Şeyh Bedreddin ve Varidat — Esat Korkmaz

Şeyh Bedreddin ve Varidat
Esat KorkmazAnahtar Kitaplar
Şeyh Bedreddin ve Varidat
Esat KorkmazTarih üzerine düşünmek ölmüş gitmiş olanlarımızı yeniden aramıza taşıma işidir Bu yolla tarihe sahip çıkma girişimidir Bunu sağlıklı yapamazsak ölmüş gitmiş kimi alçakların oyuncağı olabiliriz çünkü tarih yalnızca dürüstlerin değil alçakların da tarihidir ortak tarihtir ya da tarih içinde tarihtir Eksikliği yaşam bağışlamaz boşluk da tanımaz ne olup ne bitiyor demeye fırsat bulamadan tarih egemenin hizmeti ne girer ya da bizler bu tarihin hizmetçisi oluruz Böylesi bir son yakalandığında ölüler yaşayanları bir bir gömmeye başlar Yaşamın geleceğine egemen olmak istiyorsak zamanı yutmak kendimize egemen olmak istiyorsak yutulan zamanı gözlemek durumundayız Geçmiş olayların tarihsel özelliği ancak geleceğe katkıları ortaya çıktığında tam olarak anlaşılabilir Aradan altıyüz yıla yakın süre geçti tam anlamıyla gelecek zaman da sayılırız bilmek için yeterli zaman geçmiştir Kaynaklar boş bir evde duran hayaletler gibidir tarihle sulanabilirse sulanıp canlandırılabilirse hayalet olmaktan çıkıp aramıza katılabilirler Hayaletlerin aramıza katılması geçmişimizle çiftleşmek anlamına gelir ki doğum kaçınılmazdır Bizler Şeyh Bedreddini Nazım Hikmet in Şeyh Bedreddin Destanı ndan öğrendik Nazım Hikmet isyanın geçtiği tarih kesitine koğuşun demir parmaklıklarına yanaşan ve Tornacı Şefik in gömleğini giyen Börklüce Mustafa nın dervişlerinden birinin ruhu ile yolculuk etmişti Biz ise Bedreddin in kavga düşünce dünyasına yaşamın sonuncu kaynağı olduğuna inanılan ve canı taşıdığı kabul edilen ondan bize ulaşan tek kanıt durumunda bulunan kemikleri ile seyahat edeceğiz Kemiklerden oluşan iskelet geriye taşındığında bin bir can edinir bin bir dona bürünür geçmişin orasında burasında bedensiz dolaşan ve beden beden diye çığrışan Bedreddin müridlerini uçurup aramıza taşıyıverir Bu aslında söze gelmek sözle gelmek yeni bedenlerde yorumlanmak yani davranışa dönüşmek bu yolla geleceğe taşınıp ölümsüzleşmek ölmeden evvel ölmek ya da yaşarken dirilmek demektir Nazım Hikmet in Şeyh Bedreddin Destanı nın sonuna eklediği Ahmed in öyküsü bu tasarıma çarpıcı bir örnektir Ahmed in dedesi ile muhabbet eden erenler tok ve kararlı bir sesle şöyle der İsa peygamberin ölüsü etiyle kemiğiyle sakalıyla dirilecekmiş Bu yalandır Bedreddin in ölüsü kemiksiz sakalsız bıyıksız gözün bakışı dilin sözü göğsün soluğu gibi dirilecek Bunu bilirim işte Bedreddin yine gelecek diyorsak sözü bakışı soluğu bizim aramızdan çıkıp gelecektir diyoruz ve yazarken Simavneli Teshil ini Torlak Kemalle Mustafa öptüler şeyhlerinin elini Al atların kolanını sıktılar Ve İznik kapısından dizlerinde çırılçıplak bir kılıç heybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar Kitaplarının adı Varidat dı Nâzım Hikmet Sayfa Sayısı 312 Baskı Yılı 2007 Dili Türkçe Yayınevi Anahtar Kitaplar

Anahtar Kitaplar
Tarih üzerine düşünmek ölmüş gitmiş olanlarımızı yeniden aramıza taşıma işidir Bu yolla tarihe sahip çıkma girişimidir Bunu sağlıklı yapamazsak ölmüş gitmiş kimi alçakların oyuncağı olabiliriz çünkü tarih yalnızca dürüstlerin değil alçakların da tarihidir ortak tarihtir ya da tarih içinde tarihtir Eksikliği yaşam bağışlamaz boşluk da tanımaz ne olup ne bitiyor demeye fırsat bulamadan tarih egemenin hizmeti ne girer ya da bizler bu tarihin hizmetçisi oluruz Böylesi bir son yakalandığında ölüler yaşayanları bir bir gömmeye başlar Yaşamın geleceğine egemen olmak istiyorsak zamanı yutmak kendimize egemen olmak istiyorsak yutulan zamanı gözlemek durumundayız Geçmiş olayların tarihsel özelliği ancak geleceğe katkıları ortaya çıktığında tam olarak anlaşılabilir Aradan altıyüz yıla yakın süre geçti tam anlamıyla gelecek zaman da sayılırız bilmek için yeterli zaman geçmiştir Kaynaklar boş bir evde duran hayaletler gibidir tarihle sulanabilirse sulanıp canlandırılabilirse hayalet olmaktan çıkıp aramıza katılabilirler Hayaletlerin aramıza katılması geçmişimizle çiftleşmek anlamına gelir ki doğum kaçınılmazdır Bizler Şeyh Bedreddini Nazım Hikmet in Şeyh Bedreddin Destanı ndan öğrendik Nazım Hikmet isyanın geçtiği tarih kesitine koğuşun demir parmaklıklarına yanaşan ve Tornacı Şefik in gömleğini giyen Börklüce Mustafa nın dervişlerinden birinin ruhu ile yolculuk etmişti Biz ise Bedreddin in kavga düşünce dünyasına yaşamın sonuncu kaynağı olduğuna inanılan ve canı taşıdığı kabul edilen ondan bize ulaşan tek kanıt durumunda bulunan kemikleri ile seyahat edeceğiz Kemiklerden oluşan iskelet geriye taşındığında bin bir can edinir bin bir dona bürünür geçmişin orasında burasında bedensiz dolaşan ve beden beden diye çığrışan Bedreddin müridlerini uçurup aramıza taşıyıverir Bu aslında söze gelmek sözle gelmek yeni bedenlerde yorumlanmak yani davranışa dönüşmek bu yolla geleceğe taşınıp ölümsüzleşmek ölmeden evvel ölmek ya da yaşarken dirilmek demektir Nazım Hikmet in Şeyh Bedreddin Destanı nın sonuna eklediği Ahmed in öyküsü bu tasarıma çarpıcı bir örnektir Ahmed in dedesi ile muhabbet eden erenler tok ve kararlı bir sesle şöyle der İsa peygamberin ölüsü etiyle kemiğiyle sakalıyla dirilecekmiş Bu yalandır Bedreddin in ölüsü kemiksiz sakalsız bıyıksız gözün bakışı dilin sözü göğsün soluğu gibi dirilecek Bunu bilirim işte Bedreddin yine gelecek diyorsak sözü bakışı soluğu bizim aramızdan çıkıp gelecektir diyoruz ve yazarken Simavneli Teshil ini Torlak Kemalle Mustafa öptüler şeyhlerinin elini Al atların kolanını sıktılar Ve İznik kapısından dizlerinde çırılçıplak bir kılıç heybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar Kitaplarının adı Varidat dı Nâzım Hikmet

