Sevdiğim Kadın Adları Gibi — Akgün Akova

Sevdiğim Kadın Adları Gibi
Akgün AkovaKarakarga Yayınları
Sevdiğim Kadın Adları Gibi
Akgün Akovaİrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir

Çınar Yayınları
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize

Çınar Yayınları
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize Arka Kapak

Çınar Yayınları
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize Sayfa Sayısı 95 Baskı Yılı 2002 Dili Türkçe Yayınevi Çınar Yayınları

Çınar Yayınları
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize

Çınar Yayınları
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize

Çınar Yayınları
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize

Çınar Yayınları
Akgün Akova tarafından kaleme alınan Sevdiğim Kadın Adları Gibi Çınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sevdiğim Kadın Adları Gibi Akgün Akova Kitap Özeti Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize Yayınevi Çınar Yayınları Yazar Akgün Akova Sayfa 95 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2006 Barkod 9789753481670 Kategori Şiir Türk Edebiyatı

Çınar
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize

Çınar Yayınları
Akgün Akova samanyolunun yıldızların ışıklarını bir mirasyedi gibi savurduğu bir yaz gecesinde Toroslar da dağ çiçekleriyle birlikte geceyi solurken şairliğini sınama zamanının geldiğine karar verdi Salt sözcüklerle yola çıkacak onların çağrışımlarıyla bir şiir dizisi yaratacaktı Bunun için ses ve anlam olarak çok sevdiği ama aynı zamanda birer kadın adı da olan sözcükleri seçti Dizideki şiirlerin diğer ortak noktası da herbirinin içinde bir ya da birden fazla açık ya da gizli bir aşk tanımının bulunmasıydı Böylece ıssızlığın ortasında yakılan bir ateşle başlayan Sevdiğim Kadın Adları Gibi dizisi ortaya çıktı Şair dizinin ilk kitabında şiirlerin ardına bir de düş mektup ekleyerek bir çift kanadın bir altın madeninden daha değerli olduğunu bir kez daha anımsatıyor bize

Kara Karga Yayınları
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

Kara Karga Yayınları
Sevdiğim Kadın Adları Gibi Kitap Açıklaması İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda DESTEK MEDYA GRUBU bünyesinde bulundurduğu markaların yanı sıra ülkemizde yayımcılık sektöründe söz sahibi tüm yayınevlerinin değerli eserlerini Destek Dükkan aracılığıyla okurlarla buluşturuyor Sitede bulunan 250 bini aşkın kitapla beraber sıra dışı ve stil sahibi bir çok farklı ürünü de geniş yelpazesine katan Destek Dükkan ihtiyacınız olan ürünü en hızlı ve kaliteli şekilde kapınıza kadar teslim ediyor Çalışma saatlerimiz hafta içi sabah 09 00 akşam 18 00 arasındadır

Kara Karga Yayınları
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

Karakarga
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

Karakarga
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

KARAKARGA YAYINLARI
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda Yayınevi KARAKARGA YAYINLARI Yazar AKGÜN AKOVA Baskı 1 BASKI Çevirmen EMRE YAVUZ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 105 SAYFA Yıl 2018

Karakarga
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

Kara Karga Yayınları
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

Kara Karga Yayınları
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

Kara Karga Yayınları
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda

Kara Karga Yayınları
İrem dağılan bir ilkokulun zili gibi bak bana seni kimse anlamıyor Duygu Yasemin aşktı aralık kapılara anlattığın çantanda bir sürü anahtar var Lale gemilerin yıldızları seyrediyor Arzu bir göktaşının tüyleri olsaydı Esin bir ırmak seni çağırıyor Ayşegül bir çocuğun denize fırlattığı bembeyaz martı Pelin her şeye yeniden başla Leyla araya rüzgârlar girse de Burçak rüzgârda açılan saçın güzelliğisin Ebru bütün o yollardan tek başına geçtim Naz denize düşen yıldırım da sensin Alev bu gece bu nehri korkmadan geçmen gerek Ece ekmekle suyun çalınmadığı yerde uyursun Burcu örtüsü alev almış masanın üzerinde duran bir bardak su Jülide Zeynep neden açmayıp yaktın sevgilinin gönderdiği mektubu Ayça ağlayınca Hindistan a benziyorsun dilimimi gagası kırık bir martıyla paylaştım Eylül hep başka birini bekledin Nisan gözlerine gitmiyor bindiğim hiçbir vapur Deniz gittik bir kır kahvesine oturduk Berna saçlarından bir adam düşüyordu Aslı annen derin bir yara izi gibi uyuyor İdil soruyu dalgınlığıma ver Nilüfer gözümde bi şey var deyince sen Sevda düşmemek için saçlarına tutundu dünya Elif beni bu kentten götür diyorsun Bahar sıkılan beyaz bir eldiven gibi yolları kapadı kar Hale Begüm kanat takmış saat senin adın Yağmur kimi zaman yanlış yolcuyu alıp giden bir trendir aşk anlarsın yeryüzü sestir Selin annenin sesi öyle güzeldi ki Dilara sevgilini gece dağıttın kahvaltıdan önce toplamalısın Rüya Mine bir makasın ağzından aldım seni Eros sana da ok atmış dediler Beliz Şehrazat adın fısıldanıyor tütsüler yakılan bir sarayda img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img