Sincan dan Edirne ye Hasbıhal Name — İdris Baluken

Sincan dan Edirne ye Hasbıhal Name
İdris BalukenDipnot Yayınları
Sincan dan Edirne ye Hasbıhal Name
İdris BalukenHapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

DİPNOT YAYINLARI
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

Dipnot
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki Tanıtım Bülteninden

Dipnot Yayınları
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

Dipnot
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

Dipnot Yayınları
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

DİPNOT YAYINLARI
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki Yayınevi DİPNOT YAYINLARI Yazar İDRİS BALUKEN Sayfa Sayısı 183 SAYFA Yıl 2022

Dipnot Yayınları
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

Dipnot Yayınları
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

Dipnot Yayınları
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki Yayınevi Dipnot Yayınları Yazar İdris Baluken Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Şubat 2022 Barkod 9786057414373 Kategori Anı Mektup Günlük Anlatı

Dipnot Yayınları
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki

Dipnot Yayınları
Hapishanedeki beşinci kışımız bu Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi buna yaşadık derdim Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak burada da öyle yaşadık İki kelimeyle tanımlamama izin verilseydi direnerek yaşadık derdim Mektubumu Sincan Hapishanesi ndeki hücreden ruhunun çalkantılı sularına saldığı kâğıttan gemisiyle yapılmış bir yolculuk olarak görmeni isterim Yoldaşının yol boyu gördükleridir yazdıkları Yazmaya ara verdiğim saatlerde de adeta Sincan hapishanesindeki hücreme nakledilmiş gibi karşımda duruyordun Kâh sohbeti derinleştiriyor kâh bir yerlere gezmeye çıkıyorduk Kırklar Dağı nın sakinliğini huzur içinde seyredip on gözlü köprünün altından Dicle nin nazlı akışına birlikte baktık mesela Munzur Gözeleri nde Düzgün Baba nın sitilinden dökülen süt köpüklerine dalarken karanlık basmadan Ana Fatıma ya yetişip çıralarımızı yakmanın telaşına düştük Tecrit yalnızlığını yerle bir eden en coşkulu mitingleri Lice de Gewer de Cizre de gerçekleştirdik Van Gölü nün cennet güzelliğiyle Ağrı Dağı nın efsanevi heybeti avuçlarımızın içindeydi Bingöl dağlarının rengarenk çiçek desenli yeşil giysisini giydiği bir bahar havasında Feqiriye Çolik mı vira ne şına türküsünü birlikte söyledik Dışarıdayken defalarca planlayıp farklı gerekçelerle gerçekleştiremediğimiz Palu ve Gökdere köylerini aceleye mahal vermeden rahat rahat ziyaret ettik Asi ve asil yangın yürekli insanlarımızla gürül gürül yanan teneke kuzinelerin başında sabahlara dek sohbet ettik Közde patates ikram ettiler bize tereyağı gezdirilmiş bol soğanlı kavurmalı loller kömbeler börekler de Hani de arabalarımızın bagajlarına ağzına kadar tandır ekmeği pestil ve ceviz koydu yoksul köylülerimiz İtirazlarımız kar etmedi Piran da Dare Heni de Şeyh Sait i Şeyh Şerif i Faqi Hasan ı yad ettik Peygamberler diyarı Riha da yanık sesli çocuklar dengbej havasında öyle stranlar klamlar okudular ki img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img