Sırça Köşk — Sabahattin Ali

Sırça Köşk
Sabahattin AliParga Yayıncılık

Destek Yayınları
Alakasız ve bıkkın bakışlarını denizin kırışıksız çalkalanan yeşil yüzünde gezdirirken tam karşısında birkaç yüz metre ilerde beyaz bir gemi gördü Arkaya doğru yatık bacasından hafif dumanlar çıkan ve maden kısımları güneşte sapsarı parlayan bu ince uzun gemi keman baş pruvasının zarif bastonunu Sarayburnu na doğru uzatmış kımıldamadan duruyor bayrağını Kızkulesi nin önünde dalgalandırıyor bu haliyle gagasını ileri doğru uzatıp kuyruğunu çırparak suların üstünde dinlenen beyaz bir martıya benziyordu İlk olarak 1947 yılında yayımlanan ve 1980 darbesi sonrasında toplatılarak yıllar yılı okuyucuyla buluşmak için tozlu depolarda sararmaya yüz tutan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öykü masal karışımı hicivlerinden oluşan bir başyapıttır Kitabın neden toplatılmış olduğunu açıklayan en güzel tespitlerden birini ise Oscar Wilde ın şu sözlerinde bulmak mümkündür Tehlikesiz bir fikir fikir denemeyecek kadar değersizdir

KARBON KİTAPLAR
Sırça Köşk akıcı üslubu düşündürücü meseleleriyle okuyucularının başucu kitaplarından bir tanesi Doğu masallarının büyülü atmosferini yalınlıkla birleştiren yazar dönem eleştirilerini hikâyelerinde büyük bir ustalıkla kullanıyor Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali insan ruhunun derinliklerinden başlayan toplumsal meselelere uzanan geniş bakış açısıyla güncelliğini hiç yitirmeyecek kitaplarıyla yaşamaya devam ediyor

Hayy Kitap
Sabahattin Ali nin yayınlanmış tek şiir kitabı olan Dağlar ve Rüzgar ve çeşitli yayınlarda okuruna ulaşmış diğer şiirleri bu kitapta bir araya toplandı Melankoli Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır Anlayamam kederimi Bir ateş yakar derimi İçim dar bulur yerimi Gönlüm dağlarda bunalır Ne kış ne yazı isterim Ne bir dost yüzü isterim Hafif bir sızı isterim Ağrılar sancılar gelir Yanıma düşer kollarım Görünmez olur yollarım En sevgili emellerim Önüme ölü serilir Ne bir dost ne bir sevgili Dünyadan uzak bir deli Beni sarar melankoli Kafamın içersi ölür Aslında bir Sabahattin Ali şiiri olduğunu pek çoğumuzun bilmediği nice şarkılarla büyüdük hüzünlendik Ahmet Kaya dan Sezen Aksu ya Nükhet Duru dan Edip Akbayram a kadar nice sanatçı bu şiirlere seslerini verdiler Nükhet Duru nun Melankoli si bunlardan yalnızca birisi Sabahattin Ali nin yayınlanmış tek şiir kitabı olan Dağlar ve Rüzgar ve çeşitli yayınlarda okuruna ulaşmış diğer şiirleri bu kitapta bir araya toplandı Yazarı şair kimliğiyle de tanımak isteyenler için tek referans noktası

Hayykitap
Sabahattin Ali keskin gözlemiyle sıradanlığın fotoğrafını çekiyor hayatın fark edilmeyen nice anlarını katman katman kaleme alıyor Bir kenardaki kanepede beyaz başlıklı bir mürebbiye yabancı dille bir kitap okur Başörtülü bir hanım ağlayan torununu avutur başka bir kanepede üç dört şirin anne yün örüp ahbap çekiştirir Her şey aydınlık her şey rahattır Yalnız hepsinin yüzünde garip bir can sıkıntısı ifadesi vardır Elle tutulamayacak kadar ince asla yırtılmayacak kadar sağlam bir ağ halinde onları saran bu can sıkıntısı biraz dikkat edince kahkahalarda boş bir çınlama gözlerde soğuk bir alakasızlık halinde kendini gösterir Söyleyen de dinleyen de o anda başka bir şey düşünüyor gibidir halbuki hiçbir şey düşünmezler Ama bundan şikâyetçi değildirler hatta canlarının sıkıldığının bile farkında değildirler Boş da olsa gülerler ve hallerinden memnun olmasalar da hayatlarında bir değişiklik istemezler Bahtiyar Köpek adlı öyküden Sabahattin Ali keskin gözlemiyle sıradanlığın fotoğrafını çekiyor hayatın fark edilmeyen nice anlarını katman katman kaleme alarak adeta ince bir işçilikle görünür kılana dek yazıyor Sırça Köşk sade kısa vurucu öyküleriyle bir klasik Yazdığı öykü ve masallarda Sabahattin Ali nin espri gücünü ironik anlatımını politik göndermelerini ve belki de romanlarında tanıyamadığımız bir yönünü görüyoruz 1947 de yayımlandıktan kısa bir süre sonra toplatılan bu kitap bunun hüznünü ise hala taşıyor gibi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yakamoz Yayınları
Ölümünden bir yıl önce 1947 yılında basılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumu tüm gerçekliğiyle yansıtan öykü ve masallarından oluşmaktadır Bu kitabı okurken Anadolu insanının yaşamını en ince detaylarıyla öğrenecek toplumsal sorunlara Sabahattin Ali nin kaleminden dökülen duru ve akıcı cümleler arasından bakacaksınız Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip

Terapi Kitap
Sakın tepenize sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter 1948 de öldürülmeden önce 1947 de yayımlanan ve akabinde toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin 1944 ve 1947 yılları arasında yazdığı 13 hikâye ve 4 masaldan oluşmaktadır Ele aldığı belli başlı tiplerle zamanın insanlarının bakış açılarını düşünce biçimlerini hangi şartlar altında nasıl yaşadıklarını sosyo kültürel ekonomik durumlarını resmeden belge niteliğinde hikâyelerden oluşan Sırça Köşk güçlü sistem eleştirisi ile hapishanelerde işkenceler gören Rifat ı Osman dan katil yapan düzeni doktor bulamadığı için sürünen böbreklerini kaptıran Avni yi daha 15 yaşında okulundan alınıp 45 lik adamla evlendirilen çilli Nigâr ı parası olmadığından doktorun karnındaki yaşayan bebeği almadığı sonra bebeği ölen Asiye nin zavallı sonunu anlatır Başucu kitaplarınızdan olsun Sırça Köşk

Yakamoz Yayınevi
Ölümünden bir yıl önce 1947 yılında basılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumu tüm gerçekliğiyle yansıtan öykü ve masallarından oluşmaktadır Bu kitabı okurken Anadolu insanının yaşamını en ince detaylarıyla öğrenecek toplumsal sorunlara Sabahattin Ali nin kaleminden dökülen duru ve akıcı cümleler arasından bakacaksınız Sakıntepenizebirsırçaköşkkurmayınız Amagününbirindenasılsaböylebirsırçaköşkkurulursa onunyıkılmaz devrilmezbirşeyolduğunusanmayın Enheybetlisinituzlabuzetmekiçinüçbeşkellefırlatmakyeter Gözümdetüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlarveormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Minüskül Kitap
SABAHATTİN ALİ SIRÇA KÖŞK Sırça Köşk Sabahattin Ali nin çocuk öyküsüdür Direnmeyi ve kabullenmemeyi öğreten öyküdür Sabahattin Ali nin kısa öyküleri Sırça Köşk içerisinde toplanır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sırça Köşk yakın Türkiye geçmişinde çokça ilgi görmüş bir kitaptır StarTV de yayınlanan bir dizinin adı olması sebebiyle birçok insanın Sabahattin Ali ile tanışması bu kitap ile olmuştur Sabahattin Ali nin en çok beğenilen kitaplarından biridir Sabahattin Ali bu kitabında kimi eleştirmenler tarafından Kafka ya benzetilmiştir Sabahattin Ali nin Sırça Köşk kitabı diğer öykülerde olduğu gibi toplumdan ve insanı insan yapan değerlerden hatırlatmalarla karşımıza çıkıyor

Sırça Köşk E Kitap

Gönül Yayıncılık
Sırça Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Yıkılması zor olan sadece korkularımız Bizi korkuyla yönetenlerin köşkleri değil Bizim üç ahbap geldikleri sırada şehrin pazarıymış Sokaklarda ekinler yemişler dokumalar kumaşlar demirler kömürler küme küme durur alıcı ve verici aracısız iş görürmüş Böyle bir yaşam imkansız gibi değil mi

