Şıpsevdi — Hüseyin Rahmi Gürpınar

Şıpsevdi
Hüseyin Rahmi GürpınarÖzgür Yayınları
Şıpsevdi
Hüseyin Rahmi Gürpınarİlk dönem romancılarımızın gözde tiplerinden Şık tipi Meftun Bey Yarım yamalak Paris öğrenimiyle sindirilmemiş Avrupa kültürünü kendi bencilliklerine dolandırıcılığına maske yaparak aile bireylerinin yozlaşmasına ailenin yıkılmasına yol açan bir yüzsüz Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin toplumsal yozlaşmaya vurduğu neşter lerin en sürükleyicilerinden biri img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Tema Yayınları
Okumak için Paris e giden Meftun Bey öğrenimini tamamlayamadan yurda dönmüştür Bu Paris günlerinden kendisine ne sağlam bir eğitim ne zengin bir kültür ne de dört başı mamur bir dünya görüşü kalmıştır Sadece gittiği ülkenin kültürüne hayran kalmış kendi benliğini unutacak kadar bu kültüre bağlanmıştır Bu yüzden de İstanbul daki yaşantısını alafranga kültüre göre tanzim etme sevdasına düşmüştür Ancak bunu da elini yüzüne bulaştırmış tam manasıyla bir Batı özentisi olup çıkmıştır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar ın bu eseri 1901 de yazılmasına rağmen sansüre uğramış ve ancak 1911 de basılabilmiştir Gürpınar Meftun Bey in kişiliğinde Osmanlı nın son zamanlarında görülen Batı özentiliğini ironik ve mizahi bir dille eleştirmiş Recaizade Mahmut Ekrem in Bihruz Bey ine benzer bir tip çıkarmıştır ortaya Hele bu kazancı noktası noktasına eşeleyelim Karşımıza büyük bir hırsızlık yığını çıkar Sonra bu büyük hırsızlar varlıklarının yüzde biri ikisi kadar para gözden çıkararak mektepler kütüphaneler yaptırıp kendi cinslerinden olan insanların saygılarına hak iddia etmeye uğraşıyorlar Ne gülünç komedi Vicdan sahibi bir adam hiçbir meslekte milyoner olamaz Çünkü azıcık bir paranın yokluğu yüzünden köşede bucakta can veren zavallıların korkunç sefaletleri o vicdan sahibini lüzumundan ziyade para biriktirmekten alıkoyar âdeta iğrendirir

İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakâr bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır

Ötüken Neşriyat
Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Ötüken Neşriyat
Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır

Şıpsevdi Günümüz Türkçesiyle Türk Klasikleri Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa Sayısı 512 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Eylül 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 152 75

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Ren Kitap
Her gerçeğin sonu hayal değil midir Tanzimat tan beri Osmanlı toplumunun bir türlü uyum sağlayamadığı Batılılaşma karşısında ortaya çıkan Şık tipler Hüseyin Rahmi Gürpınar ın kaleminde oldukça canlıdır Hüseyin Rahmi Ahmet Mithat tan aldığı roman geleneğini bir anlamda devam ettirir Şıpsevdi de olayların merkezinde olan şık tip Meftun dur Paris te tamamlamadığı tahsilini tam olarak özümseyemediği Batı kültürünü ve çaktırmamaya çalıştığı cahilliğini kendince göğsünde bir madalya gibi taşır ve etrafındakileri de bütün bunlardan dolayı küçümseyen Meftun un aslında bir anlamda acıklı hikâyesidir içine düştüğü gülünç durumlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1901 de yazdığı ama sansür sebebiyle 1908 yılında yayımlanabilen Şıpsevdi yazarın diğer romanlarında da sıkça gördüğümüz alafragalık züppelik ekseninde ilerlerken okuyucuya da Meftun gibi olma mesajını verir

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Tanıtım Bülteninden

çev. Ali Faruk Ersöz
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa Sayısı 464 Çeviri Ali Faruk Ersöz Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

BİLGİ YAYINEVİ
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

Ötüken Neşriyat
Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Şıpsevdi Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Ren Kitap
Her gerçeğin sonu hayal değil midir Tanzimat tan beri Osmanlı toplumunun bir türlü uyum sağlayamadığı Batılılaşma karşısında ortaya çıkan Şık tipler Hüseyin Rahmi Gürpınar ın kaleminde oldukça canlıdır Hüseyin Rahmi Ahmet Mithat tan aldığı roman geleneğini bir anlamda devam ettirir Şıpsevdi de olayların merkezinde olan şık tip Meftun dur Paris te tamamlamadığı tahsilini tam olarak özümseyemediği Batı kültürünü ve çaktırmamaya çalıştığı cahilliğini kendince göğsünde bir madalya gibi taşır ve etrafındakileri de bütün bunlardan dolayı küçümseyen Meftun un aslında bir anlamda acıklı hikâyesidir içine düştüğü gülünç durumlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1901 de yazdığı ama sansür sebebiyle 1908 yılında yayımlanabilen Şıpsevdi yazarın diğer romanlarında da sıkça gördüğümüz alafragalık züppelik ekseninde ilerlerken okuyucuya da Meftun gibi olma mesajını verir

Kırmızı Kedi Yayınevi
İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu

İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY.
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yayınevi İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY Yazar HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR Sayfa Sayısı 464 SAYFA Yıl 2025

İş Bankası Kültür Yayınları
Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından kaleme alınan Şıpsevdi Günümüz Türkçesiyle İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Şıpsevdi Günümüz Türkçesiyle Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitap Özeti Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa 464 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Eylül 2025 Barkod 9786254052682 Kategori Roman

Kırmızıkedi Yayınevi
İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu

Ötüken Neşriyat
Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır

Ötüken
Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır

İş Bankası
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Ötüken Neşriyat
Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır

Kırmızı Kedi
İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu Tanıtım Bülteninden

