Sinemasal Yazıları — Mesut Kara

Sinemasal Yazıları
Mesut KaraKlaros Yayınları
Sinemasal Yazıları
Mesut KaraDünyada da Türkiye de de 1980 lerden bu yana yaşanan toplumsal değişimler dönüşümler sarsıntılar altüst oluşlar olağan dışı bir seyir izledi Çoğu zaman ne hızına ayak uydurabilmek olanaklı olmuştur ne de olan biteni anlayabilmek Birçok toplumsal kesim hayatın dışında kalmış akışa gidişata müdahale edemez duruma düşmüştür Temsiliyet ve etki gücünü yeteneğini yitiren yaşananları doğru okuyamayan toplumsal yapılanmalar müdahil olmaktan çok izleyici olma durumunda kaldı Elbette hayatın diyalektiği içinde toplumsal hafızanın toplumsal bilinçaltının da yok sayılmaması gerekir

Heyamola Yayınları
Pendik altmışlı yetmişli yılların İstanbulunda önemli sayfiye yerlerindendi Çocukluk ve ilkgençlik yıllarımızın Pendiki için sıkça kullanılan sayfiye sözcüğü bugün yeni kuşaklarca bilinmiyor kullanılmıyor olsa da Pendike yakıştığını düşünürüm Kentin yoğun göç alıp yaşanması güç bir mega köye dönüşmediği insanların henüz Egenin Akdenizin tatil yörelerini keşfetmediği oralara kaçmadığı yıllarda Pendik İstanbullu için tam anlamıyla bir sayfiye yeri tatil yöresiydi

Heyamola Yayınları
Pendik altmışlı yetmişli yılların İstanbulunda önemli sayfiye yerlerindendi Çocukluk ve ilkgençlik yıllarımızın Pendiki için sıkça kullanılan sayfiye sözcüğü bugün yeni kuşaklarca bilinmiyor kullanılmıyor olsa da Pendike yakıştığını düşünürüm Kentin yoğun göç alıp yaşanması güç bir mega köye dönüşmediği insanların henüz Egenin Akdenizin tatil yörelerini keşfetmediği oralara kaçmadığı yıllarda Pendik İstanbullu için tam anlamıyla bir sayfiye yeri tatil yöresiydi

Klaros Yayınları
Dünyada da Türkiye de de 1980 lerden bu yana yaşanan toplumsal değişimler dönüşümler sarsıntılar altüst oluşlar olağan dışı bir seyir izledi Çoğu zaman ne hızına ayak uydurabilmek olanaklı olmuştur ne de olan biteni anlayabilmek Birçok toplumsal kesim hayatın dışında kalmış akışa gidişata müdahale edemez duruma düşmüştür Temsiliyet ve etki gücünü yeteneğini yitiren yaşananları doğru okuyamayan toplumsal yapılanmalar müdahil olmaktan çok izleyici olma durumunda kaldı Elbette hayatın diyalektiği içinde toplumsal hafızanın toplumsal bilinçaltının da yok sayılmaması gerekir

Klaros Yayınları
Dünyada da Türkiye de de 1980 lerden bu yana yaşanan toplumsal değişimler dönüşümler sarsıntılar altüst oluşlar olağan dışı bir seyir izledi Çoğu zaman ne hızına ayak uydurabilmek olanaklı olmuştur ne de olan biteni anlayabilmek Birçok toplumsal kesim hayatın dışında kalmış akışa gidişata müdahale edemez duruma düşmüştür Temsiliyet ve etki gücünü yeteneğini yitiren yaşananları doğru okuyamayan toplumsal yapılanmalar müdahil olmaktan çok izleyici olma durumunda kaldı Elbette hayatın diyalektiği içinde toplumsal hafızanın toplumsal bilinçaltının da yok sayılmaması gerekir

Heyamola Yayınları
Pendik altmışlı yetmişli yılların İstanbulunda önemli sayfiye yerlerindendi Çocukluk ve ilkgençlik yıllarımızın Pendiki için sıkça kullanılan sayfiye sözcüğü bugün yeni kuşaklarca bilinmiyor kullanılmıyor olsa da Pendike yakıştığını düşünürüm Kentin yoğun göç alıp yaşanması güç bir mega köye dönüşmediği insanların henüz Egenin Akdenizin tatil yörelerini keşfetmediği oralara kaçmadığı yıllarda Pendik İstanbullu için tam anlamıyla bir sayfiye yeri tatil yöresiydi

Heyamola
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Bu düşünceden yola çıkarak İstanbul un kırk semti kırk farklı edebiyatçı yazar tarafından kaleme alındı Okurla aynı zamanda buluşan bu kırk kitaplık dizi hem bir ilk olması hem de İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ne armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır