni Dünya Sırça Köşk adıyla yayımlanan beş hikâye kitabından seçilen bu seçkideki on altı hikâye onun hem konu hem de üslup bakımdan bütün süreçlerini yansıtmaktadır Oldukça yalın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâyeleri okuru kolayca kendi evrenine çekmekle kalmaz aynı zamanda onun eserlerinin Türk edebiyatındaki yerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır Edebiyatımızın tartışmasız en büyük yaratıcılarından biri olan Sabahattin Ali nin ışığını ve izini günümüze taşıyan elinizdeki seçki yazarın gerçekçi ve hüzünlü hikâyeleri için iyi bir başlangıç niteliğinde

Mühür Kitaplığı
Seni bilmem fakat ben maddelerin üstünde bir manevi bağa insanları birbirine yaklaştıran bir hisse kapılıyorum Düşün dünyada birbirine yakın olmak hisleri de olmasa yaşamın manası kalır mı

Myrina Yayınları
Ses 1936 1937 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan beş uzun öyküden oluşmaktadır Buradaki öyküler de Değirmen ve Kağnı da olduğu gibi toplumcu görüşünün yansımaları niteliğindedir Yine Mehmet Galip Aksoy un Kağnı kitabındaki önsözüne başvuracak olursak Öykülerinde Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmış ve bunları eleştirmiştir

Ren Kitap
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıyla toplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence Güzellik Kraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatle okunmayı bekliyor

İthaki Yayınları
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor

Telgrafhane Yayınları
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Etrafından gelip geçenlere herhangi ecnebi bir maddeye bir duvara bir ağaca bir köpeğe bakar gibi düz alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti Etrafında küçükten beri en çok gördüğü şey ölümdü Yalnız ölümün bir şekli vardı ki düşündükçe tüylerini ürpertiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Ses i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz Tanıtım Bülteninden

Kopernik
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Mühür Kitaplığı
Seni bilmem fakat ben maddelerin üstünde bir manevi bağa insanları birbirine yaklaştıran bir hisse kapılıyorum Düşün dünyada birbirine yakın olmak hisleri de olmasa yaşamın manası kalır mı

İthaki Yayınları
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor

Parodi Yayınları
Bir tek korkusu vardı Kalabalık bir yerde mesela bir sokak köşesinde düşüverirse başına üşüşürler ifade almaya itip kakalamaya götürmeye kalkarlar onu rahat can vermeye bırakmazlardı Can çekişirken hırpalanmaktan ödü kopuyordu Kendisine herhangi bir şekilde yardım edilip kurtarılabileceği düşüncesi kafasından o kadar uzaktı ve dünyada kendisiyle meşgul olabilecek bir insan bulunabileceği ihtimali ona öyle yabancı idi ki bu bitip tükenmez yürüyüşte onun kütleşen sinirlerini ne bir ümit ne bir hiddet kıvılcımı harekete getirebiliyordu Mehtaplı Bir Gece adlı öyküden Bazı hikâyeler mutluluk üzerinedir bazıları mutsuzluk Bazı hikâyelerde sadece iyiler vardır bazılarında sadece kötüler Bazı hikâyelerse hayata kulak verir İyiliğe ve kötülüğe mutluluğa ve mutsuzluğa dair ne varsa yazılıdır onlarda Tıpkı kendimizi bulduğumuz yaşamın aynası bu öykülerdeki gibi

Ren Kitap
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıyla toplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence Güzellik Kraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatle okunmayı bekliyor

Myrina Yayınları
Ses 1936 1937 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan beş uzun öyküden oluşmaktadır Buradaki öyküler de Değirmen ve Kağnı da olduğu gibi toplumcu görüşünün yansımaları niteliğindedir Yine Mehmet Galip Aksoy un Kağnı kitabındaki önsözüne başvuracak olursak Öykülerinde Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmış ve bunları eleştirmiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içerenSes te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin AliSes te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor Tanıtım Bülteninden

