Sinema ve Piskanaliz 2 Kayıp ve Zaman — Kolektif

Sinema ve Piskanaliz 2 Kayıp ve Zaman
Kolektif
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Sinema ve Piskanaliz 2 Kayıp ve Zaman
Kolektif
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olma bilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan vankmajer in Hayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuyla sunuyoruz Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins in Peter Sellers in Yaşamı ve Ölümü Tim Burton un Büyük Balık Ingmar Bergman ın Yaban Çilekleri Özcan Alper in Sonbahar Ouine Lecomte un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor İkinci bölümde ise Alain Resnais nın Hiroşima Sevgilim Peter Howitt in Rastlantının Böylesi Mike Leigh in Ömrümüzden Bir Sene Victor Erice in Yaşam Hattı Anne Fontaine nin Yasak Aşk Theo Angelopoulos un Sonsuzluk ve Bir Gün Steven Speilberg in Yapay Zekâ Harold Ramis in Bugün Aslında Dündü Spike Jonze nin Aşk Peter Weir ın Truman Show ve Marc Forster ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunanannesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilenbabasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olmabilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan Švankmajer inHayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuyla sunuyoruz Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins inPeter Sellers in Yaşamı ve Ölümü Tim Burton unBüyük Balık Ingmar Bergman ınYaban Çilekleri Özcan Alper inSonbahar Ouine Lecomte unYepyeni Bir Hayatve Michael Radford un1984filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor İkinci bölümde ise Alain Resnais nınHiroşima Sevgilim Peter Howitt inRastlantının Böylesi Mike Leigh inÖmrümüzden Bir Sene Victor Erice inYaşam Hattı Anne Fontaine ninYasak Aşk Theo Angelopoulos unSonsuzluk ve Bir Gün Steven Speilberg inYapay Zekâ Harold Ramis inBugün Aslında Dündü Spike Jonze ninAşk Peter Weir ınTruman Showve Marc Forster ınLütfen Beni Öldürmefilmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor

İSTANBUL BİLGİ ÜNİV.YAYIN
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olma bilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan vankmajer in Hayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuyla sunuyoruz Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins in Peter Sellers in Yaşamı ve Ölümü Tim Burton un Büyük Balık Ingmar Bergman ın Yaban Çilekleri Özcan Alper in Sonbahar Ouine Lecomte un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor İkinci bölümde ise Alain Resnais nın Hiroşima Sevgilim Peter Howitt in Rastlantının Böylesi Mike Leigh in Ömrümüzden Bir Sene Victor Erice in Yaşam Hattı Anne Fontaine nin Yasak Aşk Theo Angelopoulos un Sonsuzluk ve Bir Gün Steven Speilberg in Yapay Zekâ Harold Ramis in Bugün Aslında Dündü Spike Jonze nin Aşk Peter Weir ın Truman Show ve Marc Forster ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor Yayınevi İSTANBUL BİLGİ ÜNİV YAYIN Yazar ÖZDEN TERBAŞ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 145 SAYFA Yıl 2015

