MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sınırlar Mekânlar ve Yaşamlar — Emine Akman İlhan Oğuz Akdemir

Sınırlar Mekânlar ve Yaşamlar
450,00
Siyaset BilimiPolitika TürkiyeSiyaset Sosyolojisi

Sınırlar Mekânlar ve Yaşamlar

Emine Akman İlhan Oğuz Akdemir

Çizgi Kitabevi

2026207 sf.
İnce Kapak13,5 x 19,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Sınırlar Mekânlar ve Yaşamlar

Emine Akman İlhan Oğuz Akdemir

Günümüzde bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin hızla değişimi bilgi hizmetlerinin çeşitlenmesi ve genel olarak bilimsel ve teknik iletişimde terminolojik sistemlerin standardizasyonunun iyileştirilmesi için günden güne artan bir ihtiyaç vardır Yeni bilimsel kavramların ortaya çıkması da yeni sözlüklerin oluşturulması ihtiyacını doğurur Sözlükler kültürlerarası iletişimin bir aracıdır Sözlük türleri arasında yer alan terim sözlüğü bir veya birden fazla disiplinin terminolojisini içeren sözlük türlerinden biridir Terimlerde birliğin sağlanabilmesi için ise uzun soluklu akademik çalışmalara ihtiyaç vardır Rusça Türkçe Açıklamalı Çeviribilim Terimleri Sözlüğü Türkiye de alan yazınındaki eksiklikleri gidermek ve Türkçedeki çeviri terminolojisini zenginleştirmek gayesiyle kaleme alınmıştır Hem akademik çalışmalarda hem de çeviri uygulamalarında başvurulabilecek bir kaynak olan bu sözlüğün Rusça çeviribilim alanındaki terim karşılığını bulma konusunda zorlukları gidererek doğru tutarlı terim kullanımına ve terimlerde anlam birliğinin oluşturulmasına katkı sağlaması umuduyla Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
480,00

Çizgi Kitabevi Yayınları

Aralık 2025382 sf.
Ekin Kitap

İnsanlık ilk günden bugüne daima kendini ötekinden ayırmak ayrıştırmak için sınırlar icad etmiştir Zamanla toplumları kültürleri inançları dilleri dinleri ve nihayetinde ulus devletleri ayrıştırmanın aracı haline dönüşmüştür Çağcıl Dünyanın güvenlikleştirme adına dönem dönem devletçil paranoyaya şizofreniye dönüşen sınır güvenliğine sanki ontolojik bir varlıkmış muamelesi yapılması ve ötekini en azından görmezden gelmek Burada içeride olanı makul Orada dışarıda olanı ise tehdit ve veya yanlış olduğunu varsaymanın bedelini nesiller ödeyebiliyor Türkiye nin siyasi sınırlarının neredeyse tamamı genç ve ayrıştırmak için tasarlanmıştır Haritada Tek millet tek devlet görünen topraklarda çok millet çok devlet var etme çabası sonuç vermiş ötekileştirme paranoyası temel doktrine dönüşmüştür Diyalog yerini çok sesli monologlara bırakmıştır Sınırların ötesi yok hükmündedir Ancak pratik teoriyi aşıyor İnsan kültür toplum ve mekânların dili siyasi anlaşmaları hiçe çıkarıyor Türkiye Irak sınır bölgesi inatla direniyor Şehirler köyler yaylalar canlılar bölge bizim ortak yaşama sahamız diye haykırıyor Sınırın iki tarafında damak tadı giyim kuşam gelenekler töreler kültürel öğeler vücud lisanları hayatı okuma becerileri benzeşiyor Elbette sınırın varlığı giderek benzerleri tahrip edip aşındırıyor Ayrışmadan enerjisini alan terör ötekileştirmenin katalizör aracı haline geliyor Ama sınır insanları hep sorguluyor Sınırları neden tahkim ettiler ki Zaten coğrafi ortam yeterince arızalı hayatı güçleştiriyor Bizi soydaşlarımızdan ayırmak için başka engeller niye Kutsal sınırların yeri daha ötelerde olmalı gibi Siyasi sınırların toplumsal sınırlara dönüşmesini engellemek için geç olmadan insani gerçekliklerin farkına varılmalı Kapıları kapatmak yerine kutsal sınırların ötesini düşünerek Ortak gelecek için çalışmalı

Kitap Yurdu
507,00

ÇİZGİ KİTABEVİ

02.03.2026382 sf.
Karton Kapak16.5 x 24 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

