Sessiz Ayrım — Leyla Çınar

Sessiz Ayrım
Leyla ÇınarCinius
Sessiz Ayrım
Leyla ÇınarArtık herkes kendi inşa ettiği hakikatin yankısında yaşıyor Bakışların birbirine değdiği ama ruhların teğet geçtiği empatinin silik bir hatıraya dönüştüğü tekinsiz bir yabancılaşma çağı bu Güvenin tükendiği yerde kelimelerin ne hükmü kalır İnsanlığın ortak inançlarını yitirdiği biz olmanın imkânsızlaştığı ben demenin ise kutsandığı o fanusun içindeyiz Egonun mutlak zaferi kutlanırken vicdanlar derin bir uykuya yatıyor ve parçalanmış ailelerin enkazı altında yönünü arayanların sessiz çığlığı yükseliyor İşte bu enkazın tam ortasında genç bir kadın olan Deniz yok sayılmanın ağır yüküyle savaşıyor Ailesinin duvarlarına çarpan sessizliği bir gün büyük bir gürültüyle kırılmayı bekliyor Deniz sadece maruz kaldığı şiddetle değil görünmez kılınmanın sancısıyla da boğuşurken bir seçim yapmak zorunda Ya ona biçilen kurban rolünü kabul edecek ya da kendi adaletini inşa etmek için küllerinden yeniden doğacak Biyolojik bağların ötesinde kendi sesini arayan bir kadının susturulmuş geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırma hikâyesidir bu Suçun sıradanlaştığı masumiyetin kirlendiği bu çöküşte gerçeği haykırmanın bedeli bazen sesini kaybetmektir Kimler nereye gidiyor bilinmiyor Bilinen tek şey bazı günahların asla sessiz kalmayacağı Bu bir mağduriyet öyküsü değil bir dirilişin haykırışıdır Tanıtım Bülteninden

Cinius Yayınları
Artık herkes kendi inşa ettiği hakikatin yankısında yaşıyor Bakışların birbirine değdiği ama ruhların teğet geçtiği empatinin silik bir hatıraya dönüştüğü tekinsiz bir yabancılaşma çağı bu Güvenin tükendiği yerde kelimelerin ne hükmü kalır İnsanlığın ortak inançlarını yitirdiği biz olmanın imkânsızlaştığı ben demenin ise kutsandığı o fanusun içindeyiz Egonun mutlak zaferi kutlanırken vicdanlar derin bir uykuya yatıyor ve parçalanmış ailelerin enkazı altında yönünü arayanların sessiz çığlığı yükseliyor İşte bu enkazın tam ortasında genç bir kadın olan Deniz yok sayılmanın ağır yüküyle savaşıyor Ailesinin duvarlarına çarpan sessizliği bir gün büyük bir gürültüyle kırılmayı bekliyor Deniz sadece maruz kaldığı şiddetle değil görünmez kılınmanın sancısıyla da boğuşurken bir seçim yapmak zorunda Ya ona biçilen kurban rolünü kabul edecek ya da kendi adaletini inşa etmek için küllerinden yeniden doğacak Biyolojik bağların ötesinde kendi sesini arayan bir kadının susturulmuş geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırma hikâyesidir bu Suçun sıradanlaştığı masumiyetin kirlendiği bu çöküşte gerçeği haykırmanın bedeli bazen sesini kaybetmektir Kimler nereye gidiyor bilinmiyor Bilinen tek şey bazı günahların asla sessiz kalmayacağı Bu bir mağduriyet öyküsü değil bir dirilişin haykırışıdır