Pınar Yayınları
Adı daha çok romanlarla anılan Sabahattin Ali edebiyatımızın hikâye türündeki dikkate değer isimlerinden biridir Ali toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı hikâyelerinde okuru can damarından yakalar onu hayatın sert taraflarıyla yüzleştirir ve sonunda okurunu sarsar İnsanın bin bir yüzünü anlatan edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve hep genç kalan ismi olan Sabahattin Ali nin Değirmen Kağnı Ses Yeni Dünya Sırça Köşk adıyla yayımlanan beş hikâye kitabından seçilen bu seçkideki on altı hikâye onun hem konu hem de üslup bakımdan bütün süreçlerini yansıtmaktadır Oldukça yalın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâyeleri okuru kolayca kendi evrenine çekmekle kalmaz aynı zamanda onun eserlerinin Türk edebiyatındaki yerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır Edebiyatımızın tartışmasız en büyük yaratıcılarından biri olan Sabahattin Ali nin ışığını ve izini günümüze taşıyan elinizdeki seçki yazarın gerçekçi ve hüzünlü hikâyeleri için iyi bir başlangıç niteliğinde

Telgrafhane Yayınları
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Etrafından gelip geçenlere herhangi ecnebi bir maddeye bir duvara bir ağaca bir köpeğe bakar gibi düz alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti Etrafında küçükten beri en çok gördüğü şey ölümdü Yalnız ölümün bir şekli vardı ki düşündükçe tüylerini ürpertiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Ses i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Mühür Kitaplığı
Seni bilmem fakat ben maddelerin üstünde bir manevi bağa insanları birbirine yaklaştıran bir hisse kapılıyorum Düşün dünyada birbirine yakın olmak hisleri de olmasa yaşamın manası kalır mı

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

İthaki Yayınları
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor

İthaki Yayınları
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor

İTHAKİ YAYINLARI
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor

Pınar Yayınları
Adı daha çok romanlarla anılan Sabahattin Ali edebiyatımızın hikâye türündeki dikkate değer isimlerinden biridir Ali toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı hikâyelerinde okuru can damarından yakalar onu hayatın sert taraflarıyla yüzleştirir ve sonunda okurunu sarsar İnsanın bin bir yüzünü anlatan edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve hep genç kalan ismi olan Sabahattin Ali nin Değirmen Kağnı Ses Yeni Dünya Sırça Köşk adıyla yayımlanan beş hikâye kitabından seçilen bu seçkideki on altı hikâye onun hem konu hem de üslup bakımdan bütün süreçlerini yansıtmaktadır Oldukça yalın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâyeleri okuru kolayca kendi evrenine çekmekle kalmaz aynı zamanda onun eserlerinin Türk edebiyatındaki yerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır Edebiyatımızın tartışmasız en büyük yaratıcılarından biri olan Sabahattin Ali nin ışığını ve izini günümüze taşıyan elinizdeki seçki yazarın gerçekçi ve hüzünlü hikâyeleri için iyi bir başlangıç niteliğinde

Ren Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses Ren Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıyla toplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence Güzellik Kraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatle okunmayı bekliyor Yayınevi Ren Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 78 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2019 Barkod 9786057944429 Kategori Roman

Pınar Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses Pınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Adı daha çok romanlarla anılan Sabahattin Ali edebiyatımızın hikâye türündeki dikkate değer isimlerinden biridir Ali toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı hikâyelerinde okuru can damarından yakalar onu hayatın sert taraflarıyla yüzleştirir ve sonunda okurunu sarsar İnsanın bin bir yüzünü anlatan edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve hep genç kalan ismi olan Sabahattin Ali nin Değirmen Kağnı Ses Yeni Dünya Sırça Köşk adıyla yayımlanan beş hikâye kitabından seçilen bu seçkideki on altı hikâye onun hem konu hem de üslup bakımdan bütün süreçlerini yansıtmaktadır Oldukça yalın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâyeleri okuru kolayca kendi evrenine çekmekle kalmaz aynı zamanda onun eserlerinin Türk edebiyatındaki yerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır Edebiyatımızın tartışmasız en büyük yaratıcılarından biri olan Sabahattin Ali nin ışığını ve izini günümüze taşıyan elinizdeki seçki yazarın gerçekçi ve hüzünlü hikâyeleri için iyi bir başlangıç niteliğinde Yayınevi Pınar Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 143 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2023 Barkod 9789753526401 Kategori Klasikler

Telgrafhane Yayınları
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Etrafından gelip geçenlere herhangi ecnebi bir maddeye bir duvara bir ağaca bir köpeğe bakar gibi düz alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti Etrafında küçükten beri en çok gördüğü şey ölümdü Yalnız ölümün bir şekli vardı ki düşündükçe tüylerini ürpertiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Ses i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

