MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Simgeden Millete

Simgeden Millete
36,00

Simgeden Millete

İletişim Yayınları

Eylül 2014373 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Simgeden Millete

Bu ülkede artık milletin sözü geçiyor Bu ülkede artık seçkinlerin değil benim milletimin kardeşlerimin sözü geçiyor Recep Tayyip Erdoğan Millet ten kimi anlıyoruz Türkiye nin son on yılında AKP iktidarı döneminde ulusal kimlik tanımı nasıl değişti Din ulusal kimlik tanımı içinde nasıl bir yer ve anlam edindi Büke Koyuncu bu soruların cevabını ararken sadece genel politik söyleme bakmıyor bir dizi özgül konuyu ve pratiği mercek altına alıyor İstanbul un Fethi Kutlamaları ve Bir İslâm imparatorluğu olarak Osmanlı Mehmet Âkif Ersoy Yılı ve ulusal kuruluş anlatısında İslâm vurgusu Milletin Adamları Kampanyası ve Halkı Halk Yapan İslâm mefhumu Kutlu Doğum Haftası ve toplumsal şiddete karşı merhamet anlayışı Kürt Meselesi ve Yaratılanı Yaratandan Ötürü Sevmek şiârı Serbest piyasanın telafisi olarak Komşusu açken tok yatan bizden değildir hadisi Medeniyetler İttifakı ve İslâm medeniyetini temsil iddiası Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Kitap dinin ulusal kimlik tahayyülünde kazandığı kilit konumun doğrudan doğruya toplumun dindarlaşması anlamına gelmediğini de gösteriyor Ulusal kimliği İslâmîleştirerek yeniden pekiştirirken İslâm algısının da sekülerleşmesine hizmet eden bir süreç bu Ulusal kimliği tanımlama politikasının bir toplumsal iktidar mücadelesinin yansıması olduğunu da görüyoruz Büke Koyuncu Türkiye de ulusal kimliğin ve milliyetçiliğin tarihsel dönüşüm seyrine ışık tutarken aynı zamanda AKP popülizmi ve muhafazakâr demokrasi projesi hakkında kapsamlı bir analiz sunuyor

Tamadres
132,75

İletişim Yayınları

Aralık 2018286 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Millet ve ordusu arasındaki bağ retoriği iyice yaygınlaştı ve hem siviller hem de ordu mensuplarınca bolca kullanıldı Ordu ve millet arasındaki bu organik ilişki teorisinin merkezinde sanayileşmiş ülkeler arasında gelecekte çıkması muhtemel savaşın zorluklarına göğüs gerebilmek için silahlı uluslar yaratma ihtiyacının altını çizen yazarların etkisi duruyordu Dönemin sosyal Darwinist teorilerinden güçlü bir şekilde etkilenen ve iki savaş arası dönemde topyekûn askeri hazırlığın habercisi olan bu teoriler Almanya ve Osmanlı İmparatorluğu gibi devletlerde kabul gördü Bu durum savaştan sonra iyice şiddetlendi Almanya ile Türkiye nin kaderi Birinci Dünya Savaşı sırasında birbirine bağlanmış askerî ittifak 1918 de ortak mağlubiyeti getirmiştir Süreç Almanya için yıkıcı bir antlaşma Türkiye için bir başarı hikâyesiyle sonuçlansa da iki ülke savaşın ardından alt üst edici değişimlerden geçtiler İkisi de kendisini başlıca temsilcileri İngiltere ve Fransa olan yeni emperyalist düzenin mağdurları olarak görüyorlardı İki ülkede de buna reaksiyonla güçlenen milliyetçilikle beraber radikal bir militarizm gelişti Tarihçi Emre Sencer elbette köklü farklılıklara sahip olsalar da bu çerçevede anlamlı bir mukayese imkânı sunan 1930 lar Almanyası ve Türkiyesi nde askerî kültürün baskın etkisini inceliyor Orduya subaylara özgü bakış açısının iki savaş arası dönemde tümüyle siyasetin ve kültürün biçimlenmesinde oynadığı rolü görüyoruz

