Sır Katibi — Hasan Kayıhan

Sır Katibi
Hasan KayıhanElips Kitap
Sır Katibi
Hasan KayıhanDersaadet ile Köstence arasında gidip gelen şu köhne zahire gemisinden altı aydır taşra çıkıp ayağımı toprağa basabilmiş değilim sakal kazıtıp torlak kesildim göynek soyunup çıplak kesildim adımı değiştirip cavlak kesildim Ah can ne kadar da tatlı imiş meğer Dilsizim ya güya tayfalar Bîzebân Cavlak diye ünlüyorlar beni Evvelleri Köstence ye demir attıklarında gemiye kadın kaldırmaya alışmış zebunlar varlığımdan hiç hoşnut değiller suratlarından düşen bin parça Ben can derdindeyim onlar gerdan Gerçek şu ki ben ne gemiciyim ne dilsiz ne de sağır cavlak da değilim torlak da Ben İsmail im Balıkçı Osman ın oğlu İsmail ucu kırık bir kalemin kurbanı olan Kâtip İsmail Üstümde mavi gök altımda kara deniz elimde kalem sadece o ve beniz O benim her şeyimdir dostum ve düşmanım övüncüm ve yerincim bilenim ve gizim Ona ve satır satır yazdıklarına and olsun ki kâinat onun ucunda döner her şey o var olduğu için vardır Dilim lal olsun lakin o susmasın susmasın ki bir gün katlim hakikat olur ise yazacaklarımı okuyup mağduriyetimi masumiyetimi ve de mahremiyetimi öğrenecek olanlar eğer bir mezar taşım olur ise üzerine Maktul i Kalem Sır Kâtibi İsmail Efendi yazıp âmin diyeler Âmin

Elips Kitap
Dersaadet ile Köstence arasında gidip gelen şu köhne zahire gemisinden altı aydır taşra çıkıp ayağımı toprağa basabilmiş değilim sakal kazıtıp torlak kesildim göynek soyunup çıplak kesildim adımı değiştirip cavlak kesildim Ah can ne kadar da tatlı imiş meğer Dilsizim ya güya tayfalar Bîzebân Cavlak diye ünlüyorlar beni Evvelleri Köstence ye demir attıklarında gemiye kadın kaldırmaya alışmış zebunlar varlığımdan hiç hoşnut değiller suratlarından düşen bin parça Ben can derdindeyim onlar gerdan Gerçek şu ki ben ne gemiciyim ne dilsiz ne de sağır cavlak da değilim torlak da Ben İsmail im Balıkçı Osman ın oğlu İsmail ucu kırık bir kalemin kurbanı olan Kâtip İsmail Üstümde mavi gök altımda kara deniz elimde kalem sadece o ve beniz O benim her şeyimdir dostum ve düşmanım övüncüm ve yerincim bilenim ve gizim Ona ve satır satır yazdıklarına and olsun ki kâinat onun ucunda döner her şey o var olduğu için vardır Dilim lal olsun lakin o susmasın susmasın ki bir gün katlim hakikat olur ise yazacaklarımı okuyup mağduriyetimi masumiyetimi ve de mahremiyetimi öğrenecek olanlar eğer bir mezar taşım olur ise üzerine Maktul i Kalem Sır Kâtibi İsmail Efendi yazıp âmin diyeler Âmin