İthaki Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 72 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Nisan 2024 Barkod 9786258401356 Kategori Klasikler Türk Edebiyatı

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Telgrafhane Yayınları
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Etrafından gelip geçenlere herhangi ecnebi bir maddeye bir duvara bir ağaca bir köpeğe bakar gibi düz alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti Etrafında küçükten beri en çok gördüğü şey ölümdü Yalnız ölümün bir şekli vardı ki düşündükçe tüylerini ürpertiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Ses i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

İthaki
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor

Pınar Yayınları
Adı daha çok romanlarla anılan Sabahattin Ali edebiyatımızın hikâye türündeki dikkate değer isimlerinden biridir Ali toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı hikâyelerinde okuru can damarından yakalar onu hayatın sert taraflarıyla yüzleştirir ve sonunda okurunu sarsar İnsanın bin bir yüzünü anlatan edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve hep genç kalan ismi olan Sabahattin Ali nin Değirmen Kağnı Ses Yeni Dünya Sırça Köşk adıyla yayımlanan beş hikâye kitabından seçilen bu seçkideki on altı hikâye onun hem konu hem de üslup bakımdan bütün süreçlerini yansıtmaktadır Oldukça yalın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâyeleri okuru kolayca kendi evrenine çekmekle kalmaz aynı zamanda onun eserlerinin Türk edebiyatındaki yerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır Edebiyatımızın tartışmasız en büyük yaratıcılarından biri olan Sabahattin Ali nin ışığını ve izini günümüze taşıyan elinizdeki seçki yazarın gerçekçi ve hüzünlü hikâyeleri için iyi bir başlangıç niteliğinde

E-Kitap Yayıncılık
Bizi Beyşehir den Konya ya götüren kamyon Barsakderesi dedikleri bir boğazda sakatlandı Şoför ve muavini motör kapaklarını açtılar Oturdukları minderi kaldırıp onun altından çıkardıkları bir sürü alet ve edevatı ortaya döktüler Ondan sonra saatlerce süren bir tamir başladı Bazan her ikisi makinenin altına sürünüp arka üstü yatıyorlar ve elleriyle motorun alt kısmını kurcalıyorlar bazan da biri şoför mahallinde gaza basıyor ve motörü işletiyor ve diğeri bu esnada porselen başlıklı birtakım memeleri yerlerinden oynatıyordu İkindi güneşi altında kamyonun muşamba kaplı karoseri tahammül edilemeyecek bir hal almıştı Yolcular birer birer atlayıp dağıldılar Bir kısmı merakla şoförü seyrediyor ve o dinlenmek için motörden biraz başını kaldırıp duracak olsa Bitti mi diye heyecanla soruyordu Daha az meraklı birkaç yolcu ile ben ve arkadaşım boğazın garp tarafına gölge bir yere doğru yürüdük ve birer taşın üstüne oturup beklemeye ve etrafımıza bakınmaya başladık Kamyonun durduğu yerin biraz ilerisinde yolun kenarında iki çadır ve bunların etrafında birkaç kazma kürek ile bir el arabası vardı Daha uzakta ise taş kırmakla ve kum taşımakla meşgul bir miktar yol amelesi görülüyordu

Ren Kitap
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıyla toplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence Güzellik Kraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatle okunmayı bekliyor Tanıtım Bülteninden

Pınar
Adı daha çok romanlarla anılan Sabahattin Ali edebiyatımızın hikâye türündeki dikkate değer isimlerinden biridir Ali toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı hikâyelerinde okuru can damarından yakalar onu hayatın sert taraflarıyla yüzleştirir ve sonunda okurunu sarsar İnsanın bin bir yüzünü anlatan edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve hep genç kalan ismi olan Sabahattin Ali nin Değirmen Kağnı Ses Yeni Dünya Sırça Köşk adıyla yayımlanan beş hikâye kitabından seçilen bu seçkideki on altı hikâye onun hem konu hem de üslup bakımdan bütün süreçlerini yansıtmaktadır Oldukça yalın akıcı bir dille kaleme aldığı hikâyeleri okuru kolayca kendi evrenine çekmekle kalmaz aynı zamanda onun eserlerinin Türk edebiyatındaki yerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır Edebiyatımızın tartışmasız en büyük yaratıcılarından biri olan Sabahattin Ali nin ışığını ve izini günümüze taşıyan elinizdeki seçki yazarın gerçekçi ve hüzünlü hikâyeleri için iyi bir başlangıç niteliğinde

