Silahtar Bahçeleri — Zabel Yesayan

Silahtar Bahçeleri
Zabel YesayanBelge Yayınları
Silahtar Bahçeleri
Zabel YesayanZabel Yesayan Silahtarın Bahçeleri ni yazarken yalnızca kendi yaşamının ilk yıllarındaki İstanbul un çok çeşitli cephelerini ve çocukluk deneyimlerine ait bazı özel anların sarsıcı duyusal bilincini yakalamayı değil aynı zamanda geri gelmemek üzere kaybolan bir dünyayı yeniden canlandırmayı da hedeflemiştir Diğer yazdıklarının hiçbiri bu derece şiirsel ve melankolik bir hasretin o loş pırıltısı ile kaplı değildir Bu yüzden okudukça yavaş yavaş Üsküdar ve çevresini bizim de kovulduğumuz ama onun hayal gücünün yaratıcılığı sayesinde yeniden kavuştuğumuz bir Dünya Cenneti olarak düşünmeye başlıyoruz Ermeni edebiyatının en önemli kalemlerinden biri addedilen ve entelijensiya ile ulus devletleş eme me sürecindeki bağa hayatı ve eserleriyle ışık tutan bir kadın yazar Zabel Yesayan Elif Şafak Zabel Yesayan kendi sözcükleriyle Bir oğlan çocuğu bir eşkıya dağlarda bir özgürlük savaşçısı olma düşünü asla tam anmalıyla terk etmemişti Ara Balyozyan

Aras Yayıncılık
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor

Aras Yayıncılık
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor

Aras Yayıncılık
çev. Sarin Akbaş
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor

Aras Yayıncılık
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor Tanıtım Bülteninden

Aras
çev. Akbaş, Sarin
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor

Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı

Aras Yayıncılık
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor

Aras Yayıncılık
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor Tanıtım Bülteninden

Aras Yayıncılık
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor

Aras Yayınları
çev. Sarin Akbaş
Eserlerinin çevirileri ve hakkında yazılanlarla son yıllarda Türkiye edebiyat tarihindeki yerini alan özellikle kadın hareketi için geçmişten gelen taze bir ilham olan Zabel Yesayan çocukluğunun Üsküdar ına unutulmuş payitaht İstanbul a ve onun insanlarına tutku ve özlemle baktığı Silahtar Bahçeleri nde bizi kendi hikâyesini biraz daha yakından okumaya davet ediyor 1878 de tam da Rus ordusunun İstanbul un kapısına dayandığı günlerde gözünü açtığı evden başlayarak ona en zengin insan malzemesini sağlayan ailesini mahallesini hiç unutamadığı Silahtar Bahçeleri ni sonra giderek ufukta belirmeye başlayan İstanbul un o aşina silüetini büyük bir maharetle işleyen çocuk gözüyle zihnine kaydettiklerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yapısındaki çelişki ve gerilimleri şaşmaz bir netlikle tahlil eden Yesayan bizlere eşsiz bir İstanbul hatıratı emanet ediyor Yazarın Sovyet Ermenistanı nda yaşadığı dönemde kaleme aldığı ve ilk kez 1935 te yayımlanan Silahtar Bahçeleri Türkçede ilk kez özgün Ermenice metninden yapılmış tam çevirisiyle sunuluyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

BELGE YAYINLARI
çev. Jülide Değirmenciler
Zabel Yesayan Silahtarın Bahçeleri ni yazarken yalnızca kendi yaşamının ilk yıllarındaki İstanbul un çok çeşitli cephelerini ve çocukluk deneyimlerine ait bazı özel anların sarsıcı duyusal bilincini yakalamayı değil aynı zamanda geri gelmemek üzere kaybolan bir dünyayı yeniden canlandırmayı da hedeflemiştir Diğer yazdıklarının hiçbiri bu derece şiirsel ve melankolik bir hasretin o loş pırıltısı ile kaplı değildir Bu yüzden okudukça yavaş yavaş Üsküdar ve çevresini bizim de kovulduğumuz ama onun hayal gücünün yaratıcılığı sayesinde yeniden kavuştuğumuz bir Dünya Cenneti olarak düşünmeye başlıyoruz Ermeni edebiyatının en önemli kalemlerinden biri addedilen ve entelijensiya ile ulus devletleş eme me sürecindeki bağa hayatı ve eserleriyle ışık tutan bir kadın yazar Zabel Yesayan Elif Şafak Zabel Yesayan kendi sözcükleriyle Bir oğlan çocuğu bir eşkıya dağlarda bir özgürlük savaşçısı olma düşünü asla tam anmalıyla terk etmemişti Ara Balyozyan