ELİPS KİTAP
Dersaadet ile Köstence arasında gidip gelen şu köhne zahire gemisinden altı aydır taşra çıkıp ayağımı toprağa basabilmiş değilim sakal kazıtıp torlak kesildim göynek soyunup çıplak kesildim adımı değiştirip cavlak kesildim Ah can ne kadar da tatlı imiş meğer Dilsizim ya güya tayfalar Bîzebân Cavlak diye ünlüyorlar beni Evvelleri Köstence ye demir attıklarında gemiye kadın kaldırmaya alışmış zebunlar varlığımdan hiç hoşnut değiller suratlarından düşen bin parça Ben can derdindeyim onlar gerdan Gerçek şu ki ben ne gemiciyim ne dilsiz ne de sağır cavlak da değilim torlak da Ben İsmail im Balıkçı Osman ın oğlu İsmail ucu kırık bir kalemin kurbanı olan Kâtip İsmail Üstümde mavi gök altımda kara deniz elimde kalem sadece o ve beniz O benim her şeyimdir dostum ve düşmanım övüncüm ve yerincim bilenim ve gizim Ona ve satır satır yazdıklarına and olsun ki kâinat onun ucunda döner her şey o var olduğu için vardır Dilim lal olsun lakin o susmasın susmasın ki bir gün katlim hakikat olur ise yazacaklarımı okuyup mağduriyetimi masumiyetimi ve de mahremiyetimi öğrenecek olanlar eğer bir mezar taşım olur ise üzerine Maktul i Kalem Sır Kâtibi İsmail Efendi yazıp âmin diyeler Âmin

Elips Kitap
Dersaadet ile Köstence arasında gidip gelen şu köhne zahire gemisinden altı aydır taşra çıkıp ayağımı toprağa basabilmiş değilim sakal kazıtıp torlak kesildim göynek soyunup çıplak kesildim adımı değiştirip cavlak kesildim Ah can ne kadar da tatlı imiş meğer Dilsizim ya güya tayfalar Bîzebân Cavlak diye ünlüyorlar beni Evvelleri Köstence ye demir attıklarında gemiye kadın kaldırmaya alışmış zebunlar varlığımdan hiç hoşnut değiller suratlarından düşen bin parça Ben can derdindeyim onlar gerdan Gerçek şu ki ben ne gemiciyim ne dilsiz ne de sağır cavlak da değilim torlak da Ben İsmail im Balıkçı Osman ın oğlu İsmail ucu kırık bir kalemin kurbanı olan Kâtip İsmail Üstümde mavi gök altımda kara deniz elimde kalem sadece o ve beniz O benim her şeyimdir dostum ve düşmanım övüncüm ve yerincim bilenim ve gizim Ona ve satır satır yazdıklarına and olsun ki kâinat onun ucunda döner her şey o var olduğu için vardır Dilim lal olsun lakin o susmasın susmasın ki bir gün katlim hakikat olur ise yazacaklarımı okuyup mağduriyetimi masumiyetimi ve de mahremiyetimi öğrenecek olanlar eğer bir mezar taşım olur ise üzerine Maktul i Kalem Sır Kâtibi İsmail Efendi yazıp âmin diyeler Âmin

Elips
Dersaadet ile Köstence arasında gidip gelen şu köhne zahire gemisinden altı aydır taşra çıkıp ayağımı toprağa basabilmiş değilim sakal kazıtıp torlak kesildim göynek soyunup çıplak kesildim adımı değiştirip cavlak kesildim Ah can ne kadar da tatlı imiş meğer Dilsizim ya güya tayfalar Bîzebân Cavlak diye ünlüyorlar beni Evvelleri Köstence ye demir attıklarında gemiye kadın kaldırmaya alışmış zebunlar varlığımdan hiç hoşnut değiller suratlarından düşen bin parça Ben can derdindeyim onlar gerdan Gerçek şu ki ben ne gemiciyim ne dilsiz ne de sağır cavlak da değilim torlak da Ben İsmail im Balıkçı Osman ın oğlu İsmail ucu kırık bir kalemin kurbanı olan Kâtip İsmail Üstümde mavi gök altımda kara deniz elimde kalem sadece o ve beniz O benim her şeyimdir dostum ve düşmanım övüncüm ve yerincim bilenim ve gizim Ona ve satır satır yazdıklarına and olsun ki kâinat onun ucunda döner her şey o var olduğu için vardır Dilim lal olsun lakin o susmasın susmasın ki bir gün katlim hakikat olur ise yazacaklarımı okuyup mağduriyetimi masumiyetimi ve de mahremiyetimi öğrenecek olanlar eğer bir mezar taşım olur ise üzerine Maktul i Kalem Sır Kâtibi İsmail Efendi yazıp âmin diyeler Âmin