Ren Kitap
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıyla toplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence Güzellik Kraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatle okunmayı bekliyor

E-Kitap Yayıncılık
Bizi Beyşehir den Konya ya götüren kamyon Barsakderesi dedikleri bir boğazda sakatlandı Şoför ve muavini motör kapaklarını açtılar Oturdukları minderi kaldırıp onun altından çıkardıkları bir sürü alet ve edevatı ortaya döktüler Ondan sonra saatlerce süren bir tamir başladı Bazan her ikisi makinenin altına sürünüp arka üstü yatıyorlar ve elleriyle motorun alt kısmını kurcalıyorlar bazan da biri şoför mahallinde gaza basıyor ve motörü işletiyor ve diğeri bu esnada porselen başlıklı birtakım memeleri yerlerinden oynatıyordu İkindi güneşi altında kamyonun muşamba kaplı karoseri tahammül edilemeyecek bir hal almıştı Yolcular birer birer atlayıp dağıldılar Bir kısmı merakla şoförü seyrediyor ve o dinlenmek için motörden biraz başını kaldırıp duracak olsa Bitti mi diye heyecanla soruyordu Daha az meraklı birkaç yolcu ile ben ve arkadaşım boğazın garp tarafına gölge bir yere doğru yürüdük ve birer taşın üstüne oturup beklemeye ve etrafımıza bakınmaya başladık Kamyonun durduğu yerin biraz ilerisinde yolun kenarında iki çadır ve bunların etrafında birkaç kazma kürek ile bir el arabası vardı Daha uzakta ise taş kırmakla ve kum taşımakla meşgul bir miktar yol amelesi görülüyordu

Telgrafhane Yayınları
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Etrafından gelip geçenlere herhangi ecnebi bir maddeye bir duvara bir ağaca bir köpeğe bakar gibi düz alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti Etrafında küçükten beri en çok gördüğü şey ölümdü Yalnız ölümün bir şekli vardı ki düşündükçe tüylerini ürpertiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Ses i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin usta kaleminden çıkan Ses öykü derlemesi Anadolu insanının günlük yaşamına içsel çatışmalarına ve toplumsal gerçeklerine ışık tutuyor Bu derleme derin duygusal izler bırakan öykülerden oluşuyor ve her biri insan ruhunun derinliklerine inen duygusal ve toplumsal temaları işleyen anlatılarla dolu Ses Sabahattin Ali nin güçlü gözlem yeteneği ve sade ama etkileyici anlatımıyla toplumsal adaletsizlikleri aşkı yalnızlığı ve insanın içsel mücadelelerini ele alıyor Ses adlı öyküyle başlayan derlemede ayrıca Köpek Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece ve Köstence Güzellik Kraliçesi gibi öyküler yer alıyor Sabahattin Ali nin karakterleri ve onların yaşadığı derin duygusal deneyimler okuyucuların kalbinde kalıcı izler bırakacak nitelikte

Kule Kitap
Yol işçisi Sivaslı Ali nin sazına eşlik eden gür sesi tesadüfen orada bulunan yazar ve arkadaşını âdeta büyülemiştir Bakalım bu müthiş Ses Sivaslı Ali ye ikbal kapılarını açabilecek mi Genç çobanın sağ kolu hatta can yoldaşıdır Karabaş Koca keçi sürüsünün güvenliği o ve diğer köpekten sorulur Biraz hızlı hareket eden her şey sürü için bir tehdit onlar için bir düşmandır Peki az ötede durup bir keçi yavrusu sevmek ve genç çobanla sohbet etmek için otomobilden inen zengin mühendis ve nişanlısı için Karabaş ın değeri bir Köpek ten başka nedir Hâlâ dumanı tüten Sıcak Su jandarmalar için kaçak İsmail in az önce evde olduğunun kanıtıdır Peki Emine ye onun saklandığı yeri söyletmek için çare nedir Hasta adamın ölüme yürürken her gün parça parça yitirdiği insanlığını Mehtaplı Bir Gece de yüzüne dökülen iki damla yaş geri getirebilecek mi Gravila Köstence Güzellik Kraliçesi nin kalbini kırıp masum hayallerini elinden alırken aslında en büyük kötülüğü kendine yaptığının farkında mıydı Tanıtım Bülteninden

Kule Kitap
Yol işçisi Sivaslı Ali nin sazına eşlik eden gür sesi tesadüfen orada bulunan yazar ve arkadaşını âdeta büyülemiştir Bakalım bu müthiş Ses Sivaslı Ali ye ikbal kapılarını açabilecek mi Genç çobanın sağ kolu hatta can yoldaşıdır Karabaş Koca keçi sürüsünün güvenliği o ve diğer köpekten sorulur Biraz hızlı hareket eden her şey sürü için bir tehdit onlar için bir düşmandır Peki az ötede durup bir keçi yavrusu sevmek ve genç çobanla sohbet etmek için otomobilden inen zengin mühendis ve nişanlısı için Karabaş ın değeri bir Köpek ten başka nedir Hâlâ dumanı tüten Sıcak Su jandarmalar için kaçak İsmail in az önce evde olduğunun kanıtıdır Peki Emine ye onun saklandığı yeri söyletmek için çare nedir Hasta adamın ölüme yürürken her gün parça parça yitirdiği insanlığını Mehtaplı Bir Gece de yüzüne dökülen iki damla yaş geri getirebilecek mi Gravila Köstence Güzellik Kraliçesi nin kalbini kırıp masum hayallerini elinden alırken aslında en büyük kötülüğü kendine yaptığının farkında mıydı

Kule Kitap
Yol işçisi Sivaslı Ali nin sazına eşlik eden gür sesi tesadüfen orada bulunan yazar ve arkadaşını âdeta büyülemiştir Bakalım bu müthiş Ses Sivaslı Ali ye ikbal kapılarını açabilecek mi Genç çobanın sağ kolu hatta can yoldaşıdır Karabaş Koca keçi sürüsünün güvenliği o ve diğer köpekten sorulur Biraz hızlı hareket eden her şey sürü için bir tehdit onlar için bir düşmandır Peki az ötede durup bir keçi yavrusu sevmek ve genç çobanla sohbet etmek için otomobilden inen zengin mühendis ve nişanlısı için Karabaş ın değeri bir Köpek ten başka nedir Hâlâ dumanı tüten Sıcak Su jandarmalar için kaçak İsmail in az önce evde olduğunun kanıtıdır Peki Emine ye onun saklandığı yeri söyletmek için çare nedir Hasta adamın ölüme yürürken her gün parça parça yitirdiği insanlığını Mehtaplı Bir Gece de yüzüne dökülen iki damla yaş geri getirebilecek mi Gravila Köstence Güzellik Kraliçesi nin kalbini kırıp masum hayallerini elinden alırken aslında en büyük kötülüğü kendine yaptığının farkında mıydı

İthaki Yayınları
Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu O esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti Pek az bir duraklamadan sonra bu sefer başını kaldırmadan daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu Sekiz yıldır uğramadım yurduma Dert ortağı aramadım derdime Geleceksen bir gün düşüp ardıma Kula değil yüreğine sor beni Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936 1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses te sıradan insanların etrafında şekillenen birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam Ankara Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor Sabahattin Ali Ses te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Telgrafhane
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Etrafından gelip geçenlere herhangi ecnebi bir maddeye bir duvara bir ağaca bir köpeğe bakar gibi düz alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti Etrafında küçükten beri en çok gördüğü şey ölümdü Yalnız ölümün bir şekli vardı ki düşündükçe tüylerini ürpertiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Ses i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

E-Kitap Yayıncılık
Bizi Beyşehir den Konya ya götüren kamyon Barsakderesi dedikleri bir boğazda sakatlandı Şoför ve muavini motör kapaklarını açtılar Oturdukları minderi kaldırıp onun altından çıkardıkları bir sürü alet ve edevatı ortaya döktüler Ondan sonra saatlerce süren bir tamir başladı Bazan her ikisi makinenin altına sürünüp arka üstü yatıyorlar ve elleriyle motorun alt kısmını kurcalıyorlar bazan da biri şoför mahallinde gaza basıyor ve motörü işletiyor ve diğeri bu esnada porselen başlıklı birtakım memeleri yerlerinden oynatıyordu İkindi güneşi altında kamyonun muşamba kaplı karoseri tahammül edilemeyecek bir hal almıştı Yolcular birer birer atlayıp dağıldılar Bir kısmı merakla şoförü seyrediyor ve o dinlenmek için motörden biraz başını kaldırıp duracak olsa Bitti mi diye heyecanla soruyordu Daha az meraklı birkaç yolcu ile ben ve arkadaşım boğazın garp tarafına gölge bir yere doğru yürüdük ve birer taşın üstüne oturup beklemeye ve etrafımıza bakınmaya başladık Kamyonun durduğu yerin biraz ilerisinde yolun kenarında iki çadır ve bunların etrafında birkaç kazma kürek ile bir el arabası vardı Daha uzakta ise taş kırmakla ve kum taşımakla meşgul bir miktar yol amelesi görülüyordu

