Simmel in Gözüyle Modernitenin Sosyolojisi — Gözde Özelce

Simmel in Gözüyle Modernitenin Sosyolojisi
Gözde ÖzelceUrzeni Yayıncılık
Simmel in Gözüyle Modernitenin Sosyolojisi
Gözde ÖzelceSimmel yirminci yüzyılın başlarında sosyolojinin ayrı bir disiplin haline gelmesini sağlayan kuruculardan biri olmakla birlikte entelektüel ilgilerinin ve katkılarının çeşitliliği ile Émile Durkheim Vilfredo Pareto Ferdinand Tönnies ve Max Weber gibi çağdaşlarından ayrılır Hiçbir sosyal kuramcı Simmel in yaptığı gibi felsefe biliminden yararlanmamıştır Yeni Kantçı felsefeyi sosyolojik perspektifle ele alması önemli bir kırılma noktasıdır Yanı sıra Simmel ekonomi tarih ve siyaset bilimini de bambaşka bir perspektifle ele alıyor ve sosyoloji bilimi ile ilgilenenlerin çalışmalarında ağızlarına almayacakları metafizik kavramlara değiniyordu Metropol ve Tinsel Hayat makalesinde ruhsal problemlere odaklanıyor psikoloji ve sosyal psikolojinin alanında gezinirken gündelik yaşamın en küçük ve en önemsiz görünen fenomenlerinin ardında felsefi ve sosyolojik bir anlam arıyordu Öğrencisi Lukacs Simmel i izlenimciliğin gerçek filozofu olarak adlandırıyordu Her izlenimci sanat yapıtının doğası gereği geçişken bir formu sunması gibi Simmel in de anlık toplumsal fragmanların peşine düşmesi ona bu ünvanı getirmişti Lukacs a göre O felsefenin Monet iydi ve henüz ardından bir Cezanne gelmemişti

Urzeni Yayıncılık
Gözde Özelce tarafından kaleme alınan Simmel in Gözüyle Modernitenin Sosyolojisi Urzeni Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Simmel in Gözüyle Modernitenin Sosyolojisi Gözde Özelce Kitap Özeti Simmel yirminci yüzyılın başlarında sosyolojinin ayrı bir disiplin haline gelmesini sağlayan kuruculardan biri olmakla birlikte entelektüel ilgilerinin ve katkılarının çeşitliliği ile Émile Durkheim Vilfredo Pareto Ferdinand Tönnies ve Max Weber gibi çağdaşlarından ayrılır Hiçbir sosyal kuramcı Simmelin yaptığı gibi felsefe biliminden yararlanmamıştır Yeni Kantçı felsefeyi sosyolojik perspektifle ele alması önemli bir kırılma noktasıdır Yanı sıra Simmel ekonomi tarih ve siyaset bilimini de bambaşka bir perspektifle ele alıyor ve sosyoloji bilimi ile ilgilenenlerin çalışmalarında ağızlarına almayacakları metafizik kavramlara değiniyordu Metropol ve Tinsel Hayat makalesinde ruhsal problemlere odaklanıyor psikoloji ve sosyal psikolojinin alanında gezinirken gündelik yaşamın en küçük ve en önemsiz görünen fenomenlerinin ardında felsefi ve sosyolojik bir anlam arıyordu Öğrencisi Lukacs Simmeli izlenimciliğin gerçek filozofu olarak adlandırıyordu Her izlenimci sanat yapıtının doğası gereği geçişken bir formu sunması gibi Simmelin de anlık toplumsal fragmanların peşine düşmesi ona bu ünvanı getirmişti Lukacsa göre O felsefenin Monetiydi ve henüz ardından bir Cezanne gelmemişti Yayınevi Urzeni Yayıncılık Yazar Gözde Özelce Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2021 Barkod 9786257647168 Kategori Tarih Kitapları Diğer Tarih Kitapları

