Sinema Politik — Uğur Kutay

Sinema Politik
Uğur KutayEs Yayınları
Sinema Politik
Uğur KutayBir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer Bir an bile denemeyecek kadar kısa sürede adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz Bu algısal süreç nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir Böylece bir düşünce ya da kavramı algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız Ama görüntü olgusu gündelik hayatımızda hiç de bu kadar somut değildir uçucudur geçer gider Hele sinematografik görüntüyle ilişkimiz daha da kötüdür 21 yüzyılın sürekli film izleyen insanlar ı olarak son derece zorlu bir üretim süreci sonunda ortaya çıkan bu görüntüleri o filmleri ne kadar benimsemiş olsak da basitçe tüketip geçeriz Uğur Kutay 2005 2008 arası BirGün gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenen bu kitapta filmlerin estetik ideolojik politik değerleri ve değersizlikleriyle nasıl kalıcı olabileceğinin altını çiziyor Çünkü Her film o filmi üretenlerin harcadığının en az yarısı kadar çaba göstermeye layıktır Sayfa Sayısı 304 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Es Yayınları

Es Yayınları
Bir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer Bir an bile denemeyecek kadar kısa sürede adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz Bu algısal süreç nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir Böylece bir düşünce ya da kavramı algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız Ama görüntü olgusu gündelik hayatımızda hiç de bu kadar somut değildir uçucudur geçer gider Hele sinematografik görüntüyle ilişkimiz daha da kötüdür 21 yüzyılın sürekli film izleyen insanlar ı olarak son derece zorlu bir üretim süreci sonunda ortaya çıkan bu görüntüleri o filmleri ne kadar benimsemiş olsak da basitçe tüketip geçeriz Uğur Kutay 2005 2008 arası BirGün gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenen bu kitapta filmlerin estetik ideolojik politik değerleri ve değersizlikleriyle nasıl kalıcı olabileceğinin altını çiziyor Çünkü Her film o filmi üretenlerin harcadığının en az yarısı kadar çaba göstermeye layıktır

Es Yayınları
Bir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer Bir an bile denemeyecek kadar kısa sürede adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz Bu algısal süreç nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir Böylece bir düşünce ya da kavramı algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız Ama görüntü olgusu gündelik hayatımızda hiç de bu kadar somut değildir uçucudur geçer gider Hele sinematografik görüntüyle ilişkimiz daha da kötüdür 21 yüzyılın sürekli film izleyen insanlar ı olarak son derece zorlu bir üretim süreci sonunda ortaya çıkan bu görüntüleri o filmleri ne kadar benimsemiş olsak da basitçe tüketip geçeriz Uğur Kutay 2005 2008 arası BirGün gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenen bu kitapta filmlerin estetik ideolojik politik değerleri ve değersizlikleriyle nasıl kalıcı olabileceğinin altını çiziyor Çünkü Her film o filmi üretenlerin harcadığının en az yarısı kadar çaba göstermeye layıktır

Es Yayınları
Bir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer Bir an bile denemeyecek kadar kısa sürede adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz Bu algısal süreç nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir Böylece bir düşünce ya da kavramı algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız Ama görüntü olgusu gündelik hayatımızda hiç de bu kadar somut değildir uçucudur geçer gider Hele sinematografik görüntüyle ilişkimiz daha da kötüdür 21 yüzyılın sürekli film izleyen insanları olarak son derece zorlu bir üretim süreci sonunda ortaya çıkan bu görüntüleri o filmleri ne kadar benimsemiş olsak da basitçe tüketip geçeriz Uğur Kutay 2005 2008 arası BirGün gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenen bu kitapta filmlerin estetik ideolojik politik değerleri ve değersizlikleriyle nasıl kalıcı olabileceğinin altını çiziyor Çünkü Her film o filmi üretenlerin harcadığının en az yarısı kadar çaba göstermeye layıktır Yayınevi Es Yayınları Yazar Uğur Kutay Sayfa 304 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Barkod 9786055664114 Kategori Diğer Sanat Kitapları Fotoğraf Sinema Tiyatro Kuram

Es Yayınları
Bir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer Bir an bile denemeyecek kadar kısa sürede adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz Bu algısal süreç nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir Böylece bir düşünce ya da kavramı algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız Ama görüntü olgusu gündelik hayatımızda hiç de bu kadar somut değildir uçucudur geçer gider Hele sinematografik görüntüyle ilişkimiz daha da kötüdür 21 yüzyılın sürekli film izleyen insanlar ı olarak son derece zorlu bir üretim süreci sonunda ortaya çıkan bu görüntüleri o filmleri ne kadar benimsemiş olsak da basitçe tüketip geçeriz Uğur Kutay 2005 2008 arası BirGün gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenen bu kitapta filmlerin estetik ideolojik politik değerleri ve değersizlikleriyle nasıl kalıcı olabileceğinin altını çiziyor Çünkü Her film o filmi üretenlerin harcadığının en az yarısı kadar çaba göstermeye layıktır

Es Yayınları
Bir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer Bir an bile denemeyecek kadar kısa sürede adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz Bu algısal süreç nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir Böylece bir düşünce ya da kavramı algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız Ama görüntü olgusu gündelik hayatımızda hiç de bu kadar somut değildir uçucudur geçer gider Hele sinematografik görüntüyle ilişkimiz daha da kötüdür 21 yüzyılın sürekli film izleyen insanlar ı olarak son derece zorlu bir üretim süreci sonunda ortaya çıkan bu görüntüleri o filmleri ne kadar benimsemiş olsak da basitçe tüketip geçeriz Uğur Kutay 2005 2008 arası BirGün gazetesinde yayımlanan yazılarından derlenen bu kitapta filmlerin estetik ideolojik politik değerleri ve değersizlikleriyle nasıl kalıcı olabileceğinin altını çiziyor Çünkü Her film o filmi üretenlerin harcadığının en az yarısı kadar çaba göstermeye layıktır Sayfa Sayısı 304Baskı Yılı 2011Dili TürkçeYayınevi Es Yayınları

ES
Bir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer Bir an bile denemeyecek kadar kısa sürede adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz Bu algısal süreç nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir Böylece bir düşünce ya da kavramı algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız Ama görüntü olgusu gündelik hayatımızda hiç de bu kadar somut değildir uçucudur geçer gider Hele sinematografik görüntüyle ilişkimiz daha da kötüdür 21 yüzyılın sürekli film izleyen insanlar ı olarak son derece zorlu bir üretim süreci sonunda ortaya çıkan bu görüntüleri o filmleri ne kadar benimsemiş olsak da basitçe tüketip geçeriz