Sesimi Duyan Var Mı — Selami Kurt

Sesimi Duyan Var Mı
Selami KurtDÜNYA KÜLTÜR YAYINLARI
Sesimi Duyan Var Mı
Selami KurtUyku ölümün yarısı demişlerdi Ama o gece yeni bir güne hazırlanırken saat 04 17 de ölüm kapıları çalmıştı Çığlıklar imdatlar ve binaların yıkıldığı an gürültü kulakları sağır ediyordu 06 Şubat soğuk ve karlı bedenler üşüyor enkaz altında kalanlar soğuktan donuyordu Çıkış kapıları kapanmış yalın ayak giyecek bir elbisesi olmayan titriyordu Umutların tükendiği yerde yeniden bir Umut kapısı açıldı kar Çiçekleri yeniden filizlendi yeniden doğmak gibi Belki kıyamet kopmuş insanlar mahşer gününde yeniden dirilmişti Cennete giden yollar açılıyor kefensiz giden canlar tertemiz bir elbiseyle hakkın huzuruna varıyordu ve Allah buyurdu Yer o dehşetli sarsıntılarıyla sarsıldığında ve yer ağırlığını dışarı attığında ve insan ne oluyor buna dediğinde O gün yer bütün haberlerini Rabbinin ona vahyettigi şekilde anlatır İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye bulundukları yerden farklı guruplar halinde çıkarlar Kim zerre miktarı kadar hayır yapmışsa onu karşılığını Kim de zerre miktarı kadar şer islemisse onu karşılığını görür O gün sabah olmuyor gün bir türlü aydınlanmıyordu Zifiri karanlıkta hayatını kurtarma telaşı başladı Gün aydınlandı ama beton enkazlar altında soğumuş bedenler yatıyordu Yeniden doğuşun umudu belirmişti Kar çiçeği yeniden açmıştı

Dünya Kültür Yayınları
Uyku ölümün yarısı demişlerdi Ama o gece yeni bir güne hazırlanırken saat 04 17 de ölüm kapıları çalmıştı Çığlıklar imdatlar ve binaların yıkıldığı an gürültü kulakları sağır ediyordu 06 Şubat soğuk ve karlı bedenler üşüyor enkaz altında kalanlar soğuktan donuyordu Çıkış kapıları kapanmış yalın ayak giyecek bir elbisesi olmayan titriyordu Umutların tükendiği yerde yeniden bir Umut kapısı açıldı kar Çiçekleri yeniden filizlendi yeniden doğmak gibi Belki kıyamet kopmuş insanlar mahşer gününde yeniden dirilmişti Cennete giden yollar açılıyor kefensiz giden canlar tertemiz bir elbiseyle hakkın huzuruna varıyordu ve Allah buyurdu Yer o dehşetli sarsıntılarıyla sarsıldığında ve yer ağırlığını dışarı attığında ve insan ne oluyor buna dediğinde O gün yer bütün haberlerini Rabbinin ona vahyettigi şekilde anlatır İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye bulundukları yerden farklı guruplar halinde çıkarlar Kim zerre miktarı kadar hayır yapmışsa onu karşılığını Kim de zerre miktarı kadar şer islemisse onu karşılığını görür O gün sabah olmuyor gün bir türlü aydınlanmıyordu Zifiri karanlıkta hayatını kurtarma telaşı başladı Gün aydınlandı ama beton enkazlar altında soğumuş bedenler yatıyordu Yeniden doğuşun umudu belirmişti Kar çiçeği yeniden açmıştı