İnsanlık ilk günden bugüne daima kendini ötekinden ayırmak ayrıştırmak için sınırlar icad etmiştir Zamanla toplumları kültürleri inançları dilleri dinleri ve nihayetinde ulus devletleri ayrıştırmanın aracı haline dönüşmüştür Çağcıl Dünyanın güvenlikleştirme adına dönem dönem devletçil paranoyaya şizofreniye dönüşen sınır güvenliğine sanki ontolojik bir varlıkmış muamelesi yapılması ve ötekini en azından görmezden gelmek Burada içeride olanı makul Orada dışarıda olanı ise tehdit ve veya yanlış olduğunu varsaymanın bedelini nesiller ödeyebiliyor Türkiye nin siyasi sınırlarının neredeyse tamamı genç ve ayrıştırmak için tasarlanmıştır Haritada Tek millet tek devlet görünen topraklarda çok millet çok devlet var etme çabası sonuç vermiş ötekileştirme paranoyası temel doktrine dönüşmüştür Diyalog yerini çok sesli monologlara bırakmıştır Sınırların ötesi yok hükmündedir Ancak pratik teoriyi aşıyor İnsan kültür toplum ve mekânların dili siyasi anlaşmaları hiçe çıkarıyor Türkiye Irak sınır bölgesi inatla direniyor Şehirler köyler yaylalar canlılar bölge bizim ortak yaşama sahamız diye haykırıyor Sınırın iki tarafında damak tadı giyim kuşam gelenekler töreler kültürel öğeler vücud lisanları hayatı okuma becerileri benzeşiyor Elbette sınırın varlığı giderek benzerleri tahrip edip aşındırıyor Ayrışmadan enerjisini alan terör ötekileştirmenin katalizör aracı haline geliyor Ama sınır insanları hep sorguluyor Sınırları neden tahkim ettiler ki Zaten coğrafi ortam yeterince arızalı hayatı güçleştiriyor Bizi soydaşlarımızdan ayırmak için başka engeller niye Kutsal sınırların yeri daha ötelerde olmalı gibi Siyasi sınırların toplumsal sınırlara dönüşmesini engellemek için geç olmadan insani gerçekliklerin farkına varılmalı Kapıları kapatmak yerine kutsal sınırların ötesini düşünerek Ortak gelecek için çalışmalı

Pandora
540,00

Çizgi

2026382 sf.
Pandora

İnsanlık ilk günden bugüne daima kendini ötekinden ayırmak ayrıştırmak için sınırlar icad etmiştir Zamanla toplumları kültürleri inançları dilleri dinleri ve nihayetinde ulus devletleri ayrıştırmanın aracı haline dönüşmüştür Çağcıl Dünyanın güvenlikleştirme adına dönem dönem devletçil paranoyaya şizofreniye dönüşen sınır güvenliğine sanki ontolojik bir varlıkmış muamelesi yapılması ve ötekini en azından görmezden gelmek Burada içeride olanı makul Orada dışarıda olanı ise tehdit ve veya yanlış olduğunu varsaymanın bedelini nesiller ödeyebiliyor Türkiye nin siyasi sınırlarının neredeyse tamamı genç ve ayrıştırmak için tasarlanmıştır Haritada Tek millet tek devlet görünen topraklarda çok millet çok devlet var etme çabası sonuç vermiş ötekileştirme paranoyası temel doktrine dönüşmüştür Diyalog yerini çok sesli monologlara bırakmıştır Sınırların ötesi yok hükmündedir Ancak pratik teoriyi aşıyor İnsan kültür toplum ve mekânların dili siyasi anlaşmaları hiçe çıkarıyor Türkiye Irak sınır bölgesi inatla direniyor Şehirler köyler yaylalar canlılar bölge bizim ortak yaşama sahamız diye haykırıyor Sınırın iki tarafında damak tadı giyim kuşam gelenekler töreler kültürel öğeler vücud lisanları hayatı okuma becerileri benzeşiyor Elbette sınırın varlığı giderek benzerleri tahrip edip aşındırıyor Ayrışmadan enerjisini alan terör ötekileştirmenin katalizör aracı haline geliyor Ama sınır insanları hep sorguluyor Sınırları neden tahkim ettiler ki Zaten coğrafi ortam yeterince arızalı hayatı güçleştiriyor Bizi soydaşlarımızdan ayırmak için başka engeller niye Kutsal sınırların yeri daha ötelerde olmalı gibi Siyasi sınırların toplumsal sınırlara dönüşmesini engellemek için geç olmadan insani gerçekliklerin farkına varılmalı Kapıları kapatmak yerine kutsal sınırların ötesini düşünerek Ortak gelecek için çalışmalı

