Şiirin Rengi — Ekrem Eker

Şiirin Rengi
Ekrem EkerYazar Ağacı Yayınevi
Şiirin Rengi
Ekrem EkerŞiirin Rengi yalnızca duyguyu söyleyen değil onu yaşamış bir kalbin içinden gelen dizeler taşıyor Burada aşk var ama sadece kavuşma hâliyle yok Hasretiyle kırgınlığıyla bekleyişiyle gidişiyle var Burada aile var Anneye babaya kardeşe evlada değen derin bir iç sızı var Gurbet var ölüm var özlem var insanın kendi içine döndüğü o sessiz yer var Bazı şiirlerde bir sevdanın ardından yürüyorsun bazılarında bir yuvanın içinden geçiyorsun bazılarında ise hayatın bütün yükü bir anda insanın göğsüne oturuyor En çok da samimiyeti hissediliyor Süslenmiş bir ses değil bu Yaşamış kırılmış beklemiş özlemiş susmuş ama yine de içindekini dizelere bırakmış bir ses Şiiri yalnızca edebî bir tür olarak değil insanın içini taşıyan bir alan olarak seven herkes için dokunan sızlayan ve yer yer insanı kendi geçmişine götüren güçlü bir karşılığı var

Yazar Ağacı Yayınevi
Şiirin Rengi yalnızca duyguyu söyleyen değil onu yaşamış bir kalbin içinden gelen dizeler taşıyor Burada aşk var ama sadece kavuşma hâliyle yok Hasretiyle kırgınlığıyla bekleyişiyle gidişiyle var Burada aile var Anneye babaya kardeşe evlada değen derin bir iç sızı var Gurbet var ölüm var özlem var insanın kendi içine döndüğü o sessiz yer var Bazı şiirlerde bir sevdanın ardından yürüyorsun bazılarında bir yuvanın içinden geçiyorsun bazılarında ise hayatın bütün yükü bir anda insanın göğsüne oturuyor En çok da samimiyeti hissediliyor Süslenmiş bir ses değil bu Yaşamış kırılmış beklemiş özlemiş susmuş ama yine de içindekini dizelere bırakmış bir ses Şiiri yalnızca edebî bir tür olarak değil insanın içini taşıyan bir alan olarak seven herkes için dokunan sızlayan ve yer yer insanı kendi geçmişine götüren güçlü bir karşılığı var

Yazar Ağacı Yayınevi
Şiirin Rengi yalnızca duyguyu söyleyen değil onu yaşamış bir kalbin içinden gelen dizeler taşıyor Burada aşk var ama sadece kavuşma hâliyle yok Hasretiyle kırgınlığıyla bekleyişiyle gidişiyle var Burada aile var Anneye babaya kardeşe evlada değen derin bir iç sızı var Gurbet var ölüm var özlem var insanın kendi içine döndüğü o sessiz yer var Bazı şiirlerde bir sevdanın ardından yürüyorsun bazılarında bir yuvanın içinden geçiyorsun bazılarında ise hayatın bütün yükü bir anda insanın göğsüne oturuyor En çok da samimiyeti hissediliyor Süslenmiş bir ses değil bu Yaşamış kırılmış beklemiş özlemiş susmuş ama yine de içindekini dizelere bırakmış bir ses Şiiri yalnızca edebî bir tür olarak değil insanın içini taşıyan bir alan olarak seven herkes için dokunan sızlayan ve yer yer insanı kendi geçmişine götüren güçlü bir karşılığı var