Sırça Köşk — Sabahattin Ali

Sırça Köşk
Sabahattin AliSırça Köşk
Sabahattin AliSırça Köşk E Kitap

Venedik Yayınları
Stefan Zweig 1881 de Viyana da dünyaya geldi Avrupa da iyi bir eğitim gördü 1 Dünya Savaşı sırasında İsviçre de ikamet etti Savaş sonrasında ilk evliliğini Frederike von Winternit le yaptı 1934 de Nazi baskısı nedeniyle ülkesini terk etti 1939 da ikinci evliliğini Lotte Altman la yaptı Sonra New York a ardından da Brezilya ya gitti ve buraya yerleşti 1942 de intihar etti Çeşitli sebepler söylense de bu intiharın asıl sebebi hiç bilinmedi Stefan Zweig öykü ve romanlarının yanında yazdığı yaşam öyküleriyle de hala yaşayan bir yazardır Yaşamından geriye onlarca eser bırakmıştır Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Bir Çöküşün Öyküsü Satranç Amok Koşucusu Olağanüstü Bir Gece Yakıcı Sır ve Mecburiyet en ünlü eserleri arasında yer alır

İlksatır Yayınevi
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykü ve masallarını bir araya getiren Sırça Köşk modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Her gün biraz daha büyüyerek tüm halkı kenti hatta ülkeyi ele geçiren sırça köşklerin iktidar sahiplerinin düzen eleştirisinin tehlikeli düşüncelerin toplumsal gerçekçiliğin bugün de geçerliğini koruyan hiciv dolu ironik ve acı öyküleri Halk ne sorduysa cevabını almış bütün odalarla aylak oturan insanların pek lüzumlu olduğuna inanmış çünkü bunların kimi sırça köşkün ışıkçı başısı kimi döşekçi başısı kimi onun yamağı kimi yamağının yamağı imiş Eh artık bir sırça köşk olduktan sonra onun hizmetine bakanlar sonra bu hizmete bakanların hizmetine bakanlar elbette olacakmış Ama sırça köşktekiler arttıkça halkta onları doyuracak takat kalmamış O zaman sırça köşkün adamları gelip herkesin yiyeceğini giyeceğini zorla almışlar Ayak direyenleri götürüp sırça köşkün bodrumuna kapamışlar Halk başına kendi sardırdığı bu beladan kurtulmaya kalkışamazmış çünkü sırça köşkün adamları gezdikleri dolaştıkları yerde onun hiçbir kuvvetin yıkamayacağı kadar sağlam olduğunu söyler saf kimseleri buna inandırır inanmayanları ise bin bir zulüm bin bir hile ile sustururlarmış

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Sabahattin Ali nin daha önce toplu olarak yayımlanan ve zamana karşı koyan hikâyeleri şimdi ayrı kitaplar halinde okuyucunun karşısına çıkıyor Bunlardan biri olan Sırça Köşk te öyküleri Portakal Katil Osman Bahtiyar Köpek Cankurtaran Beyaz Bir Gemi nin yanı sıra Bir Aşk Masalı Sırça Köşk Devlerin Masalı gibi masallar da yer alıyor

Yapı Kredi Yayınları
Sırça Köşk İnsan psikolojisine dokunan ve toplumsal hayattan izler taşıyan hikâyelerle tanışmaya hazır mısınız Öyleyse usta yazar Sabahattin Ali nin Anadolu nun kırsal bölgelerine dikkat çektiği Sırça Köşk isimli kitabını okuyabilirsiniz Yazarın hem masal hem öykü türünde kaleme aldığı Sırça Köşk gençlere ve yetişkinlere sade bir dille hitap ediyor Gelin toplumsal sorunlara temas eden bu eseri yakından inceleyelim Sırça Köşk adlı kitabı neden okumalısınız Sırça Köşk dördü masal on üç tanesi öykü olmak üzere toplam on yedi bölümden oluşuyor Halkı uyutmak için söylenen yalanlar ve etkileri üzerine çarpıcı bölümlerin bulunduğu eserde liyakatin öneminden ve gerekliliğinden sıkça bahsediliyor Yazar okura liyakatin olmadığı yerde nelerin yaşanabileceğine dair ince mesajlar veriyor Ayrıca hikâye ve masallarında mahalle baskısı kadının toplumdaki değeri ırkçılık doğanın hunharca tahrip edilmesi gibi toplumsal meselelere ve çevre sorunlarına da değiniyor Sırça Köşk ü okuyarak cumhuriyetin ilk çeyreğinde toplumun ekonomik durumuna modern devlet anlayışının yöneticiler tarafından ne ölçüde kavrandığına ve uygulandığına dair fikir edinebilirsiniz Politik gelişmeler ve toplumda dezavantajlı grupların hayat hikâyeleri üzerinden dönemin ruhunu anlayabilirsiniz Sabahattin Ali nin betimlemeleri ve büyüleyici anlatısı sayesinde hayal gücünüzün sınırlarını zorlayabilir her hikâyeyi merakla okuyabilirsiniz Bunları biliyor muydunuz 1940 lı yıllarda basılan Sırça Köşk ün yönetime başkaldırı olduğu gerekçesiyle yasaklandığını biliyor muydunuz Sabahattin Ali eserini 40 yaşındayken yazar ve bu vefatından önce kaleme aldığı son eseridir Sırça Köşk ün ilk basımı çok partili hayata geçiş denemelerinin yapıldığı ve Türkiye nin demokratikleşme sürecine girdiği 1947 de gerçekleşir Bir dönem yasaklanan Sırça Köşk günümüzde çok satan eserler arasında yer alır Realizm akımından etkilenen Ali Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının iskeletini oluşturun yazarlar arasında anılır Özellikle öykü türünde kendinden sonraki kuşaklara yön verir Bazı şiirleri de özgün müzik tarzıyla tanınan Edip Akbayram Ahmet Kaya Zülfü Livaneli gibi birçok sanatçı tarafından bestelenir Ciltli olarak pek çok kez basılan Sırça Köşk e kitap formatında Yakamoz Yayınları tarafından yayımlanır Bu kitabı sevenler için diğer önerilerimiz Türk edebiyatının değerli yazarlarından Sabahattin Ali nin Sırça Köşk isimli kitabını severek okuduysanız yazarın diğer eserlerinin hızla erişilebilir e kitap formatlarını da inceleyebilirsiniz Dijital yayıncılık anlayışının sunduğu imkânlardan yararlanarak aşk ve yalnızlık üzerine psikolojik bir anlatı olan Kürk Mantolu Madonna ya ve yazarın ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf a hızlıca erişebilirsiniz Yazarın birçok kitabını uygun fiyat avantajıyla satın alabilirsiniz

Yapı Kredi Yayınları
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile ereyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu Bahtiyar Köpek adlı öyküden Türk edebiyatının büyük öykücüsünden zamana karşı koyan öyküler

Yapı Kredi Yayınları
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile ereyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu Bahtiyar Köpek adlı öyküden Türk edebiyatının büyük öykücüsünden zamana karşı koyan öyküler

çev. Onca Tapınç Uğurlu
Sırça Köşk Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile ereyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu Bahtiyar Köpek adlı öyküden Türk edebiyatının büyük öykücüsünden zamana karşı koyan öyküler Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 144 Çeviri Onca Tapınç Uğurlu Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Sabahattin Ali nin daha önce toplu olarak yayımlanan ve zamana karşı koyan hikâyeleri şimdi ayrı kitaplar halinde okuyucunun karşısına çıkıyor Bunlardan biri olan Sırça Köşk te öyküleri Portakal Katil Osman Bahtiyar Köpek Cankurtaran Beyaz Bir Gemi nin yanı sıra Bir Aşk Masalı Sırça Köşk Devlerin Masalı gibi masallar da yer alıyor

YAPI KREDİ YAYINLARI
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep kötü sakat şeyleri mi göreceksin diyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir kaşık toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

Yapı Kredi Yayınları
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile ereyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu Bahtiyar Köpek adlı öyküden Türk edebiyatının büyük öykücüsünden zamana karşı koyan öyküler

Yapı Kredi Yayınları
Sabahattin Ali nin daha önce toplu olarak yayımlanan ve zamana karşı koyan hikâyeleri şimdi ayrı kitaplar halinde okuyucunun karşısına çıkıyor Bunlardan biri olan Sırça Köşk te öyküleri Portakal Katil Osman Bahtiyar Köpek Cankurtaran Beyaz Bir Gemi nin yanı sıra Bir Aşk Masalı Sırça Köşk Devlerin Masalı gibi masallar da yer alıyor

Yapı Kredi Yayınları

Anonim Yayıncılık
Büyük şehirlerimizden birinin parkında her sene kurulan bir panayırda çeşit çeşit eğlence yerlerinin arasında geziyordum Koskocaman dönme dolaplar atlı karıncalar esrarlı mağaralar motosikletle dolaşılan ölüm silindirleri bira şarap büfeleri nişan atma yerleri türlü türlü piyangolar vücutsuz başlar elli santimlik cüceler görülmemiş varyeteler altı ayaklı danalar burnuna kadar bütün vücudu kıllı yaradılış cilveleri güldüren aynalar insanı önlerinde durmaya içeri girmeye zorluyordu Her salaşın önünde kâh iskemle üstünde kâh kerevete çıkarak bağıran sırmalı fistanlı kafkas elbiseli sarıklı silindir şapkalı kalpaklı fesli kadınlar erkekler çocuklar cırlak sesleriyle sanki yolu kapıyordu

İlksatır Yayınevi
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykü ve masallarını bir araya getiren Sırça Köşk modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Her gün biraz daha büyüyerek tüm halkı kenti hatta ülkeyi ele geçiren sırça köşklerin iktidar sahiplerinin düzen eleştirisinin tehlikeli düşüncelerin toplumsal gerçekçiliğin bugün de geçerliğini koruyan hiciv dolu ironik ve acı öyküleri Halk ne sorduysa cevabını almış bütün odalarla aylak oturan insanların pek lüzumlu olduğuna inanmış çünkü bunların kimi sırça köşkün ışıkçı başısı kimi döşekçi başısı kimi onun yamağı kimi yamağının yamağı imiş Eh artık bir sırça köşk olduktan sonra onun hizmetine bakanlar sonra bu hizmete bakanların hizmetine bakanlar elbette olacakmış Ama sırça köşktekiler arttıkça halkta onları doyuracak takat kalmamış O zaman sırça köşkün adamları gelip herkesin yiyeceğini giyeceğini zorla almışlar Ayak direyenleri götürüp sırça köşkün bodrumuna kapamışlar Halk başına kendi sardırdığı bu beladan kurtulmaya kalkışamazmış çünkü sırça köşkün adamları gezdikleri dolaştıkları yerde onun hiçbir kuvvetin yıkamayacağı kadar sağlam olduğunu söyler saf kimseleri buna inandırır inanmayanları ise bin bir zulüm bin bir hile ile sustururlarmış

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Tanıtım Bülteninden

çev. Ruken Kızıler
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 200 Çeviri Ruken Kızıler Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

YAPI KREDİ YAYINLARI
Sabahattin Ali nin daha önce toplu olarak yayımlanan ve zamana karşı koyan hikâyeleri şimdi ayrı kitaplar halinde okuyucunun karşısına çıkıyor Bunlardan biri olan Sırça Köşk te öyküleri Portakal Katil Osman Bahtiyar Köpek Cankurtaran Beyaz Bir Gemi nin yanı sıra Bir Aşk Masalı Sırça Köşk Devlerin Masalı gibi masallar da yer alıyor Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar SABAHATTİN ALİ

The Roman
Sırça köşk yükseldikçe yükselmiş kat üstüne kat binmiş İçi doldukça dolmuş sırça köşke girmenin kolayını bu lan oradan çıkmak istemez bunun tersine dışarıda kalanlar yo lunu bulup içeride bir yer kapmaya uğraşırmış Ama sırça köşkte oturanlarla onlara hizmet edenleri beslemek de halkın belini pek bükmüş

Anonim Yayıncılık
Sırça Köşk

Venedik Yayınları
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep kötü sakat şeyleri mi göreceksin diyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir kaşık toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu

Yapı Kredi Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile ereyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu Bahtiyar Köpek adlı öyküden Türk edebiyatının büyük öykücüsünden zamana karşı koyan öyküler Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9789750806629 Kategori Roman Türk Edebiyatı

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimiz de yer vermeyi sürdüreceğiz

Yapı Kredi
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep kötü sakat şeyleri mi göreceksin diyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir kaşık toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu

KP Kitap Pazarı Yayınları
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öldürülmeden önce yayımlanan son kitabıdır Halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Tanıtım Bülteninden

