Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi Sayı 55 Eylül Ekim 2019 — Kolektif

Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi Sayı 55 Eylül Ekim 2019
Kolektif
Nihayet Dergisi
Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi Sayı 55 Eylül Ekim 2019
Kolektif
Bütün büyük bütün kadim bütün kabul görmüş masallarda efsanelerde filmlerde romanlarda bir yolculuğun içerdiği çileleri ve vaatleri buluruz Yolculuk bu anlatılarda başka biri olmak kahramanlaşmak için gereken fırsatın ta kendisidir Bu yolculuklar her seferinde yolcuyu derinden etkileyen bir durağa uğrar Bazen bir ateş vadisine bazen bir çeşme başına bazen de bir istasyona Bu durak adeta bir giysi prova odası gibi kahramanın eski benini içeride soyunup yenisiyle dışarı çıktığı da bir eşiktir Bu duraklar kahramanın hayatına mührünü vurur onun hikâyesini büyütür Çünkü kahraman oraya az ya da çok kök salmıştır Nereye giderse gitsin bu köklerden aldığı öz suyu onun içinde dolaşmaya bazen uyanmaya bazen sızlamaya devam eder Bununla birlikte birer karşılaşma buluşma yeri olan bu duraklar Marc Auge nin söylediği gibi modernleşmenin aşırı biçiminde sadece birer geçiş yerine dönüşerek ağırlığını kaybeder Artık bu duraklarla hayatımız arasındaki duygusal veya varoluşsal alışveriş seyrelir Oradan sadece ve hemen her zaman bir insani temasta da bulunmadan geçip gideriz Biletimizi telefondaki uygulamadan satın alır çipli pasaportumuzu yahut biletin QR kodunu turnikede okutur ekranların bizi yönlendirdiği perona ya da kapıya gider numaraların gösterdiği koltuğa otururuz Yazılımların elimizden tuttuğu bir yolculuktur bu Bu karşılaşma yerleri gibi ulaşımın araçları da yenilenmiştir artık Yazın ve hâliyle tatilin tatille birlikte yaz yolculuklarının başlayacağı şu günlerde bu konuyu ele aldık Nihayet bu sayıda ulaşım araçlarını hesaba katarak ulaşımla ilgili değişen alışkanlıklarımızı bu karşılaşma yerleri de dahil olmak üzere inceleyen bir dosya ile karşınızda Dosya Mehmet Ali Akyurt un Yer Olmayan ı Yer Kılmak başlığında modernliğin aldığı biçimlerle artan ve şekillenen yer olmayan yerler kavramını yolculuğun mekânlarındaki duraklar ve mekân aidiyetimiz bağlamında irdeleyen yazısıyla açılıyor Ardından Güven Adıgüzel in Deniz Üstü Köpürür başlığıyla ulaşımın karasallığı dışında deniz ve denizin insanla kurduğu bağlamda feribot yolculuğuyla devam ediyor Sonrasında Mehmet Aycı X Raya Takılan Merhamet başlığında geçmişten bugüne değişen istasyon yolculuklarını gar delilerini ve kaçak yolcuları aktarıyor Mehmet Erken İstanbul da Bir Cevelan başlığında banliyöden Marmaray hattına toplu taşımaların değişimlerinin günlük hayatımızdaki yerine değiniyor Ümit Aksoy Bir Otogar Yazısı başlığıyla ulaşımın değişen biçimlerinde otogarın geçmişten bugüne hayatımızdaki karşılığını mekân ulaşım hız ve insan etrafında ele alıyor Cihan Aktaş ın Esenler Otogarı nın Tuhaf İnşa Süreci isimli çalışmasında Esenler Otogarı nın kuruluş hikâyesine odaklanıyor Ardından Tuba Kaplan Yol Mekân ve Arayışın Poetikası başlığında Türk ve dünya edebiyatında roman şiir ve hikâyelerde geçen yolculuk yolun durakları temalı konular bağlamında kurmacada yolun ele alınışını