Yade Kitap
Sabahattin Ali 1947 de yayımlanan bu kitabı ile öykü yeteneğini bir kez daha kanıtlamıştır Büyükler için masallar olarak tanımlanan Sırça Köşk Anadolu yaşamını ve Anadolu insanının iç dünyasını kendi gerçekliğini ve naifliğini bozmadan anlatıyor Okuyucu tam anlamıyla bu kitapla Anadolu insanının kapısını aralıyor Dönemin devlet yönetimine ve düzenine eleştirel bir bakış ortaya koyan bu eser samimi gerçekçi ve öğüt verici hikaye ve masalların bulunduğu bir kitap olarak daha çok nesiller boyu okunacaktır

Karbon Kitaplar
Sabahattin Ali öykülerinin yer aldığı bu kitap akıcı üslubu düşündürücü meseleleriyle okuyucularının başucu kitabı olmaya adaydır Doğu masallarının büyülü atmosferini yalınlıkla birleştiren yazar dönem eleştirilerini hikayelerinde büyük bir ustalıkla kullanmıştır Türk edebiyatının önemli isimlerinden olan Sabahattin Ali insan ruhunun derinliklerinden başlayan ve toplumun genel yapısına uzanan geniş bakış açısıyla güncelliğini hiç yitirmeyecek eserlerin sahibi olmuş böylece Türk öykücülüğüne adını altın harflerle kazımıştır Bu sırça köşk de nedir diye sormuşlar beriki Durmayın vakit kaybetmeyelim Yolda anlatırım diye onları peşine takmış bayırdan aşağı kuş gibi hızla inmeye başlamışlar

Gönül Yayıncılık
Sırça Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Yıkılması zor olan sadece korkularımız Bizi korkuyla yönetenlerin köşkleri değil Bizim üç ahbap geldikleri sırada şehrin pazarıymış Sokaklarda ekinler yemişler dokumalar kumaşlar demirler kömürler küme küme durur alıcı ve verici aracısız iş görürmüş Böyle bir yaşam imkansız gibi değil mi

Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

Martı Yayınları
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Ölümünden bir yıl önce yayımlanan ve vaktiyle yasaklı kitapları arasında yer alan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin her eserinde belirli yoğunluklarla karşımıza çıkan toplumsal gerçekçi tavrını en belirgin biçimde ortaya koyduğu öykülerini ve masallarını içeriyor Sınıfsal ve kültürel farklılıkların insan varoluşuyla bir araya geldiğinde doğurduğu aksaklıkları ve çürümüşlükleri gerçek hayatın içinden gözlemlerle incelediği öykülerin yanı sıra alegorik anlatımlarla ördüğü masalların da yer aldığı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin eleştirel ve edebi gücü kadar onun içinde yaşadığı toplumu tüm mekanizmalarıyla nasıl tanıyıp çözümlediğini de gösteriyor

Yade Kitap
Sabahattin Ali 1947 de yayımlanan bu kitabı ile öykü yeteneğini bir kez daha kanıtlamıştır Büyükler için masallar olarak tanımlanan Sırça Köşk Anadolu yaşamını ve Anadolu insanının iç dünyasını kendi gerçekliğini ve naifliğini bozmadan anlatıyor Okuyucu tam anlamıyla bu kitapla Anadolu insanının kapısını aralıyor Dönemin devlet yönetimine ve düzenine eleştirel bir bakış ortaya koyan bu eser samimi gerçekçi ve öğüt verici hikaye ve masalların bulunduğu bir kitap olarak daha çok nesiller boyu okunacaktır

Yade Kitap
Sabahattin Ali 1947 de yayımlanan bu kitabı ile öykü yeteneğini bir kez daha kanıtlamıştır Büyükler için masallar olarak tanımlanan Sırça Köşk Anadolu yaşamını ve Anadolu insanının iç dünyasını kendi gerçekliğini ve naifliğini bozmadan anlatıyor Okuyucu tam anlamıyla bu kitapla Anadolu insanının kapısını aralıyor Dönemin devlet yönetimine ve düzenine eleştirel bir bakış ortaya koyan bu eser samimi gerçekçi ve öğüt verici hikaye ve masalların bulunduğu bir kitap olarak daha çok nesiller boyu okunacaktır