ANAHTAR KİTAPLAR YAYINEVİ
Tarih üzerine düşünmek ölmüş gitmiş olanlarımızı yeniden aramıza taşıma işidir Bu yolla tarihe sahip çıkma girişimidir Bunu sağlıklı yapamazsak ölmüş gitmiş kimi alçakların oyuncağı olabiliriz çünkü tarih yalnızca dürüstlerin değil alçakların da tarihidir ortak tarihtir ya da tarih içinde tarihtir Eksikliği yaşam bağışlamaz boşluk da tanımaz ne olup ne bitiyor demeye fırsat bulamadan tarih egemenin hizmeti ne girer ya da bizler bu tarihin hizmetçisi oluruz Böylesi bir son yakalandığında ölüler yaşayanları bir bir gömmeye başlar Yaşamın geleceğine egemen olmak istiyorsak zamanı yutmak kendimize egemen olmak istiyorsak yutulan zamanı gözlemek durumundayız Geçmiş olayların tarihsel özelliği ancak geleceğe katkıları ortaya çıktığında tam olarak anlaşılabilir Aradan altıyüz yıla yakın süre geçti tam anlamıyla gelecek zaman da sayılırız bilmek için yeterli zaman geçmiştir Kaynaklar boş bir evde duran hayaletler gibidir tarihle sulanabilirse sulanıp canlandırılabilirse hayalet olmaktan çıkıp aramıza katılabilirler Hayaletlerin aramıza katılması geçmişimizle çiftleşmek anlamına gelir ki doğum kaçınılmazdır Bizler Şeyh Bedreddini Nazım Hikmet in Şeyh Bedreddin Destanı ndan öğrendik Nazım Hikmet isyanın geçtiği tarih kesitine koğuşun demir parmaklıklarına yanaşan ve Tornacı Şefik in gömleğini giyen Börklüce Mustafa nın dervişlerinden birinin ruhu ile yolculuk etmişti Biz ise Bedreddin in kavga düşünce dünyasına yaşamın sonuncu kaynağı olduğuna inanılan ve canı taşıdığı kabul edilen ondan bize ulaşan tek kanıt durumunda bulunan kemikleri ile seyahat edeceğiz Kemiklerden oluşan iskelet geriye taşındığında bin bir can edinir bin bir dona bürünür geçmişin orasında burasında bedensiz dolaşan ve beden beden diye çığrışan Bedreddin müridlerini uçurup aramıza taşıyıverir Bu aslında söze gelmek sözle gelmek yeni bedenlerde yorumlanmak yani davranışa dönüşmek bu yolla geleceğe taşınıp ölümsüzleşmek ölmeden evvel ölmek ya da yaşarken dirilmek demektir Nazım Hikmet in Şeyh Bedreddin Destanı nın sonuna eklediği Ahmed in öyküsü bu tasarıma çarpıcı bir örnektir Ahmed in dedesi ile muhabbet eden erenler tok ve kararlı bir sesle şöyle der İsa peygamberin ölüsü etiyle kemiğiyle sakalıyla dirilecekmiş Bu yalandır Bedreddin in ölüsü kemiksiz sakalsız bıyıksız gözün bakışı dilin sözü göğsün soluğu gibi dirilecek Bunu bilirim işte Bedreddin yine gelecek diyorsak sözü bakışı soluğu bizim aramızdan çıkıp gelecektir diyoruz ve yazarken Simavneli Teshil ini Torlak Kemalle Mustafa öptüler şeyhlerinin elini Al atların kolanını sıktılar Ve İznik kapısından dizlerinde çırılçıplak bir kılıç heybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar Kitaplarının adı Varidat dı Nâzım Hikmet

Anahtar Kitaplar
Ve yazarken Simavneli Teshil ini Torlak Kemalle Mustafa Öptüler Şeyhlerinin elini Al atların kolanını sıktılar Ve İznik kapısından Dizlerinde çırılçıplak bir kılıç Heybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar Kitaplarının adı Varidat dı

Anahtar Kitaplar Yayınevi
Ve yazarken Simavneli Teshil ini Torlak Kemalle Mustafa Öptüler Şeyhlerinin elini Al atların kolanını sıktılar Ve İznik kapısından Dizlerinde çırılçıplak bir kılıç Heybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar Kitaplarının adı Varidat dı

Anahtar Kitaplar Yayınevi
Ve yazarken Simavneli Teshil ini Torlak Kemalle Mustafa Öptüler Şeyhlerinin elini Al atların kolanını sıktılar Ve İznik kapısından Dizlerinde çırılçıplak bir kılıç Heybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar Kitaplarının adı Varidat dı

Anahtar Kitaplar Yayınevi
Esat Korkmaz tarafından kaleme alınan Şeyh Bedreddin ve Varidat Anahtar Kitaplar Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Şeyh Bedreddin ve Varidat Esat Korkmaz Kitap Özeti Ve yazarken Simavneli Teshil ini Torlak Kemalle Mustafa Öptüler Şeyhlerinin elini Al atların kolanını sıktılar Ve İznik kapısından Dizlerinde çırılçıplak bir kılıç Heybelerinde el yazma bir kitapla çıktılar Kitaplarının adı Varidat dı Yayınevi Anahtar Kitaplar Yayınevi Yazar Esat Korkmaz Sayfa 304 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ekim 2010 Barkod 9789758612390 Kategori Biyografi Otobiyogafi Eleştiri İnceleme Kuram Osmanlı Tarihi Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Anahtar Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img