Simin i Danişver Cennet Gibi Şehir İnceleme — Esengül Uzunoğlu Sayın

Simin i Danişver Cennet Gibi Şehir İnceleme
Esengül Uzunoğlu SayınVova Yayınları
Simin i Danişver Cennet Gibi Şehir İnceleme
Esengül Uzunoğlu SayınMeşrutiyet sonrası yıllar İran Edebiyatının bilhassa İran kısa öykücülüğünün gelişmesinde önemli bir dönüm noktası olmuştur Bu dönemde siyasetten uzak kalmak isteyen yazar ve aydınlar daha çok edebiyata yönelmiş ve düşüncelerini verdikleri eserlerle ifade etmeye çalışmışlardır Bu yazarlardan biri de Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabıyla çalışmamıza konu olan Sîmîn i Dânişver dir Sîmîn i Dânişver in on hikâyeden oluşan bu eseri sosyal içerikli hikâye türünün güzel bir örneğidir Yazar bu hikâyelerde yaşadığı toplumu ve o toplumu ilgilendiren meseleleri farklı bir bakış açısıyla anlatır Özellikle o dönemin kadınlarının toplumdaki yerini anlatmaya çalışan bu hikâyeler 1932 de gerçekleşen darbe sonrasında İran ın siyasi ve sosyal durumunu bazen açık bazen de içten içe gözler önüne serer İran Öykücülük Tarihi konusu daha önce Ankara Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümünde Şerife Yerdemir tarafından yüksek lisans tezi olarak çalışılmış ve bu konuda detaylı bilgi verilmiştir Ancak incelememizin daha iyi anlaşılması için bu konuya kısaca değinilmiştir Bir giriş ve iki bölümden oluşan çalışmada Sîmîn i Dânişver in hayatı edebi kişiliği eserleri ve Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabı teknik ve tematik yönden incelenmiştir Tanıtım Bülteninden

Vova Yayınları
Meşrutiyet sonrası yıllar İran Edebiyatının bilhassa İran kısa öykücülüğünün gelişmesinde önemli bir dönüm noktası olmuştur Bu dönemde siyasetten uzak kalmak isteyen yazar ve aydınlar daha çok edebiyata yönelmiş ve düşüncelerini verdikleri eserlerle ifade etmeye çalışmışlardır Bu yazarlardan biri de Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabıyla çalışmamıza konu olan Sîmîn i Dânişver dir Sîmîn i Dânişver in on hikâyeden oluşan bu eseri sosyal içerikli hikâye türünün güzel bir örneğidir Yazar bu hikâyelerde yaşadığı toplumu ve o toplumu ilgilendiren meseleleri farklı bir bakış açısıyla anlatır Özellikle o dönemin kadınlarının toplumdaki yerini anlatmaya çalışan bu hikâyeler 1932 de gerçekleşen darbe sonrasında İran ın siyasi ve sosyal durumunu bazen açık bazen de içten içe gözler önüne serer İran Öykücülük Tarihi konusu daha önce Ankara Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümünde Şerife Yerdemir tarafından yüksek lisans tezi olarak çalışılmış ve bu konuda detaylı bilgi verilmiştir Ancak incelememizin daha iyi anlaşılması için bu konuya kısaca değinilmiştir Bir giriş ve iki bölümden oluşan çalışmada Sîmîn i Dânişver in hayatı edebi kişiliği eserleri ve Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabı teknik ve tematik yönden incelenmiştir

Vova Yayınları
Meşrutiyet sonrası yıllar İran Edebiyatının bilhassa İran kısa öykücülüğünün gelişmesinde önemli bir dönüm noktası olmuştur Bu dönemde siyasetten uzak kalmak isteyen yazar ve aydınlar daha çok edebiyata yönelmiş ve düşüncelerini verdikleri eserlerle ifade etmeye çalışmışlardır Bu yazarlardan biri de Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabıyla çalışmamıza konu olan Sîmîn i Dânişver dir Sîmîn i Dânişver in on hikâyeden oluşan bu eseri sosyal içerikli hikâye türünün güzel bir örneğidir Yazar bu hikâyelerde yaşadığı toplumu ve o toplumu ilgilendiren meseleleri farklı bir bakış açısıyla anlatır Özellikle o dönemin kadınlarının toplumdaki yerini anlatmaya çalışan bu hikâyeler 1932 de gerçekleşen darbe sonrasında İran ın siyasi ve sosyal durumunu bazen açık bazen de içten içe gözler önüne serer İran Öykücülük Tarihi konusu daha önce Ankara Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümünde Şerife Yerdemir tarafından yüksek lisans tezi olarak çalışılmış ve bu konuda detaylı bilgi verilmiştir Ancak incelememizin daha iyi anlaşılması için bu konuya kısaca değinilmiştir Bir giriş ve iki bölümden oluşan çalışmada Sîmîn i Dânişver in hayatı edebi kişiliği eserleri ve Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabı teknik ve tematik yönden incelenmiştir

Vova
Meşrutiyet sonrası yıllar İran Edebiyatının bilhassa İran kısa öykücülüğünün gelişmesinde önemli bir dönüm noktası olmuştur Bu dönemde siyasetten uzak kalmak isteyen yazar ve aydınlar daha çok edebiyata yönelmiş ve düşüncelerini verdikleri eserlerle ifade etmeye çalışmışlardır Bu yazarlardan biri de Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabıyla çalışmamıza konu olan Sîmîn i Dânişver dir Sîmîn i Dânişver in on hikâyeden oluşan bu eseri sosyal içerikli hikâye türünün güzel bir örneğidir Yazar bu hikâyelerde yaşadığı toplumu ve o toplumu ilgilendiren meseleleri farklı bir bakış açısıyla anlatır Özellikle o dönemin kadınlarının toplumdaki yerini anlatmaya çalışan bu hikâyeler 1932 de gerçekleşen darbe sonrasında İran ın siyasi ve sosyal durumunu bazen açık bazen de içten içe gözler önüne serer İran Öykücülük Tarihi konusu daha önce Ankara Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümünde Şerife Yerdemir tarafından yüksek lisans tezi olarak çalışılmış ve bu konuda detaylı bilgi verilmiştir Ancak incelememizin daha iyi anlaşılması için bu konuya kısaca değinilmiştir Bir giriş ve iki bölümden oluşan çalışmada Sîmîn i Dânişver in hayatı edebi kişiliği eserleri ve Şehrî Çûn Bihişt Cennet Gibi Şehir adlı hikâye kitabı teknik ve tematik yönden incelenmiştir