Sidra — Kader Uçar

Sidra
Kader Uçarİkinci Adam Yayınları
Sidra
Kader UçarHayat bana kolay bir yol sunmadı Zorluklar talihsizlikler çalınan özgürlüğüm Beni bugün buraya getiren yol kolay bir yol olmadı Hayat bana hiçbir zaman cömert davranmadı Aksine önüme hep duvarlar ördü Yıllarca aşağılandım hor görüldüm ötekileştirildim Yalnız bir anne olarak mücadele verirken hem güçlü hem de güçsüz hissettiğim günler oldu Çaresizlik boynuma sarılan bir zincir gibi ağırdı Ama bir gün kendime bir söz verdim Bu zincirleri kıracağım Kendim için oğlum için tüm kadınlar için Ve işte buradayım Taşa yazılan yazgıların acılı ve büyümeyen çocukların hikâyesi Sen hiç başka bir elle bir ömür yaşadın mı diyeceğiniz şark toplumların bireysel olmaktan öte bölgenin örgütlü feodal düzeninin bir yansımaları olarak görülecek bir anlayış Ataerkil bir toplum yapısıyla erkeklerin ne olursa olsun haklı kızların ise maalesef haksız dinlenmediği kızların kendi biyolojik büyümeleri bile ayıp karşılandığı ve utanılacak bir süreç görüldüğü okumalarına izin verilmediği ve çocuk yaşlarda bir an önce evlendirilmeye çalışıldığı bir hiçliğin adıdır Hatta ölmüş tacize tecavüzü uğramış dolandırılmış kaç kişi evlenip boşanmış toplum mühendis ve mimarları maalesef yetersiz ve bireysel kişilerden oluşuyor Bu da gelişimi olumsuz etkiliyor İhmale uğramış olan her kadın çocukluğundan süre gelmiş travmaların kendisinde açmış olan yaralarla yaşamayı öğrenerek hayata devam etmesini mecbur kılar Her ihmal kadından bir duyguyu çalıp götürür Toplumun dayatması erkeğin haklı göründüğü kadının erkek için hizmet eden bir varlık olduğuna olan inancın cehaletin eğitimsizliğin kadına söz hakkı tanımadan birey yerine konulmadan başka ellerle ona yaşaması mec bur kılınan bir ömür içerisinde büyük bir mutlulukla dünyaya gelen çocukların büyük mutsuzluklarla yaşamasına sebep olur Adım atmaya hâli yok iken uçmaya çalışan bekâr annelerin yaşamış olduğu sorunları açıkça dile getiren bu kitapta erkeğin boşanınca bekâr kadının boşanınca dul etiketiyle anılmasının kadında bıraktığı derin değersizlik ve lanetli boşluğu anlatıyor Bu değersizlik yaraları gün geçtikçe kadının bedenini ve ruhunu sarmalayıp günlük rutinine bile engel hâle getiriyor Çocukluk travması ihmal sevgisizlik cehalet erken yaşta evlilik çocuk anneler bekâr anneler toplum baskılarını ele almış olan bu kitapta her anne baba adaylarının dikkatini çekecek ele alması gereken konular olduğunu düşünüyorum Çocuklarınıza güvenin onları sevin koruyun kollayın Her çocuk geleceğin bir ebeveyn adayıdır Mutsuz büyümüş çocuklar ne kadar sağlıklı çocuk yetiştirebilir Defalarca düşmesine rağmen yeniden ayağa kalkabilme inancını içinde diri tutan kadınların yaşamış olduğu travmatik hayat hikâyelerinin bir araya gelmesiyle oluşan her şeye rağmen yeniden küllerinden doğmayı başaran kadınların hikâyesidir Sidra Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
