Sınıf Kültür ve Bilinç — Mustafa Kemal Coşkun

Sınıf Kültür ve Bilinç
Mustafa Kemal CoşkunDipnot Yayınları
Sınıf Kültür ve Bilinç
Mustafa Kemal CoşkunSınıf çalışmaları alanında sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiye de bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser

Dipnot
Sınıf çalışmaları alanında sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiye de bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser Gerek akademik gerekse popüler tartışmalarda genellikle Türkiye de bir işçi sınıfı kültürünün olmadığı iddia edilmiştir Bunu ve bunun rezonansı olan iddiaları günümüz işçi sınıfından ve mücadelelerinden tanıklıklara başvurarak olumsuzlayın bu kitap Türkiye de de dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi sürekli oluşmakta olan bir işçi sınıfının var olduğunu ve bu sınıfın yine süreç içerisinde kendisine özgü bir sınıf kültürü ve bilinci yarattığını gösteriyor Kitabı benzer çalışmalardan ayrılan önemli bir başka özelliği de alan araştırması sırasında kendileriyle görüşülen işçileri araştırmanın basit nesneleri olarak görmemesi onun yerine eşitlikçi katılımcı ve sağlıklı bir bilgi üretimi için işçilerle araştırmacı arasında diyalog kuran bir dili ve yöntemi benimsemiş olmasıdır Bu özellikleriyle kitap Türkiye deki işçi sınıfı kültürünün ve bilincinin anlaşılması bakımından vazgeçilmez bir kaynak olma potansiyeli taşımaktadır Sayfa Sayısı 254 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Dipnot

Dipnot Yayınları
Sınıf çalışmaları alanında sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiye de bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser Gerek akademik gerekse popüler tartışmalarda genellikle Türkiye de bir işçi sınıfı kültürünün olmadığı iddia edilmiştir Bunu ve bunun rezonansı olan iddiaları günümüz işçi sınıfından ve mücadelelerinden tanıklıklara başvurarak olumsuzlayın bu kitap Türkiye de de dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi sürekli oluşmakta olan bir işçi sınıfının var olduğunu ve bu sınıfın yine süreç içerisinde kendisine özgü bir sınıf kültürü ve bilinci yarattığını gösteriyor Kitabı benzer çalışmalardan ayrılan önemli bir başka özelliği de alan araştırması sırasında kendileriyle görüşülen işçileri araştırmanın basit nesneleri olarak görmemesi onun yerine eşitlikçi katılımcı ve sağlıklı bir bilgi üretimi için işçilerle araştırmacı arasında diyalog kuran bir dili ve yöntemi benimsemiş olmasıdır Bu özellikleriyle kitap Türkiye deki işçi sınıfı kültürünün ve bilincinin anlaşılması bakımından vazgeçilmez bir kaynak olma potansiyeli taşımaktadır

Dipnot
Sınıf çalışmaları alanında sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiyede bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser Gerek akademik gerekse popüler tartışmalarda genellikle Türkiyede bir işçi sınıfı kültürünün olmadığı iddia edilmiştir Bunu ve bunun rezonansı olan iddiaları günümüz işçi sınıfından ve mücadelelerinden tanıklıklara başvurarak olumsuzlayın bu kitap Türkiyede de dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi sürekli oluşmakta olan bir işçi sınıfının var olduğunu ve bu sınıfın yine süreç içerisinde kendisine özgü bir sınıf kültürü ve bilinci yarattığını gösteriyor Kitabı benzer çalışmalardan ayrılan önemli bir başka özelliği de alan araştırması sırasında kendileriyle görüşülen işçileri araştırmanın basit nesneleri olarak görmemesi onun yerine eşitlikçi katılımcı ve sağlıklı bir bilgi üretimi için işçilerle araştırmacı arasında diyalog kuran bir dili ve yöntemi benimsemiş olmasıdır Bu özellikleriyle kitap Türkiyedeki işçi sınıfı kültürünün ve bilincinin anlaşılması bakımından vazgeçilmez bir kaynak olma potansiyeli taşımaktadır