Sözcü Kitabevi
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ölümünden bir yıl önce 1947 yılında basılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumu tüm gerçekliğiyle yansıtan öykü ve masallarından oluşmaktadır Bu kitabı okurken Anadolu insanının yaşamını en ince detaylarıyla öğrenecek toplumsal sorunlara Sabahattin Ali nin kaleminden dökülen duru ve akıcı cümleler arasından bakacaksınız Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 192 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2019 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Dekalog Yayınları
Vapur Doğu Akdeniz limanlarından birine yaklaştığı zaman ortalıkkararmaya başlamıştı Güneşin biraz evvel battığı denizle bulutlarınbirbirine karıştığı yerde katmer katmer turuncu yığınlar bununkarşısında Torosların üzerinde ise karlı tepeleri saran al al tüller vardı Vapur kısa kaim bir şeydi Kıçı pek suya batmış burnu pek havayakalkmış gibi yürüyordu Elli beş yaşındaki makine kendisiyle aynı yaş olan tekneyi sıtmaya tutulmuş gibi zangır zangır titretiyordu

Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor

Gönül
Sırça Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Yıkılması zor olan sadece korkularımız Bizi korkuyla yönetenlerin köşkleri değil Bizim üç ahbap geldikleri sırada şehrin pazarıymış Sokaklarda ekinler yemişler dokumalar kumaşlar demirler kömürler küme küme durur alıcı ve verici aracısız iş görürmüş Böyle bir yaşam imkansız gibi değil mi

Dekalog Yayınları
Vapur Doğu Akdeniz limanlarından birine yaklaştığı zaman ortalıkkararmaya başlamıştı Güneşin biraz evvel battığı denizle bulutlarınbirbirine karıştığı yerde katmer katmer turuncu yığınlar bunun karşısında Torosların üzerinde ise karlı tepeleri saran al al tüller vardı Vapur kısa kaim bir şeydi Kıçı pek suya batmış burnu pek havayakalkmış gibi yürüyordu Elli beş yaşındaki makine kendisiyle aynı yaş olan tekneyi sıtmaya tutulmuş gibi zangır zangır titretiyordu

KAPRA YAYINCILIK
Sırça Köşk akıcı üslubu düşündürücü meseleleriyle okuyucularının başucu kitaplarından bir tanesi Doğu masallarının büyülü atmosferini yalınlıkla birleştiren yazar dönem eleştirilerini hikâyelerinde büyük bir ustalıkla kullanır Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali insan ruhunun derinliklerinden başlayıp toplumsal meselelere uzanan geniş bakış açısı ve güncelliğini hiç yitirmeyecek kitaplarıyla yaşamaya devam ediyor

Dekalog Yayınları
Vapur Doğu Akdeniz limanlarından birine yaklaştığı zaman ortalık kararmaya başlamıştı Güneşin biraz evvel battığı denizle bulutların birbirine karıştığı yerde katmer katmer turuncu yığınlar bunun karşısında Torosların üzerinde ise karlı tepeleri saran al al tüller vardı Vapur kısa kaim bir şeydi Kıçı pek suya batmış burnu pek havaya kalkmış gibi yürüyordu Elli beş yaşındaki makine kendisiyle aynı yaşta olan tekneyi sıtmaya tutulmuş gibi zangır zangır titretiyordu

Dekalog Yayınları
Vapur Doğu Akdeniz limanlarından birine yaklaştığı zaman ortalıkkararmaya başlamıştı Güneşin biraz evvel battığı denizle bulutlarınbirbirine karıştığı yerde katmer katmer turuncu yığınlar bunun karşısında Torosların üzerinde ise karlı tepeleri saran al al tüller vardı Vapur kısa kaim bir şeydi Kıçı pek suya batmış burnu pek havayakalkmış gibi yürüyordu Elli beş yaşındaki makine kendisiyle aynı yaş olan tekneyi sıtmaya tutulmuş gibi zangır zangır titretiyordu

Dekalog
Vapur Doğu Akdeniz limanlarından birine yaklaştığı zaman ortalıkkararmaya başlamıştı Güneşin biraz evvel battığı denizle bulutlarınbirbirine karıştığı yerde katmer katmer turuncu yığınlar bunun karşısında Torosların üzerinde ise karlı tepeleri saran al al tüller vardı Vapur kısa kaim bir şeydi Kıçı pek suya batmış burnu pek havayakalkmış gibi yürüyordu Elli beş yaşındaki makine kendisiyle aynı yaş olan tekneyi sıtmaya tutulmuş gibi zangır zangır titretiyordu