Urzeni Yayıncılık
Simmel yirminci yüzyılın başlarında sosyolojinin ayrı bir disiplin haline gelmesini sağlayan kuruculardan biri olmakla birlikte entelektüel ilgilerinin ve katkılarının çeşitliliği ile Émile Durkheim Vilfredo Pareto Ferdinand Tönnies ve Max Weber gibi çağdaşlarından ayrılır Hiçbir sosyal kuramcı Simmel in yaptığı gibi felsefe biliminden yararlanmamıştır Yeni Kantçı felsefeyi sosyolojik perspektifle ele alması önemli bir kırılma noktasıdır Yanı sıra Simmel ekonomi tarih ve siyaset bilimini de bambaşka bir perspektifle ele alıyor ve sosyoloji bilimi ile ilgilenenlerin çalışmalarında ağızlarına almayacakları metafizik kavramlara değiniyordu Metropol ve Tinsel Hayat makalesinde ruhsal problemlere odaklanıyor psikoloji ve sosyal psikolojinin alanında gezinirken gündelik yaşamın en küçük ve en önemsiz görünen fenomenlerinin ardında felsefi ve sosyolojik bir anlam arıyordu Öğrencisi Lukacs Simmel i izlenimciliğin gerçek filozofu olarak adlandırıyordu Her izlenimci sanat yapıtının doğası gereği geçişken bir formu sunması gibi Simmel in de anlık toplumsal fragmanların peşine düşmesi ona bu ünvanı getirmişti Lukacs a göre O felsefenin Monet iydi ve henüz ardından bir Cezanne gelmemişti

Urzeni Yayıncılık
Simmel yirminci yüzyılın başlarında sosyolojinin ayrı bir disiplin haline gelmesini sağlayan kuruculardan biri olmakla birlikte entelektüel ilgilerinin ve katkılarının çeşitliliği ile Émile Durkheim Vilfredo Pareto Ferdinand Tönnies ve Max Weber gibi çağdaşlarından ayrılır Hiçbir sosyal kuramcı Simmel in yaptığı gibi felsefe biliminden yararlanmamıştır Yeni Kantçı felsefeyi sosyolojik perspektifle ele alması önemli bir kırılma noktasıdır Yanı sıra Simmel ekonomi tarih ve siyaset bilimini de bambaşka bir perspektifle ele alıyor ve sosyoloji bilimi ile ilgilenenlerin çalışmalarında ağızlarına almayacakları metafizik kavramlara değiniyordu Metropol ve Tinsel Hayat makalesinde ruhsal problemlere odaklanıyor psikoloji ve sosyal psikolojinin alanında gezinirken gündelik yaşamın en küçük ve en önemsiz görünen fenomenlerinin ardında felsefi ve sosyolojik bir anlam arıyordu Öğrencisi Lukacs Simmel i izlenimciliğin gerçek filozofu olarak adlandırıyordu Her izlenimci sanat yapıtının doğası gereği geçişken bir formu sunması gibi Simmel in de anlık toplumsal fragmanların peşine düşmesi ona bu ünvanı getirmişti Lukacs a göre O felsefenin Monet iydi ve henüz ardından bir Cezanne gelmemişti

Urzeni Yayıncılık
Simmel yirminci yüzyılın başlarında sosyolojinin ayrı bir disiplin haline gelmesini sağlayan kuruculardan biri olmakla birlikte entelektüel ilgilerinin ve katkılarının çeşitliliği ile Émile Durkheim Vilfredo Pareto Ferdinand Tönnies ve Max Weber gibi çağdaşlarından ayrılır Hiçbir sosyal kuramcı Simmel in yaptığı gibi felsefe biliminden yararlanmamıştır Yeni Kantçı felsefeyi sosyolojik perspektifle ele alması önemli bir kırılma noktasıdır Yanı sıra Simmel ekonomi tarih ve siyaset bilimini de bambaşka bir perspektifle ele alıyor ve sosyoloji bilimi ile ilgilenenlerin çalışmalarında ağızlarına almayacakları metafizik kavramlara değiniyordu Metropol ve Tinsel Hayat makalesinde ruhsal problemlere odaklanıyor psikoloji ve sosyal psikolojinin alanında gezinirken gündelik yaşamın en küçük ve en önemsiz görünen fenomenlerinin ardında felsefi ve sosyolojik bir anlam arıyordu Öğrencisi Lukacs Simmel i izlenimciliğin gerçek filozofu olarak adlandırıyordu Her izlenimci sanat yapıtının doğası gereği geçişken bir formu sunması gibi Simmel in de anlık toplumsal fragmanların peşine düşmesi ona bu ünvanı getirmişti Lukacs a göre O felsefenin Monet iydi ve henüz ardından bir Cezanne gelmemişti