açımlıyor Muzaffer Musab Yılmaz Türk Sinemasında Otogar Temsilleri başlığında sinema ve otomobiller bağlamında Türk sinemasında geçen ulaşım mekânlarına özellikle otogarlara odaklanıyor Tugay Kaban Taşınabilir Toplu Taşımalar yazısında sosyal medya kullanım ve davranış biçimlerini metrobüs yolculuğu ve insan ilişkileri ışığında ele alıyor Nihayet in Kayıtlar Hayat Memat ve Kültür Atlası sayfalarında da okuru birbirinden önemli yazılar bekliyor Yasin Taçar Sufilerin Ortaya Koydukları Ahlaki Tavır başlığında bencillik ve bireyciliğin öne çıkartıldığı çağımızda ariflerin ahlaki tavırlarını hatırlatıyor Abdullah Baycar Monoton Müzelerin Can Simidi Tematik Müzeler başlıklı yazısında Türkiye de müzeciliğin gelişim ve büyüme meselesini tematik müzelerin artmasını ve içeriklerini ortaya çıkarıyor Evrak ı Perişan Arasında serisine devam eden Necati Tonga ise Nurrettin Artam ın Ankara Mektupları I başlığıyla edebiyat dünyasında unutulan Artam ın Ankara mektuplarında gözden kaçan detayları ele aldığı önemli yazısını

Nihayet Dergisi
Birkaç arkadaşla aramızda bir değini konusudur Kırk sene önce bir yaz günü bir caminin yanındaki çay ocağının önündeki kaldırıma oturmuş birkaç yaşlı köylü görmüştük Güneşten kaçmadan saatlerdir orada öylece suskun gözlerini kısarak oturuyorlardı Biz çocuklar gölgeye kaçarken ve biraz da öylece oturmakta zorlanırken gömleklerinin yaka düğmeleri de ilikli o amcalar orada ama öylece oturuyorlardı Büyük bir sebatla ve ciddiyetle âdeta Godot yu bekliyor gibi diyesim geliyor ama tam tersine o dekorun bir parçasıymış ve hep oradalarmış gibi oturuyorlardı O oturan amca kütlelerine bakarak kikirdediğimizi onları konu edindiğimizi hatırlıyorum Biz onların hareketsizliğini yadırgıyorduk ama onların hareket etmek için bir sebepleri yoktu Yerinde duramayan bizlerle ve kımıldayıp duran çarşı hayatıyla tezat bir görüntüleri vardı Aynı anda biri çok yavaş ve diğeri çok hızlı iki ayrı ritmin çarpıştığı bu enstantane her saçma şey gibi bizi eğlendirmişti Aradan geçen bunca yıl sonra olayın şahitleri bizler işini saatlerce masa başında oturarak yapmak zorunda kalan kimselere dönüştük Ama bizimle onlar ar asında bir fark var Biz öylece oturamıyoruz Masa başındayken bacaklarımız hareketsizse de ekran başındaki gözlerimiz parmaklarımız bileklerimiz hareketli Bir listeden bir Excel sayfasından bir rapordan bir videodan bir posttan diğerine koştuğumuzu hissediyoruz Oturuyoruz ama belimiz boynumuz ve sırtımız ağrıyor Koşmadan yoruluyor koşmadan yetişiyoruz İki oturuş arasında fark var O köylüler oturdukları zaman dilimiyle senkronize olarak orada hazır bulunuyorlardı Yavaş akan bir zamanda kendileri de yavaştı Bizse oturduğumuzda sadece yavaşlamış görünüyoruz ama zamanımız yetişmek zorunda kalacağımız kadar hızlı akıyor Son yıllarda gelişen iş kolları geleneksel iş kollarındaki otomasyon ve dijitalleşme gibi faktörler sebebiyle dünya genelinde oturan insan sayısında ciddi artış olduğu muhakkak Ama bu oturma acaba o eski oturma mı Nihayet bu sayıda oturan insana odaklandı Bizim için hazırlaması zevkli ve öğretici bir sayı oldu Dosya Mehmet Ali Akyurt un Oturmanın Sosyolojisine Dair başlığında kültürel