Sıfır 6 Yayınevi
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 172 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786257070201 Kategori Klasikler

İlksatır
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykü ve masallarını bir araya getiren Sırça Köşk modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Her gün biraz daha büyüyerek tüm halkı kenti hatta ülkeyi ele geçiren sırça köşklerin iktidar sahiplerinin düzen eleştirisinin tehlikeli düşüncelerin toplumsal gerçekçiliğin bugün de geçerliğini koruyan hiciv dolu ironik ve acı öyküleri Halk ne sorduysa cevabını almış bütün odalarla aylak oturan insanların pek lüzumlu olduğuna inanmış çünkü bunların kimi sırça köşkün ışıkçı başısı kimi döşekçi başısı kimi onun yamağı kimi yamağının yamağı imiş Eh artık bir sırça köşk olduktan sonra onun hizmetine bakanlar sonra bu hizmete bakanların hizmetine bakanlar elbette olacakmış Ama sırça köşktekiler arttıkça halkta onları doyuracak takat kalmamış O zaman sırça köşkün adamları gelip herkesin yiyeceğini giyeceğini zorla almışlar Ayak direyenleri götürüp sırça köşkün bodrumuna kapamışlar Halk başına kendi sardırdığı bu beladan kurtulmaya kalkışamazmış çünkü sırça köşkün adamları gezdikleri dolaştıkları yerde onun hiçbir kuvvetin yıkamayacağı kadar sağlam olduğunu söyler saf kimseleri buna inandırır inanmayanları ise bin bir zulüm bin bir hile ile sustururlarmış

KİTAPPAZARI Yayınları
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öldürülmeden önce yayımlanan son kitabıdır Halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Sırça Köşk Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 168 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Ocak 2021 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 55 00

The Roman
Sırça köşk yükseldikçe yükselmiş kat üstüne kat binmiş İçi doldukça dolmuş sırça köşke girmenin kolayını bu lan oradan çıkmak istemez bunun tersine dışarıda kalanlar yo lunu bulup içeride bir yer kapmaya uğraşırmış Ama sırça köşkte oturanlarla onlara hizmet edenleri beslemek de halkın belini pek bükmüş Tanıtım Bülteninden

Sıfır6 Yayınevi
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

Can Yayınları
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Anonim Yayınları
Sırça Köşk

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

İş Bankası
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalarayönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Parodi Yayınları
Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Hikayeler anlatılır çünkü insanlara devam etmek için güç verir İlerleyebilmeye ve ayağa kalkabilmeye olan inancı perçinler Ölümün hayat üzerindeki sessiz tahakkümünü kırar Hikayeler anlatılır çünkü insanları dinledikleri hikayeler kurtarır Tıpkı Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden dökülenler gibi

Yapı Kredi Yayınları
1947 yılında yayımlanan Sabahattin Aliâ nin birkaç kısaÖyküsünden ve â œbüyüklere masallarâ şeklinde tabir edilebilecek masallarından oluşan Sırça Köşk dönemin devlet yönetimine ve düzenine eleştirel bir bakış sunmaktadır Kitap bir dönem yasaklı kitaplar arasında bulunmuştur Sırça Köşk Onca Tapınç editörlüğünde Yapı Kredi Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluşmaktadır Kitabın kapak tasarımı Nahide Dikelâ e aittir KitaptakiÖykülerden ve masallardan birkaçÖrnek â œCan Kurtaranâ adlıÖyküsünde yazar kaderine boyun eğmiş bir kadının hikayesini anlatıyor  ⠜Bir akşamüzeri Anadolu köylerinden birindeki küçücük bir kulübeden canhıraşÇ ığlıklar yükselmektedir Doğumunu bir türlü gerçekleştiremeyen Asiye ikindiden beri deyim yerindeyseÖlümden beter doğum sancılarıÇ ekmektedir Köyün ebesi bir şey bulamamış komşu köyün ebesini deÇ ağırtmıştır Asiye nin kocası İbrahim ise Ç aresizliğin verdiği ağır başlılıkla evin kapısıÖnüneÇ ökmüş bir haber beklemektedir Komşu köyün ebesi içeri girdiğinden belli ise kızınÇ ığlıkları iyice artmıştır Sonunda iki ebe birden dışarıÇ ıkar ve İbrahim e doğumu gerçekleştiremediklerini kızı şehire götürmesi gerektiğini yoksa bebeğin de anasının daÖleceğini söylerler İbrahim deÇ aresizÖküz arabasının arkasına attığı döşek ve yorganınüstüne gencecik karısını da koyar ve yollara düşer Sabaha karşı hastaneye vardığında iseümidi iyice kırılmıştır Ç ünkü alanı olmadığı halde birçok ameliyat yaptığı için dahaÖnceden şehirdekiÖzel muayenehanenin sahibi Doktor Mutena Cankurtaran tarafından şikayet edildiğinden ameliyat yapamayacağını söyler Ne kadar yalvarıp yakarsa oraya verecek parası olmadığını söylese de doktoru ikna edemez Bununüzerine Asiye yi aldığı gibi Mutena Cankurtaran a götürür Fakat bu doktor daÇ ok para istemektedir Doktorla bir kağıt imza atarak  Asiye yi hemen ameliyata almalarını Öküzlerden birini satıp döneceğini söyler Döndüğünde bebeğininÖldüğünü karısının ise iyi olduğunuÖğrenir Fakat doktorÖlü bebeğiÇ ıkardığı için de ayrıca para istemektedir İbrahim diğerÖküzü arabayı ve hatta içindeki yatak yorganı da satar ama parayı birleştiremez Doktor Mutena Cankurtaran da Asiye yi İbrahim e vermez Asiye hasta haliyle muayenehanedeÇ alışmaya geceleri ise pis bir döşekte yerde yatmaya başlar İbrahim sürekli gidip gelmekte karısını almak için elinden geleni en iyisi yapmaktadır Fakat doktor nuh der peygamber demez Sonunda bir gün canına tak eden İbrahim doktorun karşısınaÇ ıkar ve Asiye nin hayrını görmesini köyde başka kadın mı olmadığını söyler Sinirle kapıyıÇ eker veÇ ıkıp gider O sırada doktorun kapısına sinmiş ağlayan Asiye yi görmemiştir bile Asiye gece yarısı ağlayarak hastaneden kaçar ve yalınayak köyün uzun yolunu tutar Bir yandan ağlayıp bir yandan İbrahim in sözlerini tekrar etmektedir â œBana köyde karı yok a Bu sırada açılan yarasından oluk oluk kan akmaktadır Sabaha karşı köylüler onu bulduğunda Ç oktanÖlmüştür â â œNamuslu adam kalmamış bu dünyada iki gözlüm Müslümandır namazında orucundadır hakkımızı yemez diyorduk ama biz onun hatırını saydıkça o bizim tepemize bindi Eh artıkÇ oçuk değiliz yemiyoruz bu numraları değil mi ya Bak anlatayım sana başindan da bana hak ver Mektebi biteremedi peder ne kadar gayret ettiyse olmadı işte Binbaşiydı kendisi  Süvariydi ama avantanın yolunu bulurdu Adanadoluâ yu gezdik dolaştık her yerde paşaÇ oçuğu gibi yaklaştık Hangi okulda olsa imtihana yakın peder  Öğreretmelerle bir konuşur meseleyi yoluna kordu Askerlikle ilgili olmayan hoca vcar mi  Neyse efendim İstanbulâ a naklolduk Güya pedere lütfetmişler Arada bizim tahsil yandı PederinÖğretmenlere sözü geçmez oldu İstanbulâ da binbaşıya kim bakar Paşalar bileürketmeden sayılmıyor Ne demiş hani â â Kim ipler Yalova Kaymakamını â â değil mi ya  iki seneüstüstteÇ aktık Belgeli olduk Hususi liseye devam edecektim peder emekliye ayrıldı erdesi sene de sizlereÖmür Biz deüsküdarâ da toptaşıâ na yakın ahşap bir ev bıraktı Arkasından hemşire bir bobstil koca buldu aldı başina gitti Biz kaldık mı valde ile Evin masrafı var bizim giyimimiz var kahveyeÇ ıkıyoruz birkaç arkadaş saza pilaja gidecek oluyoruz Babamın zamanındaki pokerlerden vazgeçtim hani kahvede birerÇ ayına tavla tavla bile oynayamaz olduk Pederin Malata Ş ube Reisliği zamanında valdeye aldığı bilezikler siirt kilimleri Avanos halıları birer birer yürüldü Kocakarı dır dır eder â â oğlum bir iş tutmayacak mısın halimiz ne olacak diye â Hakkımızı Yedirmeyiz Sabahattin Ali â Sırça Köşk KitabındakiÇ yküler ve MasallarPortakalBeyaz Bir GemiKatil osmanBöbrekCıgaraMillet YutmuyorBahtiyar KöpekÇilliDekolmanHakkımızı Yedirmeyiz CankurtaranÇirkinceKurtla Kuzu MASALLARBir Aşk MasalıDevlerinÇ lümüKoyum MasalıSırça Köşk  Sayfa Sayısı 152Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Yapı Kredi Yayınları İlk Baskı Yılı 2003 Sayfa Sayısı 152 Dil Türkçe

Olimpos Yayınları
Sabahattin Ali nin öykülerinde acı çeken köylüler hor görülen ırgatlar itilen kakılan işçiler zenginlerin çıkarları için ölüme gönderilen yoksullar vardır Öykülerine konu edindiği bir köydeki bir kasabadaki insanların yaşadıkları eşitsizliği yoksulluğu aldatılmışlığı bir elbise gibi onların üzerine giydirerek okurlarına gösterir Elinizdeki Sabahattin Ali nin bu eseri Portakal Beyaz Bir Gemi Katil Osman Böbrek Cıgara Millet Yutmuyor Bahtiyar Köpek Çilli Dekolman Hakkımızı Yedirmeyiz Cankurtaran Çirkince Kurtla Kuzu adlı öyküleriyle Bir Aşk Masalı Devlerin Ölümü Koyun Masalı Sırça Köşk masalları birleştirilerek Sırça Köşk adıyla kitaplaştırılmıştır

Fark Yayınları
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kuru lursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyu cuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriye ti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömü rülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır Tanıtım Bülteninden

Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Hikayeler anlatılır çünkü insanlara devam etmek için güç verir İlerleyebilmeye ve ayağa kalkabilmeye olan inancı perçinler Ölümün hayat üzerindeki sessiz tahakkümünü kırar Hikayeler anlatılır çünkü insanları dinledikleri hikayeler kurtarır Tıpkı Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden dökülenler gibi Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 120 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ekim 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Çınar Yayınları
Bunun üzerine halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

İlkSatır Yayınları
Türk edebiyatının büyük ustalarından Sabahattin Ali nin öykü ve masallarını bir araya getiren Sırça Köşk modern Türk hikâyeciliğinin en önemli kitaplarından biri Her gün biraz daha büyüyerek tüm halkı kenti hatta ülkeyi ele geçiren sırça köşklerin iktidar sahiplerinin düzen eleştirisinin tehlikeli düşüncelerin toplumsal gerçekçiliğin bugün de geçerliğini koruyan hiciv dolu ironik ve acı öyküleri Halk ne sorduysa cevabını almış bütün odalarla aylak oturan insanların pek lüzumlu olduğuna inanmış çünkü bunların kimi sırça köşkün ışıkçı başısı kimi döşekçi başısı kimi onun yamağı kimi yamağının yamağı imiş Eh artık bir sırça köşk olduktan sonra onun hizmetine bakanlar sonra bu hizmete bakanların hizmetine bakanlar elbette olacakmış Ama sırça köşktekiler arttıkça halkta onları doyuracak takat kalmamış O zaman sırça köşkün adamları gelip herkesin yiyeceğini giyeceğini zorla almışlar Ayak direyenleri götürüp sırça köşkün bodrumuna kapamışlar Halk başına kendi sardırdığı bu beladan kurtulmaya kalkışamazmış çünkü sırça köşkün adamları gezdikleri dolaştıkları yerde onun hiçbir kuvvetin yıkamayacağı kadar sağlam olduğunu söyler saf kimseleri buna inandırır inanmayanları ise bin bir zulüm bin bir hile ile sustururlarmış

The Roman
Sırça köşk yükseldikçe yükselmiş kat üstüne kat binmiş İçi doldukça dolmuş sırça köşke girmenin kolayını bu lan oradan çıkmak istemez bunun tersine dışarıda kalanlar yo lunu bulup içeride bir yer kapmaya uğraşırmış Ama sırça köşkte oturanlarla onlara hizmet edenleri beslemek de halkın belini pek bükmüş

Çınar Yayınları
unun üzerine halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

