Sıkıntı nın Felsefesi — Lars Svendsen

Sıkıntı nın Felsefesi
Lars SvendsenKitap Yayınları
Sıkıntı nın Felsefesi
Lars SvendsenKötülüğün Felsefesi Lars Svendsen Redingot Yayınevi Kitap Yayınları Yazar Kolektif Sayfa 292 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Barkod 9786056727191 Kategori Edebiyat Kitapları

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor

Kairos Kitap
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor

Kairos Kitap
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet

Kairos Kitap
çev. Murat Erşen
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet Tanıtım Bülteninden

Kairos Kitap
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet Tanıtım Bülteninden

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor Tanıtım Bülteninden

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor Tanıtım Bülteninden

KAİROS KİTAP
çev. Murat Erşen
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor

KAİROS KİTAP
çev. Murat Erşen
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor

KAİROS KİTAP
çev. Murat Erşen
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet

Bağlam Yayınları
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil

Kairos Kitap
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor

Kairos Kitap
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor

Kairos Kitap
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet

Bağlam
çev. Erşen, Murat
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil Lars Fr H Svendsen

Bağlam Yayıncılık
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil Lars Fr H Svendsen Tanıtım Bülteninden

Bağlam Yayıncılık
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil Lars Fr H Svendsen Tanıtım Bülteninden

Kairos Kitap
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor

Kairos Kitap
çev. Murat Erşen
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor Tanıtım Bülteninden

Kairos Kitap
çev. Murat Erşen
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor Tanıtım Bülteninden

Kairos Kitap
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor

Bağlam Yayınları
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil

KAİROS KİTAP
çev. Murat Ersen
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor

Bağlam Yayınları
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil

Kairos
çev. Erşen, Murat
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor

Kairos
çev. Erşen, Murat
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor

Kairos
çev. Erşen, Murat
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet

Kairos Kitap
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor Tanıtım Bülteninden

Bağlam Yayıncılık
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil

Kairos Kitap
çev. Murat Erşen
Lars Svendsen Sıkıntının Felsefesi nde depresyonun ciddiyetinden ve melankolinin cazibesinden yoksun olduğu için genelde hafife aldığımız ama modern hayatın merkezinde duran bir hâli baştan sona sorguluyor Schopenhauer den Dostoyevski ye Joseph Brodsky den çağdaş düşünürlere uzanan çizgide sıkıntının tam olarak ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını bizi neden kuşattığını ve onu yalnızca iradeyle aşmamızın neden mümkün olmadığını irdeliyor Temelde ise şu soruyu soruyor Gündelik bir can sıkıntısından mı ruhsal bir durgunluktan mı yoksa hayatın anlamına dair daha derin bir çatlağın belirtisinden mi söz ediyoruz Felsefe edebiyat psikoloji teoloji ve popüler kültürü bir araya getirerek sıkıntının düşünce tarihindeki izini süren Svendsen Orta Çağ daki bezginlik hâllerinden modern çağın yabancılaşmasına Pascal dan Nietzsche ye Beckett ten Warhol a sıkıntının çeşitli veçhelerine düşünce ve kültür tarihini katederek bakıyor Kolay cevaplar sunmayıp sorguya davet eden Sıkıntının Felsefesi en durağan anlarımızın en tahammül edilmez günlerimizin ve eylemsizliğin boğucu ağırlığının altında neyin yattığını anlamak için zihin açıcı kıvrak ve kışkırtıcı bir davet

Kairos Kitap
çev. Murat Erşen
Norveçli filozof Lars Svendsen Yalnızlığın Felsefesi nde hep bildiğimizi sandığımız bir duyguyu tüm yönleriyle sorguluyor Yalnızlığın sanıldığının aksine tek başınalıkla bekârlıkla ya da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bire bir örtüşmediğini çoğu ezberimizin verilerle araştırmalarla çürütülebildiğini gösteriyor Yalnızlığın bir duygu mu bir ruh hâli mi bireysel bir kırılma mı yoksa toplumsal bir problem mi olduğu sorusunun peşine düşerken güven duygusunu modern toplumların yaygın güvensizlik atmosferini ve bunların insanın iç dünyasında açtığı gedikleri inceliyor Svendsen in çizdiği tablo yalnızlığın hem içsel bir yara hem de kırılgan toplumsal bağlarımızın habercisi olduğunu düşündürüyor Yazar bu kitabın kolay cevaplar hazır reçeteler sunan bir kendi kendine yardım metni olmadığını açıkça belirtiyor tam tersine yalnızlığa dair illüzyonlarımızı dağıtmayı amaçlıyor Yalnızlığın başkalarıyla kurduğumuz bağları ve onlara olan ihtiyacımızı yeniden düşünmemize imkân veren bir alan açabileceğini buna karşılık güvensizlik ve içe kapanmanın bizi hem dünyadan hem kendimizden yalıttığını dile getiriyor Yalnızlık mahremiyet ve özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışan Yalnızlığın Felsefesi kişiyi kendi hayatına ilişkilerine ve dünyayla kurduğu mesafeye yeniden bakmaya davet ediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kairos Kitap
çev. Murat Erşen
Norveçli filozof Lars Svendsen Korkunun Felsefesi nde modern hayatımızı adım adım işgal eden korku duygusunun peşine düşüyor Terör tehdidinden güvenlik politikalarına medyanın felaket senaryolarından dinî ve siyasi söylemlere kadar korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştüğünü inceliyor 11 Eylül sonrası güvenlik söylemleri insan haklarının ne ölçüde pazarlık konusu edildiği özgürlük mü güvenlik mi ikilemi ve siyasetçilerin korkuyu nasıl araçsallaştırdığı Svendsen in keskin ve yer yer provokatif analizleriyle masaya yatırılıyor Ona göre asıl tehlike dışarıdaki düşmanlar dan önce korkunun bizzat yaşamlarımızın dokusunu zehirlemesinde yatıyor Svendsen sadece siyasetin ve medyanın kurduğu korku rejimini anlatmakla kalmıyor korkuyu duygular felsefesi içinde konumlandırarak Aristoteles ten Hobbes a modern etik ve psikoloji tartışmalarına uzanan geniş bir düşünce hattı çiziyor Biyolojik toplumsal ve bireysel boyutlarıyla korkunun nasıl oluştuğunu hangi durumlarda bizi felce uğrattığını hangi koşullarda ise akıl ve deneyimle yönetilebileceğini tartışıyor Korkunun Felsefesi korkunun kendisini sorgulamaya çağırırken korkuya teslim olmadan daha özgür ve daha güvenilir bir toplumsal hayatın imkânlarını aramaya teşvik ediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kairos Kitap
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor

Kairos Kitap
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor

Kairos Kitap
çev. Murat Erşen
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor Tanıtım Bülteninden

Kairos
çev. Erşen, Murat
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor

Kairos Kitap
çev. MURAT ERŞEN
Lars Svendsen Özgürlüğün Felsefesi nde insan hayatının en temel ama en tartışmalı kavramlarından birini mercek altına alıyor Düşünce özgürlüğü inanç özgürlüğü seçme özgürlüğü irade özgürlüğü İnsanlık yüzyıllardır bunlar için mücadele ediyor peki ama özgürlük gerçekten nedir Svendsen metafizikten siyasete etikten gündelik yaşama uzanan geniş bir çerçevede bu sorunun peşine düşerken özgürlüğün bugün karşı karşıya olduğu tehditleri de gözler önüne seriyor Toplumsal kuralların hukukun zorunlulukların yükümlülüklerin ve görünmez baskıların kuşattığı bir dünyada insan hayatının temel koşulunun yine de özgür olabilme imkânı olduğunu savunuyor Özgür eylem nedir Doğal yasalarla belirlenmiş bir evrende gerçekten özgür olabilir miyiz Seçimlerimiz ne kadar bize aittir Özgürlük yalnızca dış engellerin yokluğu mu yoksa insanın kendisi için gerçekten önemli olana yönelebilme gücü mü Yaşadığımız hayatın değerini gerçekleştirmek ne ölçüde özgür olmamıza bağlıdır Özgürlüğün Felsefesi özgürlüğün sınırları imkânları ve toplumsal koşulları üzerine yürütülen tartışmaları açık akıcı ve derinlikli bir dille bir araya getiriyor

BAĞLAM YAYINCILIK
çev. Murat Erşen
Bu deneme kendimi aylaklığa adamaya karar vermiş olduğum bir zamanda kaleme alındı Uzun bir araştırma projesini başarıyla tamamına erdirdikten sonra niyetim gevşemek ve hiçbir şey yapmamaktı ama bunun kesinlikle imkansız olduğu ortaya çıktı Görünüşe göre hiçbir şey yapmadan duracak halde değildim Böylece bir şey yapmak zorunda olduğumu düşündüm ve bu şey işte şu an bu denemedir Sıkıntı bizi ilgilendirmeyen herşeye yapıştırdığınız boş bir etikettir Sıkıntı herşeyden önce içinde yaşadığımız bir şeydir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil

REDİNGOT KİTAP
çev. Mehmet Hocaoğlu
Filmlerde siyasi demeçlerde ve haber bültenlerinde kötülük gündelik gerçekliğimizin parçası bir sözcük haline geldi Yalnızlık korku özgürlük gibi kavramların felsefi ve tarihsel izini sürdüğü önceki eserleri övgüyle karşılanan yazar Lars Svendsen Kötülüğün Felsefesi nde yaşanmış gerçek cinayet ve katliamlardan filmler ve romanlara en büyük kötülük saydığı İkinci Dünya Savaşı ve Holocaust a değin kötülük kavramını faillerin ve mağdurların bakış açısından etraflıca inceliyor Yazar düşünürler ve filozoflar eşliğinde güncelliğini koruyan bir sorunun peşine düşer Kötülük hakkında nasıl konuşacağız Kötülükten bahsederken kullandığımız kelime dağarcığını yitirdik Bu yüzden Kötülüğün Felsefesi bu sorunun güncelliği etrafında kötülüğe ilişkin bireysel ve toplumsal deneyimleri düşünebilmenin ufkunu yeniden belirlemeye çalışırken kötülüğü çağdaş yaşamın olağan bir yüzü olarak ahlaki politik ve en çok da pratik içerikleriyle birlikte ele alıyor Kötülük ahlaki bir mesele olmayı sürdürüyor ve kötü eylemler söz konusu olduğunda hepimiz bunların hem suçlusu hem de kurbanıyız Kötü olan normal olandır derken normalin ne olduğunu da belirtir Svendsen Dünyadaki tüm kötülüğün tek açıklaması biziz az çok terbiye almış saygın normal insanlar O halde ahlaki bir sorun uygulamaya ilişkin talebi de beraberinde getirir Kötülük ne meşrulaştırılmalı ne de sözde açıklamalarla savuşturulmalıdır Yapmamız gereken kötülükle mücadele etmektir