Ren Kitap
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıyla toplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence Güzellik Kraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatle okunmayı bekliyor

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin usta kaleminden çıkan Ses öykü derlemesi Anadolu insanının günlük yaşamına içsel çatışmalarına ve toplumsal gerçeklerine ışık tutuyor Bu derleme derin duygusal izler bırakan öykülerden oluşuyor ve her biri insan ruhunun derinliklerine inen duygusal ve toplumsal temaları işleyen anlatılarla dolu Ses Sabahattin Ali nin güçlü gözlem yeteneği ve sade ama etkileyici anlatımıyla toplumsal adaletsizlikleri aşkı yalnızlığı ve insanın içsel mücadelelerini ele alıyor Ses adlı öyküyle başlayan derlemede ayrıca Köpek Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece ve Köstence Güzellik Kraliçesi gibi öyküler yer alıyor Sabahattin Ali nin karakterleri ve onların yaşadığı derin duygusal deneyimler okuyucuların kalbinde kalıcı izler bırakacak nitelikte

Kule Kitap
Yol işçisi Sivaslı Ali nin sazına eşlik eden gür sesi tesadüfen orada bulunan yazar ve arkadaşını âdeta büyülemiştir Bakalım bu müthiş Ses Sivaslı Ali ye ikbal kapılarını açabilecek mi Genç çobanın sağ kolu hatta can yoldaşıdır Karabaş Koca keçi sürüsünün güvenliği o ve diğer köpekten sorulur Biraz hızlı hareket eden her şey sürü için bir tehdit onlar için bir düşmandır Peki az ötede durup bir keçi yavrusu sevmek ve genç çobanla sohbet etmek için otomobilden inen zengin mühendis ve nişanlısı için Karabaş ın değeri bir Köpek ten başka nedir Hâlâ dumanı tüten Sıcak Su jandarmalar için kaçak İsmail in az önce evde olduğunun kanıtıdır Peki Emine ye onun saklandığı yeri söyletmek için çare nedir Hasta adamın ölüme yürürken her gün parça parça yitirdiği insanlığını Mehtaplı Bir Gece de yüzüne dökülen iki damla yaş geri getirebilecek mi Gravila Köstence Güzellik Kraliçesi nin kalbini kırıp masum hayallerini elinden alırken aslında en büyük kötülüğü kendine yaptığının farkında mıydı

Telgrafhane Yayınları
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Etrafından gelip geçenlere herhangi ecnebi bir maddeye bir duvara bir ağaca bir köpeğe bakar gibi düz alakasız belki biraz çekingen nazarlar fırlatıyordu Ölüm ona hiçbir zaman fevkalade bir şey gibi görünmemişti Etrafında küçükten beri en çok gördüğü şey ölümdü Yalnız ölümün bir şekli vardı ki düşündükçe tüylerini ürpertiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Ses i okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Kule Kitap
Yol işçisi Sivaslı Ali nin sazına eşlik eden gür sesi tesadüfen orada bulunan yazar ve arkadaşını âdeta büyülemiştir Bakalım bu müthiş Ses Sivaslı Ali ye ikbal kapılarını açabilecek mi Genç çobanın sağ kolu hatta can yoldaşıdır Karabaş Koca keçi sürüsünün güvenliği o ve diğer köpekten sorulur Biraz hızlı hareket eden her şey sürü için bir tehdit onlar için bir düşmandır Peki az ötede durup bir keçi yavrusu sevmek ve genç çobanla sohbet etmek için otomobilden inen zengin mühendis ve nişanlısı için Karabaş ın değeri bir Köpek ten başka nedir Hâlâ dumanı tüten Sıcak Su jandarmalar için kaçak İsmail in az önce evde olduğunun kanıtıdır Peki Emine ye onun saklandığı yeri söyletmek için çare nedir Hasta adamın ölüme yürürken her gün parça parça yitirdiği insanlığını Mehtaplı Bir Gece de yüzüne dökülen iki damla yaş geri getirebilecek mi Gravila Köstence Güzellik Kraliçesi nin kalbini kırıp masum hayallerini elinden alırken aslında en büyük kötülüğü kendine yaptığının farkında mıydı Tanıtım Bülteninden