sınıfsal ve alışkanlıklar bağlamında sosyolojik bakış açısıyla açılıyor Ardından Deniz Demirarslan ın Sedirden Koltuğa Tasarımın Kültürel Yolculuğu isimli yazısıyla oturma biçimlerinin mobilyadan koltuğa modernleşme ve tasarımlarını irdeleyerek devam ediyor M Atilla Söğüt Oturma Elemanı ve Statü Tarihsel Süreçten Günümüze Mekân Kimlik ve Toplumsal Hiyerarşinin Somut Göstergesi başlığında oturma araçları üzerinden statü ve kimliğe ilişkin tarihsel örnekleri barındırdığı yazısıyla yer alıyor Gülçin Gündüz Oturmanın Dönüşümü Nesneden Duyguya yazısında oturma eyleminin duygusal ve statü olarak konumlandırılmasını keşfetme yolculuğu bağlamına açımlıyor Ardından Tuba Kaplan Fizyoterapist İrem Bilge Ulukış ve Uzman Esra Şahin Akçal ile Oturmak Yeni Yorgunluk Biçimi başlığında oturmanın bedensel ve ruhsal etkisini ruh hâli ve fizikî dışavurumlarını irdeledikleri bir röportaj gerçekleştiriyor İsmet Tunç Dinî ve Kültürel Boyutuyla Bir Eylem Olarak Oturmak yazısında kültürel ve Doğu dinleri inançlar bağlamında oturma eylemini inceliyor Murat Güzel Siyasalın Üretildiği Kamusal Mekânlardan Biri Kahvehaneler başlığında oturma eyleminin siyasal boyutlarını kamusal mekânlar kahvehaneler üzerine ele alıyor Cihan Aktaş Geçerken Oturmak Ara Yerde Bir Nefes Almak başlığıyla geçmişten günümüze oturmak oturma salonları ev oturmaları bağlamında ele alıyor Tugay Kaban Gövdenin Unutmadığı Duruş başlığında kurmaca metinlerde Oblomovlaşan karakterler bağlamında edebiyatta oturmak başlığını ele alıyor Tuba Kaplan Melankoli Mekân ve Modernlik Bağlamında Oturan Erkeklik yazısında oturma eylemini melankoli ve yas bağlamında düşünerek Türk Edebiyatında oturan erkeklik figürlerini irdeliyor Nihayet in Kayıtlar Hayat Memat ve Kültür Atlası sayfalarında da okuru birbirinden önemli yazılar

Nihayet Dergisi
Birkaç arkadaşla aramızda bir değini konusudur Kırk sene önce bir yaz günü bir caminin yanındaki çay ocağının önündeki kaldırıma oturmuş birkaç yaşlı köylü görmüştük Güneşten kaçmadan saatlerdir orada öylece suskun gözlerini kısarak oturuyorlardı Biz çocuklar gölgeye kaçarken ve biraz da öylece oturmakta zorlanırken gömleklerinin yaka düğmeleri de ilikli o amcalar orada ama öylece oturuyorlardı Büyük bir sebatla ve ciddiyetle âdeta Godot yu bekliyor gibi diyesim geliyor ama tam tersine o dekorun bir parçasıymış ve hep oradalarmış gibi oturuyorlardı O oturan amca kütlelerine bakarak kikirdediğimizi onları konu edindiğimizi hatırlıyorum Biz onların hareketsizliğini yadırgıyorduk ama onların hareket etmek için bir sebepleri yoktu Yerinde duramayan bizlerle ve kımıldayıp duran çarşı hayatıyla tezat bir görüntüleri vardı Aynı anda biri çok yavaş ve diğeri çok hızlı iki ayrı ritmin çarpıştığı bu enstantane her saçma şey gibi bizi eğlendirmişti Aradan geçen bunca yıl sonra olayın şahitleri bizler işini saatlerce masa başında oturarak yapmak zorunda kalan kimselere dönüştük Ama bizimle onlar ar asında bir fark var Biz öylece oturamıyoruz Masa başındayken bacaklarımız hareketsizse de ekran başındaki gözlerimiz parmaklarımız bileklerimiz hareketli Bir listeden bir Excel sayfasından bir rapordan bir videodan bir posttan diğerine