Tamadres
315,00

İletişim Yayınları

Ocak 2003263 sf.
Ciltsiz

çev. Ayşin Bektaş

Tamadres

Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin milliyetçi projelerdeki yeri son derece önemlidir Bunu görmek için herhangi bir ulus devlet yaratma sürecine bakmak yeterli olur Buna rağmen milletler ve milliyetçilik konusundaki yaygın kuramlar bu alanı ihmal edip kadınlık ve erkeklik rollerinin milletin kuruluşundaki hayati rolünü gözardı etmişlerdir Kadın ve milliyetçilik alanındaki çalışmaları ile tanınan Nira Yuval Davis pek çok yabancı dile çevrilen bu kitabında cinsiyet ilişkilerinin milliyetçi projelerin bazı temel boyutlarına olan katkısını sistematik olarak incelemekte ve yeni mücadele yolları önermektedir Bu temel boyutlar milli yeniden üretim milli kültür milli vatandaşlık ve savaşlardır Yuval Davis kadınların milletlerin yalnızca biyolojik kültürel ve sembolik yeniden üretimindeki rollerine değil vatandaşlık hakları ve yükümlülükleri yoluyla milletin sivil oluşumundaki konumlarına da eleştirel bir gözle bakmaktadır Ayrıca kadınların gayriresmi kurtuluş mücadeleleri ve modern ordulara katılmalarının toplumdaki yerlerine yönelik sonuçlarını da inceler Siyaset kuramının cinsiyet körlüğüne meydan okuyan bu kitapta toplumsal cinsiyet ilişkilerinin milli ve etnik süreçleri etkileme ve bunlardan etkilenme biçimleri Türkiye dahil pek çok ülkeden örnekle ele alınmaktadır

Tamadres
345,00

İletişim Yayınları

Mart 2007296 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Osmanlı İmparatorluğu nun son yüzyılı bir yandan devletin uluslararası arenada kendisini söz sahibi bir aktör olarak tanımlamaya çalıştığı diğer yandan bu söz sahibi aktörün artık törenlere sıkışmış ihtişamını devletlik vasfını simgeler yoluyla yeniden öne çıkarmaya gayret ettiği bir dönemdir Farklı etnik köken ve dinden insanı birarada tutan imparatorluk idaresi 19 yüzyılın son çeyreğinde tebaasına merkezi idareye bağlı homojen bir millet gibi davranmaya başlar ama bu arada imparatorluk reflekslerinden de vazgeçemez İhtişam ve azamet arma ve madalyalardan dile Osmanlı devletinin hükmettiği coğrafya kavrayışından uluslararası alandaki temsil ediliş biçimlerine kadar geniş bir çerçevede hüküm sürer Bu süreç zaman zaman sömürgeci yönetimlerin sömürgeleştirdikleri tebaaya gösterdikleri davranışlara ve medenileştirme teşebbüslerine benzeyen usûlleri de içerir Selim Deringil bu kitapta biraraya getirilen uzun yılların emeğini yansıtan makalelerinde 19 yüzyıl imparatorluk tarihinin simgesel üretim ve yeniden üretim alanlarını ele alıyor Din millet devlet tanımlarını ve bunların siyasal alandaki kullanımlarını II Abdülhamit döneminden Mustafa Kemal e uzanan süreçte devlet aklı ve pratiklerine bakarak inceliyor

Tamadres
364,00

Dorlion Yayınları

Ekim 2025400 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Von der Goltz Osmanlı ordusunun modernleşme sürecinde en etkili yabancı askeri danışmanlardan biri olarak kabul edilir Osmanlı İmparatorluğu nun son dönemlerinde görev yapan Goltz Paşa askerî kimliğinin yanı sıra bir düşünür bir gözlemci ve bir stratejisttir Onun fikirleri askeri disiplinin ötesine uzanır Devletin bekası toplumun örgütlenişi ve bireyin devlete karşı sorumlulukları üzerine mühim tahliller içerir Goltz un Osmanlı ordusunda geçirdiği yıllar hem Doğu nun hem de Batı nın gücünü anlamaya çalıştığı bir tecrübe olmuştur Bu süreçte kimi zaman eleştirilen kimi zaman övülen Paşa özellikle ordu millet kavramıyla modern ulus fikrinin askeri boyutuna farklı bir perspektif kazandırmıştır Asker yalnızca silah tutan kişiler değildir disiplin bağlılık ve sorumluluk timsalidir Bir milletin varlığını sürdürebilmesi kendi değerlerini savunabilecek bir iradeye sahip olmasına bağlıdır Bu nedenle ordu bir ülkenin karakterinin aynasıdır Goltz Paşa nın bakışında askerlik bir görevden çok bir terbiye biçimidir bireyi bencillikten sıyırıp millet bilinciyle donatan bir okul gibidir Ordu Millet anlayışı da işte bu düşüncenin ete kemiğe bürünmüş hâlidir Yurttaşın orduyla ordunun milletle bütünleştiği bir idealdir Bu eserde bir askerin kaleminden çıkmış teoriler ve fikirlerle karşılaşırsınız Goltz Paşa kimi zaman katı kimi zaman hayranlık uyandıran bir gözle Osmanlı yı ve askerî toplumu hakkında yorumlarda bulunur Ordu Millet i bitirdiğinizde aklınızda şu duygu kalır bir ülkenin gücü toprağından ya da servetinden değil birlikte hareket etmeyi öğrenmiş ordusundan doğar