Dünya Kültür Yayınları
Uyku ölümün yarısı demişlerdi Ama o gece yeni bir güne hazırlanırken saat 04 17 de ölüm kapıları çalmıştı Çığlıklar imdatlar ve binaların yıkıldığı an gürültü kulakları sağır ediyordu 06 Şubat soğuk ve karlı bedenler üşüyor enkaz altında kalanlar soğuktan donuyordu Çıkış kapıları kapanmış yalın ayak giyecek bir elbisesi olmayan titriyordu Umutların tükendiği yerde yeniden bir Umut kapısı açıldı kar Çiçekleri yeniden filizlendi yeniden doğmak gibi Belki kıyamet kopmuş insanlar mahşer gününde yeniden dirilmişti Cennete giden yollar açılıyor kefensiz giden canlar tertemiz bir elbiseyle hakkın huzuruna varıyordu ve Allah buyurdu Yer o dehşetli sarsıntılarıyla sarsıldığında ve yer ağırlığını dışarı attığında ve insan ne oluyor buna dediğinde O gün yer bütün haberlerini Rabbinin ona vahyettigi şekilde anlatır İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye bulundukları yerden farklı guruplar halinde çıkarlar Kim zerre miktarı kadar hayır yapmışsa onu karşılığını Kim de zerre miktarı kadar şer islemisse onu karşılığını görür O gün sabah olmuyor gün bir türlü aydınlanmıyordu Zifiri karanlıkta hayatını kurtarma telaşı başladı Gün aydınlandı ama beton enkazlar altında soğumuş bedenler yatıyordu Yeniden doğuşun umudu belirmişti Kar çiçeği yeniden açmıştı

Dünya Kültür Yayınları
Uyku ölümün yarısı demişlerdi Ama o gece yeni bir güne hazırlanırken saat 04 17 de ölüm kapıları çalmıştı Çığlıklar imdatlar ve binaların yıkıldığı an gürültü kulakları sağır ediyordu 06 Şubat soğuk ve karlı bedenler üşüyor enkaz altında kalanlar soğuktan donuyordu Çıkış kapıları kapanmış yalın ayak giyecek bir elbisesi olmayan titriyordu Umutların tükendiği yerde yeniden bir Umut kapısı açıldı kar Çiçekleri yeniden filizlendi yeniden doğmak gibi Belki kıyamet kopmuş insanlar mahşer gününde yeniden dirilmişti Cennete giden yollar açılıyor kefensiz giden canlar tertemiz bir elbiseyle hakkın huzuruna varıyordu ve Allah buyurdu Yer o dehşetli sarsıntılarıyla sarsıldığında ve yer ağırlığını dışarı attığında ve insan ne oluyor buna dediğinde O gün yer bütün haberlerini Rabbinin ona vahyettigi şekilde anlatır İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye bulundukları yerden farklı guruplar halinde çıkarlar Kim zerre miktarı kadar hayır yapmışsa onu karşılığını Kim de zerre miktarı kadar şer islemisse onu karşılığını görür O gün sabah olmuyor gün bir türlü aydınlanmıyordu Zifiri karanlıkta hayatını kurtarma telaşı başladı Gün aydınlandı ama beton enkazlar altında soğumuş bedenler yatıyordu Yeniden doğuşun umudu belirmişti Kar çiçeği yeniden açmıştı

Dünya Kültür Yayınları
Uyku ölümün yarısı demişlerdi Ama o gece yeni bir güne hazırlanırken saat 04 17 de ölüm kapıları çalmıştı Çığlıklar imdatlar ve binaların yıkıldığı an gürültü kulakları sağır ediyordu 06 Şubat soğuk ve karlı bedenler üşüyor enkaz altında kalanlar soğuktan donuyordu Çıkış kapıları kapanmış yalın ayak giyecek bir elbisesi olmayan titriyordu Umutların tükendiği yerde yeniden bir Umut kapısı açıldı kar Çiçekleri yeniden filizlendi yeniden doğmak gibi Belki kıyamet kopmuş insanlar mahşer gününde yeniden dirilmişti Cennete giden yollar açılıyor kefensiz giden canlar tertemiz bir elbiseyle hakkın huzuruna varıyordu ve Allah buyurdu Yer o dehşetli sarsıntılarıyla sarsıldığında ve yer ağırlığını dışarı attığında ve insan ne oluyor buna dediğinde O gün yer bütün haberlerini Rabbinin ona vahyettigi şekilde anlatır İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye bulundukları yerden farklı guruplar halinde çıkarlar Kim zerre miktarı kadar hayır yapmışsa onu karşılığını Kim de zerre miktarı kadar şer islemisse onu karşılığını görür O gün sabah olmuyor gün bir türlü aydınlanmıyordu Zifiri karanlıkta hayatını kurtarma telaşı başladı Gün aydınlandı ama beton enkazlar altında soğumuş bedenler yatıyordu Yeniden doğuşun umudu belirmişti Kar çiçeği yeniden açmıştı