Sezgisizliğin Dramı — Zübeyir Saltuklu

Sezgisizliğin Dramı
Zübeyir SaltukluFenomen Yayıncılık
Sezgisizliğin Dramı
Zübeyir SaltukluFelsefeye Giriş kitaplarını açtığımızda Bilgi Felsefesi bölümünde bilginin kaynağını akla dayandıranlara akılcılar deneye dayandıranlara deneyciler hem akla hem de deneye dayandıranlara sentezciler ve son olarak da sezgiye dayandıranlara sezgiciler denmektedir Bilginin kaynağı konusunda bilim insanı ve filozof düşüncesini bu anlayışlardan ya birisini ya da ikisini hatta hepsini yer yer kullanarak düşüncesini temellendirir Bilim Felsefesi kitaplarına bir göz attığımızda sezgi konusuna ya çok az değinilmiş ya da hiç değinilmemiştir Felsefeye Giriş dersini okuttuğum zaman sezgi konusu kısaca yer aldığı için ben de ister istemez kısa geçmek durumunda kalıyordum Ancak sezgi konusu neden bu kadar az yer almaktadır diye kendime sorular soruyordum Sezgi konusunu araştırmaya koyulmamın nedeni bu sorular oldu Tıpkı vicdan kitabı mı yazarken de aynı durumla karşılaşmıştım Sezgi üzerine yoğunlaşıp bir eser meydana getirebilir miyim diye çalışmalara başladım Kaynakları toplamamaya başladığımda ilk defa Türkçe literatürde sezginin müstakil bir eser halinde ortaya konulmadığını gördüm Nurettin Topçu nun Bergson adlı eseri bize en temel yol gösterici kaynak oldu Topçu da ağırlıklı olarak Bergson un felsefesini ve sezgi anlayışını ele almıştı Son zamanlarda yeni yeni bazı filozofların sezgi anlayışlarının makaleler halinde yayınlanmış olması işimi oldukça kolaylaştırdı Sezgi konusu sadece bizde değil Batı da da çok yeni ele alındığına şahit oldum Ancak Batı literatüründe sadece bilgi teorisi açısından değil hayatın çok değişik alanlarında ve sezginin değeri üzerinde yoğun bir araştırmalar yer almaktadır Bu konunun farkına varan Hüseyin Atay Kur an da Bilgi Teorisi adlı eserinde şöyle demektedir Son zamanlarda bilginin kaynağı olarak ileri sürülen bir kaynak daha vardır Eskiden üzerinde pek durulmamış olmasına karşılık son zamanlarda yalnız bilgi teorisinde değil başka sahalarda da bir kaynak olarak kullanılmaktadır Bu görüşe sezgicilik deniyor Tınaz Titiz Ezbere Hayır adlı eserinde bu görüşe katkıda bulunur Rönesans tan bu yana gözde bir kavram olan akılcılık nedensellik artık yalnız değil Düne kadar bir zaaf olarak değerlendirilen sezgileri uyarınca davranmak ise bugün artık yönetim araçlarından birisi ve değerlilerinden birisi olarak kabul edilip kullanılıyor Artık akılcılık ve sezgiciliğin karşıt değil birbirini tamamlayan kavramlardır Sezgicilik ve akılcılık bir çember üzerinde sürekli olarak birbirini izlemeli birbirinin sonucu diğerince kontrol edilmelidir İnsanın iki önemli yeteneği ki bu ayrım yapaydır birleştirerek olayları daha iyi kavrayıp uygun kararları vermesini kolaylaştıracaktır 1 Atay hocanın sezginin başka sahalarda da bir kaynak olarak kullanılmaktadır sözünü genişlettik Çalışmamızda sezginin sözlük anlamlarını karşılaştırmalı olarak genişçe ele aldık Bir derenin önüne bent inşa ederek suyun gölet haline getirildiği gibi biz de sezgi göletini yaptık Sezgiyi akıl zekâ mantık matematik psikoloji metafizik duyu bilim estetik mistik din ahlak ve beyin gibi kavramlarla ilişkisini ortay koyduk Öncelikle çalışmamıza sezginin felsefi temellerini ortaya koymak için işe koyulmuştuk Ancak çalışmamızda beyin sezgi ilişkisini de ele alarak felsefi temelden daha deneysel alana götürdük Sezginin sadece bir alanla ilgili olmadığını dallı budaklı bir çınar olduğunu gösterdik Bu çalışmamız kendi alanında yeni bir görüş açısı getirdi Bunu yaparken filozoflarımızın ve bilim insanlarımızın yanında Batı Budist ve Hint düşünürlerinin ve bilim insanlarının görüşlerine de yer verdik Eser bu yönüyle de örnek bir çalışma olduğu kanaatini taşımaktayız

Fenomen Yayıncılık
Elbette eşek ve ineklerin de içgüdü dediğimiz sezgi gücü vardır Fakat onlar çocuğun sezgi gücünden daha az sezgilere sahipler Eğer beyinlerinin büyüklüğü kadar sezgiye sahip olsalardı bu çocuğun önünde sürü olurlar mıydı Bu eşek ve ineklerin bir dramıdır Yani sezgisiziliğin dramıdır Sürüyü güden çobanın işi ineklerin taze otu ve çiçekleri sezdiği zaman zorlaşmaktadır Bu anlayışı çoğaltabiliriz İnsan olmak ve insan kalmak derin bir sezginin işidir İnsan sezgisizliğin dramını yaşamak istemiyorsa sezginin kahredici gücünü diri tutması gerekir Hobbes un dediği gibi İnsan insanın kurduysa bu kurtlar sofrasında ayakta kalmanın yolu sezgisizliğin dramını yaşamamaktır

Fenomen Yayıncılık
Elbette eşek ve ineklerin de içgüdü dediğimiz sezgi gücü vardır Fakat onlar çocuğun sezgi gücünden daha az sezgilere sahipler Eğer beyinlerinin büyüklüğü kadar sezgiye sahip olsalardı bu çocuğun önünde sürü olurlar mıydı Bu eşek ve ineklerin bir dramıdır Yani sezgisiziliğin dramıdır Sürüyü güden çobanın işi ineklerin taze otu ve çiçekleri sezdiği zaman zorlaşmaktadır Bu anlayışı çoğaltabiliriz İnsan olmak ve insan kalmak derin bir sezginin işidir İnsan sezgisizliğin dramını yaşamak istemiyorsa sezginin kahredici gücünü diri tutması gerekir Hobbes un dediği gibi İnsan insanın kurduysa bu kurtlar sofrasında ayakta kalmanın yolu sezgisizliğin dramını yaşamamaktır

Fenomen Yayıncılık
Elbette eşek ve ineklerin de içgüdü dediğimiz sezgi gücü vardır Fakat onlar çocuğun sezgi gücünden daha az sezgilere sahipler Eğer beyinlerinin büyüklüğü kadar sezgiye sahip olsalardı bu çocuğun önünde sürü olurlar mıydı Bu eşek ve ineklerin bir dramıdır Yani sezgisiziliğin dramıdır Sürüyü güden çobanın işi ineklerin taze otu ve çiçekleri sezdiği zaman zorlaşmaktadır Bu anlayışı çoğaltabiliriz İnsan olmak ve insan kalmak derin bir sezginin işidir İnsan sezgisizliğin dramını yaşamak istemiyorsa sezginin kahredici gücünü diri tutması gerekir Hobbes un dediği gibi İnsan insanın kurduysa bu kurtlar sofrasında ayakta kalmanın yolu sezgisizliğin dramını yaşamamaktır