Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah a İman — Abdurrahim Kızılşeker

Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah a İman
Abdurrahim KızılşekerÇıra Yayınları
Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah a İman
Abdurrahim KızılşekerFelsefî Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî Allah ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat ı Vâcib yerine daha çok Kur ân da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir Zira ona göre bu müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis sonradan olduğunu her mümkün varlığın bir müreccihi tercih edicisi ve her hâdisin de bir muhdisi sonradan onu varlık sahasına çıkaranı olduğu gerçeğine ulaşmaktadır Âmidî daha önce ispat ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir Allah ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî Allah ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır Ona göre doğru olanın Allah ın zatının kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir

ÇIRA AKADEMİ
Felsefî Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî Allah ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat ı Vâcib yerine daha çok Kur ân da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir Zira ona göre bu müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis sonradan olduğunu her mümkün varlığın bir müreccihi tercih edicisi ve her hâdisin de bir muhdisi sonradan onu varlık sahasına çıkaranı olduğu gerçeğine ulaşmaktadır Âmidî daha önce ispat ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir Allah ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî Allah ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır Ona göre doğru olanın Allah ın zatının kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir

Çıra Yayınları
Felsefî Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî Allah ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat ı Vâcib yerine daha çok Kur ân da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir Zira ona göre bu müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis sonradan olduğunu her mümkün varlığın bir müreccihi tercih edicisi ve her hâdisin de bir muhdisi sonradan onu varlık sahasına çıkaranı olduğu gerçeğine ulaşmaktadır Âmidî daha önce ispat ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir Allah ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî Allah ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır Ona göre doğru olanın Allah ın zatının kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir

Çıra
Felsefî Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî Allah ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat ı Vâcib yerine daha çok Kur ân da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir Zira ona göre bu müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis sonradan olduğunu her mümkün varlığın bir müreccihi tercih edicisi ve her hâdisin de bir muhdisi sonradan onu varlık sahasına çıkaranı olduğu gerçeğine ulaşmaktadır Âmidî daha önce ispat ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir Allah ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî Allah ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır Ona göre doğru olanın Allah ın zatının kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir

Çıra Yayınları
Abdurrahim Kızılşeker tarafından kaleme alınan Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah a İman Çıra Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah a İman Abdurrahim Kızılşeker Kitap Özeti Felsefî Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî Allahın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat ı Vâcib yerine daha çok Kur ânda da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir Zira ona göre bu müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis sonradan olduğunu her mümkün varlığın bir müreccihi tercih edicisi ve her hâdisin de bir muhdisi sonradan onu varlık sahasına çıkaranı olduğu gerçeğine ulaşmaktadır Âmidî daha önce ispat ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir Allahın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî Allahın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allahın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır Ona göre doğru olanın Allahın zatının kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir Yayınevi Çıra Yayınları Yazar Abdurrahim Kızılşeker Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2021 Barkod 9786257324212 Kategori Araştırma İnceleme

Çıra Yayınları
Felsefî Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî Allah ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat ı Vâcib yerine daha çok Kur ân da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir Zira ona göre bu müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis sonradan olduğunu her mümkün varlığın bir müreccihi tercih edicisi ve her hâdisin de bir muhdisi sonradan onu varlık sahasına çıkaranı olduğu gerçeğine ulaşmaktadır Âmidî daha önce ispat ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir Allah ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî Allah ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır Ona göre doğru olanın Allah ın zatının kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir

Çıra Akademi
Felsefî Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî Allah ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat ı Vâcib yerine daha çok Kur ân da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir Zira ona göre bu müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis sonradan olduğunu her mümkün varlığın bir müreccihi tercih edicisi ve her hâdisin de bir muhdisi sonradan onu varlık sahasına çıkaranı olduğu gerçeğine ulaşmaktadır Âmidî daha önce ispat ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir Allah ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî Allah ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır Ona göre doğru olanın Allah ın zatının kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir