MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları — Necdet Subaşı

Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları
9,90
Genel SosyolojiTürkiye Siyaseti ve PolitikasıTürkiye Siyaseti Ve Politikası

Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları

Necdet Subaşı

Küre Yayınları

2005189 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları

Necdet Subaşı

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır

Şehadet Kitap
140,30

Ötüken Neşriyat

2007179 sf.
Şehadet Kitap

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla varolmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır bu roller aidiyeti cemaati aşinalığı gündeme getirir Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz onun istikametinden de kendini koparmayı başarır Mürtettir çünkü o artık yol dan çıkmıştır İrtidat aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü ancak mürtet olmaya yetecektir Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar

Kitap Sepeti
149,50

Ötüken Neşriyat

2007178 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla varolmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır bu roller aidiyeti cemaati aşinalığı gündeme getirir Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz onun istikametinden de kendini koparmayı başarır Mürtettir çünkü o artık yol dan çıkmıştır İrtidat aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü ancak mürtet olmaya yetecektir Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar

Teklif Kitap
158,72

Ötüken Neşriyat

2007-02-141. baskı179 sf.
Karton120-195-03.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla varolmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır bu roller aidiyeti cemaati aşinalığı gündeme getirir Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz onun istikametinden de kendini koparmayı başarır Mürtettir çünkü o artık yol dan çıkmıştır İrtidat aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü ancak mürtet olmaya yetecektir Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar

165,60

Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları

Necdet Subaşı

Ötüken Neşriyat

2007178 sf.
Ekin Kitap

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla varolmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır bu roller aidiyeti cemaati aşinalığı gündeme getirir Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz onun istikametinden de kendini koparmayı başarır Mürtettir çünkü o artık yol dan çıkmıştır İrtidat aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü ancak mürtet olmaya yetecektir Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar

Kitap Ambarı
172,50

Ötüken Neşriyat

2007179 sf.
Karton Kapak12x19,5
Kitap Ambarı

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla var olmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullarda vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter 616 Miladî 9 asırdan 20 asra kadar devam eden geniş bir zaman diliminde ahlak ve dünya görüşümüzü merak eden Araplar ile Avrupalılar bu alanda bir çok eserler ve seyahatnameler yayınlamıştır Ben bu kitapları okurken kendi kendime şunu sordum Ortak sayılabilecek görüşlere sahip bu eserlerin müellifleri şayet aynı yıllarda yaşamış olsalardı yuvarlak bir masa etrafında toplanıp da ortak bir eser yazsaydılar acaba nasıl bir eser yazardılar İşte bu sorudan yola çıkarak onların görüşlerini sistemleştirmek ve ortak olan yönlerini tespit ederek hepsi için müşterek sayılabilecek görüşler içeren bir kitap hazırlamayı faydalı gördüm

Ötüken Neşriyat
184,00

Ötüken Neşriyat

2007179 sf.
12x19,5
Ötüken Neşriyat

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla var olmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullarda vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter 616 Miladî 9 asırdan 20 asra kadar devam eden geniş bir zaman diliminde ahlak ve dünya görüşümüzü merak eden Araplar ile Avrupalılar bu alanda bir çok eserler ve seyahatnameler yayınlamıştır Ben bu kitapları okurken kendi kendime şunu sordum Ortak sayılabilecek görüşlere sahip bu eserlerin müellifleri şayet aynı yıllarda yaşamış olsalardı yuvarlak bir masa etrafında toplanıp da ortak bir eser yazsaydılar acaba nasıl bir eser yazardılar İşte bu sorudan yola çıkarak onların görüşlerini sistemleştirmek ve ortak olan yönlerini tespit ederek hepsi için müşterek sayılabilecek görüşler içeren bir kitap hazırlamayı faydalı gördüm

Pandora
184,00

Ötüken

2007178 sf.
Pandora

Atalarımız Türkistan bozkırlarından Anadolu ya yüzyıllar boyunca akın akın geldiler yeni medeniyetler yepyeni coğrafyalar ve çeşit çeşit kavimler dinler ve dillerle karşılaştılar bunlarla zaman zaman çarpışıp zaman zaman da uzlaştılar birlikte yaşayacakları ortamlar hazırlayıp atarlının törelerine uygun devletler kurdular Yeni coğrafyalarda eski ve köklü medeniyetler arasında yeni medeniyetler oluşturdular ve asırlara hükmeden eserler ortaya koydular Ama her şeyden önemlisi insanımızın temel değerlerini Orta Asya dan Anadolu ya bütün ruh incelikleriyle taşıyıp dokudurlar ve bugünlere gelen kültürümüzün hassas motiflerini meydana getirdiler Elinizdeki bu eser Kaşgarlı Mahmud dan Hoca Ahmed Yesevi den Ynus Emre ye Edib Ahmed Yükneki den Hacu Bektaş Veli ye bu tesirlerin ana çizgilerini gözler önüne sermeye çalışmaktadır Kısacası kimliğimizin dokusunu teşkil eden lifleri arıyorsanız bu kitaptan işe başlamalısınız

Ucuz Kitap Al
184,00

Ötüken Neşriyat

2007178 sf.
12.00x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Necdet Subaşı tarafından kaleme alınan Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Sınırları Yoklamak Din Sosyolojisi Okumaları Necdet Subaşı Kitap Özeti Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla varolmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır bu roller aidiyeti cemaati aşinalığı gündeme getirir Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz onun istikametinden de kendini koparmayı başarır Mürtettir çünkü o artık yoldan çıkmıştır İrtidat aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü ancak mürtet olmaya yetecektir Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Necdet Subaşı Sayfa 178 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı 2007 Barkod 9789754376135 Kategori Genel Sosyoloji