Hasrem Yayınları
Onun satırlarına âşık olacaksınız görmeden sevecek olmayan varlığını yanı başınızda hissedeceksiniz Ruhu cümleleri tasvirleri öyle güzel ki Her hikayesinde başka acısının üstüne çiçek ekmiş bir adam Her konusu yarım kalmış bir ukdenin peşinden koşan dimağın yorgunluğunu taşıyor Sade gündelik zamanın efendiliğini ve hanımefendiliğini kaybetmemiş anlatımı büyüleyici bir dili var Her bir hikâye hayatın içinden Toplumsal sorunlara insanlığın zaafına hayatın gidişatına ironik bir bakış açmış Ayrıca Sırça Köşk hikâyesi zamanında erkân ı devleti tarafından yasaklanan bir öyküdür Devlete bir başkaldırı olarak görüldü Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlûkun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklemediğimiz şeyleri yapabilir İnsanın içini bir dert kemirmeyince yüzü böyle solar gözleri böyle dalar mı Menfaatini düşünmeyen bir insan olur mu Eline fırsat geçirdiği an çalmayan bir kişi göstersene bana Ha Bir kişi

Osman bir el işaretiyle sözümü kesti Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi ağzını yüzüme yanaştırarak Bırak boş konuşmaları ağabey dedi Bu kadar sene hiç yoktan adımız katil diye söylendi artık önüne gelen be nimle dalga geçiyordu Gözüm kızıp birinin üstüne yürüsem herifin kılı bile kıpırdamıyor Senin gibi lafla adam öldüren leri çok gördük diyordu Memleketin bir kabadayısının yü züne bakacak halim kalmamıştı Allah rahmet etsin Hüsamettin le görülecek bir hesabım yoktu ama bu vukuat bana lazımdı

Hasrem
Onun satırlarına âşık olacaksınız görmeden sevecek olmayan varlığını yanı başınızda hissedeceksiniz Ruhu cümleleri tasvirleri öyle güzel ki Her hikayesinde başka acısının üstüne çiçek ekmiş bir adam Her konusu yarım kalmış bir ukdenin peşinden koşan dimağın yorgunluğunu taşıyor Sade gündelik zamanın efendiliğini ve hanımefendiliğini kaybetmemiş anlatımı büyüleyici bir dili var Her bir hikâye hayatın içinden Toplumsal sorunlara insanlığın zaafına hayatın gidişatına ironik bir bakış açmış Ayrıca Sırça Köşk hikâyesi zamanında erkân ı devleti tarafından yasaklanan bir öyküdür Devlete bir başkaldırı olarak görüldü Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlûkun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklemediğimiz şeyleri yapabilir İnsanın içini bir dert kemirmeyince yüzü böyle solar gözleri böyle dalar mı Menfaatini düşünmeyen bir insan olur mu Eline fırsat geçirdiği an çalmayan bir kişi göstersene bana Ha Bir kişi Tanıtım Bülteninden

Yakamoz Yayınevi
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Yakamoz Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Ölümünden bir yıl önce 1947 yılında basılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumu tüm gerçekliğiyle yansıtan öykü ve masallarından oluşmaktadır Bu kitabı okurken Anadolu insanının yaşamını en ince detaylarıyla öğrenecek toplumsal sorunlara Sabahattin Ali nin kaleminden dökülen duru ve akıcı cümleler arasından bakacaksınız Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip Yayınevi Yakamoz Yayınevi Yazar Sabahattin Ali Sayfa 192 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Eylül 2019 Barkod 9786052973028 Kategori Roman Roman Yerli Yabancı Türk Edebiyatı

Hasrem Yayınları
Onun satırlarına âşık olacaksınız görmeden sevecek olmayan varlığını yanı başınızda hissedeceksiniz Ruhu cümleleri tasvirleri öyle güzel ki Her hikayesinde başka acısının üstüne çiçek ekmiş bir adam Her konusu yarım kalmış bir ukdenin peşinden koşan dimağın yorgunluğunu taşıyor Sade gündelik zamanın efendiliğini ve hanımefendiliğini kaybetmemiş anlatımı büyüleyici bir dili var Her bir hikâye hayatın içinden Toplumsal sorunlara insanlığın zaafına hayatın gidişatına ironik bir bakış açmış Ayrıca Sırça Köşk hikâyesi zamanında erkân ı devleti tarafından yasaklanan bir öyküdür Devlete bir başkaldırı olarak görüldü Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlûkun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklemediğimiz şeyleri yapabilir İnsanın içini bir dert kemirmeyince yüzü böyle solar gözleri böyle dalar mı Menfaatini düşünmeyen bir insan olur mu Eline fırsat geçirdiği an çalmayan bir kişi göstersene bana Ha Bir kişi

Pegem Kültür
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Pegem Akademi Yayıncılık
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Pegem Akademi Yayıncılık
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