çev. Gülşen İşeri
Şıpsevdi Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa Sayısı 512 Çeviri Gülşen İşeri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2020 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kırmızı Kedi
İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu Tanıtım Bülteninden

Kırmızı Kedi Yayınevi
İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu

Bilgi Yayınevi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

İnkılap Kitabevi
Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor Tanıtım Bülteninden

İnkılap Kitabevi
Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor Basım Dili Türkçe Basım Yeri

İnkılap Kitabevi
Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor

Kırmızı Kedi Yayınları
İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu

Bilgi Yayınevi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

İnkılâp Kitabevi
ARKA KAPAK YAZISI Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor ÖZGEÇMİŞ Hüseyin Rahmi Gürpınar Hüseyin Rahmi Gürpınar 17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul da doğdu İlköğrenimini Yakubağa Mektebi nde aldıktan sonra Mahmudiye Rüşdiyesi ve Mahrec i Aklam dan mezun oldu 1878 yılında Mekteb i Mülkiye ye girdi ancak geçirdiği bir hastalık nedeniyle eğitimini tamamlayamadı Sağlığına kavuşmasının ardından bir süre memurluk yaptı ve 1887 yılında Tercüman ı Hakikat gazetesinde yazmaya başladı Alafranga adlı eseri 1901 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilirken İstibdat rejiminin yasağına uğradı Eser II Meşrutiyet in ilanından sonra 1911 yılında Şıpsevdi adıyla yayımlandı Aynı dönemde Boşboğaz Güllâbi ve Millet gazetelerini çıkardı 1925 te yayımlanmaya başlayan Türk Kadın Yolu dergisinin yazarları arasında yer aldı TBMM 5 ve 6 Dönem Kütahya milletvekilliği de yapan Gürpınar 8 Mart 1944 tarihinde Heybeliada da yaşamını yitirdi

Ren Kitap
Her gerçeğin sonu hayal değil midir Tanzimat tan beri Osmanlı toplumunun bir türlü uyum sağlayamadığı Batılılaşma karşısında ortaya çıkan Şık tipler Hüseyin Rahmi Gürpınar ın kaleminde oldukça canlıdır Hüseyin Rahmi Ahmet Mithat tan aldığı roman geleneğini bir anlamda devam ettirir Şıpsevdi de olayların merkezinde olan şık tip Meftun dur Paris te tamamlamadığı tahsilini tam olarak özümseyemediği Batı kültürünü ve çaktırmamaya çalıştığı cahilliğini kendince göğsünde bir madalya gibi taşır ve etrafındakileri de bütün bunlardan dolayı küçümseyen Meftun un aslında bir anlamda acıklı hikâyesidir içine düştüğü gülünç durumlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1901 de yazdığı ama sansür sebebiyle 1908 yılında yayımlanabilen Şıpsevdi yazarın diğer romanlarında da sıkça gördüğümüz alafragalık züppelik ekseninde ilerlerken okuyucuya da Meftun gibi olma mesajını verir

Billur Yayınları
Kitabı okuduğunuzda kesinlikle eğleneceksiniz Sizi gülümsettiği anlar çok olacaktır Mizah konusunda ilk akla gelenler arasına girmiş bir yazar Günlük dilde kullanılan konuşmaları şiveleri ile çok başarılı bir şekilde aktarabilmiştir ve Ahmet Hamdi Tanpınar Sokak Türk Edebiyatına onunla girdi demiştir Şıpsevdi alafranga tutkunu bilgisizliğin kötü bir şey olduğu konusunda nutuk çeken ama kendi bilgisizliğini Fransa da öğrenim görmüş olduğu gerekçesiyle olmayan eğitimle örtmeye çalışan ailesini büyükten küçüğe alafranga hayata alıştırmaya çalışan zorla Fransızca konuşmalarını isteyen şeftali yeme şekline göre bile olsa ders vermeyi ihmal etmeyen genç Meftun u görüyoruz bu romanda

Bilgi Yayınevi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

Bilgi Yayınevi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

Ötüken Neşriyat
Alafrangalık nedir Bizim için bunun beğenilen ve ayıplanan yanları var mıdır Bunun milli âdetlerimiz üzerindeki etkileri ne olmuş Ne oluyor Ve ne olacak Ve ne olması arzu olunur İşte bundan sonra toplumsal hayatımızla kuvvetli bağları bulunacak birkaç soru Böyle büyük ve ciddi meseleleri halletmek güç ve yetkisi herkesten önce zamana geleceğe aittir Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil tam tersi onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten daha çok halkı güldürmek için yazılmıştır Hüseyin Rahmi Gürpınar ın cesur kaleminden çıkan hem eğlenceli bir hikâye sunan hem de derinlikli bir eleştiri barındıran Şıpsevdi gücünü mizahtan alan bir romandır İlk olarak Alafranga adıyla 1901 de İkdam gazetesinde tefrika edilmeye başlayan eser o dönemde sansüre takılarak yasaklanmış Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra ilk baskısı Mihran Matbaası tarafından 1911 yılında yapılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır Şıpsevdi aşk ekseninde Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel bir dille aktarırken alafranga züppe ruhunu Meftun ve çevresi üzerinden yansıtmaktadır Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden bazı özellikleriyle ayrılan Meftun un ahlaki açıdan yozlaşmış alafranga kimliği ışığında hırsızlık yalan tuzak ve aldatmalarla dolu bir aile faciası üzerinden Batı özentiliğini sorgulayan roman zengin diliyle klasik vasfını kazanmış eserlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İnkılap Kitabevi
Şıpsevdi İnkılap KitabeviElinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor

Kırmızı Kedi Yayınevi
Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından kaleme alınan Şıpsevdi Kırmızı Kedi Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Şıpsevdi Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitap Özeti İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu Yayınevi Kırmızı Kedi Yayınevi Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa 632 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2022 Barkod 9786254180002 Kategori Klasikler

Kırmızı Kedi
İlk önce 1901 de İkdam gazetesinde Alafranga adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911 de kitaplaşan Şıpsevdi Hüseyin Rahmi nin en önemli romanlarındandır Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir Romanda Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken dönemin İstanbul undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde klasik vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi Meftun Beyefendi Paris ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul daki tarz ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf ı ma hasaldan geri durmuyor fakat husul i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor meyus kalıyordu

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor

Bilgi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

Bilgi Yayınevi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden

İnkılap
Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor

İnkılap Kitabevi
Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor

Yason Yayıncılık
Bu zavallı eserimin istibdat dönemine ait kötü bir tarihçesi vardır O devir yağmacılarından biri başkalarının eserlerini çaldığı iddiasıyla meydana çıkmış bütün Osmanlı yazarlarını kendine haraca bağlamıştı Zorbalığını türlü türlü hikâyelerle halka tanıtanlar bilhassa rütbeleri yüksek günde birkaç defa Yıldız Bayın nı tırmanmak için araba beygirleri güçlü olanlar Başkâtip Tahsin Paşa nın huzuruna giriş emrinde izni bol olanlar zamanın başarılı insanları sayılırdı Bu basın gaspına karşı Osmanlı yazarları isyan etmek hakkı göstermek istediler Söz alev alırken sansür elinde kalem şeklindeki kınından çıkardığı kanlı kılıcıyla sessizlik emretti Bütün yazar arkadaşlarımla dilde yara elde kalem öyle susup kaldık Alafranga sabahleyin bizim gazetenin öğleyin zorba matbaasının tezgâhından çıkıyor bir iki saat sonra zamanın servetli ve bilgili şefkatli beyefendi hazretleri basına formalar dağıtılıyordu Bu haydutluk bu üzücü karışıklık içinde eser birkaç tefrika neşredildi Nihayet bir gün yazara gelen sansür prova sı romanın idam fermanı olan bir kırmızı çizgiyle baştan sona yaralandı Yayına devam etmeye imkân olmadığını anladık Pek müteessir olduk Fakat kazaya razı olmaktan başka çare yoktu Hatta üzüntümüzün çokluğundan yayıncıyla bu birkaç günlük muhasebeyi de ahrete bırakarak alafranga yı gömdük Bugün sekiz senelik mezarının tozunu silkerek Şıpsevdi şeklinde ortaya çıkan şu eser hürriyet nefesiyle taze ruh bulmuş eski alafranga işte o istibdat şehididir

Bilgi Yayınevi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz

Ren Kitap
Her gerçeğin sonu hayal değil midir Tanzimat tan beri Osmanlı toplumunun bir türlü uyum sağlayamadığı Batılılaşma karşısında ortaya çıkan Şık tipler Hüseyin Rahmi Gürpınar ın kaleminde oldukça canlıdır Hüseyin Rahmi Ahmet Mithat tan aldığı roman geleneğini bir anlamda devam ettirir Şıpsevdi de olayların merkezinde olan şık tip Meftun dur Paris te tamamlamadığı tahsilini tam olarak özümseyemediği Batı kültürünü ve çaktırmamaya çalıştığı cahilliğini kendince göğsünde bir madalya gibi taşır ve etrafındakileri de bütün bunlardan dolayı küçümseyen Meftun un aslında bir anlamda acıklı hikâyesidir içine düştüğü gülünç durumlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1901 de yazdığı ama sansür sebebiyle 1908 yılında yayımlanabilen Şıpsevdi yazarın diğer romanlarında da sıkça gördüğümüz alafragalık züppelik ekseninde ilerlerken okuyucuya da Meftun gibi olma mesajını verir

Bilge Kültür Sanat
İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakâr bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır Hüseyin Rahmi nin Şıpsevdi hakkındaki şu değerlendirmesi de ilgi çekicidir Bazılarınca bu romanı alafrangalığı küçümseyerek alaya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş Bu büyük bir yanlış zan ve katıksız hatadır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 496 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Bilge Kültür Sanat

BİLGE KÜLTÜR SANAT
İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakâr bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır Hüseyin Rahmi nin Şıpsevdi hakkındaki şu değerlendirmesi de ilgi çekicidir Bazılarınca bu romanı alafrangalığı küçümseyerek ala ya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş Bu bü yük bir yanlış zan ve katıksız hatadır

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir

Bilge Kültür Sanat
İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakâr bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır Hüseyin Rahmi nin Şıpsevdi hakkındaki şu değerlendirmesi de ilgi çekicidir Bazılarınca bu romanı alafrangalığı küçümseyerek ala ya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş Bu bü yük bir yanlış zan ve katıksız hatadır

Dorlion Yayınları
Batı Medeniyeti bize bir uyanış meşalesi oldu Bundan sonra da aydınlanmamızda önder ne olacaktır İstibdat bizde kaç senedir kütüphaneleri kapattı çocukların kalbine vatan sevgisi salan düşünceyi geliştiren dersleri kaldırdı öğretimin düzenini bozdu bütün okulları çocukların eğlence yeri haline koydu Bir milletin manevi gıdası mevcudiyetinin ve geleceğinin zemini olan her tür yayını yasakladı Gazeteleri istibdat övücüsü ispiyoncu birer yalanname şekline soktu Hep bozdu Tahrip etti batırdı Bu kahır ve yokluğa karşı yalnız bir şey tamamıyla mağlup olmuyor eğitim gümrük memurlarının en şiddetli denetimine rağmen birçok özel kitaphanelerde hatırlı yerler buluyor ve saklanıyor adım adım gelip gençlerin zihinlerini dolduruyor ki bu da yabancı eserlerdir Bir şeye dikkat ediyordum İkbal Tefeyyüz Şafak gibi parlak adlar koca koca boyalı levhalarla duvarlarını süsleyen milli kitaphanelerimiz resmi ruhsatla yayımlanan yaldızlı kapaklardan ibaret basit kitaplar karşısında sinek avlarlar zavallı Arakel Efendi gibi en ünlü en namusluları iflas defteri koltuğunda kapı kapı dolaşırlarken yabancı kitaplar satan dükkânlar karınca yuvası gibi işliyordu Yalnız Babıâli civarında bunların adedi birken iki üçken dört oluyordu Memleketin eğitimi iflas edince imdada yabancı eğitim yetişti Babaların gözleri yabancı memleketlerine çevrildiği gibi gençlerimizin öğrenme iştahı da o yöne meyletti

Dorlion Yayınevi
Hüseyin Rahmi Gürpınar 17 ağustos 1864 İstanbul 8 Mart 1944 İstanbul Türk romancı ve gazeteci 17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul da doğdu Hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa nın oğlu olan Hüseyin Rahmi üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine Girit te bulunan babasının yanına gönderildi İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti Yakupağa Mektebi Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi tarihçi Abdurrahman Şeref Bey in himayesiyle Mekteb i Mülkiye ye girdi 1878 Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradak öğrenimini yarıda bıraktı 1880 Kısa bir süre Adliye Nezareti Ceza Kalemi nde memur Ticaret Mahkemesi nde Aza Mülazımı olarak çalışan Hüsaeyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı 1887 de Tercüman ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı II Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllabi adlı bir gazete çıkardı İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı Bundan sonra çalışmalarını İkdam Söz Zaman Vakit Son Posta Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti Türkiye Büyük Millet Meclisi nde 5 ve 6 dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı na defnedildi

YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar)

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Tanıtım Bülteninden

Tema Yayınları
Okumak için Paris e giden Meftun Bey öğrenimini tamamlayamadan yurda dönmüştür Bu Paris günlerinden kendisine ne sağlam bir eğitim ne zengin bir kültür ne de dört başı mamur bir dünya görüşü kalmıştır Sadece gittiği ülkenin kültürüne hayran kalmış kendi benliğini unutacak kadar bu kültüre bağlanmıştır Bu yüzden de İstanbul daki yaşantısını alafranga kültüre göre tanzim etme sevdasına düşmüştür Ancak bunu da elini yüzüne bulaştırmış tam manasıyla bir Batı özentisi olup çıkmıştır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar ın bu eseri 1901 de yazılmasına rağmen sansüre uğramış ve ancak 1911 de basılabilmiştir Gürpınar Meftun Bey in kişiliğinde Osmanlı nın son zamanlarında görülen Batı özentiliğini ironik ve mizahi bir dille eleştirmiş Recaizade Mahmut Ekrem in Bihruz Bey ine benzer bir tip çıkarmıştır ortaya Hele bu kazancı noktası noktasına eşeleyelim Karşımıza büyük bir hırsızlık yığını çıkar Sonra bu büyük hırsızlar varlıklarının yüzde biri ikisi kadar para gözden çıkararak mektepler kütüphaneler yaptırıp kendi cinslerinden olan insanların saygılarına hak iddia etmeye uğraşıyorlar Ne gülünç komedi Vicdan sahibi bir adam hiçbir meslekte milyoner olamaz Çünkü azıcık bir paranın yokluğu yüzünden köşede bucakta can veren zavallıların korkunç sefaletleri o vicdan sahibini lüzumundan ziyade para biriktirmekten alıkoyar âdeta iğrendirir

Kapı Yayınları
Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin yabancılaşma macerası Aslında hepsi şimdi gibi

Kapı Yayınları
Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin yabancılaşma macerası Aslında hepsi şimdi gibi

Kapı Yayınları
Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin yabancılaşma macerası Aslında hepsi şimdi gibi

Bilgi Yayınevi
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar Şıpsevdi de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar Batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun adeta fotoğrafını çeker Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Dergah Yayınları

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir

İnkılap Kitabevi
Elinizdeki kitap yasaklı bir roman 21 yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20 yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor Şıpsevdi bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu Şıpsevdi o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Şıpsevdi Sert Kapak Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Kapı Yayınları
Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin yabancılaşma macerası Aslında hepsi şimdi gibi

Bilge Kültür Sanat
İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakar bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır Hüseyin Rahmi nin Şıpsevdi hakkındaki şu değerlendirmesi de ilgi çekicidir Bazılarınca bu romanı alafrangalığı küçümseyerek ala ya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş Bu bü yük bir yanlış zan ve katıksız hatadır

Dergah Yayınları
Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanda Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel açıdan değerlendirir ve karşılaştırır züppelik gelenek ve yenilik gibi konuları harmanlayarak işler Tüm bu konular alafranga kültüre yönelik aşırı tutkusu olan başkarakter Meftun ve onun çevresinde vuku bulan olaylar üzerinden anlatılmaktadır Konağı kendisini ve ailesini çevirdiği dolaplarla trajik bir sona doğru sürükleyişini okuruz Meftun Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden farklı olarak Batı kültürünü eğitim için gittiği Fransa da benimsemiştir Geri döndüğünde ise bu kültürü evinde çalışanlardan başlayarak pek çok kişiye müdahil bir tavırla öğretmeye ve uygulatmaya çalışır Bu baskıda orijinal metne tamamen sadık kalınmış ve aynı zamanda bugün anlaşılmayan kelimeler kavramlar ve eserin yazıldığı dönemin sosyal koşullarıyla ilgili gerekli açıklamalar akışı bozmayacak şekilde dipnotlar aracılığıyla verilmiştir

Dorlion Yayınları
Batı Medeniyeti bize bir uyanış meşalesi oldu Bundan sonra da aydınlanmamızda önder ne olacaktır İstibdat bizde kaç senedir kütüphaneleri kapattı çocukların kalbine vatan sevgisi salan düşünceyi geliştiren dersleri kaldırdı öğretimin düzenini bozdu bütün okulları çocukların eğlence yeri haline koydu Bir milletin manevi gıdası mevcudiyetinin ve geleceğinin zemini olan her tür yayını yasakladı Gazeteleri istibdat övücüsü ispiyoncu birer yalanname şekline soktu Hep bozdu Tahrip etti batırdı Bu kahır ve yokluğa karşı yalnız bir şey tamamıyla mağlup olmuyor eğitim gümrük memurlarının en şiddetli denetimine rağmen birçok özel kitaphanelerde hatırlı yerler buluyor ve saklanıyor adım adım gelip gençlerin zihinlerini dolduruyor ki bu da yabancı eserlerdir Bir şeye dikkat ediyordum İkbal Tefeyyüz Şafak gibi parlak adlar koca koca boyalı levhalarla duvarlarını süsleyen milli kitaphanelerimiz resmi ruhsatla yayımlanan yaldızlı kapaklardan ibaret basit kitaplar karşısında sinek avlarlar zavallı Arakel Efendi gibi en ünlü en namusluları iflas defteri koltuğunda kapı kapı dolaşırlarken yabancı kitaplar satan dükkânlar karınca yuvası gibi işliyordu Yalnız Babıâli civarında bunların adedi birken iki üçken dört oluyordu Memleketin eğitimi iflas edince imdada yabancı eğitim yetişti Babaların gözleri yabancı memleketlerine çevrildiği gibi gençlerimizin öğrenme iştahı da o yöne meyletti

DORLİON YAYINLARI

İş Bankası Kültür Yayınları
Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından kaleme alınan Şıpsevdi Günümüz Türkçesiyle İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Şıpsevdi Günümüz Türkçesiyle Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitap Özeti Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa 464 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Şubat 2021 Barkod 9786254052699 Kategori Fantastik Türk Edebiyatı

Ren
Her gerçeğin sonu hayal değil midir Tanzimat tan beri Osmanlı toplumunun bir türlü uyum sağlayamadığı Batılılaşma karşısında ortaya çıkan Şık tipler Hüseyin Rahmi Gürpınar ın kaleminde oldukça canlıdır Hüseyin Rahmi Ahmet Mithat tan aldığı roman geleneğini bir anlamda devam ettirir Şıpsevdi de olayların merkezinde olan şık tip Meftun dur Paris te tamamlamadığı tahsilini tam olarak özümseyemediği Batı kültürünü ve çaktırmamaya çalıştığı cahilliğini kendince göğsünde bir madalya gibi taşır ve etrafındakileri de bütün bunlardan dolayı küçümseyen Meftun un aslında bir anlamda acıklı hikâyesidir içine düştüğü gülünç durumlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1901 de yazdığı ama sansür sebebiyle 1908 yılında yayımlanabilen Şıpsevdi yazarın diğer romanlarında da sıkça gördüğümüz alafragalık züppelik ekseninde ilerlerken okuyucuya da Meftun gibi olma mesajını verir

Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanda Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel açıdan değerlendirir ve karşılaştırır züppelik gelenek ve yenilik gibi konuları harmanlayarak işler Tüm bu konular alafranga kültüre yönelik aşırı tutkusu olan başkarakter Meftun ve onun çevresinde vuku bulan olaylar üzerinden anlatılmaktadır Konağı kendisini ve ailesini çevirdiği dolaplarla trajik bir sona doğru sürükleyişini okuruz Meftun Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden farklı olarak Batı kültürünü eğitim için gittiği Fransa da benimsemiştir Geri döndüğünde ise bu kültürü evinde çalışanlardan başlayarak pek çok kişiye müdahil bir tavırla öğretmeye ve uygulatmaya çalışır Bu baskıda orijinal metne tamamen sadık kalınmış ve aynı zamanda bugün anlaşılmayan kelimeler kavramlar ve eserin yazıldığı dönemin sosyal koşullarıyla ilgili gerekli açıklamalar akışı bozmayacak şekilde dipnotlar aracılığıyla verilmiştir Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar Sayfa Sayısı 611 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2021 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

BİLGE KÜLTÜR
İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakâr bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır Hüseyin Rahmi nin Şıpsevdi hakkındaki şu değerlendirmesi de ilgi çekicidir Bazılarınca bu romanı alafrangalığı küçümseyerek alaya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş Bu büyük bir yanlış zan ve katıksız hatadır Yayınevi BİLGE KÜLTÜR Yazar HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 496 SAYFA Yıl 2015

Kapı Yayınları
Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin yabancılaşma macerası Aslında hepsi şimdi gibi

Tema Yayınları
Okumak için Paris e giden Meftun Bey öğrenimini tamamlayamadan yurda dönmüştür Bu Paris günlerinden kendisine ne sağlam bir eğitim ne zengin bir kültür ne de dört başı mamur bir dünya görüşü kalmıştır Sadece gittiği ülkenin kültürüne hayran kalmış kendi benliğini unutacak kadar bu kültüre bağlanmıştır Bu yüzden de İstanbul daki yaşantısını alafranga kültüre göre tanzim etme sevdasına düşmüştür Ancak bunu da elini yüzüne bulaştırmış tam manasıyla bir Batı özentisi olup çıkmıştır Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar ın bu eseri 1901 de yazılmasına rağmen sansüre uğramış ve ancak 1911 de basılabilmiştir Gürpınar Meftun Bey in kişiliğinde Osmanlı nın son zamanlarında görülen Batı özentiliğini ironik ve mizahi bir dille eleştirmiş Recaizade Mahmut Ekrem in Bihruz Bey ine benzer bir tip çıkarmıştır ortaya Hele bu kazancı noktası noktasına eşeleyelim Karşımıza büyük bir hırsızlık yığını çıkar Sonra bu büyük hırsızlar varlıklarının yüzde biri ikisi kadar para gözden çıkararak mektepler kütüphaneler yaptırıp kendi cinslerinden olan insanların saygılarına hak iddia etmeye uğraşıyorlar Ne gülünç komedi Vicdan sahibi bir adam hiçbir meslekte milyoner olamaz Çünkü azıcık bir paranın yokluğu yüzünden köşede bucakta can veren zavallıların korkunç sefaletleri o vicdan sahibini lüzumundan ziyade para biriktirmekten alıkoyar âdeta iğrendirir

Billur Yayınları
Kitabı okuduğunuzda kesinlikle eğleneceksiniz Sizi gülümsettiği anlar çok olacaktır Mizah konusunda ilk akla gelenler arasına girmiş bir yazar Günlük dilde kullanılan konuşmaları şiveleri ile çok başarılı bir şekilde aktarabilmiştir ve Ahmet Hamdi Tanpınar Sokak Türk Edebiyatına onunla girdi demiştir Şıpsevdi alafranga tutkunu bilgisizliğin kötü bir şey olduğu konusunda nutuk çeken ama kendi bilgisizliğini Fransa da öğrenim görmüş olduğu gerekçesiyle olmayan eğitimle örtmeye çalışan ailesini büyükten küçüğe alafranga hayata alıştırmaya çalışan zorla Fransızca konuşmalarını isteyen şeftali yeme şekline göre bile olsa ders vermeyi ihmal etmeyen genç Meftun u görüyoruz bu romanda

Dorlion
Hüseyin Rahmi Gürpınar 17 ağustos 1864 İstanbul 8 Mart 1944 İstanbul Türk romancı ve gazeteci 17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul da doğdu Hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa nın oğlu olan Hüseyin Rahmi üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine Girit te bulunan babasının yanına gönderildi İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti Yakupağa Mektebi Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi tarihçi Abdurrahman Şeref Bey in himayesiyle Mekteb i Mülkiye ye girdi 1878 Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradak öğrenimini yarıda bıraktı 1880 Kısa bir süre Adliye Nezareti Ceza Kalemi nde memur Ticaret Mahkemesi nde Aza Mülazımı olarak çalışan Hüsaeyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı 1887 de Tercüman ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı II Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllabi adlı bir gazete çıkardı İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı Bundan sonra çalışmalarını İkdam Söz Zaman Vakit Son Posta Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti Türkiye Büyük Millet Meclisi nde 5 ve 6 dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı na defnedildi

İş Bankası
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 1944 Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak çok defa gülünç bazen hüzünlü olarak işlenir Romanımıza mahalli renk ilk kez onunla girer Yazarlık yaşamına 1883 te Tercüman ı Hakikat gazetesinde başlar 1896 da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur Döneminin en çok okunan yazarı olur Tüm kazancı yazarlıktan gelir Bu sayede Heybeliada da şimdi müze olan köşkünü alır 1908 Meşrutiyet inden sonra Ahmet Rasim le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır İlk soruşturmaya böylelikle uğrar Gazetesi kapanır İkinci kez Ben Deli miyim romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir Çoğu roman olmak üzere öykü tiyatro makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor

Everest Yayınları
Hüseyin Rahmi bağnaz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskısı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başma gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir Selim ileri

Everest Yayınları
Hüseyin Rahmi bağnaz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskısı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkar edebilir Selim ileri

Everest Yayınları
Hüseyin Rahmi bağnaz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskısı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başma gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir Selim ileri

Everest Yayınları
Hüseyin Rahmi bağnaz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskısı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başma gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir Selim ileri

Dorlion Yayınları
Batı Medeniyeti bize bir uyanış meşalesi oldu Bundan sonra da aydınlanmamızda önder ne olacaktır İstibdat bizde kaç senedir kütüphaneleri kapattı çocukların kalbine vatan sevgisi salan düşünceyi geliştiren dersleri kaldırdı öğretimin düzenini bozdu bütün okulları çocukların eğlence yeri haline koydu Bir milletin manevi gıdası mevcudiyetinin ve geleceğinin zemini olan her tür yayını yasakladı Gazeteleri istibdat övücüsü ispiyoncu birer yalanname şekline soktu Hep bozdu Tahrip etti batırdı Bu kahır ve yokluğa karşı yalnız bir şey tamamıyla mağlup olmuyor eğitim gümrük memurlarının en şiddetli denetimine rağmen birçok özel kitaphanelerde hatırlı yerler buluyor ve saklanıyor adım adım gelip gençlerin zihinlerini dolduruyor ki bu da yabancı eserlerdir Bir şeye dikkat ediyordum İkbal Tefeyyüz Şafak gibi parlak adlar koca koca boyalı levhalarla duvarlarını süsleyen milli kitaphanelerimiz resmi ruhsatla yayımlanan yaldızlı kapaklardan ibaret basit kitaplar karşısında sinek avlarlar zavallı Arakel Efendi gibi en ünlü en namusluları iflas defteri koltuğunda kapı kapı dolaşırlarken yabancı kitaplar satan dükkânlar karınca yuvası gibi işliyordu Yalnız Babıâli civarında bunların adedi birken iki üçken dört oluyordu Memleketin eğitimi iflas edince imdada yabancı eğitim yetişti Babaların gözleri yabancı memleketlerine çevrildiği gibi gençlerimizin öğrenme iştahı da o yöne meyletti

Bilge Kültür Sanat
İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakar bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır Hüseyin Rahmi nin Şıpsevdi hakkındaki şu değerlendirmesi de ilgi çekicidir Bazılarınca bu romanı alafrangalığı küçümseyerek ala ya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş Bu bü yük bir yanlış zan ve katıksız hatadır