Ren
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıyla toplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence Güzellik Kraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatle okunmayı bekliyor

Ren Kitap
Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için müthiş yalnızlığının farkında bile değildi Edebiyatımızın usta romancı ve hikâyecilerinden Sabahattin Ali nin beş hikâyesinden oluşan Ses ondan aşina olduğumuz bir hikâye anlayışıylatoplumun alt sınıflarından insanların ele alındığı haksızlığın ve yalnızlığın bir arada olduğu bir iklimde ilerler Toplumcu gerçekçi edebiyatınöncü isimlerinden olan Sabahattin Ali genellikle köy kasaba ya da şehir yaşamını ele alsa da Ses teki hikâyelerinden Köstence GüzellikKraliçesi yurtdışında geçmesiyle kitaptaki diğer hikâyelerden farklılık teşkil eder Sabahattin Ali edebiyatını daha yakından tanımak adına romanlarından önce çeşitli dergilerde rastlanan bütün hikâyeleri büyük bir dikkatleokunmayı bekliyor Tanıtım Bülteninden

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopa ş a yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Ça ğlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Me şale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Ka ğnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Kö ş k te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Ses Köpek Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece Köstence Güzellik Kraliçesi

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin usta kaleminden çıkan Ses öykü derlemesi Anadolu insanının günlük yaşamına içsel çatışmalarına ve toplumsal gerçeklerine ışık tutuyor Bu derleme derin duygusal izler bırakan öykülerden oluşuyor ve her biri insan ruhunun derinliklerine inen duygusal ve toplumsal temaları işleyen anlatılarla dolu Ses Sabahattin Ali nin güçlü gözlem yeteneği ve sade ama etkileyici anlatımıyla toplumsal adaletsizlikleri aşkı yalnızlığı ve insanın içsel mücadelelerini ele alıyor Ses adlı öyküyle başlayan derlemede ayrıca Köpek Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece ve Köstence Güzellik Kraliçesi gibi öyküler yer alıyor Sabahattin Ali nin karakterleri ve onların yaşadığı derin duygusal deneyimler okuyucuların kalbinde kalıcı izler bırakacak nitelikte

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Tanıtım Bülteninden

Kule
Yol işçisi Sivaslı Ali nin sazına eşlik eden gür sesi tesadüfen orada bulunan yazar ve arkadaşını âdeta büyülemiştir Bakalım bu müthiş Ses Sivaslı Ali ye ikbal kapılarını açabilecek mi Genç çobanın sağ kolu hatta can yoldaşıdır Karabaş Koca keçi sürüsünün güvenliği o ve diğer köpekten sorulur Biraz hızlı hareket eden her şey sürü için bir tehdit onlar için bir düşmandır Peki az ötede durup bir keçi yavrusu sevmek ve genç çobanla sohbet etmek için otomobilden inen zengin mühendis ve nişanlısı için Karabaş ın değeri bir Köpek ten başka nedir Hâlâ dumanı tüten Sıcak Su jandarmalar için kaçak İsmail in az önce evde olduğunun kanıtıdır Peki Emine ye onun saklandığı yeri söyletmek için çare nedir Hasta adamın ölüme yürürken her gün parça parça yitirdiği insanlığını Mehtaplı Bir Gece de yüzüne dökülen iki damla yaş geri getirebilecek mi Gravila Köstence Güzellik Kraliçesi nin kalbini kırıp masum hayallerini elinden alırken aslında en büyük kötülüğü kendine yaptığının farkında mıydı

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopa ş a yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Ça ğlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Me şale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Ka ğnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Kö ş k te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Ses Köpek Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece Köstence Güzellik Kraliçesi

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

İş Bankası Kültür Yayınları
Ses Sert Kapak Ses Sert Kapak Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Ses İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ses Sabahattin Ali Kitap Özeti Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bogˆazı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 72 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786254057991 Kategori Klasikler

Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

İş Bankası
Saza vuran eli yavaşladı gözleri kapandı boğazı gerildi ve yüzü kırmızılaştı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dişler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi şarkısına devam etti Ayın şavkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kaşlım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Ses Köpek Sıcak Su Mehtaplı Bir Gece Köstence Güzellik Kraliçesi