koştuğumuzu hissediyoruz Oturuyoruz ama belimiz boynumuz ve sırtımız ağrıyor Koşmadan yoruluyor koşmadan yetişiyoruz İki oturuş arasında fark var O köylüler oturdukları zaman dilimiyle senkronize olarak orada hazır bulunuyorlardı Yavaş akan bir zamanda kendileri de yavaştı Bizse oturduğumuzda sadece yavaşlamış görünüyoruz ama zamanımız yetişmek zorunda kalacağımız kadar hızlı akıyor Son yıllarda gelişen iş kolları geleneksel iş kollarındaki otomasyon ve dijitalleşme gibi faktörler sebebiyle dünya genelinde oturan insan sayısında ciddi artış olduğu muhakkak Ama bu oturma acaba o eski oturma mı Nihayet bu sayıda oturan insana odaklandı Bizim için hazırlaması zevkli ve öğretici bir sayı oldu Dosya Mehmet Ali Akyurt un Oturmanın Sosyolojisine Dair başlığında kültürel sınıfsal ve alışkanlıklar bağlamında sosyolojik bakış açısıyla açılıyor Ardından Deniz Demirarslan ın Sedirden Koltuğa Tasarımın Kültürel Yolculuğu isimli yazısıyla oturma biçimlerinin mobilyadan koltuğa modernleşme ve tasarımlarını irdeleyerek devam ediyor M Atilla Söğüt Oturma Elemanı ve Statü Tarihsel Süreçten Günümüze Mekân Kimlik ve Toplumsal Hiyerarşinin Somut Göstergesi başlığında oturma araçları üzerinden statü ve kimliğe ilişkin tarihsel örnekleri barındırdığı yazısıyla yer alıyor Gülçin Gündüz Oturmanın Dönüşümü Nesneden Duyguya yazısında oturma eyleminin duygusal ve statü olarak konumlandırılmasını keşfetme yolculuğu bağlamına açımlıyor Ardından Tuba Kaplan Fizyoterapist İrem Bilge Ulukış ve Uzman Esra Şahin Akçal ile Oturmak Yeni Yorgunluk Biçimi başlığında oturmanın bedensel ve ruhsal etkisini ruh hâli ve fizikî dışavurumlarını irdeledikleri bir röportaj gerçekleştiriyor İsmet Tunç Dinî ve Kültürel Boyutuyla Bir Eylem Olarak Oturmak yazısında kültürel ve Doğu dinleri inançlar bağlamında oturma eylemini inceliyor Murat Güzel Siyasalın Üretildiği Kamusal Mekânlardan Biri Kahvehaneler başlığında oturma eyleminin siyasal boyutlarını kamusal mekânlar kahvehaneler üzerine ele alıyor Cihan Aktaş Geçerken Oturmak Ara Yerde Bir Nefes Almak başlığıyla geçmişten günümüze oturmak oturma salonları ev oturmaları bağlamında ele alıyor Tugay Kaban Gövdenin Unutmadığı Duruş başlığında kurmaca metinlerde Oblomovlaşan karakterler bağlamında edebiyatta oturmak başlığını ele alıyor Tuba Kaplan Melankoli Mekân ve Modernlik Bağlamında Oturan Erkeklik yazısında oturma eylemini melankoli ve yas bağlamında düşünerek Türk Edebiyatında oturan erkeklik figürlerini irdeliyor Nihayet in Kayıtlar Hayat Memat ve Kültür Atlası sayfalarında da okuru birbirinden önemli yazılar

Şiirden Yayıncılık
Şiirden Dergisinin 55 sayısı ile 9 yılı arkada bıraktık Güzel anılarımız acı deneyimlerimiz oldu 9 yıl her iki ayda bir sayı çıkarmanın ne güç olduğunu gördük ve her sayıyı çıkarırken Defter Dergisi nin son sayısındaki Sayı 45 2002 trajik kapanma gerekçesini andık sıklıkla Aklımda kaldığı kadarıyla dergiyi çıkarmak için gerekli yazı desteğinin bulunamaması idi gerekçe Bu trajik ama bir o kadar da sosyal ve kültürel açıdan ne kadar gelişmiş olduğumuzu yüzümüze tokat gibi aşkeden gerekçe bugün on kat daha gerçek Özellikle sosyal medyaya sıkışan ve sıkıştırılan tartışmalar