Dergah Yayınları
Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanda Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel açıdan değerlendirir ve karşılaştırır züppelik gelenek ve yenilik gibi konuları harmanlayarak işler Tüm bu konular alafranga kültüre yönelik aşırı tutkusu olan başkarakter Meftun ve onun çevresinde vuku bulan olaylar üzerinden anlatılmaktadır Konağı kendisini ve ailesini çevirdiği dolaplarla trajik bir sona doğru sürükleyişini okuruz Meftun Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden farklı olarak Batı kültürünü eğitim için gittiği Fransa da benimsemiştir Geri döndüğünde ise bu kültürü evinde çalışanlardan başlayarak pek çok kişiye müdahil bir tavırla öğretmeye ve uygulatmaya çalışır Bu baskıda orijinal metne tamamen sadık kalınmış ve aynı zamanda bugün anlaşılmayan kelimeler kavramlar ve eserin yazıldığı dönemin sosyal koşullarıyla ilgili gerekli açıklamalar akışı bozmayacak şekilde dipnotlar aracılığıyla verilmiştir

DERGAH YAYINLARI
çev. Fatma Akman
Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanda Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel açıdan değerlendirir ve karşılaştırır züppelik gelenek ve yenilik gibi konuları harmanlayarak işler Tüm bu konular alafranga kültüre yönelik aşırı tutkusu olan başkarakter Meftun ve onun çevresinde vuku bulan olaylar üzerinden anlatılmaktadır Konağı kendisini ve ailesini çevirdiği dolaplarla trajik bir sona doğru sürükleyişini okuruz Meftun Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden farklı olarak Batı kültürünü eğitim için gittiği Fransa da benimsemiştir Geri döndüğünde ise bu kültürü evinde çalışanlardan başlayarak pek çok kişiye müdahil bir tavırla öğretmeye ve uygulatmaya çalışır Bu baskıda orijinal metne tamamen sadık kalınmış ve aynı zamanda bugün anlaşılmayan kelimeler kavramlar ve eserin yazıldığı dönemin sosyal koşullarıyla ilgili gerekli açıklamalar akışı bozmayacak şekilde dipnotlar aracılığıyla verilmiştir

Everest Yayınları
Hüseyin Rahmi bağnaz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskısı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başma gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir Selim ileri Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 500 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Everest Yayınları

Everest Yayınları
Hüseyin Rahmi bağnaz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskısı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başma gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir Selim ileri

Dergah Yayınları
Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanda Doğu ve Batı kültürünün özelliklerini eleştirel açıdan değerlendirir ve karşılaştırır züppelik gelenek ve yenilik gibi konuları harmanlayarak işler Tüm bu konular alafranga kültüre yönelik aşırı tutkusu olan başkarakter Meftun ve onun çevresinde vuku bulan olaylar üzerinden anlatılmaktadır Konağı kendisini ve ailesini çevirdiği dolaplarla trajik bir sona doğru sürükleyişini okuruz Meftun Tanzimat dönemi züppe tiplemelerinden farklı olarak Batı kültürünü eğitim için gittiği Fransa da benimsemiştir Geri döndüğünde ise bu kültürü evinde çalışanlardan başlayarak pek çok kişiye müdahil bir tavırla öğretmeye ve uygulatmaya çalışır Bu baskıda orijinal metne tamamen sadık kalınmış ve aynı zamanda bugün anlaşılmayan kelimeler kavramlar ve eserin yazıldığı dönemin sosyal koşullarıyla ilgili gerekli açıklamalar akışı bozmayacak şekilde dipnotlar aracılığıyla verilmiştir

Dergah Yayınları

Türkmen Kitabevi
Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1911 tarihli romanıdır Romanın ana karakteri Meftun Beydir Meftun Bey okumak için gittiği Fransanın Paris kentinde yıllarca kalır fakat buraya asıl geliş sebebini unutup eğitim görmekten kaçar Meftun Bey Fransa dönüşü kendisine babasından kalan evde alafranga bir hayat sürmeyi düşlemektedir Romanda Paris ten döndükten sonra hayata bakış açısı değişmiş batının hayat tarzına özenmiş ve gözünü para hırsı bürümüş olan Meftun ve ailesi içinde meydana gelen olaylar anlatılmaktadır

Türkmen Kitabevi
Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1911 tarihli romanıdır Romanın ana karakteri Meftun Bey dir Meftun Bey okumak için gittiği Fransa nın Paris kentinde yıllarca kalır fakat buraya asıl geliş sebebini unutup eğitim görmekten kaçar Meftun Bey Fransa dönüşü kendisine babasından kalan evde alafranga bir hayat sürmeyi düşlemektedir Romanda Paris ten döndükten sonra hayata bakış açısı değişmiş batının hayat tarzına özenmiş ve gözünü para hırsı bürümüş olan Meftun ve ailesi içinde meydana gelen olaylar anlatılmaktadır

Türkmen Kitabevi
Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1911 tarihli romanıdır Romanın ana karakteri Meftun Bey dir Meftun Bey okumak için gittiği Fransa nın Paris kentinde yıllarca kalır fakat buraya asıl geliş sebebini unutup eğitim görmekten kaçar Meftun Bey Fransa dönüşü kendisine babasından kalan evde alafranga bir hayat sürmeyi düşlemektedir Romanda Paris ten döndükten sonra hayata bakış açısı değişmiş batının hayat tarzına özenmiş ve gözünü para hırsı bürümüş olan Meftun ve ailesi içinde meydana gelen olaylar anlatılmaktadır

Kapı Yayınları
Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin yabancılaşma macerası Aslında hepsi şimdi gibi

EVEREST YAYINLARI
Hüseyin Rahmi bağ naz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskı sı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başma gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyo rum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gele cek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir Selim ileri

Türkmen Kitabevi
Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1911 tarihli romanıdır Romanın ana karakteri Meftun Bey dir Meftun Bey okumak için gittiği Fransa nın Paris kentinde yıllarca kalır fakat buraya asıl geliş sebebini unutup eğitim görmekten kaçar Meftun Bey Fransa dönüşü kendisine babasından kalan evde alafranga bir hayat sürmeyi düşlemektedir Romanda Paris ten döndükten sonra hayata bakış açısı değişmiş batının hayat tarzına özenmiş ve gözünü para hırsı bürümüş olan Meftun ve ailesi içinde meydana gelen olaylar anlatılmaktadır