Cinius Yayınları
Artık herkes kendi inşa ettiği hakikatin yankısında yaşıyor Bakışların birbirine değdiği ama ruhların teğet geçtiği empatinin silik bir hatıraya dönüştüğü tekinsiz bir yabancılaşma çağı bu Güvenin tükendiği yerde kelimelerin ne hükmü kalır İnsanlığın ortak inançlarını yitirdiği biz olmanın imkânsızlaştığı ben demenin ise kutsandığı o fanusun içindeyiz Egonun mutlak zaferi kutlanırken vicdanlar derin bir uykuya yatıyor ve parçalanmış ailelerin enkazı altında yönünü arayanların sessiz çığlığı yükseliyor İşte bu enkazın tam ortasında genç bir kadın olan Deniz yok sayılmanın ağır yüküyle savaşıyor Ailesinin duvarlarına çarpan sessizliği bir gün büyük bir gürültüyle kırılmayı bekliyor Deniz sadece maruz kaldığı şiddetle değil görünmez kılınmanın sancısıyla da boğuşurken bir seçim yapmak zorunda Ya ona biçilen kurban rolünü kabul edecek ya da kendi adaletini inşa etmek için küllerinden yeniden doğacak Biyolojik bağların ötesinde kendi sesini arayan bir kadının susturulmuş geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırma hikâyesidir bu Suçun sıradanlaştığı masumiyetin kirlendiği bu çöküşte gerçeği haykırmanın bedeli bazen sesini kaybetmektir Kimler nereye gidiyor bilinmiyor Bilinen tek şey bazı günahların asla sessiz kalmayacağı Bu bir mağduriyet öyküsü değil bir dirilişin haykırışıdır

Cinius Yayınları
Artık herkes kendi inşa ettiği hakikatin yankısında yaşıyor Bakışların birbirine değdiği ama ruhların teğet geçtiği empatinin silik bir hatıraya dönüştüğü tekinsiz bir yabancılaşma çağı bu Güvenin tükendiği yerde kelimelerin ne hükmü kalır İnsanlığın ortak inançlarını yitirdiği biz olmanın imkânsızlaştığı ben demenin ise kutsandığı o fanusun içindeyiz Egonun mutlak zaferi kutlanırken vicdanlar derin bir uykuya yatıyor ve parçalanmış ailelerin enkazı altında yönünü arayanların sessiz çığlığı yükseliyor İşte bu enkazın tam ortasında genç bir kadın olan Deniz yok sayılmanın ağır yüküyle savaşıyor Ailesinin duvarlarına çarpan sessizliği bir gün büyük bir gürültüyle kırılmayı bekliyor Deniz sadece maruz kaldığı şiddetle değil görünmez kılınmanın sancısıyla da boğuşurken bir seçim yapmak zorunda Ya ona biçilen kurban rolünü kabul edecek ya da kendi adaletini inşa etmek için küllerinden yeniden doğacak Biyolojik bağların ötesinde kendi sesini arayan bir kadının susturulmuş geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırma hikâyesidir bu Suçun sıradanlaştığı masumiyetin kirlendiği bu çöküşte gerçeği haykırmanın bedeli bazen sesini kaybetmektir Kimler nereye gidiyor bilinmiyor Bilinen tek şey bazı günahların asla sessiz kalmayacağı Bu bir mağduriyet öyküsü değil bir dirilişin haykırışıdır

Cinius
Artık herkes kendi inşa ettiği hakikatin yankısında yaşıyor Bakışların birbirine değdiği ama ruhların teğet geçtiği empatinin silik bir hatıraya dönüştüğü tekinsiz bir yabancılaşma çağı bu Güvenin tükendiği yerde kelimelerin ne hükmü kalır İnsanlığın ortak inançlarını yitirdiği biz olmanın imkânsızlaştığı ben demenin ise kutsandığı o fanusun içindeyiz Egonun mutlak zaferi kutlanırken vicdanlar derin bir uykuya yatıyor ve parçalanmış ailelerin enkazı altında yönünü arayanların sessiz çığlığı yükseliyor İşte bu enkazın tam ortasında genç bir kadın olan Deniz yok sayılmanın ağır yüküyle savaşıyor Ailesinin duvarlarına çarpan sessizliği bir gün büyük bir gürültüyle kırılmayı bekliyor Deniz sadece maruz kaldığı şiddetle değil görünmez kılınmanın sancısıyla da boğuşurken bir seçim yapmak zorunda Ya ona biçilen kurban rolünü kabul edecek ya da kendi adaletini inşa etmek için küllerinden yeniden doğacak Biyolojik bağların ötesinde kendi sesini arayan bir kadının susturulmuş geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırma hikâyesidir bu Suçun sıradanlaştığı masumiyetin kirlendiği bu çöküşte gerçeği haykırmanın bedeli bazen sesini kaybetmektir Kimler nereye gidiyor bilinmiyor Bilinen tek şey bazı günahların asla sessiz kalmayacağı Bu bir mağduriyet öyküsü değil bir dirilişin haykırışıdır