THE ROMAN
Sırça köşk yükseldikçe yükselmiş kat üstünekat binmiş İçi doldukça dolmuş sırça köşkegirmenin kolayını bulan oradan çıkmak istemez bunun tersine dışarıda kalanlar yolunu bulupiçeride bir yer kapmaya uğraşırmış Ama sırça köşkte oturanlarla onlara hizmet edenleribeslemek de halkın belini pekbükmüş

Fark Yayınları
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kuru lursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyu cuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriye ti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömü rülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

Dokuz Yayınları
İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Hâlbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim İnsana dair hassas duruşunu yaşamının sonuna dek sürdüren Sabahattin Ali Sırça Köşk ile toplumcu yönünü belirginleştiriyor Bu esere dâhil edilen 13 öykü ve 4 masal toplumlar var olduğundan bugüne dek değişmeyen insan meselelerini gözler önüne seriyor Sosyal adaletsizlik yabancılaşma yozlaşma ve despotizm öykülerinin ana temalarını oluşturuyor Esere adını veren Sırça Köşk ise bitişte büyüklere masallar başlığında incelenebilecek bir bölümde konumlanıyor Zamana karşı koyan ve güçlü bir gözlem yeteneğinin ürünü olan bu eseri okuyucuyla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz

Can Yayınları
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Tanıtım Bülteninden

Kitap Pazarı
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öldürülmeden önce yayımlanan son kitabıdır Halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Sıfır6 Yayınevi
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Sıfır6 Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Alinin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devletinin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Alinin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır Yayınevi Sıfır6 Yayınevi Yazar Sabahattin Ali Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2021 Barkod 9786057017758 Kategori Edebiyat Kitapları Türk Edebiyatı

Olimpos Yayınları
Sabahattin Ali nin öykülerinde acı çeken köylüler hor görülen ırgatlar itilen kakılan işçiler zenginlerin çıkarları için ölüme gönderilen yoksullar vardır Öykülerine konu edindiği bir köydeki bir kasabadaki insanların yaşadıkları eşitsizliği yoksulluğu aldatılmışlığı bir elbise gibi onların üzerine giydirerek okurlarına gösterir Elinizdeki Sabahattin Ali nin bu eseri Portakal Beyaz Bir Gemi Katil Osman Böbrek Cıgara Millet Yutmuyor Bahtiyar Köpek Çilli Dekolman Hakkımızı Yedirmeyiz Cankurtaran Çirkince Kurtla Kuzu adlı öyküleriyle Bir Aşk Masalı Devlerin Ölümü Koyun Masalı Sırça Köşk masalları birleştirilerek Sırça Köşk adıyla kitaplaştırılmıştır Tanıtım Bülteninden

Sıfır6 Yayınevi
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

Parola Yayınları
Çok çok eski zamanlarda bundan yüz milyonlarca yıl evvel dünyamız henüz bilginlerin İkinci devir adını verdikleri çağlarda iken yer yüzünde bir takım kocaman korkunç devler yaşamakta idi Sadece dev yaratılışlarına dayanarak etraflarını kasıp kavuruyorlardı Bir yerde göründükleri zaman bütün canlılar oradan kaçışır balıklar suyun derinlerine kuşlar göğün maviliklerine öteki hayvanlar ağaç kovuklarına inlere dalarlardı İlk bakışta yer yüzünün bu tembel fakat doymak bilmez bu aptal fakat kuvvetli bu korkak fakat zalim devlerden kurtulacağı akla bile gelmezdi Ama hayat durmadan akışına devam etti yeryüzünden izleri bile silinen devlerin bir zamanlar hüküm yürüttükleri yerlerde yeni canlılar türedi o mini mini memeliler gelişti hele onların vücutlarındaki küçücük yumuşacık bir parça beyin dedikleri beyaz bir yığın git gide kudretini arttırdı O devlere kıyaslanınca bir solucan kadar küçük kalan bir mahluk dünyaya pençeleri dişleri ile değil kafası ile hakim oldu

AKÇAĞ YAYINLARI
Osman bir el işaretiyle sözümü kesti Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi ağzını yüzüme yanaştırarak Bırak boş konuşmaları ağabey dedi Bu kadar sene hiç yoktan adımız katil diye söylendi artık önüne gelen be nimle dalga geçiyordu Gözüm kızıp birinin üstüne yürüsem herifin kılı bile kıpırdamıyor Senin gibi lafla adam öldüren leri çok gördük diyordu Memleketin bir kabadayısının yü züne bakacak halim kalmamıştı Allah rahmet etsin Hüsamettin le görülecek bir hesabım yoktu ama bu vukuat bana lazımdı Osman benim şaşkınlığıma aldırış bile etmeden yerinden kalktı omzundan ağır bir yükü fırlatıp atmış bir adam gibi ha fif adımlarla uzaklaştı Konuşmanın sonuna doğru usulca yanımıza sokulup bizi dinlemiş olan Yakup Hoca öğrendiği şeylerden memnun elini omzuma koydu ve filozofça mırıldandı Bu dünya böyledir işte kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır kimi adı katile çıktı diye adam öldürür

Akçağ Yayınları
Osman bir el işaretiyle sözümü kesti Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi ağzını yüzüme yanaştırarak Bırak boş konuşmaları ağabey dedi Bu kadar sene hiç yoktan adımız katil diye söylendi artık önüne gelen be nimle dalga geçiyordu Gözüm kızıp birinin üstüne yürüsem herifin kılı bile kıpırdamıyor Senin gibi lafla adam öldüren leri çok gördük diyordu Memleketin bir kabadayısının yü züne bakacak halim kalmamıştı Allah rahmet etsin Hüsamettin le görülecek bir hesabım yoktu ama bu vukuat bana lazımdı Osman benim şaşkınlığıma aldırış bile etmeden yerinden kalktı omzundan ağır bir yükü fırlatıp atmış bir adam gibi ha fif adımlarla uzaklaştı Konuşmanın sonuna doğru usulca yanımıza sokulup bizi dinlemiş olan Yakup Hoca öğrendiği şeylerden memnun elini omzuma koydu ve filozofça mırıldandı Bu dünya böyledir işte kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır kimi adı katile çıktı diye adam öldürür Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Sırça Köşkİnsan psikolojisine dokunan ve toplumsal hayattan izler taşıyan hikâyelerle tanışmaya hazır mısınız Öyleyse usta yazar Sabahattin Ali nin Anadolu nun kırsal bölgelerine dikkat çektiği Sırça Köşk isimli kitabını okuyabilirsiniz Yazarın hem masal hem öykü türünde kaleme aldığı Sırça Köşk gençlere ve yetişkinlere sade bir dille hitap ediyor Gelin toplumsal sorunlara temas eden bu eseri yakından inceleyelim Sırça Köşk adlı kitabı neden okumalısınız Sırça Köşk dördü masal on üç tanesi öykü olmak üzere toplam on yedi bölümden oluşuyor Halkı uyutmak için söylenen yalanlar ve etkileri üzerine çarpıcı bölümlerin bulunduğu eserde liyakatin öneminden ve gerekliliğinden sıkça bahsediliyor Yazar okura liyakatin olmadığı yerde nelerin yaşanabileceğine dair ince mesajlar veriyor Ayrıca hikâye ve masallarında mahalle baskısı kadının toplumdaki değeri ırkçılık doğanın hunharca tahrip edilmesi gibi toplumsal meselelere ve çevre sorunlarına da değiniyor Sırça Köşk ü okuyarak cumhuriyetin ilk çeyreğinde toplumun ekonomik durumuna modern devlet anlayışının yöneticiler tarafından ne ölçüde kavrandığına ve uygulandığına dair fikir edinebilirsiniz Politik gelişmeler ve toplumda dezavantajlı grupların hayat hikâyeleri üzerinden dönemin ruhunu anlayabilirsiniz Sabahattin Ali nin betimlemeleri ve büyüleyici anlatısı sayesinde hayal gücünüzün sınırlarını zorlayabilir her hikâyeyi merakla okuyabilirsiniz Bunları biliyor muydunuz 1940 lı yıllarda basılan Sırça Köşk ün yönetime başkaldırı olduğu gerekçesiyle yasaklandığını biliyor muydunuz Sabahattin Ali eserini 40 yaşındayken yazar ve bu vefatından önce kaleme aldığı son eseridir Sırça Köşk ün ilk basımı çok partili hayata geçiş denemelerinin yapıldığı ve Türkiye nin demokratikleşme sürecine girdiği 1947 de gerçekleşir Bir dönem yasaklanan Sırça Köşk günümüzde çok satan eserler arasında yer alır Realizm akımından etkilenen Ali Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının iskeletini oluşturun yazarlar arasında anılır Özellikle öykü türünde kendinden sonraki kuşaklara yön verir Bazı şiirleri de özgün müzik tarzıyla tanınan Edip Akbayram Ahmet Kaya Zülfü Livaneli gibi birçok sanatçı tarafından bestelenir Ciltli olarak pek çok kez basılan Sırça Köşk e kitap formatında Yakamoz Yayınları tarafından yayımlanır Bu kitabı sevenler için diğer önerilerimizTürk edebiyatının değerli yazarlarından Sabahattin Ali nin Sırça Köşk isimli kitabını severek okuduysanız yazarın diğer eserlerinin hızla erişilebilir e kitap formatlarını da inceleyebilirsiniz Dijital yayıncılık anlayışının sunduğu imkânlardan yararlanarak aşk ve yalnızlık üzerine psikolojik bir anlatı olan Kürk Mantolu Madonna ya ve yazarın ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf a hızlıca erişebilirsiniz Yazarın birçok kitabını uygun fiyat avantajıyla satın alabilirsiniz

İstek
Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu Yerimden fırlamak gardiyanları jandarmaları şöyle elimin tersiyle ite rek çıkıp yürümek bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana Çek demek istiyordum Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor Katil Osman adlı öyküden Tanıtım Bülteninden

Dokuz Yayınları
İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Hâlbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim İnsana dair hassas duruşunu yaşamının sonuna dek sürdüren Sabahattin Ali Sırça Köşk ile toplumcu yönünü belirginleştiriyor Bu esere dâhil edilen 13 öykü ve 4 masal toplumlar var olduğundan bugüne dek değişmeyen insan meselelerini gözler önüne seriyor Sosyal adaletsizlik yabancılaşma yozlaşma ve despotizm öykülerinin ana temalarını oluşturuyor Esere adını veren Sırça Köşk ise bitişte büyüklere masallar başlığında incelenebilecek bir bölümde konumlanıyor Zamana karşı koyan ve güçlü bir gözlem yeteneğinin ürünü olan bu eseri okuyucuyla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz

Dokuz Yayınları
İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Hâlbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim İnsana dair hassas duruşunu yaşamının sonuna dek sürdüren Sabahattin Ali Sırça Köşk ile toplumcu yönünü belirginleştiriyor Bu esere dâhil edilen 13 öykü ve 4 masal toplumlar var olduğundan bugüne dek değişmeyen insan meselelerini gözler önüne seriyor Sosyal adaletsizlik yabancılaşma yozlaşma ve despotizm öykülerinin ana temalarını oluşturuyor Esere adını veren Sırça Köşk ise bitişte büyüklere masallar başlığında incelenebilecek bir bölümde konumlanıyor Zamana karşı koyan ve güçlü bir gözlem yeteneğinin ürünü olan bu eseri okuyucuyla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz

çev. Burçin Çelik
İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Hâlbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim İnsana dair hassas duruşunu yaşamının sonuna dek sürdüren Sabahattin Ali Sırça Köşk ile toplumcu yönünü belirginleştiriyor Bu esere dâhil edilen 13 öykü ve 4 masal toplumlar var olduğundan bugüne dek değişmeyen insan meselelerini gözler önüne seriyor Sosyal adaletsizlik yabancılaşma yozlaşma ve despotizm öykülerinin ana temalarını oluşturuyor Esere adını veren Sırça Köşk ise bitişte büyüklere masallar başlığında incelenebilecek bir bölümde konumlanıyor Zamana karşı koyan ve güçlü bir gözlem yeteneğinin ürünü olan bu eseri okuyucuyla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 192 Çeviri Burçin Çelik Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Parola Yayınları
Çok çok eski zamanlarda bundan yüz milyonlarca yıl evvel dünyamız henüz bilginlerin İkinci devir adını verdikleri çağlarda iken yer yüzünde bir takım kocaman korkunç devler yaşamakta idi Sadece dev yaratılışlarına dayanarak etraflarını kasıp kavuruyorlardı Bir yerde göründükleri zaman bütün canlılar oradan kaçışır balıklar suyun derinlerine kuşlar göğün maviliklerine öteki hayvanlar ağaç kovuklarına inlere dalarlardı İlk bakışta yer yüzünün bu tembel fakat doymak bilmez bu aptal fakat kuvvetli bu korkak fakat zalim devlerden kurtulacağı akla bile gelmezdi Ama hayat durmadan akışına devam etti yeryüzünden izleri bile silinen devlerin bir zamanlar hüküm yürüttükleri yerlerde yeni canlılar türedi o mini mini memeliler gelişti hele onların vücutlarındaki küçücük yumuşacık bir parça beyin dedikleri beyaz bir yığın git gide kudretini arttırdı O devlere kıyaslanınca bir solucan kadar küçük kalan bir mahluk dünyaya pençeleri dişleri ile değil kafası ile hakim oldu

Can Yayınları
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

İstek Yayınları
Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu Yerimden fırlamak gardiyanları jandarmaları şöyle elimin tersiyle ite rek çıkıp yürümek bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana Çek demek istiyordum Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor Katil Osman adlı öyküden

Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 176 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Temmuz 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı

İstek Yayınları
Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu Yerimden fırlamak gardiyanları jandarmaları şöyle elimin tersiyle ite rek çıkıp yürümek bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana Çek demek istiyordum Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor Katil Osman adlı öyküden

Can Yayınları
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Fark Yayınları
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kuru lursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyu cuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriye ti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömü rülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

Çınar Yayınları

The Roman
Sırça köşk yükseldikçe yükselmiş kat üstüne kat binmiş İçi doldukça dolmuş sırça köşke girmenin kolayını bu lan oradan çıkmak istemez bunun tersine dışarıda kalanlar yo lunu bulup içeride bir yer kapmaya uğraşırmış Ama sırça köşkte oturanlarla onlara hizmet edenleri beslemek de halkın belini pek bükmüş

PARODİ YAYINLARI
Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Hikâyeler anlatılır çünkü insanlara devam etmek için güç verir İlerleyebilmeye ve ayağa kalkabilmeye olan inancı perçinler Ölümün hayat üzerindeki sessiz tahakkümünü kırar Hikâyeler anlatılır çünkü insanları dinledikleri hikâyeler kurtarır Tıpkı Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden dökülenler gibi

Fark Yayınları
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kuru lursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyu cuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriye ti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömü rülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururkenbirdenbire yere inip insan küçüklüğüile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni veiktidar sahiplerini eleştiren öyküile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı Tanıtım Bülteninden

Parodi Yayınları
Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Hikayeler anlatılır çünkü insanlara devam etmek için güç verir İlerleyebilmeye ve ayağa kalkabilmeye olan inancı perçinler Ölümün hayat üzerindeki sessiz tahakkümünü kırar Hikayeler anlatılır çünkü insanları dinledikleri hikayeler kurtarır Tıpkı Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden dökülenler gibi Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yayınevi Can Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9789750738982 Kategori Öykü

Kitappazarı Yayınları
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öldürülmeden önce yayımlanan son kitabıdır Halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Venedik Yayınları
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep kötü sakat şeyleri mi göreceksin diyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir kaşık toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu

Fark Yayınları
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kuru lursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyu cuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriye ti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömü rülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Tanıtım Bülteninden

Nilüfer Yayıncılık
Zaten işkence nedir İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Halbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim

Ema Kitap
Sabahattin Ali ye ait romanlarda ilk olarak bireysel temalar ön plana çıkar Eserlerinde diğer öne çıkan konular sosyal sorunlar iletişimsizlik ve yalnızlıktır Sosyal ve toplumsal konuları işlerken köylü işçi mesai arkadaşı esnaf ve memur gibi sıfatlara sahip olan karakterler yer alır Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 romanları Türkiye deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20 yüzyılda hem de 21 yüzyılda etkisini sürdürdü

Akçağ Yayınları
Osman bir el işaretiyle sözümü kesti Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi ağzını yüzüme yanaştırarak Bırak boş konuşmaları ağabey dedi Bu kadar sene hiç yoktan adımız katil diye söylendi artık önüne gelen be nimle dalga geçiyordu Gözüm kızıp birinin üstüne yürüsem herifin kılı bile kıpırdamıyor Senin gibi lafla adam öldüren leri çok gördük diyordu Memleketin bir kabadayısının yü züne bakacak halim kalmamıştı Allah rahmet etsin Hüsamettin le görülecek bir hesabım yoktu ama bu vukuat bana lazımdı Osman benim şaşkınlığıma aldırış bile etmeden yerinden kalktı omzundan ağır bir yükü fırlatıp atmış bir adam gibi ha fif adımlarla uzaklaştı Konuşmanın sonuna doğru usulca yanımıza sokulup bizi dinlemiş olan Yakup Hoca öğrendiği şeylerden memnun elini omzuma koydu ve filozofça mırıldandı Bu dünya böyledir işte kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır kimi adı katile çıktı diye adam öldürür

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973

Anonim Yayıncılık
Sırça Köşk

Çınar Yayınları
Bunun üzerine halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Çınar Yayınları
Bunun üzerine halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Akçağ
Osman bir el işaretiyle sözümü kesti Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi ağzını yüzüme yanaştırarak Bırak boş konuşmaları ağabey dedi Bu kadar sene hiç yoktan adımız katil diye söylendi artık önüne gelen benimle dalga geçiyordu Gözüm kızıp birinin üstüne yürüsem herifin kılı bile kıpırdamıyor Senin gibi lafla adam öldürenleri çok gördük diyordu Memleketin bir kabadayısının yüzüne bakacak halim kalmamıştı Allah rahmet etsin Hüsamettin le görülecek bir hesabım yoktu ama bu vukuat bana lazımdı Osman benim şaşkınlığıma aldırış bile etmeden yerinden kalktı omzundan ağır bir yükü fırlatıp atmış bir adam gibi hafif adımlarla uzaklaştı Konuşmanın sonuna doğru usulca yanımıza sokulup bizi dinlemiş olan Yakup Hoca öğrendiği şeylerden memnun elini omzuma koydu ve filozofça mırıldandı Bu dünya böyledir işte kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır kimi adı katile çıktı diye adam öldürür

Nilüfer Yayınları
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Zaten işkence nedir İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Halbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973 Tanıtım Bülteninden

Can
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Olimpos Yayınları
Sabahattin Ali nin öykülerinde acı çeken köylüler hor görülen ırgatlar itilen kakılan işçiler zenginlerin çıkarları için ölüme gönderilen yoksullar vardır Öykülerine konu edindiği bir köydeki bir kasabadaki insanların yaşadıkları eşitsizliği yoksulluğu aldatılmışlığı bir elbise gibi onların üzerine giydirerek okurlarına gösterir Elinizdeki Sabahattin Ali nin bu eseri Portakal Beyaz Bir Gemi Katil Osman Böbrek Cıgara Millet Yutmuyor Bahtiyar Köpek Çilli Dekolman Hakkımızı Yedirmeyiz Cankurtaran Çirkince Kurtla Kuzu adlı öyküleriyle Bir Aşk Masalı Devlerin Ölümü Koyun Masalı Sırça Köşk masalları birleştirilerek Sırça Köşk adıyla kitaplaştırılmıştır

DOĞAN KİTAP
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı

Ema Kitap
Sabahattin Ali ye ait romanlarda ilk olarak bireysel temalar ön plana çıkar Eserlerinde diğer öne çıkan konular sosyal sorunlar iletişimsizlik ve yalnızlıktır Sosyal ve toplumsal konuları işlerken köylü işçi mesai arkadaşı esnaf ve memur gibi sıfatlara sahip olan karakterler yer alır Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 romanları Türkiye deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20 yüzyılda hem de 21 yüzyılda etkisini sürdürdü

Ema Kitap
Sabahattin Ali ye ait romanlarda ilk olarak bireysel temalar ön plana çıkar Eserlerinde diğer öne çıkan konular sosyal sorunlar iletişimsizlik ve yalnızlıktır Sosyal ve toplumsal konuları işlerken köylü işçi mesai arkadaşı esnaf ve memur gibi sıfatlara sahip olan karakterler yer alır Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 romanları Türkiye deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20 yüzyılda hem de 21 yüzyılda etkisini sürdürdü Tanıtım Bülteninden

İstek Yayınları
Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu Yerimden fırlamak gardiyanları jandarmaları şöyle elimin tersiyle ite rek çıkıp yürümek bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana Çek demek istiyordum Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor Katil Osman adlı öyküden

İstek
Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu Yerimden fırlamak gardiyanları jandarmaları şöyle elimin tersiyle ite rek çıkıp yürümek bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana Çek demek istiyordum Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor Katil Osman adlı öyküden Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973

Parodi Yayınları
Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüşama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Hikayeler anlatılır çünkü insanlara devam etmek için güç verir İlerleyebilmeye ve ayağa kalkabilmeye olan inancı perçinler Ölümün hayat üzerindeki sessiz tahakkümünü kırar Hikayeler anlatılır çünkü insanları dinledikleri hikayeler kurtarır Tıpkı Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden dökülenler gibi

KİTAPPAZARI Yayınları
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öldürülmeden önce yayımlanan son kitabıdır Halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Çınar
Bunun üzerine halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Kitap Pazarı Yayınları
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin öldürülmeden önce yayımlanan son kitabıdır Halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Çınar Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Çınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Bunun üzerine halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Yayınevi Çınar Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2022 Barkod 9789753484503 Kategori Öykü

Fark
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

Sıfır 6 Yayınevi
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır

Akçağ Yayınları
Osman bir el işaretiyle sözümü kesti Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi ağzını yüzüme yanaştırarak Bırak boş konuşmaları ağabey dedi Bu kadar sene hiç yoktan adımız katil diye söylendi artık önüne gelen be nimle dalga geçiyordu Gözüm kızıp birinin üstüne yürüsem herifin kılı bile kıpırdamıyor Senin gibi lafla adam öldüren leri çok gördük diyordu Memleketin bir kabadayısının yü züne bakacak halim kalmamıştı Allah rahmet etsin Hüsamettin le görülecek bir hesabım yoktu ama bu vukuat bana lazımdı Osman benim şaşkınlığıma aldırış bile etmeden yerinden kalktı omzundan ağır bir yükü fırlatıp atmış bir adam gibi ha fif adımlarla uzaklaştı Konuşmanın sonuna doğru usulca yanımıza sokulup bizi dinlemiş olan Yakup Hoca öğrendiği şeylerden memnun elini omzuma koydu ve filozofça mırıldandı Bu dünya böyledir işte kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır kimi adı katile çıktı diye adam öldürür

Dokuz Yayınları
İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Hâlbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim İnsana dair hassas duruşunu yaşamının sonuna dek sürdüren Sabahattin Ali Sırça Köşk ile toplumcu yönünü belirginleştiriyor Bu esere dâhil edilen 13 öykü ve 4 masal toplumlar var olduğundan bugüne dek değişmeyen insan meselelerini gözler önüne seriyor Sosyal adaletsizlik yabancılaşma yozlaşma ve despotizm öykülerinin ana temalarını oluşturuyor Esere adını veren Sırça Köşk ise bitişte büyüklere masallar başlığında incelenebilecek bir bölümde konumlanıyor Zamana karşı koyan ve güçlü bir gözlem yeteneğinin ürünü olan bu eseri okuyucuyla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz

Mühür Kitaplığı
Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlukun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklenmedik şeyleri yapabilir

Ataç Yayınları
Toplumcu gerçekçi akımın önemli isimlerinden Sabahattin Ali hikâyelerinde bu akımın temelini oluşturan daha iyiye ulaşmak için bozuk toplumsal düzenle çatışma düşüncesini benimsemiştir Özellikle sınıfsal farklılıkların dile getirildiği hikâyeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır Yazı yazmanız yasaktır beyim diye hemen üstüme atılıyorlardı Ben de bu zavallıları dinledikçe hallerine baktıkça uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor ahmaklığın geriliği ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı Yazar Hakkında Sabahattin Ali d 25 Şubat 1907 Gümülcine Yunanistan ö 2 Nisan 1948 Kırklareli Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında gerçekçi edebiyat akımının öncülerindendir Yapıtlarında toplumsal eşitsizlikleri ve Anadolu insanının yaşamını anlatmış üslubunda gözleme ve güçlü doğa betimlemelerine yer vermiştir Edebiyat dünyasına şiirle adım atan Sabahattin Ali asıl olarak öykü ve romanlarıyla tanındı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1928 de Al man ya ya gönderildi iki yıl boyunca Potsdam ve Berlin de eğitim gördü Yurda döndükten sonra Almanca öğretmenliği Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü nde memurluk ve Devlet Konservatuarı nda dramaturgluk görevlerinde bulundu Ayrıca çevirmenlik de yaptı Yazdığı bir yazı yüzünden hapis yattıktan sonra sürekli izlendiği için yurtdışına kaçmak isterken Kırklareli nde öldürüldü Dağlar ve Rüzgâr 1934 şiir Değirmen 1935 öykü Kağnı 1936 öykü Ses 1937 öykü Yeni Dünya 1943 öykü Sırça Köşk 1947 öykü Kuyucaklı Yusuf 1937 roman İçimizdeki Şeytan 1940 roman Kürk Mantolu Madonna 1943 roman Esirler 1936 oyun

