Sibel in Dramı — Mehmet Yıldırım

Sibel in Dramı
Mehmet YıldırımARI SANAT YAYINEVİ
Sibel in Dramı
Mehmet YıldırımHavada hafif bir esinti var toprağın ve bitkilerin kokusu insanı mest ediyordu Sibel in geceki rahatsızlığı beni korkutmuştu Ne olduğunu anlayamamıştık Sibel in hayatı sanki alt üst olmuştu Onun için endişe ediyorduk Ya bir de ölürse diye Sibel in hayatı gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyordu Maddi durumumuz da son derece sıkıntılıydı Hem yürüyor hem de türlü hayallere dalmıştım Hal böyle iken Ben de duygularımı frenlemeye çalışıyorum ama nafile Hasta görevlisi Sibel i kucağına aldı sedyenin üzerine oturttu Sibel ellerini bana uzatıp yüksek sesle Baba beni bırakma Baba beni bırakma Baba diye dehşet dolu çığlıklar atıp bağırıyor Görevli sedyeyi sürüyor ben de onları takip ediyorum Ama görevlinin arkasına saklanarak takip ediyorum ki Sibel gözyaşlarımı görmesin Ancak Sibel başını görevlinin sağından solundan uzatarak gözünü benden ayırmamaya çalışıyor Asansörün kapısına kadar gittim Sibel fırsattan istifade ayağa kalkarak ellerini açıp Beni kucağına al dedi Ben de o an Sibel in boynuna sarıldım Asansör kapısı açıldı Adam bir eliyle Sibel i tuttu bir elliyle de beni uzaklaştırdı Sibel in asansörün içinde dehşet dolu çığlığı Baba ne olursun beni bırakma diye feryat ediyordu Asansörün kapısı kapandı Kırmızı ışık yandı ve ameliyathaneye doğru Sibel in çığlıklarıyla gittiler Ben de hasta odalarının koridorlarında birkaç tur attım Sonra odama çekildim Odanın içinde bir bu tarafa bir o tarafa gelip gidiyorum

Arı Sanat Yayınevi
Havada hafif bir esinti var toprağın ve bitkilerin kokusu insanı mest ediyordu Sibel in geceki rahatsızlığı beni korkutmuştu Ne olduğunu anlayamamıştık Sibel in hayatı sanki alt üst olmuştu Onun için endişe ediyorduk Ya bir de ölürse diye Sibel in hayatı gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyordu Maddi durumumuz da son derece sıkıntılıydı Hem yürüyor hem de türlü hayallere dalmıştım Hal böyle iken Ben de duygularımı frenlemeye çalışıyorum ama nafile Hasta görevlisi Sibel i kucağına aldı sedyenin üzerine oturttu Sibel ellerini bana uzatıp yüksek sesle Baba beni bırakma Baba beni bırakma Baba diye dehşet dolu çığlıklar atıp bağırıyor Görevli sedyeyi sürüyor ben de onları takip ediyorum Ama görevlinin arkasına saklanarak takip ediyorum ki Sibel gözyaşlarımı görmesin Ancak Sibel başını görevlinin sağından solundan uzatarak gözünü benden ayırmamaya çalışıyor Asansörün kapısına kadar gittim Sibel fırsattan istifade ayağa kalkarak ellerini açıp Beni kucağına al dedi Ben de o an Sibel in boynuna sarıldım Asansör kapısı açıldı Adam bir eliyle Sibel i tuttu bir elliyle de beni uzaklaştırdı Sibel in asansörün içinde dehşet dolu çığlığı Baba ne olursun beni bırakma diye feryat ediyordu Asansörün kapısı kapandı Kırmızı ışık yandı ve ameliyathaneye doğru Sibel in çığlıklarıyla gittiler Ben de hasta odalarının koridorlarında birkaç tur attım Sonra odama çekildim Odanın içinde bir bu tarafa bir o tarafa gelip gidiyorum

