Şia İmamiyye nin Bid at Anlayışı — Nezir Maviş

Şia İmamiyye nin Bid at Anlayışı
Nezir MavişAstana Yayınları
Şia İmamiyye nin Bid at Anlayışı
Nezir MavişBid at anlayışları genel hatlarıyla benzer olan İmâmiyye ve Ehl i sünnet ehl i bid ata yöneltilen iman karşıtı nitelemeler konusunda da benzer bir anlayışa sahip olmakla birlikte bunlardan ilki daha sert bir söylem geliştirmiştir Kanaatimizce bunun nedeni bid atı dinî alanla sınırlayan anlayışı tercih eden İmâmiyye nin bu alana ilişkin ihdâslarla Allah ın kanun koyma yetkisine müdahale arasındaki bağı öne çıkarması ve tüm bid atları tek kısım görüp iman karşıtı olarak nitelemesidir Her iki ekolden bazı grupların birtakım gayr ı sahih rivayetlerden hareketle ehl i bid atın ibadet ve tevbelerinin makbul olmadığını söylemelerinin Allah ın rahmeti merhameti ve affediciliğiyle bağdaşmadığı bu noktaya temas eden naslarla sabittir Aynı şekilde her iki ekolde de ehl i bid at için öngörülen şiddet içerikli çeşitli fiziksel yaptırımların bazı zamanlarda uygulandığına rastlanmaktadır Fikrî boyutta ise bid at ve ehl i bid at kavramlarının bir ötekileştirme ve baskı aracı şeklinde kullanılageldiği anlaşılmaktadır Bid at literatüründe yer alan önemli bir konu da İftirâk hadisi olarak da bilinen ve İslâm ümmetini 73 fırkaya bölüp bunlardan sadece birini cennete diğerlerini ise cehenneme gönderen rivayetlerdir Bu rivayetlerin farklı veya hasım fırkaları ötekileştirme ve onları bid atın kaynağı olarak gösterip taksim etmede bir şablon gibi kullanılması ehl i hadis in bid atlar doktrini nin kazanımlarından biridir Zira onlar ehl i bid at fırkalarını sayı bakımından 72 ye tamamlamak için tevhid prensibine ters düşse de kendi anlayışlarıyla bağdaştırmadıkları farklı yorum ve anlayış tarzlarıyla birlikte yeni olan her şeyi bid at ve sapıklıkla ithâm etmişlerdir Bu durum fıkıh alanında büyük bir hoşgörü ve ictihat kültürü geliştiren İslâm ümmetinin itikâdî alanda ise farklı yorum ve anlayış tarzlarına aynı müsamahayı göstermeyi başaramadığını ortaya koymaktadır

Astana Yayınları
Bid at anlayışları genel hatlarıyla benzer olan İmâmiyye ve Ehl i sünnet ehl i bid ata yöneltilen iman karşıtı nitelemeler konusunda da benzer bir anlayışa sahip olmakla birlikte bunlardan ilki daha sert bir söylem geliştirmiştir Kanaatimizce bunun nedeni bid atı dinî alanla sınırlayan anlayışı tercih eden İmâmiyye nin bu alana ilişkin ihdâslarla Allah ın kanun koyma yetkisine müdahale arasındaki bağı öne çıkarması ve tüm bid atları tek kısım görüp iman karşıtı olarak nitelemesidir Her iki ekolden bazı grupların birtakım gayr ı sahih rivayetlerden hareketle ehl i bid atın ibadet ve tevbelerinin makbul olmadığını söylemelerinin Allah ın rahmeti merhameti ve affediciliğiyle bağdaşmadığı bu noktaya temas eden naslarla sabittir Aynı şekilde her iki ekolde de ehl i bid at için öngörülen şiddet içerikli çeşitli fiziksel yaptırımların bazı zamanlarda uygulandığına rastlanmaktadır Fikrî boyutta ise bid at ve ehl i bid at kavramlarının bir ötekileştirme ve baskı aracı şeklinde kullanılageldiği anlaşılmaktadır Bid at literatüründe yer alan önemli bir konu da İftirâk hadisi olarak da bilinen ve İslâm ümmetini 73 fırkaya bölüp bunlardan sadece birini cennete diğerlerini ise cehenneme gönderen rivayetlerdir Bu rivayetlerin farklı veya hasım fırkaları ötekileştirme ve onları bid atın kaynağı olarak gösterip taksim etmede bir şablon gibi kullanılması ehl i hadis in bid atlar doktrini nin kazanımlarından biridir Zira onlar ehl i bid at fırkalarını sayı bakımından 72 ye tamamlamak için tevhid prensibine ters düşse de kendi anlayışlarıyla bağdaştırmadıkları farklı yorum ve anlayış tarzlarıyla birlikte yeni olan her şeyi bid at ve sapıklıkla ithâm etmişlerdir Bu durum fıkıh alanında büyük bir hoşgörü ve ictihat kültürü geliştiren İslâm ümmetinin itikâdî alanda ise farklı yorum ve anlayış tarzlarına aynı müsamahayı göstermeyi başaramadığını ortaya koymaktadır Tanıtım Bülteninden