Doğan Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Doğan Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı Yayınevi Doğan Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 164 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mart 2024 Barkod 9786050957549 Kategori Öykü Türk Edebiyatı

Parola Yayınları
Çok çok eski zamanlarda bundan yüz milyonlarca yıl evvel dünyamız henüz bilginlerin İkinci devir adını verdikleri çağlarda iken yer yüzünde bir takım kocaman korkunç devler yaşamakta idi Sadece dev yaratılışlarına dayanarak etraflarını kasıp kavuruyorlardı Bir yerde göründükleri zaman bütün canlılar oradan kaçışır balıklar suyun derinlerine kuşlar göğün maviliklerine öteki hayvanlar ağaç kovuklarına inlere dalarlardı İlk bakışta yer yüzünün bu tembel fakat doymak bilmez bu aptal fakat kuvvetli bu korkak fakat zalim devlerden kurtulacağı akla bile gelmezdi Ama hayat durmadan akışına devam etti yeryüzünden izleri bile silinen devlerin bir zamanlar hüküm yürüttükleri yerlerde yeni canlılar türedi o mini mini memeliler gelişti hele onların vücutlarındaki küçücük yumuşacık bir parça beyin dedikleri beyaz bir yığın git gide kudretini arttırdı O devlere kıyaslanınca bir solucan kadar küçük kalan bir mahluk dünyaya pençeleri dişleri ile değil kafası ile hakim oldu

Venedik Yayınları
Niçin hep acı şeyler yazayım Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar Hep kötü sakat şeyleri mi göreceksin diyorlar Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan bir kaşık toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden doktor bulamayanlardan hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu

Çınar Yayınları
Bunun üzerine halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Parodi Yayınları
Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş ama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Hikayeler anlatılır çünkü insanlara devam etmek için güç verir İlerleyebilmeye ve ayağa kalkabilmeye olan inancı perçinler Ölümün hayat üzerindeki sessiz tahakkümünü kırar Hikayeler anlatılır çünkü insanları dinledikleri hikayeler kurtarır Tıpkı Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden dökülenler gibi

Mühür Kitaplığı

Mahzen Yayıncılık
Hele şükür lodos geliyor Allah vere de fazla sert olmasa dedi Bunları söylerken gülümsüyor yüzünün kalın derisi kısa kesilmiş kır saçlarının dibine kadar kırışıyordu Yarım saat kadar sonra deniz oynamaya ılık fakat şiddetli bir rüzgâr direklerde ıslık çalmaya başladı Geminin iskele tarafına vuran dalgalar yükselip güverte yolcularını ıslatıyordu Ellerinde yastıkları kilimleri sepetleri bavulları ile kuytu bir yer bulmaya uğraşan kalabalık şuraya buraya koşuyordu Bütün aralıklar ve ambarlar portakal sandıklarıyla dolduğu için yolcuların üstü örtülü bir yer bulabilmeleri pek zordu Herkes rüzgârdan dalgalardan korunabilmek için aksi tarafa yığılıyor bu yüzden gemi daha çok sancağa yatıyordu Ortalık adam akıllı karanlıktı Bir köşede kusan kadınlar ağlayan çocuklar vardı Kamara yolcuları da yemeklerini sofrada bırakmışlar köşelerine çekilmişlerdi Ara sıra koridorlarda iki tarafa tutuna tutuna sarhoş gibi yürüyen dağınık saçlı kadınlar görülüyordu

Akılçelen Kitaplar
Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri Tanıtım Bülteninden

Mahzen Yayıncılık
Hele şükür lodos geliyor Allah vere de fazla sert olmasa dedi Bunları söylerken gülümsüyor yüzünün kalın derisi kısa kesilmiş kır saçlarının dibine kadar kırışıyordu Yarım saat kadar sonra deniz oynamaya ılık fakat şiddetli bir rüzgâr direklerde ıslık çalmaya başladı Geminin iskele tarafına vuran dalgalar yükselip güverte yolcularını ıslatıyordu Ellerinde yastıkları kilimleri sepetleri bavulları ile kuytu bir yer bulmaya uğraşan kalabalık şuraya buraya koşuyordu Bütün aralıklar ve ambarlar portakal sandıklarıyla dolduğu için yolcuların üstü örtülü bir yer bulabilmeleri pek zordu Herkes rüzgârdan dalgalardan korunabilmek için aksi tarafa yığılıyor bu yüzden gemi daha çok sancağa yatıyordu Ortalık adam akıllı karanlıktı Bir köşede kusan kadınlar ağlayan çocuklar vardı Kamara yolcuları da yemeklerini sofrada bırakmışlar köşelerine çekilmişlerdi Ara sıra koridorlarda iki tarafa tutuna tutuna sarhoş gibi yürüyen dağınık saçlı kadınlar görülüyordu

The Roman
Sırça köşk yükseldikçe yükselmiş kat üstüne kat binmiş İçi doldukça dolmuş sırça köşke girmenin kolayını bu lan oradan çıkmak istemez bunun tersine dışarıda kalanlar yo lunu bulup içeride bir yer kapmaya uğraşırmış Ama sırça köşkte oturanlarla onlara hizmet edenleri beslemek de halkın belini pek bükmüş img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Olimpos
Sabahattin Ali nin öykülerinde acı çeken köylüler hor görülen ırgatlar itilen kakılan işçiler zenginlerin çıkarları için ölüme gönderilen yoksullar vardır Öykülerine konu edindiği bir köydeki bir kasabadaki insanların yaşadıkları eşitsizliği yoksulluğu aldatılmışlığı bir elbise gibi onların üzerine giydirerek okurlarına gösterir Elinizdeki Sabahattin Ali nin bu eseri Portakal Beyaz Bir Gemi Katil Osman Böbrek Cıgara Millet Yutmuyor Bahtiyar Köpek Çilli Dekolman Hakkımızı Yedirmeyiz Cankurtaran Çirkince Kurtla Kuzu adlı öyküleriyle Bir Aşk Masalı Devlerin Ölümü Koyun Masalı Sırça Köşk masalları birleştirilerek Sırça Köşk adıyla kitaplaştırılmıştır

Ataç Yayınları
Toplumcu gerçekçi akımın önemli isimlerinden Sabahattin Ali hikâyelerinde bu akımın temelini oluşturan daha iyiye ulaşmak için bozuk toplumsal düzenle çatışma düşüncesini benimsemiştir Özellikle sınıfsal farklılıkların dile getirildiği hikâyeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır Yazı yazmanız yasaktır beyim diye hemen üstüme atılıyorlardı Ben de bu zavallıları dinledikçe hallerine baktıkça uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor ahmaklığın geriliği ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum

Akıl Çelen Kitaplar
Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri

Nilüfer Yayınları
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Zaten işkence nedir İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Halbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim

Sıfır6 Yayınevi
günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali nin 13 öykü ve 4 masaldan oluşan ve 1940 1950 tarihinde kaleme aldığı bu eseri okuyucuya yine sarsıcı ve mükemmel dersler veriyor Osmanlı Devleti nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşu dönemlerini görmüş olan Sabahattin Ali Sırça Köşk ile bu dönemin etkilerini kusursuz biçimde ele alarak günümüze kadar taşımaktadır Kitabın son hikâyesi olan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin toplumsal adaletsizliğe işçi sınıfının sömürülmesine karşı olan tepkisini ortaya koymaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt Tanıtaım Metni height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı

Ema Kitap
Sabahattin Ali ye ait romanlarda ilk olarak bireysel temalar ön plana çıkar Eserlerinde diğer öne çıkan konular sosyal sorunlar iletişimsizlik ve yalnızlıktır Sosyal ve toplumsal konuları işlerken köylü işçi mesai arkadaşı esnaf ve memur gibi sıfatlara sahip olan karakterler yer alır Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 romanları Türkiye deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20 yüzyılda hem de 21 yüzyılda etkisini sürdürdü

Eftalya Kitap
Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkânlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş Sabahattin Ali bu kitabındaki öykü ve masallarla kitabın yazıldığı dönemin iktidarını ve toplumsal düzeni eleştirir Toplam on yedi öykü ve masalı barındıran Sırça Köşk olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

Akıl Çelen Kitaplar
Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri

Mühür Kitaplığı
Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlukun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklenmedik şeyleri yapabilir

Ayrıntı Yayınları
Bize bu topraklar üzerinde görünmeyen gösterilmeyen ötelere itilen bambaşka hayatlar yaşandığını bu hayatların var ve gerçek olduğunu temiz dupduru bir dille anlatan Sabahattin Ali edebiyatımızın ilk gerçekçi devrimci halkçı yazarlarındandır Kendi ifadesiyle onun öykülerinde hep açlar çıplaklar dertliler geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklar bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenler cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenler doktor parasına güç yetiremeyenler hakkını alamayan benzi soluk yüreği kederli insanlar vardır Hayat neyi ihtiva ediyorsa onun anlatılmasını bir memleket vazifesi olarak gören Sabahattin Ali son kitabı Sırça Köşk te daha önceki öykülerinde olduğu gibi yoksul hayatların karanlıkta bırakılmış ayrıntılarına odaklanıyor Kitaba adını veren Sırça Köşk masalı mevcut iktidarın halka yabancılaşmış bir çıkar grubuna nasıl dönüştüğünü alegorik bir tarzda anlatan özgün bir masal olarak öne çıkıyor SABAHATTİN ALİ 25 Şubat 1907 de Bulgaristan da Gümülcine Sancağına bağlı Eğridere ilçesinde doğdu 1921 yılında Edremit İptidaî Mektebi ni bitirdi 1922 yılında Balıkesir Öğretmen Okulu na girdi İlk şiirleri dönemin edebiyat dergileri Çağlayan ve Servet i Fünun da yayımlandı 1927 yılında İstanbul Erkek Öğretmen Okulu na geçti son sınıfı burada okudu ve ardından Yozgat Cumhuriyet İlkokulu na atandı 1928 de Milli Eğitim Bakanlığı nca açılan bir sınavı kazanarak dil öğrenmesi için Almanya ya gönderildi Ölümünden sonra Asım Bezirci tarafından derlenerek yayımlanacak bazı şiirlerini Berlin deyken yazdı Dünya edebiyatının önemli yazarlarının ve sosyalist düşünürlerin yapıtlarıyla tanıştı Dört yıllık öğrenim sürecini tamamlayamadan ikinci yılın sonunda 1930 da Türkiye ye döndü Ardı arkası kesilmeyen davalar takip koşulları altında hayatını sürdürme zorluğu ve tekrar tutuklanma tehdidi yazarı yurtdışına çıkma kararı almaya itti Pasaport talebinin reddedilmesi üzerine kaçak yollardan Bulgaristan a geçmek isterken 1948 de Nisan ayının ilk günlerinde öldürüldü Cesedi 16 Haziran günü Kırklareli ne bağlı Sazara köyü yakınlarında bir çoban tarafından bulundu

Ayrıntı Yayınları
halk beyinsiz dilsiz gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken aralarında canından bezmiş biri Böyle başın da bana lüzumu yok diyerek boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş Hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada Şangır diye koskocaman bir gedik açmış Halk her şeyden sağlam hiçbir zaman yıkılmaz kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce ellerindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş yıkılmış Sırça Köşk Bize bu topraklar üzerinde görünmeyen gösterilmeyen ötelere itilen bambaşka hayatlar yaşandığını bu hayatların var ve gerçek olduğunu temiz dupduru bir dille anlatan Sabahattin Ali edebiyatımızın ilk gerçekçi devrimci halkçı yazarlarındandır Kendi ifadesiyle onun öykülerinde hep açlar çıplaklar dertliler geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklar bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenler cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenler doktor parasına güç yetiremeyenler hakkını alamayan benzi soluk yüreği kederli insanlar vardır Hayat neyi ihtiva ediyorsa onun anlatılmasını bir memleket vazifesi olarak gören Sabahattin Ali son kitabı Sırça Köşk te daha önceki öykülerinde olduğu gibi yoksul hayatların karanlıkta bırakılmış ayrıntılarına odaklanıyor Kitaba adını veren Sırça Köşk masalı mevcut iktidarın halka yabancılaşmış bir çıkar grubuna nasıl dönüştüğünü alegorik bir tarzda anlatan özgün bir masal olarak öne çıkıyor Sırça Köşk içinde toplumsal yergi içerikli dört masalla on üç öykünün yer aldığı dönemin sosyal siyasal kültürel ortamını güçlü bir şekilde resmeden benzersiz bir eser