bugünlerde facebook ve biraz da instagram ve twitter üzerinden yapılıyor Kahvehane dedikodusunu bile aratan paylaşımlar galiz küfür ve hakaretlerle dolu sözümona hareretli tartışmalar Bir tür facebook kabadayılığı yapılıyor artık Bazı dergiler kadro dergisi Bazı yeni dergiler bundan yaklaşık otuz yıl öncesinde yapılan tartışmaları ısıtıp ısıtıp getiriyor gündeme Bazı biyolojik bakımdan genç şairler oldukça yaşlı ve donanımsız olduklarını ısrarla göstermeye bayılıyorlar Bazıları da kışkırtıcı yapay ve aşılmış genç şair üzerinden tartışma yaratarak facebook karakterinden prim yapmaya koltuk sağlamlaştırmaya çalışıyor Biz kadro dergisi görünümüzden uzaklaşmak istedikçe yazı konusu ayağımıza çelme takıyor Keşke şiir gönderenler birer adet de Şiirden in gündeme getirmeye çalıştığı sorunlarla ilgili yazı gönderseler Bütün bunların yanısıra ekonomik zorluklar da bindirince soluk almakta azdeta zorlanıyoruz Bu sayıda Celâl Soycan ve Metin Cengiz kendilerinin geliştirdikleri düşüncenin poetikası kavramı üzerinde tartıştılar Alper Beşe Sedef Birdal Yavuz Özdem ve Onur Akyıl Tuğrul Tanyol şiiri üzerine konuştular ve yazdılar Cemil Okyay Metin Cengiz şiir üstüne uzun bir yazıyla düşüncelerini açıkladı Doğan Fuat Nilay Özer ve Gonca Özmen şiiri üstüne yazdı Yine Metin Cengiz Alessandra Corbetta şiiri üstüne kısa bir değerlendirme yaptı Çayan Okuduci Hilmi Yavuz şiiri üstüne

Şiirden Yayıncılık
Şiirden Dergisinin 56 sayısı ile 10 yıldan aylar almış olduk 55 sayının tanıtımında dediğimiz gibi güzel anılarımız acı deneyimlerimiz oldu Tekrarlamakta fayda var 9 yıl her iki ayda bir sayı çıkarmanın ne güç olduğunu gördük ve her sayıyı çıkarırken Defter Dergisi nin son sayısındaki Sayı 45 2002 trajik kapanma gerekçesini andık sıklıkla Aklımda kaldığı kadarıyla dergiyi çıkarmak için gerekli yazı desteğinin bulunamaması idi gerekçe Bu trajik ama bir o kadar da sosyal ve kültürel açıdan ne kadar gelişmiş olduğumuzu yüzümüze tokat gibi aşkeden gerekçe bugün on kat daha gerçek Özellikle sosyal medyaya sıkışan ve sıkıştırılan tartışmalar bugünlerde facebook ve biraz da instagram ve twitter üzerinden yapılıyor Bir de şunu gördük Şiirden i çıkarmaya başlamadan önce süren arkadaşlıklarımızın zaman içinde buharlaşıp yok olduğunu Ve farklı şiir çevrelerinden bize karşı açık bir tavrın takınıldığına da tanık oluyoruz Israrlı bir biçimde hem de Şiirin sosyal medyaya sıkıştırılmış olması da acı bir başka gerçek Kahvehane dedikodusunu bile aratan paylaşımlar galiz küfür ve hakaretlerle dolu sözümona hareretli tartışmalar Bir tür facebook kabadayılığı yapılıyor artık Bazı dergiler kadro dergisi Bazı yeni dergiler bundan yaklaşık otuz yıl öncesinde yapılan tartışmaları ısıtıp ısıtıp getiriyor gündeme Bazı biyolojik bakımdan genç şairler oldukça yaşlı ve donanımsız olduklarını ısrarla göstermeye bayılıyorlar Bazıları da kışkırtıcı yapay ve aşılmış genç şair üzerinden tartışma yaratarak facebook karakterinden prim yapmaya koltuk sağlamlaştırmaya çalışıyor Bütün bunların yanısıra ekonomik zorluklar da bindirince soluk almakta adeta zorlanıyoruz Bu sayıda Yusuf Alper Tamer Öncül ve Cafer Yıldırım İmaj ve Şiir konusunu yazdılar 2 Dosya şairi ise Orhan Alkaya Yavuz Özdem ve Atalay Saraç Orhan Alkaya şiiri üstüne düşünüp kaleme alırken söyleşi genç yazarlarımızdan Esma Özlen tarafından yapıldı Çayan Okuduci Kürtçeye çevirdiği Metin Cengiz şiiri üs

