MejelleKitap fiyat karşılaştırma

SINIRIN SOSYOLOJİSİ Ulus Devlet ve Sınır İnsanları — Ferhat Tekin

SINIRIN SOSYOLOJİSİ Ulus Devlet ve Sınır İnsanları
126,00
KüreselleşmeDiğerAraştırma İnceleme

SINIRIN SOSYOLOJİSİ Ulus Devlet ve Sınır İnsanları

Ferhat Tekin

Açılım Kitap

2014270 sf.
Ekin KitapEn ucuz

SINIRIN SOSYOLOJİSİ Ulus Devlet ve Sınır İnsanları

Ferhat Tekin

Sınırlar genellikle uluslararası ilişkiler veya siyaset biliminin konusu olarak ele alınmakla birlikte neredeyse bütün ulus devlet sınırları vatandaşlarına bir kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerinde kurulduğu kadar insanların zihinleri üzerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insan zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda coğrafi sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcıdır Her halükarda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliği engelleyiciliği ve diğer birçok açıdan ilginç toplumsal ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Kuşkusuz sınırlar çağımıza özgü fenomenler değildir eski çağlarda Çin Roma ve Mısır medeniyetlerinde de var oldukları bilinen bir gerçektir Fakat modern öncesi dönemde sınırlar değil sınır boyları anlayışı hâkimdi Bu anlayış modern öncesi devletlerin teritoryal anlayışlarına bağlı olarak sınır boylarının buralarda yaşayan insanların din kültür sosyo ekonomik yaşam ve yerleşim gibi özelliklerinin dikkate alınmasına dayanıyordu Dolayısıyla modern devlet sınırlarının sosyal yaşamı keskin bir biçimde ikiye hatta bazen üçe böldüğü bir durum sözkonusu değildi Ancak modernulus devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte doğrusal sınır anlayışı yani türdeş bir toprak parçasını çevreleyen sınır anlayışı tek meşru sınır anlayışı haline geldi Böylece hudut ya da sınır bir mülkü çevreleyen geçirgen ve belirsiz bir görünümden sınırlayan ayrıştıran katı ve askeri bir görünüme geçiş yapmış oldu Dolayısıyla günümüzde algılandığı şekliyle kesin hatlarla ayrılmış olan teritoryal sınırlar modern ulus devletle ortaya çıkmış olup ne demografik ne de sosyo kültürel ve ekonomik unsurlara dayanmaktadır

Benli Kitap
135,00

Açılım Kitap

2014-11-201. baskı270 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Sınırlar genellikle uluslararası ilişkiler veya siyaset biliminin konusu olarak ele alınmakla birlikte neredeyse bütün ulus devlet sınırları vatandaşlarına bir kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerinde kurulduğu kadar insanların zihinleri üzerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insan zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda coğrafi sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcıdır Her halükarda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliği engelleyiciliği ve diğer birçok açıdan ilginç toplumsal ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Kuşkusuz sınırlar çağımıza özgü fenomenler değildir eski çağlarda Çin Roma ve Mısır medeniyetlerinde de var oldukları bilinen bir gerçektir Fakat modern öncesi dönemde sınırlar değil sınır boyları anlayışı hâkimdi Bu anlayış modern öncesi devletlerin teritoryal anlayışlarına bağlı olarak sınır boylarının buralarda yaşayan insanların din kültür sosyo ekonomik yaşam ve yerleşim gibi özelliklerinin dikkate alınmasına dayanıyordu Dolayısıyla modern devlet sınırlarının sosyal yaşamı keskin bir biçimde ikiye hatta bazen üçe böldüğü bir durum sözkonusu değildi Ancak modern ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte doğrusal sınır anlayışı yani türdeş bir toprak parçasını çevreleyen sınır anlayışı tek meşru sınır anlayışı haline geldi Böylece hudut ya da sınır bir mülkü çevreleyen geçirgen ve belirsiz bir görünümden sınırlayan ayrıştıran katı ve askeri bir görünüme geçiş yapmış oldu Dolayısıyla günümüzde algılandığı şekliyle kesin hatlarla ayrılmış olan teritoryal sınırlar modern ulus devletle ortaya çıkmış olup ne demografik ne de sosyo kültürel ve ekonomik unsurlara dayanmaktadır

Nobel Kitap
174,00

Nobel Akademik Yayıncılık

2020264 sf.
13,5x21,5
Nobel Kitap

Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır

Şehadet Kitap
220,40

Nobel Akademik Yayıncılık

2020264 sf.
Şehadet Kitap

Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır

Kitap Ambarı
223,30

Nobel Akademik Yayıncılık

2020264 sf.
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap Ambarı

Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
232,00

Nobel Akademik Yayıncılık

2020264 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır

Ekin Kitap
237,80

Nobel Akademik Yayıncılık

2020264 sf.
Ekin Kitap

Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır

D&R
246,21

Nobel Akademik Yayıncılık

20201. baskı264 sf.
13,5 x 21,52. HamurTürkçe
D&R

Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır Tanıtım Bülteninden

Benli Kitap
261,00

Nobel Akademik Yayıncılık

2020-11-242. baskı264 sf.
Karton135-215-0Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır

Ucuz Kitap Al
261,00

Nobel Akademik Yayıncılık

Kasım 2020264 sf.
14.00x22.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Ferhat Tekin tarafından kaleme alınan Sınırın Sosyolojisi Nobel Akademik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Sınırın Sosyolojisi Ferhat Tekin Kitap Özeti Teritoryal sınırlar sosyal bilim geleneği içinde 1990 ların başına kadar coğrafya ve uluslararası ilişkiler disiplininin konusu olarak görüldü ve incelendi Sosyoloji bir bilim olarak ortaya çıkışından 1990 lı yıllara kadar sınırlara ilgi duymadı ya da sınırları görmezden geldi Oysa hem teritoryal sınırlar hem de onlara dair hemen her söylem sembol ve uygulama dolaylı ya da dolaysız olarak toplumla ilgilidir Zira modern anlamda sınırlar toplumun bir taraftan başladığı diğer taraftan da bittiği sosyopolitik mekânlar olarak kodlanır Bir başka ifadeyle aslında modern toplum daha önce hiç olmadığı kadar hem toprakla teritorya hem de sınırlarla ilişkili olarak inşa edilmiştir Neredeyse bütün teritoryal sınırlar vatandaşlarına bir ulusal kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerine işaretlendiği kadar insanların zihinlerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insanların zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda teritoryal sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcı olabilmektedir Her hâlükârda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliğe engelleyiciliğe ve diğer birçok açıdan ilginç sosyolojik ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Bu kitapta sınır sosyolojik bir perspektiften ele alınarak onun bir taraftan ulus devlet ulusal türdeşlik ve kültür açısından ne ifade ettiği ve nasıl işlevler üstlendiği diğer taraftan da sınırın sınır insanları ve sınır toplulukları tarafından nasıl algılandığı dolayısıyla da sınır kültürünün şekillenmesinde nasıl rol oynadığı ele alınmaktadır Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar Ferhat Tekin Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x22 00 cm Basım Yılı Kasım 2020 Barkod 9786254066078 Kategori Diğer Sosyoloji Kitapları

Kitap Yurdu

AÇILIM KİTAP

20.11.2014270 sf.
Karton Kapak13.5 x 19 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Sınırlar genellikle uluslararası ilişkiler veya siyaset biliminin konusu olarak ele alınmakla birlikte neredeyse bütün ulus devlet sınırları vatandaşlarına bir kültür ve kimlik algısı dayatır Bu bakımdan sınırlar toprak üzerinde kurulduğu kadar insanların zihinleri üzerine de çizilir Bazen toprağa çizilen sınırların insan zihinlerinde veya kültürlerinde tam bir karşılığı olmayabilir Bu durumda coğrafi sınırlar büyük ölçüde etkisiz ama bir o kadar da yaralayıcıdır Her halükarda sınırdaki yaşam ve kültür geçişkenliği engelleyiciliği ve diğer birçok açıdan ilginç toplumsal ilişki biçimlerine yol açabilmektedir Kuşkusuz sınırlar çağımıza özgü fenomenler değildir eski çağlarda Çin Roma ve Mısır medeniyetlerinde de var oldukları bilinen bir gerçektir Fakat modern öncesi dönemde sınırlar değil sınır boyları anlayışı hâkimdi Bu anlayış modern öncesi devletlerin teritoryal anlayışlarına bağlı olarak sınır boylarının buralarda yaşayan insanların din kültür sosyo ekonomik yaşam ve yerleşim gibi özelliklerinin dikkate alınmasına dayanıyordu Dolayısıyla modern devlet sınırlarının sosyal yaşamı keskin bir biçimde ikiye hatta bazen üçe böldüğü bir durum sözkonusu değildi Ancak modern ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte doğrusal sınır anlayışı yani türdeş bir toprak parçasını çevreleyen sınır anlayışı tek meşru sınır anlayışı haline geldi Böylece hudut ya da sınır bir mülkü çevreleyen geçirgen ve belirsiz bir görünümden sınırlayan ayrıştıran katı ve askeri bir görünüme geçiş yapmış oldu Dolayısıyla günümüzde algılandığı şekliyle kesin hatlarla ayrılmış olan teritoryal sınırlar modern ulus devletle ortaya çıkmış olup ne demografik ne de sosyo kültürel ve ekonomik unsurlara dayanmaktadır