Astana
Bid at anlayışları genel hatlarıyla benzer olan İmâmiyye ve Ehl i sünnet ehl i bid ata yöneltilen iman karşıtı nitelemeler konusunda da benzer bir anlayışa sahip olmakla birlikte bunlardan ilki daha sert bir söylem geliştirmiştir Kanaatimizce bunun nedeni bid atı dinî alanla sınırlayan anlayışı tercih eden İmâmiyye nin bu alana ilişkin ihdâslarla Allah ın kanun koyma yetkisine müdahale arasındaki bağı öne çıkarması ve tüm bid atları tek kısım görüp iman karşıtı olarak nitelemesidir Her iki ekolden bazı grupların birtakım gayr ı sahih rivayetlerden hareketle ehl i bid atın ibadet ve tevbelerinin makbul olmadığını söylemelerinin Allah ın rahmeti merhameti ve affediciliğiyle bağdaşmadığı bu noktaya temas eden naslarla sabittir Aynı şekilde her iki ekolde de ehl i bid at için öngörülen şiddet içerikli çeşitli fiziksel yaptırımların bazı zamanlarda uygulandığına rastlanmaktadır Fikrî boyutta ise bid at ve ehl i bid at kavramlarının bir ötekileştirme ve baskı aracı şeklinde kullanılageldiği anlaşılmaktadır Bid at literatüründe yer alan önemli bir konu da İftirâk hadisi olarak da bilinen ve İslâm ümmetini 73 fırkaya bölüp bunlardan sadece birini cennete diğerlerini ise cehenneme gönderen rivayetlerdir Bu rivayetlerin farklı veya hasım fırkaları ötekileştirme ve onları bid atın kaynağı olarak gösterip taksim etmede bir şablon gibi kullanılması ehl i hadis in bid atlar doktrini nin kazanımlarından biridir Zira onlar ehl i bid at fırkalarını sayı bakımından 72 ye tamamlamak için tevhid prensibine ters düşse de kendi anlayışlarıyla bağdaştırmadıkları farklı yorum ve anlayış tarzlarıyla birlikte yeni olan her şeyi bid at ve sapıklıkla ithâm etmişlerdir Bu durum fıkıh alanında büyük bir hoşgörü ve ictihat kültürü geliştiren İslâm ümmetinin itikâdî alanda ise farklı yorum ve anlayış tarzlarına aynı müsamahayı göstermeyi başaramadığını ortaya koymaktadır