Arı Sanat Yayınevi
Havada hafif bir esinti var toprağın ve bitkilerin kokusu insanı mest ediyordu Sibel in geceki rahatsızlığı beni korkutmuştu Ne olduğunu anlayamamıştık Sibel in hayatı sanki alt üst olmuştu Onun için endişe ediyorduk Ya bir de ölürse diye Sibel in hayatı gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyordu Maddi durumumuz da son derece sıkıntılıydı Hem yürüyor hem de türlü hayallere dalmıştım Hal böyle iken Ben de duygularımı frenlemeye çalışıyorum ama nafile Hasta görevlisi Sibel i kucağına aldı sedyenin üzerine oturttu Sibel ellerini bana uzatıp yüksek sesle Baba beni bırakma Baba beni bırakma Baba diye dehşet dolu çığlıklar atıp bağırıyor Görevli sedyeyi sürüyor ben de onları takip ediyorum Ama görevlinin arkasına saklanarak takip ediyorum ki Sibel gözyaşlarımı görmesin Ancak Sibel başını görevlinin sağından solundan uzatarak gözünü benden ayırmamaya çalışıyor Asansörün kapısına kadar gittim Sibel fırsattan istifade ayağa kalkarak ellerini açıp Beni kucağına al dedi Ben de o an Sibel in boynuna sarıldım Asansör kapısı açıldı Adam bir eliyle Sibel i tuttu bir elliyle de beni uzaklaştırdı Sibel in asansörün içinde dehşet dolu çığlığı Baba ne olursun beni bırakma diye feryat ediyordu Asansörün kapısı kapandı Kırmızı ışık yandı ve ameliyathaneye doğru Sibel in çığlıklarıyla gittiler Ben de hasta odalarının koridorlarında birkaç tur attım Sonra odama çekildim Odanın içinde bir bu tarafa bir o tarafa gelip gidiyorum

Arı Sanat Yayınevi
Havada hafif bir esinti var toprağın ve bitkilerin kokusu insanı mest ediyordu Sibel in geceki rahatsızlığı beni korkutmuştu Ne olduğunu anlayamamıştık Sibel in hayatı sanki alt üst olmuştu Onun için endişe ediyorduk Ya bir de ölürse diye Sibel in hayatı gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyordu Maddi durumumuz da son derece sıkıntılıydı Hem yürüyor hem de türlü hayallere dalmıştım Hal böyle iken Ben de duygularımı frenlemeye çalışıyorum ama nafile Hasta görevlisi Sibel i kucağına aldı sedyenin üzerine oturttu Sibel ellerini bana uzatıp yüksek sesle Baba beni bırakma Baba beni bırakma Baba diye dehşet dolu çığlıklar atıp bağırıyor Görevli sedyeyi sürüyor ben de onları takip ediyorum Ama görevlinin arkasına saklanarak takip ediyorum ki Sibel gözyaşlarımı görmesin Ancak Sibel başını görevlinin sağından solundan uzatarak gözünü benden ayırmamaya çalışıyor Asansörün kapısına kadar gittim Sibel fırsattan istifade ayağa kalkarak ellerini açıp Beni kucağına al dedi Ben de o an Sibel in boynuna sarıldım Asansör kapısı açıldı Adam bir eliyle Sibel i tuttu bir elliyle de beni uzaklaştırdı Sibel in asansörün içinde dehşet dolu çığlığı Baba ne olursun beni bırakma diye feryat ediyordu Asansörün kapısı kapandı Kırmızı ışık yandı ve ameliyathaneye doğru Sibel in çığlıklarıyla gittiler Ben de hasta odalarının koridorlarında birkaç tur attım Sonra odama çekildim Odanın içinde bir bu tarafa bir o tarafa gelip gidiyorum

Arı Sanat Yayınları
Havada hafif bir esinti var toprağın ve bitkilerin kokusu insanı mest ediyordu Sibel in geceki rahatsızlığı beni korkutmuştu Ne olduğunu anlayamamıştık Sibel in hayatı sanki alt üst olmuştu Onun için endişe ediyorduk Ya bir de ölürse diye Sibel in hayatı gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyordu Maddi durumumuz da son derece sıkıntılıydı Hem yürüyor hem de türlü hayallere dalmıştım Hal böyle iken Ben de duygularımı frenlemeye çalışıyorum ama nafile Hasta görevlisi Sibel i kucağına aldı sedyenin üzerine oturttu Sibel ellerini bana uzatıp yüksek sesle Baba beni bırakma Baba beni bırakma Baba diye dehşet dolu çığlıklar atıp bağırıyor Görevli sedyeyi sürüyor ben de onları takip ediyorum Ama görevlinin arkasına saklanarak takip ediyorum ki Sibel gözyaşlarımı görmesin Ancak Sibel başını görevlinin sağından solundan uzatarak gözünü benden ayırmamaya çalışıyor Asansörün kapısına kadar gittim Sibel fırsattan istifade ayağa kalkarak ellerini açıp Beni kucağına al dedi Ben de o an Sibel in boynuna sarıldım Asansör kapısı açıldı Adam bir eliyle Sibel i tuttu bir elliyle de beni uzaklaştırdı Sibel in asansörün içinde dehşet dolu çığlığı Baba ne olursun beni bırakma diye feryat ediyordu Asansörün kapısı kapandı Kırmızı ışık yandı ve ameliyathaneye doğru Sibel in çığlıklarıyla gittiler Ben de hasta odalarının koridorlarında birkaç tur attım Sonra odama çekildim Odanın içinde bir bu tarafa bir o tarafa gelip gidiyorum