Nobel Kitap
552,00

Çizgi Kitabevi Yayınları

2025382 sf.
Ciltsiz16.5x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İnsanlık ilk günden bugüne daima kendini ötekinden ayırmak ayrıştırmak için sınırlar icad etmiştir Zamanla toplumları kültürleri inançları dilleri dinleri ve nihayetinde ulus devletleri ayrıştırmanın aracı haline dönüşmüştür Çağcıl Dünyanın güvenlikleştirme adına dönem dönem devletçil paranoyaya şizofreniye dönüşen sınır güvenliğine sanki ontolojik bir varlıkmış muamelesi yapılması ve ötekini en azından görmezden gelmek Burada içeride olanı makul Orada dışarıda olanı ise tehdit ve veya yanlış olduğunu varsaymanın bedelini nesiller ödeyebiliyor Türkiye nin siyasi sınırlarının neredeyse tamamı genç ve ayrıştırmak için tasarlanmıştır Haritada Tek millet tek devlet görünen topraklarda çok millet çok devlet var etme çabası sonuç vermiş ötekileştirme paranoyası temel doktrine dönüşmüştür Diyalog yerini çok sesli monologlara bırakmıştır Sınırların ötesi yok hükmündedir Ancak pratik teoriyi aşıyor İnsan kültür toplum ve mekânların dili siyasi anlaşmaları hiçe çıkarıyor Türkiye Irak sınır bölgesi inatla direniyor Şehirler köyler yaylalar canlılar bölge bizim ortak yaşama sahamız diye haykırıyor Sınırın iki tarafında damak tadı giyim kuşam gelenekler töreler kültürel öğeler vücud lisanları hayatı okuma becerileri benzeşiyor Elbette sınırın varlığı giderek benzerleri tahrip edip aşındırıyor Ayrışmadan enerjisini alan terör ötekileştirmenin katalizör aracı haline geliyor Ama sınır insanları hep sorguluyor Sınırları neden tahkim ettiler ki Zaten coğrafi ortam yeterince arızalı hayatı güçleştiriyor Bizi soydaşlarımızdan ayırmak için başka engeller niye Kutsal sınırların yeri daha ötelerde olmalı gibi Siyasi sınırların toplumsal sınırlara dönüşmesini engellemek için geç olmadan insani gerçekliklerin farkına varılmalı Kapıları kapatmak yerine kutsal sınırların ötesini düşünerek Ortak gelecek için çalışmalı

Şehadet Kitap
600,00

Çizgi Kitabevi

2026382 sf.
Şehadet Kitap

İnsanlık ilk günden bugüne daima kendini ötekinden ayırmak ayrıştırmak için sınırlar icad etmiştir Zamanla toplumları kültürleri inançları dilleri dinleri ve nihayetinde ulus devletleri ayrıştırmanın aracı haline dönüşmüştür Çağcıl Dünyanın güvenlikleştirme adına dönem dönem devletçil paranoyaya şizofreniye dönüşen sınır güvenliğine sanki ontolojik bir varlıkmış muamelesi yapılması ve ötekini en azından görmezden gelmek Burada içeride olanı makul Orada dışarıda olanı ise tehdit ve veya yanlış olduğunu varsaymanın bedelini nesiller ödeyebiliyor Türkiye nin siyasi sınırlarının neredeyse tamamı genç ve ayrıştırmak için tasarlanmıştır Haritada Tek millet tek devlet görünen topraklarda çok millet çok devlet var etme çabası sonuç vermiş ötekileştirme paranoyası temel doktrine dönüşmüştür Diyalog yerini çok sesli monologlara bırakmıştır Sınırların ötesi yok hükmündedir Ancak pratik teoriyi aşıyor İnsan kültür toplum ve mekânların dili siyasi anlaşmaları hiçe çıkarıyor Türkiye Irak sınır bölgesi inatla direniyor Şehirler köyler yaylalar canlılar bölge bizim ortak yaşama sahamız diye haykırıyor Sınırın iki tarafında damak tadı giyim kuşam gelenekler töreler kültürel öğeler vücud lisanları hayatı okuma becerileri benzeşiyor Elbette sınırın varlığı giderek benzerleri tahrip edip aşındırıyor Ayrışmadan enerjisini alan terör ötekileştirmenin katalizör aracı haline geliyor Ama sınır insanları hep sorguluyor Sınırları neden tahkim ettiler ki Zaten coğrafi ortam yeterince arızalı hayatı güçleştiriyor Bizi soydaşlarımızdan ayırmak için başka engeller niye Kutsal sınırların yeri daha ötelerde olmalı gibi Siyasi sınırların toplumsal sınırlara dönüşmesini engellemek için geç olmadan insani gerçekliklerin farkına varılmalı Kapıları kapatmak yerine kutsal sınırların ötesini düşünerek Ortak gelecek için çalışmalı