Astana Yayınları
Bid at anlayışları genel hatlarıyla benzer olan İmâmiyye ve Ehl i sünnet ehl i bid ata yöneltilen iman karşıtı nitelemeler konusunda da benzer bir anlayışa sahip olmakla birlikte bunlardan ilki daha sert bir söylem geliştirmiştir Kanaatimizce bunun nedeni bid atı dinî alanla sınırlayan anlayışı tercih eden İmâmiyye nin bu alana ilişkin ihdâslarla Allah ın kanun koyma yetkisine müdahale arasındaki bağı öne çıkarması ve tüm bid atları tek kısım görüp iman karşıtı olarak nitelemesidir Her iki ekolden bazı grupların birtakım gayr ı sahih rivayetlerden hareketle ehl i bid atın ibadet ve tevbelerinin makbul olmadığını söylemelerinin Allah ın rahmeti merhameti ve affediciliğiyle bağdaşmadığı bu noktaya temas eden naslarla sabittir Aynı şekilde her iki ekolde de ehl i bid at için öngörülen şiddet içerikli çeşitli fiziksel yaptırımların bazı zamanlarda uygulandığına rastlanmaktadır Fikrî boyutta ise bid at ve ehl i bid at kavramlarının bir ötekileştirme ve baskı aracı şeklinde kullanılageldiği anlaşılmaktadır Bid at literatüründe yer alan önemli bir konu da İftirâk hadisi olarak da bilinen ve İslâm ümmetini 73 fırkaya bölüp bunlardan sadece birini cennete diğerlerini ise cehenneme gönderen rivayetlerdir Bu rivayetlerin farklı veya hasım fırkaları ötekileştirme ve onları bid atın kaynağı olarak gösterip taksim etmede bir şablon gibi kullanılması ehl i hadis in bid atlar doktrini nin kazanımlarından biridir Zira onlar ehl i bid at fırkalarını sayı bakımından 72 ye tamamlamak için tevhid prensibine ters düşse de kendi anlayışlarıyla bağdaştırmadıkları farklı yorum ve anlayış tarzlarıyla birlikte yeni olan her şeyi bid at ve sapıklıkla ithâm etmişlerdir Bu durum fıkıh alanında büyük bir hoşgörü ve ictihat kültürü geliştiren İslâm ümmetinin itikâdî alanda ise farklı yorum ve anlayış tarzlarına aynı müsamahayı göstermeyi başaramadığını ortaya koymaktadır

Astana Yayınları
Bid at anlayışları genel hatlarıyla benzer olan İmâmiyye ve Ehl i sünnet ehl i bid ata yöneltilen iman karşıtı nitelemeler konusunda da benzer bir anlayışa sahip olmakla birlikte bunlardan ilki daha sert bir söylem geliştirmiştir Kanaatimizce bunun nedeni bid atı dinî alanla sınırlayan anlayışı tercih eden İmâmiyye nin bu alana ilişkin ihdâslarla Allah ın kanun koyma yetkisine müdahale arasındaki bağı öne çıkarması ve tüm bid atları tek kısım görüp iman karşıtı olarak nitelemesidir Her iki ekolden bazı grupların birtakım gayr ı sahih rivayetlerden hareketle ehl i bid atın ibadet ve tevbelerinin makbul olmadığını söylemelerinin Allah ın rahmeti merhameti ve affediciliğiyle bağdaşmadığı bu noktaya temas eden naslarla sabittir Aynı şekilde her iki ekolde de ehl i bid at için öngörülen şiddet içerikli çeşitli fiziksel yaptırımların bazı zamanlarda uygulandığına rastlanmaktadır Fikrî boyutta ise bid at ve ehl i bid at kavramlarının bir ötekileştirme ve baskı aracı şeklinde kullanılageldiği anlaşılmaktadır Bid at literatüründe yer alan önemli bir konu da İftirâk hadisi olarak da bilinen ve İslâm ümmetini 73 fırkaya bölüp bunlardan sadece birini cennete diğerlerini ise cehenneme gönderen rivayetlerdir Bu rivayetlerin farklı veya hasım fırkaları ötekileştirme ve onları bid atın kaynağı olarak gösterip taksim etmede bir şablon gibi kullanılması ehl i hadis in bid atlar doktrini nin kazanımlarından biridir Zira onlar ehl i bid at fırkalarını sayı bakımından 72 ye tamamlamak için tevhid prensibine ters düşse de kendi anlayışlarıyla bağdaştırmadıkları farklı yorum ve anlayış tarzlarıyla birlikte yeni olan her şeyi bid at ve sapıklıkla ithâm etmişlerdir Bu durum fıkıh alanında büyük bir hoşgörü ve ictihat kültürü geliştiren İslâm ümmetinin itikâdî alanda ise farklı yorum ve anlayış tarzlarına aynı müsamahayı göstermeyi başaramadığını ortaya koymaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img