Hayat bana kolay bir yol sunmadı Zorluklar talihsizlikler çalınan özgürlüğüm Beni bugün buraya getiren yol kolay bir yol olmadı Hayat bana hiçbir zaman cömert davranmadı Aksine önüme hep duvarlar ördü Yıllarca aşağılandım hor görüldüm ötekileştirildim Yalnız bir anne olarak mücadele verirken hem güçlü hem de güçsüz hissettiğim günler oldu Çaresizlik boynuma sarılan bir zincir gibi ağırdı Ama bir gün kendime bir söz verdim Bu zincirleri kıracağım Kendim için oğlum için tüm kadınlar için Ve işte buradayım Taşa yazılan yazgıların acılı ve büyümeyen çocukların hikâyesi Sen hiç başka bir elle bir ömür yaşadın mı diyeceğiniz şark toplumların bireysel olmaktan öte bölgenin örgütlü feodal düzeninin bir yansımaları olarak görülecek bir anlayış Ataerkil bir toplum yapısıyla erkeklerin ne olursa olsun haklı kızların ise maalesef haksız dinlenmediği kızların kendi biyolojik büyümeleri bile ayıp karşılandığı ve utanılacak bir süreç görüldüğü okumalarına izin verilmediği ve çocuk yaşlarda bir an önce evlendirilmeye çalışıldığı bir hiçliğin adıdır Hatta ölmüş tacize tecavüzü uğramış dolandırılmış kaç kişi evlenip boşanmış toplum mühendis ve mimarları maalesef yetersiz ve bireysel kişilerden oluşuyor Bu da gelişimi olumsuz etkiliyor İhmale uğramış olan her kadın çocukluğundan süre gelmiş travmaların kendisinde açmış olan yaralarla yaşamayı öğrenerek hayata devam etmesini mecbur kılar Her ihmal kadından bir duyguyu çalıp götürür Toplumun dayatması erkeğin haklı göründüğü kadının erkek için hizmet eden bir varlık olduğuna olan inancın cehaletin eğitimsizliğin kadına söz hakkı tanımadan birey yerine konulmadan başka ellerle ona yaşaması mecbur kılınan bir ömür içerisinde büyük bir mutlulukla dünyaya gelen çocukların büyük mutsuzluklarla yaşamasına sebep olur Adım atmaya hâli yok iken uçmaya çalışan bekâr annelerin yaşamış olduğu sorunları açıkça dile getiren bu kitapta erkeğin boşanınca bekâr kadının boşanınca dul etiketiyle anılmasının kadında bıraktığı derin değersizlik ve lanetli boşluğu anlatıyor Bu değersizlik yaraları gün geçtikçe kadının bedenini ve ruhunu sarmalayıp günlük rutinine bile engel hâle getiriyor Çocukluk travması ihmal sevgisizlik cehalet erken yaşta evlilik çocuk anneler bekâr anneler toplum baskılarını ele almış olan bu kitapta her anne baba adaylarının dikkatini çekecek ele alması gereken konular olduğunu düşünüyorum Çocuklarınıza güvenin onları sevin koruyun kollayın Her çocuk geleceğin bir ebeveyn adayıdır Mutsuz büyümüş çocuklar ne kadar sağlıklı çocuk yetiştirebilir Defalarca düşmesine rağmen yeniden ayağa kalkabilme inancını içinde diri tutan kadınların yaşamış olduğu travmatik hayat hikâyelerinin bir araya gelmesiyle oluşan her şeye rağmen yeniden küllerinden doğmayı başaran kadınların hikâyesidir Sidra

İkinci Adam Yayınları
Hayat bana kolay bir yol sunmadı Zorluklar talihsizlikler çalınan özgürlüğüm Beni bugün buraya getiren yol kolay bir yol olmadı Hayat bana hiçbir zaman cömert davranmadı Aksine önüme hep duvarlar ördü Yıllarca aşağılandım hor görüldüm ötekileştirildim Yalnız bir anne olarak mücadele verirken hem güçlü hem de güçsüz hissettiğim günler oldu Çaresizlik boynuma sarılan bir zincir gibi ağırdı Ama bir gün kendime bir söz verdim Bu zincirleri kıracağım Kendim için oğlum için tüm kadınlar için Ve işte buradayım Taşa yazılan yazgıların acılı ve büyümeyen çocukların hikâyesi Sen hiç başka bir elle bir ömür yaşadın mı diyeceğiniz şark toplumların bireysel olmaktan öte bölgenin örgütlü feodal düzeninin bir yansımaları olarak görülecek bir anlayış Ataerkil bir toplum yapısıyla erkeklerin ne olursa olsun haklı kızların ise maalesef haksız dinlenmediği kızların kendi biyolojik büyümeleri bile ayıp karşılandığı ve