İş Bankası Kültür Yayınları
Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır Meftun Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir Hayır Göreceğiz ki o da değil Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür 1901 de Alafranga adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman 1909 da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini Meftun u yaratmış üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir Şıpsevdi zamansız bir eserdir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
Şıpsevdi ölmez bir klasik Bağnaz alaturka ve züppe alafranga hayatların en ince ayrıntısına kadar didiklendiği romanda Hüseyin Rahmi Gürpınar sırtını mizaha da yaslayarak günümüzde hâlâ capcanlı yaşayan bir dünyanın resmini çiziyor Bu dünya aynı zamanda ciddi bir dönem eleştirisidir Öyle ki ilkin Alafranga adıyla yayımlanan roman sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenerek okura ancak ulaşabilmiştir Gürpınar ın bu büyük eseri Selim İleri nin sunuşuyla bugünün okuruyla tekrar buluşuyor Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin yabancılaşma macerası Aslında hepsi şimdi gibi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest
Hüseyin Rahmi bağ naz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskı sı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başma gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyo rum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gele cek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkâr edebilir Selim ileri

Everest Yayınları
Hüseyin Rahmi bağnaz alaturkayla züppe alafranga hayatları en ince ayrıntısına kadar sorguluyor Şıpsevdi gücünü mizahtan alan sıkı bir dönem eleştirisi Öyle ki Alafranga adıyla yapılan ilk baskısı sansüre uğramış 1911 de yeniden düzenlenmiş Batı özentiliğinin gölgesinde bir ailenin başına gelenler Paris ten henüz dönen hovarda ve paragöz Meftun Bey in ailesinin Batılılaşma ve yabancılaşma macerası İnce planlar tuzaklar hırsızlığa varan bir açgözlülük ve kaçınılmaz olarak aldatma var bu romanda Yarım yüzyıldır dinmez bir ilgiyle Hüseyin Rahmi okuyorum Onun ölümsüz eserlerinde var olduğumuz toplumun yalnız yakın çağları değil bugünü yarını da yaşıyor Gelecek zamanı dünden böylesine görebilmiş Hüseyin Rahmi yi itiraf edeyim ki hep kıskandım Bütün bu romanların acı kahkahalar olduğunu kim inkar edebilir Selim ileri

Bilge Kültür Sanat
İlk defa 1901 yılında Alafranga adıyla İkdam gazetesinde tefrika edilerek yayımlanan Şıpsevdi romanı Batılılaşma konusunu ele alan en önemli eserlerden biridir Roman kahramanı Meftun babası vefat edince tahsil için Paris e gider Ancak orada eğlenceli hayata daldığı için iyi bir eğitim alamaz Bütün amacı zengin olup Batılılar gibi yaşamak olan Meftun bunun için dünya görüşüne tamamen zıt bir kadınla evliliği dahi göze alır Muhafazakâr bir aile ile alafranga bir aile karşı karşıya getirilerek toplumdaki hızlı değişimin gözler önüne serildiği Şıpsevdi romanında Türk toplumunu ilgilendiren sosyal siyasi ve ekonomik meseleler de anlatılır Hüseyin Rahmi nin Şıpsevdi hakkındaki şu değerlendirmesi de ilgi çekicidir Bazılarınca bu romanı alafrangalığı küçümseyerek alaya almak maksadıyla yazdığım zannolunuyormuş Bu büyük bir yanlış zan ve katıksız hatadır

Türkmen
Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1911 tarihli romanıdır Romanın ana karakteri Meftun Bey dir Meftun Bey okumak için gittiği Fransa nın Paris kentinde yıllarca kalır fakat buraya asıl geliş sebebini unutup eğitim görmekten kaçar Meftun Bey Fransa dönüşü kendisine babasından kalan evde alafranga bir hayat sürmeyi düşlemektedir Romanda Paris ten döndükten sonra hayata bakış açısı değişmiş batının hayat tarzına özenmiş ve gözünü para hırsı bürümüş olan Meftun ve ailesi içinde meydana gelen olaylar anlatılmaktadır

REN KİTAP
Her gerçeğin sonu hayal değil midir Tanzimat tan beri Osmanlı toplumunun bir türlü uyum sağlayamadığı Batılılaşma karşısında ortaya çıkan Şık tipler Hüseyin Rahmi Gürpınar ın kaleminde oldukça canlıdır Hüseyin Rahmi Ahmet Mithat tan aldığı roman geleneğini bir anlamda devam ettirir Şıpsevdi de olayların merkezinde olan şık tip Meftun dur Paris te tamamlamadığı tahsilini tam olarak özümseyemediği Batı kültürünü ve çaktırmamaya çalıştığı cahilliğini kendince göğsünde bir madalya gibi taşır ve etrafındakileri de bütün bunlardan dolayı küçümseyen Meftun un aslında bir anlamda acıklı hikâyesidir içine düştüğü gülünç durumlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ın 1901 de yazdığı ama sansür sebebiyle 1908 yılında yayımlanabilen Şıpsevdi yazarın diğer romanlarında da sıkça gördüğümüz alafragalık züppelik ekseninde ilerlerken okuyucuya da Meftun gibi olma mesajını verir

YASON YAYINCILIK
Bu zavallı eserimin istibdat devrine ait talihsiz bir küçük tarihi vardır O devir yağmacılarından biri başkalarının eserlerini çaldığı iddiasıyla meydana çıkmış bütün Osmanlı yazarlarını kendine haraca bağlamıştı Zorbalığını türlü türlü hikayelerle halka tanıtanlar bilhassa rütbeleri yüksek günde birkaç defa Yıldız Bayırını tırmanmak için araba beygeleri güçlü olanlar Başkatip Tahsin Paşanın huzuruna giriş emrinde izni bol olanlar zamanın başarılı insanları sayılırdı