Ses Seda Yok — Hüseyin Kahraman

Ses Seda Yok
Hüseyin KahramanDorlion Yayınevi
Ses Seda Yok
Hüseyin KahramanAnnem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı Yayınevi Dorlion Yayınevi Yazar Hüseyin Kahraman Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2019 Barkod 9786052494103 Kategori Edebiyat Kitapları Roman Roman Yerli Yabancı Seç Al 5 Kitap 250TL

Dorlion Yayınları
Annem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı

Dorlion Yayınevi
Annem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı

Dorlion Yayınevi
Annem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı

DORLİON YAYINLARI
Annem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı

Dorlion
Annem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı

Dorlion Yayınları
Annem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı

Dorlion Yayınevi
Annem ellerini havaya açmış Dayanacak gücüm kalmadı artık gel diyordu Gerçekten de dayanılacak gibi değildi yoksulluk Üç çocuğu ile tek gözden oluşan evinde kocasını bekliyordu Bu bekleyiş neredeyse her yıl tekrarlanırdı Ama bu sefer annemin dayanacak gücü gerçekten kalmamıştı Dördüncü çocuğuna hamileydi Evde bir lokma yiyecek yoktu Ama çocuklar yoktan anlamıyorlardı Annem ellerini havaya açmış ufka bakarak Artık gel dayanacak gücüm kalmadı diyordu Köyün erkekleri genellikle kış aylarında Çukurova ya kök sökmeye inerlerdi Bu nedenle bunlara kökçü denirdi Torosların yüksek yaylalarındaki bu köylere kış çabuk gelir geç giderdi Kış oldu mu eli kazma kürek tutan erkekler yorganını sırtlar yollara düzülürdü Gitmeden geride kalanların yiyecekleri unu bulguru tarhanayı pekmezi gücü yettiğince bulur buluşturur onları Allah a emanet edip yola koyulurlardı Bu yıl da öyle oldu Erkekler son hazırlıklarını yapıp yola çıkacakları vakti beklemeye başladılar Babam yola çıkacağı gün bir rüya gördü Rüyasında bir kadın çiçek dağıtıyordu Bir çiçek de ona verdi Babam çiçek dağıtan kadına Adın ne bacım dedi O da Adım Fadima dedi Babam sabah olunca rüyasını anneme anlatarak Ben gelmeden bir kızım olursa adını Fadima koyun diye tembihledi O yıllarda insanlar inanç ve itikat sahibiydi ve rüyalarına çok önem verirlerdi Rüyaları onlar için türlü işaretlerle doluydu ve çok önemliydi Bu işaretlere uymazlarsa işlerinin yolunda gitmeyeceğine inanırlardı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img