utanılacak bir süreç görüldüğü okumalarına izin verilmediği ve çocuk yaşlarda bir an önce evlendirilmeye çalışıldığı bir hiçliğin adıdır Hatta ölmüş tacize tecavüzü uğramış dolandırılmış kaç kişi evlenip boşanmış toplum mühendis ve mimarları maalesef yetersiz ve bireysel kişilerden oluşuyor Bu da gelişimi olumsuz etkiliyor İhmale uğramış olan her kadın çocukluğundan süre gelmiş travmaların kendisinde açmış olan yaralarla yaşamayı öğrenerek hayata devam etmesini mecbur kılar Her ihmal kadından bir duyguyu çalıp götürür Toplumun dayatması erkeğin haklı göründüğü kadının erkek için hizmet eden bir varlık olduğuna olan inancın cehaletin eğitimsizliğin kadına söz hakkı tanımadan birey yerine konulmadan başka ellerle ona yaşaması mec bur kılınan bir ömür içerisinde büyük bir mutlulukla dünyaya gelen çocukların büyük mutsuzluklarla yaşamasına sebep olur Adım atmaya hâli yok iken uçmaya çalışan bekâr annelerin yaşamış olduğu sorunları açıkça dile getiren bu kitapta erkeğin boşanınca bekâr kadının boşanınca dul etik

İkinci Adam
Hayat bana kolay bir yol sunmadı Zorluklar talihsizlikler çalınan özgürlü ğüm Beni bugün buraya getiren yol kolay bir yol olmadı Hayat bana hiçbir za man cömert davranmadı Aksine önüme hep duvarlar ördü Yıllarca aşağı landım hor görüldüm ötekileştirildim Yalnız bir anne olarak mücadele verirken hem güçlü hem de güçsüz hissettiğim günler oldu Çaresizlik boy numa sarılan bir zincir gibi ağırdı Ama bir gün kendime bir söz verdim Bu zincirleri kıracağım Kendim için oğlum için tüm kadınlar için Ve işte buradayım Taşa yazılan yazgıların acılı ve büyümeyen çocukların hikâyesi Sen hiç başka bir elle bir ömür yaşadın mı diyeceğiniz şark toplumların bireysel olmaktan öte bölgenin örgütlü feodal düzeninin bir yansımaları olarak gö rülecek bir anlayış Ataerkil bir toplum yapısıyla erkeklerin ne olursa olsun haklı kızların ise maalesef haksız dinlenmediği kızların kendi biyolojik büyümeleri bile ayıp karşılandığı ve utanılacak bir süreç görüldüğü oku malarına izin verilmediği ve çocuk yaşlarda bir an önce evlendirilmeye çalışıldığı bir hiçliğin adıdır Hatta ölmüş tacize tecavüzü uğramış do landırılmış kaç kişi evlenip boşanmış toplum mühendis ve mimarları maa lesef yetersiz ve bireysel kişilerden oluşuyor Bu da gelişimi olumsuz etkili yor İhmale uğramış olan her kadın çocukluğundan süre gelmiş travmaların kendisinde açmış olan yaralarla yaşamayı öğrenerek hayata devam etmesini mecbur kılar Her ihmal kadından bir duyguyu çalıp götürür Toplumun dayatması erkeğin haklı göründüğü kadının erkek için hizmet eden bir varlık olduğuna olan inancın cehaletin eğitimsizliğin kadına söz hakkı tanımadan birey yerine konulmadan başka ellerle ona yaşaması mecbur kılınan bir ömür içerisinde büyük bir mutlulukla dünyaya gelen ço cukların büyük mutsuzluklarla yaşamasına sebep olur Adım atmaya hâli yok iken uçmaya çalışan bekâr annelerin yaşamış olduğu sorunları açıkça dile getiren bu kitapta erkeğin boşanınca bekâr kadının boşanınca dul etiketiyle anılmasının kadında bıraktığı derin değersizlik ve lanetli boşluğu anlatıyor Bu değersizlik yaraları gün geçtikçe kadının bedenini ve ruhunu sarmala yıp günlük rutinine bile engel hâle getiriyor Çocukluk travması ihmal sevgisizlik cehalet erken yaşta evlilik çocuk anneler bekâr anneler toplum baskılarını ele almış olan bu kitapta her anne baba adaylarının dikkatini çekecek ele alması gereken konular olduğunu düşünüyorum Çocuklarınıza güvenin onları sevin koruyun kollayın Her çocuk geleceğin bir ebeveyn adayıdır Mutsuz büyümüş çocuklar ne kadar sağlıklı çocuk yetiştirebilir Defalarca düşmesine rağmen yeniden ayağa kalkabilme inancını içinde diri tutan kadınların yaşamış olduğu travmatik hayat hikâyelerinin bir araya gelmesiyle oluşan her şeye rağmen yeniden küllerinden doğmayı başaran kadınların hikâyesidir Sidra

İkinci Adam Yayınları
Hayat bana kolay bir yol sunmadı Zorluklar talihsizlikler çalınan özgürlüğüm Beni bugün buraya getiren yol kolay bir yol olmadı Hayat bana hiçbir zaman cömert davranmadı Aksine önüme hep duvarlar ördü Yıllarca aşağılandım hor görüldüm ötekileştirildim Yalnız bir anne olarak mücadele verirken hem güçlü hem de güçsüz hissettiğim günler oldu Çaresizlik boynuma sarılan bir zincir gibi ağırdı Ama bir gün kendime bir söz verdim Bu zincirleri kıracağım Kendim için oğlum için tüm kadınlar için Ve işte buradayım Taşa yazılan yazgıların acılı ve büyümeyen çocukların hikâyesi Sen hiç başka bir elle bir ömür yaşadın mı diyeceğiniz şark toplumların bireysel olmaktan öte bölgenin örgütlü feodal düzeninin bir yansımaları olarak görülecek bir anlayış Ataerkil bir toplum yapısıyla erkeklerin ne olursa olsun haklı kızların ise maalesef haksız dinlenmediği kızların kendi biyolojik büyümeleri bile ayıp karşılandığı ve utanılacak bir süreç görüldüğü okumalarına izin verilmediği ve çocuk yaşlarda bir an önce evlendirilmeye çalışıldığı bir hiçliğin adıdır Hatta ölmüş tacize tecavüzü uğramış dolandırılmış kaç kişi evlenip boşanmış toplum mühendis ve mimarları maalesef yetersiz ve bireysel kişilerden oluşuyor Bu da gelişimi olumsuz etkiliyor İhmale uğramış olan her kadın çocukluğundan süre gelmiş travmaların kendisinde açmış olan yaralarla yaşamayı öğrenerek hayata devam etmesini mecbur kılar Her ihmal kadından bir duyguyu çalıp götürür Toplumun dayatması erkeğin haklı göründüğü kadının erkek için hizmet eden bir varlık olduğuna olan inancın cehaletin eğitimsizliğin kadına söz hakkı tanımadan birey yerine konulmadan başka ellerle ona yaşaması mec bur kılınan bir ömür içerisinde büyük bir mutlulukla dünyaya gelen çocukların büyük mutsuzluklarla yaşamasına sebep olur Adım atmaya hâli yok iken uçmaya çalışan bekâr annelerin yaşamış olduğu sorunları açıkça dile getiren bu kitapta erkeğin boşanınca bekâr kadının boşanınca dul etiketiyle anılmasının kadında bıraktığı derin değersizlik ve lanetli boşluğu anlatıyor Bu değersizlik yaraları gün geçtikçe kadının bedenini ve ruhunu sarmalayıp günlük rutinine bile engel hâle getiriyor Çocukluk travması ihmal sevgisizlik cehalet erken yaşta evlilik çocuk anneler bekâr anneler toplum baskılarını ele almış olan bu kitapta her anne baba adaylarının dikkatini çekecek ele alması gereken konular olduğunu düşünüyorum Çocuklarınıza güvenin onları sevin koruyun kollayın Her çocuk geleceğin bir ebeveyn adayıdır Mutsuz büyümüş çocuklar ne kadar sağlıklı çocuk yetiştirebilir Defalarca düşmesine rağmen yeniden ayağa kalkabilme inancını içinde diri tutan kadınların yaşamış olduğu travmatik hayat hikâyelerinin bir araya gelmesiyle oluşan her şeye rağmen yeniden küllerinden doğmayı başaran kadınların hikâyesidir Sidra