Sessizce — İlker Öztürk

Sessizce
İlker ÖztürkAVRUPA YAKASI YAYINLARI
Sessizce
İlker ÖztürkBİR İNSAN Çağhan ve arkadaşları olayı duyar duymaz hastaneye koştular Çok kalabalıktılar hastaneye vardıklarında Sancar ın halini görünce akılları neredeyse yerinden gitmiş herkesi bir anda öfke ve intikam sarmıştı BİR KAVGA Bak lan buraya Ne var Der demez Çağhan ın kafası Kenan ın yüzünde patladı BİR DÖNEM İlk önce Sancar ardından bugün Kenan ın Üniversitede dayak yemesiyle ortalık iyice karışmıştı dışarıda silahlar patladı Birden her yanı bağırtı ve gürültü kapladı Çığlıklar ve koşuşturmalar had safhadaydı Silah sesinin nereden geldiği hiçbir zaman anlaşılamadı Tıpkı tetiği düşüren grupların arasına sızan karanlık ellerin sahibinin anlaşılamadığı gibi BİR AŞK Yüzü ifadesizdi kımıldayan hiçbir yeri yoktu Kirpiklerinden düşen birkaç damla yanağına doğru süzüldü Hafif sendeleyerek bulduğu bir taşın kenarına çöktü Toprağa doğru baktı Ağır bir ıstırap içindeydi Tenin karışmış toprağa bense buz oldum Naz sözleri düştü dudaklarından Yazar bu ikinci kitabında Kahramanı yetmişli yılların üniversitelisi Çağhan ın yaşadıklarını yazarken kardeş kavgalarıyla darbelerle yitip giden bir kuşağın dramını anlatmış Yaşanmamış aşklarıyla bitmemiş kavgaları arasına sıkışan gençlerin uğradıkları ihaneti de anlatan yazar bu kitabıyla gençlere olan borcunu ödemeye çalışıyor Bu ülkede yaşayan bütün insanların o döneme o dönemin insanlarına borcu var Bu borcu ödemek için de okumak gerekiyor Bu kitabı okumak iyi bir borç ödeme seçimi olabilir

Avrupa Yakası Yayınları
BİR İNSAN Çağhan ve arkadaşları olayı duyar duymaz hastaneye koştular Çok kalabalıktılar hastaneye vardıklarında Sancarın halini görünce akılları neredeyse yerinden gitmiş herkesi bir anda öfke ve intikam sarmıştı BİR KAVGA Bak lan buraya Ne var Der demez Çağhanın kafası Kenanın yüzünde patladı BİR DÖNEM İlk önce Sancar ardından bugün Kenanın Üniversitede dayak yemesiyle ortalık iyice karışmıştı dışarıda silahlar patladı Birden her yanı bağırtı ve gürültü kapladı Çığlıklar ve koşuşturmalar had safhadaydı Silah sesinin nereden geldiği hiçbir zaman anlaşılamadı Tıpkı tetiği düşüren grupların arasına sızan karanlık ellerin sahibinin anlaşılamadığı gibi BİR AŞK Yüzü ifadesizdi kımıldayan hiçbir yeri yoktu Kirpiklerinden düşen birkaç damla yanağına doğru süzüldü Hafif sendeleyerek bulduğu bir taşın kenarına çöktü Toprağa doğru baktı Ağır bir ıstırap içindeydi Tenin karışmış toprağa bense buz oldum Naz sözleri düştü dudaklarından