İstanbul Bilgi Üniversitesi
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olma bilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan Švankmajer in Hayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuyla sunuyoruz Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins in Peter Sellers in Yaşamı ve Ölümü Tim Burton un Büyük Balık Ingmar Bergman ın Yaban Çilekleri Özcan Alper in Sonbahar Ouine Lecomte un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor İkinci bölümde ise Alain Resnais nın Hiroşima Sevgilim Peter Howitt in Rastlantının Böylesi Mike Leigh in Ömrümüzden Bir Sene Victor Erice in Yaşam Hattı Anne Fontaine nin Yasak Aşk Theo Angelopoulos un Sonsuzluk ve Bir Gün Steven Speilberg in Yapay Zekâ Harold Ramis in Bugün Aslında Dündü Spike Jonze nin Aşk Peter Weir ın Truman Show ve Marc Forster ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor DERLEYEN HAKKINDA Özden Terbaş Psikanalist ve psikiyatr Uluslararası Psikanaliz Birliği IPA ve Psike İstanbul İstanbul Psikanaliz Eğitim Araştırma ve Geliştirme Derneği üyesidir İstanbul da serbest çalışmaktadır Psike İstanbul Psikanaliz Kitaplığı yayın kurulu üyesi ve bilimsel kurul üyesidir Uluslararası Psikanaliz Birliği Türkiye Psikanaliz Çalışma Grubu Psike İstanbul bünyesinde psikanalist adaylarına verilen eğitim programında eğitimcidir Sinema ve Psikanaliz Filmler ve Bilinçdışı 2012 adlı kitabın editörüdür Çeşitli derleme kitaplarda ve dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olma bilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan Švankmajer in Hayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuyla sunuyoruz Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins in Peter Sellers in Yaşamı ve Ölümü Tim Burton un Büyük Balık Ingmar Bergman ın Yaban Çilekleri Özcan Alper in Sonbahar Ouine Lecomte un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor İkinci bölümde ise Alain Resnais nın Hiroşima Sevgilim Peter Howitt in Rastlantının Böylesi Mike Leigh in Ömrümüzden Bir Sene Victor Erice in Yaşam Hattı Anne Fontaine nin Yasak Aşk Theo Angelopoulos un Sonsuzluk ve Bir Gün Steven Speilberg in Yapay Zekâ Harold Ramis in Bugün Aslında Dündü Spike Jonze nin Aşk Peter Weir ın Truman Show ve Marc Forster ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olma bilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan Svankmajer in Hayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuyla sunuyoruz Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins in Peter Sellers in Yaşamı ve Ölümü Tim Burton un Büyük Balık Ingmar Bergman ın Yaban Çilekleri Özcan Alper in Sonbahar Ouine Lecomte un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor İkinci bölümde ise Alain Resnais nın Hiroşima Sevgilim Peter Howitt in Rastlantının Böylesi Mike Leigh in Ömrümüzden Bir Sene Victor Erice in Yaşam Hattı Anne Fontaine nin Yasak Aşk Theo Angelopoulos un Sonsuzluk ve Bir Gün Steven Speilberg in Yapay Zekâ Harold Ramis in Bugün Aslında Dündü Spike Jonze nin Aşk Peter Weir ın Truman Show ve Marc Forster ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 145Baskı Yılı 2015Dili TürkçeYayınevi İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olma bilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan Svankmajer in Hayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuyla sunuyoruz Kayıp temasına yer verdiğimiz ilk bölümde Stephen Hopkins in Peter Sellers in Yaşamı ve Ölümü Tim Burton un Büyük Balık Ingmar Bergman ın Yaban Çilekleri Özcan Alper in Sonbahar Ouine Lecomte un Yepyeni Bir Hayat ve Michael Radford un 1984 filmleri psikanalitik açıdan tartışılıyor İkinci bölümde ise Alain Resnais nın Hiroşima Sevgilim Peter Howitt in Rastlantının Böylesi Mike Leigh in Ömrümüzden Bir Sene Victor Erice in Yaşam Hattı Anne Fontaine nin Yasak Aşk Theo Angelopoulos un Sonsuzluk ve Bir Gün Steven Speilberg in Yapay Zekâ Harold Ramis in Bugün Aslında Dündü Spike Jonze nin Aşk Peter Weir ın Truman Show ve Marc Forster ın Lütfen Beni Öldürme filmleri zaman teması bağlamında ele alınıp yorumlanıyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 145 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor Başlangıçta kayıp vardır İnsan yavrusu yaşama gözlerini açtığında rahim içi yaşamın sağladığı huzurlu ve rahat ortamı kaybeder yaşama ağlayarak tutunur Anne memesinden kesilmeyle devam eder kayıplarla dolu yolculuğumuz son nefesimizi verene dek Yaşadığımız her bir kayıp bizi kaçınılmaz bir şekilde yas sürecine sürükler kayıp karşısındaki kırılganlığımızı ve çaresizliğimizi gözler önüne serer ve ölümsüz birer varlık olduğumuza dair bilinçdışı fantezimiz darbe alır Derlemede daha sonra zamanın anlamı zaman algısının kökeni zamanın geçişi ve yaşam deneyimi arasındaki ilişki üzerinde duruluyor Bu bölümde ayrıca psikanalizin zaman muammasını aydınlatmaya yönelik temel paradigmaları ve katkıları ile psikanalitik tedavi sürecinde zamanın nasıl temsil edildiği gözden geçiriliyor psikanalizin zamanın algılanmasına ilişkin derinlik yaratan bir deneyim olduğu vurgulanıyor Seansın başında devrede olan analizanı düşlemsel bir dünyaya sunan annesel zamanın tersine seans sonunda varlığı hissedilen babasal zaman onu iç gerçekliğinden düşlemsel dünyasından ayırır ve yeniden dış gerçekliğe davet eder Bu deneyim sonradan anlamlandırmayla yerini bulacak işlenecek ve derinlik sağlayacaktır Seansın zamanının sona ermesi gibi insanın kendi zamanının da bir sonu vardır yani o bir ölümlüdür eksiktir iğdiş edilmiştir Zaman içinde varlık olma ölüme doğru bir varlık olma bilincinin gelişmesini sağlar Zamana ilişkin bütün bu deneyim süreci ruhsallıkta zamanın dördüncü boyut olarak temsilinin oluşabilmesinin yolunu açacaktır Derlemede film tartışmaları bölümü bir psikanalitik komedi filmiyle açılıyor Jan Švankmajer in Hayatta Kalmak Kuram ve Uygulama filmini Andrea Sabbadini nin yorumuy

Bilgi Üniversitesi Yayınları
çev. Cem Tüzün
Bu derleme kayıp nesnenin öznedeki kaybın eksikliğin ve zamanın izini sürerek sinemada hangi renklerle seslerle ve sessizlikle temsil edildiğine odaklanıyor Derlemenin giriş bölümünde öznenin doğumundan ölümüne dek yas sürecini tetikleyen farklı kayıp deneyimlerine değiniliyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img