Şiirden Yayıncılık
Şiirden Dergisinin 56 sayısı ile 10 yıldan aylar almış olduk 55 sayının tanıtımında dediğimiz gibi güzel anılarımız acı deneyimlerimiz oldu Tekrarlamakta fayda var 9 yıl her iki ayda bir sayı çıkarmanın ne güç olduğunu gördük ve her sayıyı çıkarırken Defter Dergisi nin son sayısındaki Sayı 45 2002 trajik kapanma gerekçesini andık sıklıkla Aklımda kaldığı kadarıyla dergiyi çıkarmak için gerekli yazı desteğinin bulunamaması idi gerekçe Bu trajik ama bir o kadar da sosyal ve kültürel açıdan ne kadar gelişmiş olduğumuzu yüzümüze tokat gibi aşkeden gerekçe bugün on kat daha gerçek Özellikle sosyal medyaya sıkışan ve sıkıştırılan tartışmalar bugünlerde facebook ve biraz da instagram ve twitter üzerinden yapılıyor Bir de şunu gördük Şiirden i çıkarmaya başlamadan önce süren arkadaşlıklarımızın zaman içinde buharlaşıp yok olduğunu Ve farklı şiir çevrelerinden bize karşı açık bir tavrın takınıldığına da tanık oluyoruz Israrlı bir biçimde hem de Şiirin sosyal medyaya sıkıştırılmış olması da acı bir başka gerçek Kahvehane dedikodusunu bile aratan paylaşımlar galiz küfür ve hakaretlerle dolu sözümona hareretli tartışmalar Bir tür facebook kabadayılığı yapılıyor artık Bazı dergiler kadro dergisi Bazı yeni dergiler bundan yaklaşık otuz yıl öncesinde yapılan tartışmaları ısıtıp ısıtıp getiriyor gündeme Bazı biyolojik bakımdan genç şairler oldukça yaşlı ve donanımsız olduklarını ısrarla göstermeye bayılıyorlar Bazıları da kışkırtıcı yapay ve aşılmış genç şair üzerinden tartışma yaratarak facebook karakterinden prim yapmaya koltuk sağlamlaştırmaya çalışıyor Bütün bunların yanısıra ekonomik zorluklar da bindirince soluk almakta adeta zorlanıyoruz Bu sayıda Yusuf Alper Tamer Öncül ve Cafer Yıldırım İmaj ve Şiir konusunu yazdılar 2 Dosya şairi ise Orhan Alkaya Yavuz Özdem ve Atalay Saraç Orhan Alkaya şiiri üstüne düşünüp kaleme alırken söyleşi genç yazarlarımızdan Esma Özlen tarafından yapıldı Çayan Okuduci Kürtçeye çevirdiği Metin Cengiz şiiri üstüne uzun bir yazıyla düşüncelerini açıkladı Doğan Fuat Tamer Öncül şiiri üstüne yazdı Cemal Öztürk ise Şiir Tinsellik ve Hakikat üstüne yazdı Şiirleriyle bu sayının şairleri Müeyed Teyip Serge Basso de Marches Girgis Shoukry Dimitris Angelis Ramune Brundzaité Orhan Alkaya Tamer Öncül Cafer Yıldırım Müesser Yeniay Selenay Kübra Koçer Yaşar Bedri Zeynel Çok Atalay Saraç Ali Rıza Gelirli Eyüp Ekinci Muhammed Yakupi Suat Atik Cem Onur Seçkin Uğur Aksoy Emre Küçükoğlu Tuğçe Tekhanlı Faik Güçlü Yavuz Özdem in hazırladığı Bazen Bir Şiir sayfalarının bu sayıdaki konuğu Tuğçe Tekhanlı Söyleşi Melisa Fatoş Avcısoyu Ruso dan Vurguluyoruz Genç şair adayları arasından seçerek yayınladığı şiirlerle şiir dünyasına farklı bir katkıda bulunurken Şiirden yabancı ülke şiirini tanıtarak dünya şiir gündemini sıcağı sıcağına okuyucusuna da tanıtıyor Dergiye şiir gönderen ve şiirlerinin yayımlanmasını bekleyen şair arkadaşlarımızın bizleri anlayacağını umuyoruz