Dipnot Yayınları
Sınıf çalışmaları alanında sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiye de bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser Gerek akademik gerekse popüler tartışmalarda genellikle Türkiye de bir işçi sınıfı kültürünün olmadığı iddia edilmiştir Bunu ve bunun rezonansı olan iddiaları günümüz işçi sınıfından ve mücadelelerinden tanıklıklara başvurarak olumsuzlayın bu kitap Türkiye de de dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi sürekli oluşmakta olan bir işçi sınıfının var olduğunu ve bu sınıfın yine süreç içerisinde kendisine özgü bir sınıf kültürü ve bilinci yarattığını gösteriyor Kitabı benzer çalışmalardan ayrılan önemli bir başka özelliği de alan araştırması sırasında kendileriyle görüşülen işçileri araştırmanın basit nesneleri olarak görmemesi onun yerine eşitlikçi katılımcı ve sağlıklı bir bilgi üretimi için işçilerle araştırmacı arasında diyalog kuran bir dili ve yöntemi benimsemiş olmasıdır Bu özellikleriyle kitap Türkiye deki işçi sınıfı kültürünün ve bilincinin anlaşılması bakımından vazgeçilmez bir kaynak olma potansiyeli taşımaktadır

Dipnot
Sınıf çalışmaları alanında sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiye de bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser Gerek akademik gerekse popüler tartışmalarda genellikle Türkiye de bir işçi sınıfı kültürünün olmadığı iddia edilmiştir Bunu ve bunun rezonansı olan iddiaları günümüz işçi sınıfından ve mücadelelerinden tanıklıklara başvurarak olumsuzlayın bu kitap Türkiye de de dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi sürekli oluşmakta olan bir işçi sınıfının var olduğunu ve bu sınıfın yine süreç içerisinde kendisine özgü bir sınıf kültürü ve bilinci yarattığını gösteriyor Kitabı benzer çalışmalardan ayrılan önemli bir başka özelliği de alan araştırması sırasında kendileriyle görüşülen işçileri araştırmanın basit nesneleri olarak görmemesi onun yerine eşitlikçi katılımcı ve sağlıklı bir bilgi üretimi için işçilerle araştırmacı arasında diyalog kuran bir dili ve yöntemi benimsemiş olmasıdır Bu özellikleriyle kitap Türkiye deki işçi sınıfı kültürünün ve bilincinin anlaşılması bakımından vazgeçilmez bir kaynak olma potansiyeli taşımaktadır Sayfa Sayısı 254Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Dipnot

Dipnot Yayınları
Sınıf çalışmaları alanında sınıf kültürü ve sınıf bilinci konularının oldukça sınırlı işlendiği Türkiye de bu konudaki eksiliği gidermeye dönük mütevazı bir girişim olan elinizdeki kitap toplumsal sınıf sorunsalını toplumsal bilimlerin araştırma gündeminden çıkarma çabasına ve Türkiye işçi sınıfına dair günümüze dek süregelen yanlış yargılara cephe alan bir eser Gerek akademik gerekse popüler tartışmalarda genellikle Türkiye de bir işçi sınıfı kültürünün olmadığı iddia edilmiştir Bunu ve bunun rezonansı olan iddiaları günümüz işçi sınıfından ve mücadelelerinden tanıklıklara başvurarak olumsuzlayın bu kitap Türkiye de de dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi sürekli oluşmakta olan bir işçi sınıfının var olduğunu ve bu sınıfın yine süreç içerisinde kendisine özgü bir sınıf kültürü ve bilinci yarattığını gösteriyor Kitabı benzer çalışmalardan ayrılan önemli bir başka özelliği de alan araştırması sırasında kendileriyle görüşülen işçileri araştırmanın basit nesneleri olarak görmemesi onun yerine eşitlikçi katılımcı ve sağlıklı bir bilgi üretimi için işçilerle araştırmacı arasında diyalog kuran bir dili ve yöntemi benimsemiş olmasıdır Bu özellikleriyle kitap Türkiye deki işçi sınıfı kültürünün ve bilincinin anlaşılması bakımından vazgeçilmez bir kaynak olma potansiyeli taşımaktadır