Destek Yayınları
Sırça Köşk Kitap Açıklaması Alakasız ve bıkkın bakışlarını denizin kırışıksız çalkalanan yeşil yüzünde gezdirirken tam karşısında birkaç yüz metre ilerde beyaz bir gemi gördü Arkaya doğru yatık bacasından hafif dumanlar çıkan ve maden kısımları güneşte sapsarı parlayan bu ince uzun gemi keman baş pruvasının zarif bastonunu Sarayburnu na doğru uzatmış kımıldamadan duruyor bayrağını Kızkulesi nin önünde dalgalandırıyor bu haliyle gagasını ileri doğru uzatıp kuyruğunu çırparak suların üstünde dinlenen beyaz bir martıya benziyordu İlk olarak 1947 yılında yayımlanan ve 1980 darbesi sonrasında toplatılarak yıllar yılı okuyucuyla buluşmak için tozlu depolarda sararmaya yüz tutan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öykü masal karışımı hicivlerinden oluşan bir başyapıttır Kitabın neden toplatılmış olduğunu açıklayan en güzel tespitlerden birini ise Oscar Wilde ın şu sözlerinde bulmak mümkündür Tehlikesiz bir fikir fikir denemeyecek kadar değersizdir DESTEK MEDYA GRUBU bünyesinde bulundurduğu markaların yanı sıra ülkemizde yayımcılık sektöründe söz sahibi tüm yayınevlerinin değerli eserlerini Destek Dükkan aracılığıyla okurlarla buluşturuyor Sitede bulunan 250 bini aşkın kitapla beraber sıra dışı ve stil sahibi bir çok farklı ürünü de geniş yelpazesine katan Destek Dükkan ihtiyacınız olan ürünü en hızlı ve kaliteli şekilde kapınıza kadar teslim ediyor Çalışma saatlerimiz hafta içi sabah 09 00 akşam 18 00 arasındadır

MARTI YAYINLARI
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Ölümünden bir yıl önce yayımlanan ve vaktiyle yasaklı kitapları arasında yer alan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin her eserinde belirli yoğunluklarla karşımıza çıkan toplumsal gerçekçi tavrını en belirgin biçimde ortaya koyduğu öykülerini ve masallarını içeriyor Sınıfsal ve kültürel farklılıkların insan varoluşuyla bir araya geldiğinde doğurduğu aksaklıkları ve çürümüşlükleri gerçek hayatın içinden gözlemlerle incelediği öykülerin yanı sıra alegorik anlatımlarla ördüğü masalların da yer aldığı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin eleştirel ve edebi gücü kadar onun içinde yaşadığı toplumu tüm mekanizmalarıyla nasıl tanıyıp çözümlediğini de gösteriyor

HAYY KİTAP
Sabahattin Ali keskin gözlemiyle sıradanlığın fotoğrafını çekiyor hayatın fark edilmeyen nice anlarını katman katman kaleme alıyor Bir kenardaki kanepede beyaz başlıklı bir mürebbiye yabancı dille bir kitap okur Başörtülü bir hanım ağlayan torununu avutur başka bir kanepede üç dört şirin anne yün örüp ahbap çekiştirir Her şey aydınlık her şey rahattır Yalnız hepsinin yüzünde garip bir can sıkıntısı ifadesi vardır Elle tutulamayacak kadar ince asla yırtılmayacak kadar sağlam bir ağ halinde onları saran bu can sıkıntısı biraz dikkat edince kahkahalarda boş bir çınlama gözlerde soğuk bir alakasızlık halinde kendini gösterir Söyleyen de dinleyen de o anda başka bir şey düşünüyor gibidir halbuki hiçbir şey düşünmezler Ama bundan şikâyetçi değildirler hatta canlarının sıkıldığının bile farkında değildirler Boş da olsa gülerler ve hallerinden memnun olmasalar da hayatlarında bir değişiklik istemezler Bahtiyar Köpek adlı öyküden Sabahattin Ali keskin gözlemiyle sıradanlığın fotoğrafını çekiyor hayatın fark edilmeyen nice anlarını katman katman kaleme alarak adeta ince bir işçilikle görünür kılana dek yazıyor Sırça Köşk sade kısa vurucu öyküleriyle bir klasik Yazdığı öykü ve masallarda Sabahattin Ali nin espri gücünü ironik anlatımını politik göndermelerini ve belki de romanlarında tanıyamadığımız bir yönünü görüyoruz 1947 de yayımlandıktan kısa bir süre sonra toplatılan bu kitap bunun hüznünü ise hala taşıyor gibi