Nobel Kitap
190,90

Ötüken Neşriyat

2007178 sf.
Ciltsiz12x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bu sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlâktır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla varolmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır bu roller aidiyeti cemaati aşinalığı gündeme getirir Sonuçta muğlâk ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz onun istikametinden de kendini koparmayı başarır Mürtettir çünkü o artık yol dan çıkmıştır İrtidat aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü ancak mürtet olmaya yetecektir Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar

D&R
207,00

Ötüken Neşriyat - Sosyoloji - Psikoloji Dizisi

2007
Türkçe
D&R

Popüler Türk aydını üç temel özelliğiyle entelektüel açıdan tartışılıp sorgulanır bu özellikleri onu sahici bir dünyadan uzaklaştırıp ayrıştırır Esasen bu niteliklere mesafe koyan ya da bundan sıyrılmayı başaran aydınları da söz konusu kategori içine hapsetmek gereksizdir Aydınlarımız muğlaktadır çünkü kapalı ve adeta kilitlidirler Zor anlaşılır ve karışıktırlar Söylediklerinin çoğu belirsizliğe mahkûmdur içeriği kuşkuya yol açar anlaşılmazlık bariz karakterleridir Ancak bu belirsizlik onları mutlu eder Müsteardırlar çünkü duruşları iğretidir sahici değildir Kendi adlarıyla var olmazlar rolleri ısmarlama ve emanettir Bu rollerinden nasıl ve ne zaman ya da hangi koşullar eşliğinde vazgeçecekleri yeni rollere nasıl adapte olacakları merak konusudur Kendilerine ait olmayan bir roller kümesi kullanılır bu roller aidiyeti cemaati aşinalığı gündeme getirir Sonuçta muğlak ve müstear olmak aydını mürtet yapmaya yeter Toplumun genel geçer dünyasıyla sadece dil ya da kimlik açısından kopmaz onun istikametinden de kendini koparmayı başarır Mürtettir çünkü o artık yol dan çıkmıştır İrtidat aydın olmanın neredeyse temel bir koşulu olur Zaten bütün bu özellikleriyle onun inat ve gücü ancak mürtet olmaya yetecektir Toplumsala sirayet eden epistemolojik bunalım aydınları yorar Sayfa Sayısı 178Baskı Yılı 2007Dili TürkçeYayınevi Ötüken Neşriyat

Kitap Ambarı
210,00

Tezkire Yayınları

İnce Kapak
Kitap Ambarı

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır Tanıtım Bülteninden Medya Cinsi Citsiz Sayfa Sayısı 196 Ebat 13x21 İlk Baskı Yılı 2017 Hamur Tipi 2 Hamur Baskı Sayısı 1 Basım

Ekin Kitap
221,20

Tezkire

2017196 sf.
Ekin Kitap

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır

Nobel Kitap
243,60

Tezkire

2017196 sf.
Ciltsiz14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır

D&R
252,00

Tezkire Yayınları

Türkçe
D&R

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır Tanıtım Bülteninden Medya Cinsi Citsiz Sayfa Sayısı 196 Ebat 13x21 İlk Baskı Yılı 2017 Hamur Tipi 2 Hamur Baskı Sayısı 1 Basım

Pandora
252,00

Tezkire

2017196 sf.
Pandora

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır

Kita Kitap
280,00

Tezkire

Mart 20171. baskı196 sf.
Ciltsiz13 x 21 cm2.HamurTürkçe
Kita Kitap

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şehadet Kitap
280,00

Tezkire Yayınları

2017196 sf.
Şehadet Kitap

Modern Cumhuriyet in seksenini aşmış ve devirmiş olgun döneminde bile halk katında gelişen dinsellikle seçkinler arasında rağbet bulan dinselliğin zaman zaman gerçekleştirilen mübadele ve müdahalelerle şekillendirildiğine ilişkin kanaat neredeyse tamdır Bu nedenle genel olarak tek partili ve çok partili hayat dönemlerini esas kabul etmek üzere başta İstiklal Mahkemeleri Takrir i Sükun dönemi ve farklı gerekçelendirmelerle tanımlanan bir dizi müdahalenin 27 Mayıs 1960 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 son olarak da 28 Şubat 1997 de gerçekleştirilen uzun soluklu olacağı daha baştan anlaşılan bir inisiyatif kullanımının Türkiye de dini hayatı ne yönde etkilediği ve ortaya çıkan sonuçların tipik bir dindarın maneviyatını nasıl biçimlendirdiğini ele almak ve incelemek gerekir Bu çalışma söz konusu etkiyi müdahalecilerin öngörü ve uygulamalarından hareketle ele almaya çalışan bir ilk olma iddiası taşımaktadır Bu çalışmada modern Türkiye de din politikaları ara dönemler üzerinden tartışılmaktadır Modernleşmenin özünde gündelik hayatı tanzim etmenin yanı sıra araçsal öğe olarak dinin de maneviyatın dünyevileştirilmesine ilişkin her düzeydeki girişimle tek taraflı ve tek boyutlu olarak yüzleştirilmesi söz konusudur Daha başından itibaren Türk modernleşmesinde de bir din olarak İslam ın gündelik hayatın yeniden tanzimiyle birlikte nasıl bir statüye kavuşturulacağı sürekli tartışılmıştır Ara dönem din politikalarında araştırmanın merkezinde devletin yönelimleri yer almaktadır