İş Bankası Kültür Yayınları
Saza vuran eli yavas ladı gözleri kapandı bog azı gerildi ve yüzü kırmızılas tı Biz hayretle onu seyrederken ince dudaklarının arasından beyaz dis ler göründü ve delikanlı aya hitap eder gibi s arkısına devam etti Ayın s avkı vurur sazım üstüne Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne Gel ey hilâl kas lım dizim üstüne Ay bir yandan sen bir yandan sar beni Tanıtım Bülteninden

Mühür Kitaplığı
Seni bilmem fakat ben maddelerin üstünde bir manevi bağa insanları birbirine yaklaştıran bir hisse kapılıyorum Düşün dünyada birbirine yakın olmak hisleri de olmasa yaşamın manası kalır mı

E-Kitap Yayıncılık
Bizi Beyşehir den Konya ya götüren kamyon Barsakderesi dedikleri bir boğazda sakatlandı Şoför ve muavini motör kapaklarını açtılar Oturdukları minderi kaldırıp onun altından çıkardıkları bir sürü alet ve edevatı ortaya döktüler Ondan sonra saatlerce süren bir tamir başladı Bazan her ikisi makinenin altına sürünüp arka üstü yatıyorlar ve elleriyle motorun alt kısmını kurcalıyorlar bazan da biri şoför mahallinde gaza basıyor ve motörü işletiyor ve diğeri bu esnada porselen başlıklı birtakım memeleri yerlerinden oynatıyordu İkindi güneşi altında kamyonun muşamba kaplı karoseri tahammül edilemeyecek bir hal almıştı Yolcular birer birer atlayıp dağıldılar Bir kısmı merakla şoförü seyrediyor ve o dinlenmek için motörden biraz başını kaldırıp duracak olsa Bitti mi diye heyecanla soruyordu Daha az meraklı birkaç yolcu ile ben ve arkadaşım boğazın garp tarafına gölge bir yere doğru yürüdük ve birer taşın üstüne oturup beklemeye ve etrafımıza bakınmaya başladık Kamyonun durduğu yerin biraz ilerisinde yolun kenarında iki çadır ve bunların etrafında birkaç kazma kürek ile bir el arabası vardı Daha uzakta ise taş kırmakla ve kum taşımakla meşgul bir miktar yol amelesi görülüyordu

Anonim
Çok sıcak bir yaz günü idi Vakit ikindiye yaklaştığı ve güneş biraz yana düştüğü halde bozkırın sarı otlarında en ufak bir kıpırdanma bile yoktu Her gün bu vakitlerde Koçhisar Gölü taraflarında esmeye başlayan ve göz alabildiğine uzayan ovayı yer yer toz bulutlarına gömen rüzgârdan henüz bir eser görünmüyordu Kıvırcık tüylerini diken midir ot mudur pek fark edilmeyen bozkır nebatlarının üzerine sererek yan üstü uzanan tiftik keçileri uyku sersemi gözlerini yarı kapalı tutuyorlar ve çapar kirpiklerinin arasından ufkun şark tarafında hareketsizce bekleyen avuç içi büyüklüğündeki birkaç beyaz bulutu seyrediyorlardı

MAHZEN
Çoban ve köpeği hiç ses çıkarmadan birbirlerinin gözüne bakıyorlardı Ta içlerine en derin yerlerine kadar anlaştıkları ve birbirlerine en iptidai en köklü bir sevgi ile bağlı oldukları görülüyordu Çobanın ileri fırlak beyaz dişlerinin arasından çıkan müsterih bir nefes hayvanın yüzüne yayılıyor ve onun pembe dili bu nefesi emiyormuş gibi titriyordu Soldaki tepede ayakta duran ve sürüye nezaret işinin şu anda tek başına kendisinde olduğunu derhal hisseden diğer köpek birdenbire olduğu yerden fırladı ve havlayarak aşağı atıldı Çoban ve kucağında yatan Karabaş kafalarını o tarafa çevirdiler Uzaktan Ankara yolundan bir toz bulutu yuvarlanıp geliyordu Yaklaşınca bunun bir otomobil olduğu fark edildi Şimdi çobanın önünden fırlayan köpek de aşağı inmiş yolun daha doğrusu yolların kenarına varmıştı İkisi de başlarını ileri uzatarak havlıyor ve müthiş bir süratle yaklaşan düşmanı bekliyorlardı