İthaki Yayınları
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı

Can Yayınları
Sırça Köşk Kitap Açıklaması Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Ayrıntı Yayınları
Bize bu topraklar üzerinde görünmeyen gösterilmeyen ötelere itilen bambaşka hayatlar yaşandığını bu hayatların var ve gerçek olduğunu temiz dupduru bir dille anlatan Sabahattin Ali edebiyatımızın ilk gerçekçi devrimci halkçı yazarlarındandır Kendi ifadesiyle onun öykülerinde hep açlar çıplaklar dertliler geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklar bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenler cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenler doktor parasına güç yetiremeyenler hakkını alamayan benzi soluk yüreği kederli insanlar vardır Hayat neyi ihtiva ediyorsa onun anlatılmasını bir memleket vazifesi olarak gören Sabahattin Ali son kitabı Sırça Köşk te daha önceki öykülerinde olduğu gibi yoksul hayatların karanlıkta bırakılmış ayrıntılarına odaklanıyor Kitaba adını veren Sırça Köşk masalı mevcut iktidarın halka yabancılaşmış bir çıkar grubuna nasıl dönüştüğünü alegorik bir tarzda anlatan özgün bir masal olarak öne çıkıyor Tanıtım Bülteninden

Ema Kitap
Sabahattin Ali ye ait romanlarda ilk olarak bireysel temalar ön plana çıkar Eserlerinde diğer öne çıkan konular sosyal sorunlar iletişimsizlik ve yalnızlıktır Sosyal ve toplumsal konuları işlerken köylü işçi mesai arkadaşı esnaf ve memur gibi sıfatlara sahip olan karakterler yer alır Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 romanları Türkiye deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20 yüzyılda hem de 21 yüzyılda etkisini sürdürdü

Ema Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Ema Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Sabahattin Ali ye ait romanlarda ilk olarak bireysel temalar ön plana çıkar Eserlerinde diğer öne çıkan konular sosyal sorunlar iletişimsizlik ve yalnızlıktır Sosyal ve toplumsal konuları işlerken köylü işçi mesai arkadaşı esnaf ve memur gibi sıfatlara sahip olan karakterler yer alır Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 romanları Türkiye deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20 yüzyılda hem de 21 yüzyılda etkisini sürdürdü Yayınevi Ema Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2022 Barkod 9786258191059 Kategori Edebiyat Kitapları Roman Türk Edebiyatı

Akılçelen Kitaplar
Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri

Eftalya Kitap
Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkânlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş Sabahattin Ali bu kitabındaki öykü ve masallarla kitabın yazıldığı dönemin iktidarını ve toplumsal düzeni eleştirir Toplam on yedi öykü ve masalı barındıran Sırça Köşk olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

Türkmen Kitabevi
Sırça Köşk

Akılçelen Kitaplar
Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri

Everest
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973

Ataç Yayınları
Toplumcu gerçekçi akımın önemli isimlerinden Sabahattin Ali hikâyelerinde bu akımın temelini oluşturan daha iyiye ulaşmak için bozuk toplumsal düzenle çatışma düşüncesini benimsemiştir Özellikle sınıfsal farklılıkların dile getirildiği hikâyeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır Yazı yazmanız yasaktır beyim diye hemen üstüme atılıyorlardı Ben de bu zavallıları dinledikçe hallerine baktıkça uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor ahmaklığın geriliği ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum

BİLGİ YAYINEVİ
1975 yılında baskısını yaptığımız Sırça Köşk ün orijinal metne sadık yeniden basımı Sabahattin Ali zamana meydan okuyan öykülerinde bir dönemi ve o dönemin insanını kalbe dokunan usta anlatımla sunuyor masallarıyla okuyucuyu unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor

Doğan Kitap
Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor İlk kez 1947 de yayımlanan ve kısa süre sonra toplatılan Sırça Köşk Sabahattin Ali nin düzeni ve iktidar sahiplerini eleştiren öykü ile masallarını bir araya getirir Sabahattin Ali nin öyküleri bugün hâlâ aynı derecede sarsıcı ve anlamlı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ataç Yayınları
Toplumcu gerçekçi akımın önemli isimlerinden Sabahattin Ali hikâyelerinde bu akımın temelini oluşturan daha iyiye ulaşmak için bozuk toplumsal düzenle çatışma düşüncesini benimsemiştir Özellikle sınıfsal farklılıkların dile getirildiği hikâyeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır Yazı yazmanız yasaktır beyim diye hemen üstüme atılıyorlardı Ben de bu zavallıları dinledikçe hallerine baktıkça uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor ahmaklığın geriliği ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum

Parodi Yayınları
Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüşama sırça köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken şu nasihati vermeyi unutmazlarmış Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Hikayeler anlatılır çünkü insanlara devam etmek için güç verir İlerleyebilmeye ve ayağa kalkabilmeye olan inancı perçinler Ölümün hayat üzerindeki sessiz tahakkümünü kırar Hikayeler anlatılır çünkü insanları dinledikleri hikayeler kurtarır Tıpkı Sabahattin Ali nin güçlü kaleminden dökülenler gibi

Akçağ Basım Yayım Pazarlama
Osman bir el işaretiyle sözümü kesti Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi ağzını yüzüme yanaştırarak Bırak boş konuşmaları ağabey dedi Bu kadar sene hiç yoktan adımız katil diye söylendi artık önüne gelen be nimle dalga geçiyordu Gözüm kızıp birinin üstüne yürüsem herifin kılı bile kıpırdamıyor Senin gibi lafla adam öldüren leri çok gördük diyordu Memleketin bir kabadayısının yü züne bakacak halim kalmamıştı Allah rahmet etsin Hüsamettin le görülecek bir hesabım yoktu ama bu vukuat bana lazımdı Osman benim şaşkınlığıma aldırış bile etmeden yerinden kalktı omzundan ağır bir yükü fırlatıp atmış bir adam gibi ha fif adımlarla uzaklaştı Konuşmanın sonuna doğru usulca yanımıza sokulup bizi dinlemiş olan Yakup Hoca öğrendiği şeylerden memnun elini omzuma koydu ve filozofça mırıldandı Bu dünya böyledir işte kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır kimi adı katile çıktı diye adam öldürür

Mühür Kitaplığı
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Mühür Kitaplığı eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlukun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklenmedik şeyleri yapabilir Yayınevi Mühür Kitaplığı Yazar Sabahattin Ali Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Ekim 2019 Barkod 9786052057766 Kategori Öykü
Sırça Köşk
Sabahattin Ali
Anonim Yayıncılık
Sırça Köşk img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı Tanıtım Bülteninden

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Mühür Kitaplığı
Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlukun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklenmedik şeyleri yapabilir

Puslu Yayıncılık
Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor Tanıtım Bülteninden

Mahzen Yayıncılık
Hele şükür lodos geliyor Allah vere de fazla sert olmasa dedi Bunları söylerken gülümsüyor yüzünün kalın derisi kısa kesilmiş kır saçlarının dibine kadar kırışıyordu Yarım saat kadar sonra deniz oynamaya ılık fakat şiddetli bir rüzgâr direklerde ıslık çalmaya başladı Geminin iskele tarafına vuran dalgalar yükselip güverte yolcularını ıslatıyordu Ellerinde yastıkları kilimleri sepetleri bavulları ile kuytu bir yer bulmaya uğraşan kalabalık şuraya buraya koşuyordu Bütün aralıklar ve ambarlar portakal sandıklarıyla dolduğu için yolcuların üstü örtülü bir yer bulabilmeleri pek zordu Herkes rüzgârdan dalgalardan korunabilmek için aksi tarafa yığılıyor bu yüzden gemi daha çok sancağa yatıyordu Ortalık adam akıllı karanlıktı Bir köşede kusan kadınlar ağlayan çocuklar vardı Kamara yolcuları da yemeklerini sofrada bırakmışlar köşelerine çekilmişlerdi Ara sıra koridorlarda iki tarafa tutuna tutuna sarhoş gibi yürüyen dağınık saçlı kadınlar görülüyordu

Akıl Çelen Kitaplar
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Akıl Çelen Kitaplar eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri Yayınevi Akıl Çelen Kitaplar Yazar Sabahattin Ali Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 50 cm Basım Yılı Kasım 2019 Barkod 9786052382387 Kategori Roman Türk Edebiyatı

İthaki Yayınları
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı

Ayrıntı Yayınları
Bize bu topraklar üzerinde görünmeyen gösterilmeyen ötelere itilen bambaşka hayatlar yaşandığını bu hayatların var ve gerçek olduğunu temiz dupduru bir dille anlatan Sabahattin Ali edebiyatımızın ilk gerçekçi devrimci halkçı yazarlarındandır Kendi ifadesiyle onun öykülerinde hep açlar çıplaklar dertliler geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklar bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenler cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenler doktor parasına güç yetiremeyenler hakkını alamayan benzi soluk yüreği kederli insanlar vardır Hayat neyi ihtiva ediyorsa onun anlatılmasını bir memleket vazifesi olarak gören Sabahattin Ali son kitabı Sırça Köşk te daha önceki öykülerinde olduğu gibi yoksul hayatların karanlıkta bırakılmış ayrıntılarına odaklanıyor Kitaba adını veren Sırça Köşk masalı mevcut iktidarın halka yabancılaşmış bir çıkar grubuna nasıl dönüştüğünü alegorik bir tarzda anlatan özgün bir masal olarak öne çıkıyor

Ataç Yayınları
Toplumcu gerçekçi akımın önemli isimlerinden Sabahattin Ali hikâyelerinde bu akımın temelini oluşturan daha iyiye ulaşmak için bozuk toplumsal düzenle çatışma düşüncesini benimsemiştir Özellikle sınıfsal farklılıkların dile getirildiği hikâyeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır Yazı yazmanız yasaktır beyim diye hemen üstüme atılıyorlardı Ben de bu zavallıları dinledikçe hallerine baktıkça uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor ahmaklığın geriliği ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum

İTHAKİ YAYINLARI
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı

Puslu Yayıncılık
Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor

Ema Kitap
Sabahattin Ali ye ait romanlarda ilk olarak bireysel temalar ön plana çıkar Eserlerinde diğer öne çıkan konular sosyal sorunlar iletişimsizlik ve yalnızlıktır Sosyal ve toplumsal konuları işlerken köylü işçi mesai arkadaşı esnaf ve memur gibi sıfatlara sahip olan karakterler yer alır Kuyucaklı Yusuf 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 romanları Türkiye deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20 yüzyılda hem de 21 yüzyılda etkisini sürdürdü Tanıtım Bülteninden

Eftalya Kitap
Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkânlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş Sabahattin Ali bu kitabındaki öykü ve masallarla kitabın yazıldığı dönemin iktidarını ve toplumsal düzeni eleştirir Toplam on yedi öykü ve masalı barındıran Sırça Köşk olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

Akıl Çelen Kitaplar
Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri

Ayrıntı Yayınları
Bize bu topraklar üzerinde görünmeyen gösterilmeyen ötelere itilen bambaşka hayatlar yaşandığını bu hayatların var ve gerçek olduğunu temiz dupduru bir dille anlatan Sabahattin Ali edebiyatımızın ilk gerçekçi devrimci halkçı yazarlarındandır Kendi ifadesiyle onun öykülerinde hep açlar çıplaklar dertliler geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklar bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenler cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenler doktor parasına güç yetiremeyenler hakkını alamayan benzi soluk yüreği kederli insanlar vardır Hayat neyi ihtiva ediyorsa onun anlatılmasını bir memleket vazifesi olarak gören Sabahattin Ali son kitabı Sırça Köşk te daha önceki öykülerinde olduğu gibi yoksul hayatların karanlıkta bırakılmış ayrıntılarına odaklanıyor Kitaba adını veren Sırça Köşk masalı mevcut iktidarın halka yabancılaşmış bir çıkar grubuna nasıl dönüştüğünü alegorik bir tarzda anlatan özgün bir masal olarak öne çıkıyor

Ataç
Toplumcu gerçekçi akımın önemli isimlerinden Sabahattin Ali hikâyelerinde bu akımın temelini oluşturan daha iyiye ulaşmak için bozuk toplumsal düzenle çatışma düşüncesini benimsemiştir Özellikle sınıfsal farklılıkların dile getirildiği hikâyeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır Yazı yazmanız yasaktır beyim diye hemen üstüme atılıyorlardı Ben de bu zavallıları dinledikçe hallerine baktıkça uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor ahmaklığın geriliği ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum

Ayrıntı
Bize bu topraklar üzerinde görünmeyen gösterilmeyen ötelere itilen bambaşka hayatlar yaşandığını bu hayatların var ve gerçek olduğunu temiz dupduru bir dille anlatan Sabahattin Ali edebiyatımızın ilk gerçekçi devrimci halkçı yazarlarındandır Kendi ifadesiyle onun öykülerinde hep açlar çıplaklar dertliler geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklar bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenler cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenler doktor parasına güç yetiremeyenler hakkını alamayan benzi soluk yüreği kederli insanlar vardır Hayat neyi ihtiva ediyorsa onun anlatılmasını bir memleket vazifesi olarak gören Sabahattin Ali son kitabı Sırça Köşk te daha önceki öykülerinde olduğu gibi yoksul hayatların karanlıkta bırakılmış ayrıntılarına odaklanıyor Kitaba adını veren Sırça Köşk masalı mevcut iktidarın halka yabancılaşmış bir çıkar grubuna nasıl dönüştüğünü alegorik bir tarzda anlatan özgün bir masal olarak öne çıkıyor

Ren Kitap
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

İTHAKİ YAYINLARI
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı

İthaki Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Mart 2024 Barkod 9786258401240 Kategori Klasikler

Everest Yayınları
Sabahattin Ali Türk edebiyatının ilk devrimci gerçekçi hikâyecisi ve romancısıdır Türk edebiyatında Sabahattin den çok önce natüralist hatta eleştirel gerçekçi hikâyeciler ve romancılar vardır Bunlar üzerinde özellikle Fransız natüralizminin ve gerçekçiliğinin etkileri görülür Ama eleştirel gerçekçilikle sosyalist gerçekliğin aşaması olan reformist halkçı gerçekçiliğin Türkiye de ilk hikâyeci ve romancısı Sabahattin dir Nâzım Hikmet 1955 Sabahattin Ali nin hikâyelerinin genellikle klasik denecek bir yapısı vardır Her hikâye bir konuyu işler konu bir olaya dayanır olay yerine geçer bir sürece göre oluşur süreç giriş gelişme düğümleme çözülme sırasını izler Bu özellikleriyle Ömer Seyfettin geleneğini geliştiren S Ali Sait Faik ten ayrılır Bilindiği gibi S Faik te izlenimler duygular çokluk olayın üstüne çıkar kişilerin iç yaşayışı çokluk dış yaşayıştan ağır basar toplumsal gerçekler çokluk kişisel gerçeklerin altında kalır S Ali de ise çokluk bunların tersi olur olaylar dış yaşayış toplumsal gerçekler önde yürür duygular izlenimler iç yaşayış kişisel gerçekler arkadan gelir Asım Bezirci 1973 Bir gece yarısı bir öğleüstü eski ustalardan hikâye okumak istedim mi Sabahattin Ali nin bir kitabını açar gelişigüzel bir hikâyesini okurum Bana göre onun eserleri güçlerinden santim yitirmemişlerdir Aynı Çehov gibi değeri gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak Tek sözcükle söylenirse bizim en büyük çağdaş klasiğimizdir o Ömer Faruk Toprak 1973 img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ataç Yayınları
Toplumcu gerçekçi akımın önemli isimlerinden Sabahattin Ali hikâyelerinde bu akımın temelini oluşturan daha iyiye ulaşmak için bozuk toplumsal düzenle çatışma düşüncesini benimsemiştir Özellikle sınıfsal farklılıkların dile getirildiği hikâyeleri hâlâ güncelliğini korumaktadır Yazı yazmanız yasaktır beyim diye hemen üstüme atılıyorlardı Ben de bu zavallıları dinledikçe hallerine baktıkça uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor ahmaklığın geriliği ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum

Eftalya Kitap
Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkânlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş Sabahattin Ali bu kitabındaki öykü ve masallarla kitabın yazıldığı dönemin iktidarını ve toplumsal düzeni eleştirir Toplam on yedi öykü ve masalı barındıran Sırça Köşk olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

İthaki
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Türkmen Kitabevi
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

Remzi Kitabevi
Yazarın toplumsal eleştiri ağırlıklı son yapıtı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin son dönem öykülerinden oluşuyor Yazarın masal olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor Diğer öyküleri ise 1930 ların Türkiye sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor Sırça Köşk ü 1947 de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz Tanıtım Bülteninden

Bilgi Yayınevi
1975 yılında baskısını yaptığımız Sırça Köşk ün orijinal metne sadık yeniden basımı Sabahattin Ali zamana meydan okuyan öykülerinde bir dönemi ve o dönemin insanını kalbe dokunan usta anlatımla sunuyor masallarıyla okuyucuyu unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor

Ren Kitap
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Mirhan Kitap
Kalbimizin kırk derece ateşe kaç gün dayanabileceğini böbreğimizin günü birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz Kimisinde bu mukavemet ölüme kadar devam eder kimisi ilk korkunun doğurduğu heyecanla yumuşayıverip cellatlarının elinde şekilsiz bir balmumuna döner Kurtla Kuzu adlı öyküden Türk edebiyatının usta öykücüsünden yıllara meydan okuyan öyküler Herkese hitap eden ve okuru derin düşüncelere sevk eden bu kitabı bir solukta okuyacak ve hiç unutmayacaksınız

Bilgi Yayınevi
Daha önce 1975 yılında baskısını yaptığımız Sırça Köşk ün orijinal metne sadık yeniden basımı Sabahattin Ali zamana meydan okuyan öykülerinde bir dönemi ve o dönemin insanını kalbe dokunan usta anlatımla sunuyor masallarıyla okuyucuyu unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor

Bilgi Yayınevi
Daha önce 1975 yılında baskısını yaptığımız Sırça Köşk ün orijinal metne sadık yeniden basımı Sabahattin Ali zamana meydan okuyan öykülerinde bir dönemi ve o dönemin insanını kalbe dokunan usta anlatımla sunuyor masallarıyla okuyucuyu unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor

Remzi Kitabevi
Yazarın toplumsal eleştiri ağırlıklı son yapıtı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin son dönem öykülerinden oluşuyor Yazarın masal olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor Diğer öyküleri ise 1930 ların Türkiye sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor Sırça Köşk ü 1947 de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz

Puslu Yayıncılık
Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor

Akıl Çelen Kitaplar
Oturup hesabını yapmışler hemen işe başlamışlar Üç ahbap sırça köşkün mimarlığını üstüne almış halk aralarından işçi seçmiş arabacı ayırmış şehrin en büyük meydanına kum taşımaya kömür getirmeye başlamış Bir kısmı da bu işte çalışanlara nihayet çalışanlara yiyecek içecek getirir giyim eşyası tedarik edermiş Nihayet camlar eritilmiş sırça duvarlar yükselmiş bir kat tamam olunca üç ahbap içine yerleşmişler halka demişler ki İşte sırça köşk oldu demektir Daha tamam değil memleketimizin şanına layık büyüklükte değil ama o da olur Şimdi bunu iyi muhafaza etmek lazım büyütmek lazım adam ayırın yiyeceği içeceği arttırın aranızdan seçtiğiniz adamları da dağıtın biz her işinize bakarız Halk artık bir sırça köşkümüz var diye sevinmiş kendi yediğinden kesip sırça köşte otruranlarla onların hizmetine ayıranlara vermeğe başlamış img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Akılçelen Kitaplar
Sesler kesilince birbirlerinin yüzüne baktılar ormanı zapt etmeye giden köpeklerle onların zorla sürükledikleri koyunların başına geleni anladılar Aralarındaki iki ihtiyar koç ağır ağır mağaranın kapısına doğru yürüdüler kendilerini beklemek üzere orada kalmış olan iki sakat köpeğe yaklaştıkları henüz kuvvetini büsbütün kaybetmemiş olan boynuzlarını şimdi karşılarında şaşkın şaşkın uluyan itlerin karınlarına geçirdikleri gibi ta ilerdeki dereye kadar fırlattılar Sonra mağaradaki kuzulara dönüp şöyle dediler Bu dünyada çobansız da köpeksiz de yaşanabilirmiş Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın Sabahattin Ali den içinde yaşadığımız topluma ayna tutan öyküler Yaşama ve insana dair etkileyici düşündürücü öykü ve masalların bir araya geldiği Sırça Köşk hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri

Telgrafhane Yayınları
İşte böylece bir zamanlar kudretlerine son yokmuş gibi görünen yeryüzünden silinip gidecekleri akla bile gelmeyen bu devlerin şimdi sadece bataklıklarda tek tük kemikleri müzelerde iskeletleri ve masallarda korkunç fakat zararsız hatıraları kaldı Çünkü hayatın durdurulmaz akışı bunu böyle istiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Sırça Köşk ü okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

BAOBAB
Sabahattin Ali nin aynı adlı kısa masalından uyarlanan bu çizgi roman usta yazarın kaleme aldığı eserini Fırat Yaşa nın çizgileriyle birleştirerek bu insanlık öyküsünü yeniden yorumluyor Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş Tanıtım Bülteninden

Remzi Kitabevi
Yazarın toplumsal eleştiri ağırlıklı son yapıtı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin son dönem öykülerinden oluşuyor Yazarın masal olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor Diğer öyküleri ise 1930 ların Türkiye sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor Sırça Köşk ü 1947 de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz

Remzi Kitabevi
Yazarın toplumsal eleştiri ağırlıklı son yapıtı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin son dönem öykülerinden oluşuyor Yazarın masal olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor Diğer öyküleri ise 1930 ların Türkiye sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor Sırça Köşk ü 1947 de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz

Bilgi
Daha önce 1975 yılında baskısını yaptığımız Sırça Köşk ün orijinal metne sadık yeniden basımı Sabahattin Ali zamana meydan okuyan öykülerinde bir dönemi ve o dönemin insanını kalbe dokunan usta anlatımla sunuyor masallarıyla okuyucuyu unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor

Telgrafhane Yayınları
İşte böylece bir zamanlar kudretlerine son yokmuş gibi görünen yeryüzünden silinip gidecekleri akla bile gelmeyen bu devlerin şimdi sadece bataklıklarda tek tük kemikleri müzelerde iskeletleri ve masallarda korkunç fakat zararsız hatıraları kaldı Çünkü hayatın durdurulmaz akışı bunu böyle istiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Sırça Köşk ü okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Mirhan Kitap
Kalbimizin kırk derece ateşe kaç gün dayanabileceğini böbreğimizin günü birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz Kimisinde bu mukavemet ölüme kadar devam eder kimisi ilk korkunun doğurduğu heyecanla yumuşayıverip cellatlarının elinde şekilsiz bir balmumuna döner Kurtla Kuzu adlı öyküdenTürk edebiyatının usta öykücüsünden yıllara meydan okuyan öyküler Herkese hitap eden ve okuru derin düşüncelere sevk eden bu kitabı bir solukta okuyacak ve hiç unutmayacaksınız

Bilgi Yayınevi
Daha önce 1975 yılında baskısını yaptığımız Sırça Köşk ün orijinal metne sadık yeniden basımı Sabahattin Ali zamana meydan okuyan öykülerinde bir dönemi ve o dönemin insanını kalbe dokunan usta anlatımla sunuyor masallarıyla okuyucuyu unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor

Baobab Yayınları
Sabahattin Ali nin aynı adlı kısa masalından uyarlanan bu çizgi roman usta yazarın kaleme aldığı eserini Fırat Yaşa nın çizgileriyle birleştirerek bu insanlık öyküsünü yeniden yorumluyor Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş

Remzi Kitabevi
Yazarın toplumsal eleştiri ağırlıklı son yapıtı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin son dönem öykülerinden oluşuyor Yazarın masal olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor Diğer öyküleri ise 1930 ların Türkiye sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor Sırça Köşk ü 1947 de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor

Telgrafhane Yayınları
İşte böylece bir zamanlar kudretlerine son yokmuş gibi görünen yeryüzünden silinip gidecekleri akla bile gelmeyen bu devlerin şimdi sadece bataklıklarda tek tük kemikleri müzelerde iskeletleri ve masallarda korkunç fakat zararsız hatıraları kaldı Çünkü hayatın durdurulmaz akışı bunu böyle istiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Sırça Köşk ü okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Baobab Yayınları
Sabahattin Ali nin aynı adlı kısa masalından uyarlanan bu çizgi roman usta yazarın kaleme aldığı eserini Fırat Yaşa nın çizgileriyle birleştirerek bu insanlık öyküsünü yeniden yorumluyor Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş

Telgrafhane Yayınları
İşte böylece bir zamanlar kudretlerine son yokmuş gibi görünen yeryüzünden silinip gidecekleri akla bile gelmeyen bu devlerin şimdi sadece bataklıklarda tek tük kemikleri müzelerde iskeletleri ve masallarda korkunç fakat zararsız hatıraları kaldı Çünkü hayatın durdurulmaz akışı bunu böyle istiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Sırça Köşk ü okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

İthaki Yayınları
İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Sabahattin Ali nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği Portakal suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız Hakkımızı Yedirmeyiz ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz Millet Yutmuyor gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor Sabahattin Ali nin Sırça Köşk ü toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

BAOBAB YAYINLARI
Sabahattin Ali nin aynı adlı kısa masalından uyarlanan bu çizgi roman usta yazarın kaleme aldığı eserini Fırat Yaşa nın çizgileriyle birleştirerek bu insanlık öyküsünü yeniden yorumluyor Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş

Remzi
Sırça Köşk Sabahattin Ali nin son dönem öykülerinden oluşuyor Yazarın masal olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor Diğer öyküleri ise 1930 ların Türkiye sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor Sırça Köşk ü 1947 de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi Tanıtım Bülteninden

Bilgi Yayınevi
1975 yılında baskısını yaptığımız Sırça Köşk ün orijinal metne sadık yeniden basımı Sabahattin Ali zamana meydan okuyan öykülerinde bir dönemi ve o dönemin insanını kalbe dokunan usta anlatımla sunuyor masallarıyla okuyucuyu unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor

Mirhan Kitap
Kalbimizin kırk derece ateşe kaç gün dayanabileceğini böbreğimizin günü birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz Kimisinde bu mukavemet ölüme kadar devam eder kimisi ilk korkunun doğurduğu heyecanla yumuşayıverip cellatlarının elinde şekilsiz bir balmumuna döner Kurtla Kuzu adlı öyküdenTürk edebiyatının usta öykücüsünden yıllara meydan okuyan öyküler Herkese hitap eden ve okuru derin düşüncelere sevk eden bu kitabı bir solukta okuyacak ve hiç unutmayacaksınız

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Dorlion Yayınevi
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Ren Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk Ren Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Yayınevi Ren Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2019 Barkod 9786057944290 Kategori Roman Türk Edebiyatı

Puslu
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor

Ren Kitap
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Tanıtım Bülteninden

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin kaleminden dökülen bu çarpıcı öykü demeti yazarın kuşatıcı bakışını ve etkileyici üslubunu bir kez daha gözler önüne seriyor Sırça Köşk hayatın gündelik ayrıntılarına ve toplumsal çelişkilerine keskin bir mercek tutan 17 öyküden oluşuyor Bu özgün öykülerde ve modern masallarda Sabahattin Ali nin kaleminden çaresizlikleriyle yüzleşen insanlar hüzünlü aşk hikâyeleri toplumsal eleştiriler ve büyülü masallar çıkıyor karşımıza Her biri ayrı bir şaheser olan öyküler duygu yüklü sahneler ince ayrıntılar ve çarpıcı imgelerle bezeniyor Sırça Köşk Sabahattin Ali nin edebiyatımızdaki öncü rolünü ve dehasını bir kez daha kanıtlıyor Bu öykü demeti usta kalemi ve nükteli üslubuyla okurlarını farklı dünyalara götürüyor

Ren Kitap
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Baobab Yayınları
Sabahattin Ali nin aynı adlı kısa masalından uyarlanan bu çizgi roman usta yazarın kaleme aldığı eserini Fırat Yaşa nın çizgileriyle birleştirerek bu insanlık öyküsünü yeniden yorumluyor Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş

Kopernik
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Telgrafhane
İşte böylece bir zamanlar kudretlerine son yokmuş gibi görünen yeryüzünden silinip gidecekleri akla bile gelmeyen bu devlerin şimdi sadece bataklıklarda tek tük kemikleri müzelerde iskeletleri ve masallarda korkunç fakat zararsız hatıraları kaldı Çünkü hayatın durdurulmaz akışı bunu böyle istiyordu Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Sırça Köşk ü okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

BAOBAB
Sabahattin Ali nin aynı adlı kısa masalından uyarlanan bu çizgi roman usta yazarın kaleme aldığı eserini Fırat Yaşa nın çizgileriyle birleştirerek bu insanlık öyküsünü yeniden yorumluyor Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş Tanıtım Bülteninden

DORLİON YAYINLARI
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Elips Kitap
Estetik danslar İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Buyurun bir bakın beğenmeyenin parası geri verilecek

Remzi Kitabevi
Yazarın toplumsal eleştiri ağırlıklı son yapıtı Sırça Köşk Sabahattin Ali nin son dönem öykülerinden oluşuyor Yazarın masal olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor Diğer öyküleri ise 1930 ların Türkiye sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor Sırça Köşk ü 1947 de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Elips Kitap
Estetik danslar İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Buyurun bir bakın beğenmeyenin parası geri verilecek

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin kaleminden dökülen bu çarpıcı öykü demeti yazarın kuşatıcı bakışını ve etkileyici üslubunu bir kez daha gözler önüne seriyor Sırça Köşk hayatın gündelik ayrıntılarına ve toplumsal çelişkilerine keskin bir mercek tutan 17 öyküden oluşuyor Bu özgün öykülerde ve modern masallarda Sabahattin Ali nin kaleminden çaresizlikleriyle yüzleşen insanlar hüzünlü aşk hikâyeleri toplumsal eleştiriler ve büyülü masallar çıkıyor karşımıza Her biri ayrı bir şaheser olan öyküler duygu yüklü sahneler ince ayrıntılar ve çarpıcı imgelerle bezeniyor Sırça Köşk Sabahattin Ali nin edebiyatımızdaki öncü rolünü ve dehasını bir kez daha kanıtlıyor Bu öykü demeti usta kalemi ve nükteli üslubuyla okurlarını farklı dünyalara götürüyor

Dorlion
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Ren Kitap
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Elips Kitap
Estetik danslar İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar Eşine rastlanmayan Şark oyunları Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen firavunlar diyarı ehramlar ülkesi harikalar dünyasından Şark a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği heyecandan azamet sevgiden ızdırap inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi Buyurun bir bakın beğenmeyenin parası geri verilecek

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz ÖYKÜLER Portakal Beyaz Bir Gemi Katil Osman Böbrek Cıgara Millet Yutmuyor Bahtiyar Köpek Çilli Dekolman Hakkımızı Yedirmeyiz Cankurtaran Çirkince Kurtla Kuzu

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin kaleminden dökülen bu çarpıcı öykü demeti yazarın kuşatıcı bakışını ve etkileyici üslubunu bir kez daha gözler önüne seriyor Sırça Köşk hayatın gündelik ayrıntılarına ve toplumsal çelişkilerine keskin bir mercek tutan 17 öyküden oluşuyor Bu özgün öykülerde ve modern masallarda Sabahattin Ali nin kaleminden çaresizlikleriyle yüzleşen insanlar hüzünlü aşk hikâyeleri toplumsal eleştiriler ve büyülü masallar çıkıyor karşımıza Her biri ayrı bir şaheser olan öyküler duygu yüklü sahneler ince ayrıntılar ve çarpıcı imgelerle bezeniyor Sırça Köşk Sabahattin Ali nin edebiyatımızdaki öncü rolünü ve dehasını bir kez daha kanıtlıyor Bu öykü demeti usta kalemi ve nükteli üslubuyla okurlarını farklı dünyalara götürüyor

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

Ren
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter

Ren Kitap
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Tanıtım Bülteninden

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz ÖYKÜLER Portakal Beyaz Bir Gemi Katil Osman Böbrek Cıgara Millet Yutmuyor Bahtiyar Köpek Çilli Dekolman Hakkımızı Yedirmeyiz Cankurtaran Çirkince Kurtla Kuzu MASALLAR Bir Aşk Masalı Devlerin Ölümü Koyun Masalı Sırça Köşk

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sırça Köşk Sert Kapak Sırça Köşk Sert Kapak Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalarayönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimiz de yer vermeyi sürdüreceğiz

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Sırça Köşk İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sırça Köşk Sabahattin Ali Kitap Özeti Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 172 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786254057724 Kategori Klasikler Türk Edebiyatı

E-Kitap Yayıncılık
Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bugünden yarına geçinmek gittikleri yerlerin birinden yüz bulsalar beşinden kovulmak canlarına tak demiş Alın teriyle kazanıp gönül rahatlığıyla yemeyi de gözlerine kestiremezlermiş çünkü elleri işe yatkın değilmiş Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş hemen yerinden fırlayıp Gelin benimle beraber bu şehirde sırça köşk yapalım ömrümüzün sonuna kadar bolluk içinde rahat yaşarız demiş Ötekiler Bu sırça köşk de nedir diye sormuşlar beriki Durmayın vakit kaybetmeyelim yolda anlatırım diye onları peşine takmış bayırdan aşağı kuş gibi hızla inmeye başlamışlar Elebaşı yolda üç beş sözle arkadaşlarına şehire varınca nasıl davranacaklarını öğretmiş İndikleri şehir o memleketin başşehri imiş Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkanlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş

İş Bankası
Sabahattin Ali nin 1944 1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk hayatını altüst eden kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır Ayrıca Sinop Cezaevi nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir Sırça Köşk te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz ÖYKÜLER Portakal Beyaz Bir Gemi Katil Osman Böbrek Cıgara Millet Yutmuyor Bahtiyar Köpek Çilli Dekolman Hakkımızı Yedirmeyiz Cankurtaran Çirkince Kurtla Kuzu MASALLAR Bir Aşk Masalı Devlerin Ölümü Koyun Masalı Sırça Köşk

E-Kitap Yayıncılık
Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bugünden yarına geçinmek gittikleri yerlerin birinden yüz bulsalar beşinden kovulmak canlarına tak demiş Alın teriyle kazanıp gönül rahatlığıyla yemeyi de gözlerine kestiremezlermiş çünkü elleri işe yatkın değilmiş Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş hemen yerinden fırlayıp Gelin benimle beraber bu şehirde sırça köşk yapalım ömrümüzün sonuna kadar bolluk içinde rahat yaşarız demiş Ötekiler Bu sırça köşk de nedir diye sormuşlar beriki Durmayın vakit kaybetmeyelim yolda anlatırım diye onları peşine takmış bayırdan aşağı kuş gibi hızla inmeye başlamışlar Elebaşı yolda üç beş sözle arkadaşlarına şehire varınca nasıl davranacaklarını öğretmiş İndikleri şehir o memleketin başşehri imiş Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkanlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş

E-Kitap Yayıncılık
Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bugünden yarına geçinmek gittikleri yerlerin birinden yüz bulsalar beşinden kovulmak canlarına tak demiş Alın teriyle kazanıp gönül rahatlığıyla yemeyi de gözlerine kestiremezlermiş çünkü elleri işe yatkın değilmiş Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş hemen yerinden fırlayıp Gelin benimle beraber bu şehirde sırça köşk yapalım ömrümüzün sonuna kadar bolluk içinde rahat yaşarız demiş Ötekiler Bu sırça köşk de nedir diye sormuşlar beriki Durmayın vakit kaybetmeyelim yolda anlatırım diye onları peşine takmış bayırdan aşağı kuş gibi hızla inmeye başlamışlar Elebaşı yolda üç beş sözle arkadaşlarına şehire varınca nasıl davranacaklarını öğretmiş İndikleri şehir o memleketin başşehri imiş Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkanlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş

Baobab
Sabahattin Ali nin aynı adlı kısa masalından uyarlanan bu çizgi roman usta yazarın kaleme aldığı eserini Fırat Yaşa nın çizgileriyle birleştirerek bu insanlık öyküsünü yeniden yorumluyor Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş

Nilüfer
bütün yazılarını yeşil mürekkeple yazmıştır Zaten işkence nedir İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça işkence sade bir fizyoloji meselesidir Etlerimiz sinirlerimiz dayanabildikleri kadar dayanırlar Sonra tabiat ne emrederse o olur Ama ruhumuzu kamçılattırmamak elimizdedir Halbuki ben ruhumun üzerine bir tokat yedim ve bunda kabahatliyim

Eftalya Kitap
Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkânlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş Sabahattin Ali bu kitabındaki öykü ve masallarla kitabın yazıldığı dönemin iktidarını ve toplumsal düzeni eleştirir Toplam on yedi öykü ve masalı barındıran Sırça Köşk olağanüstü bir üslupla çıkıyor karşımıza

İstek Yayınları
Gözüm sekiz arşın kalınlığındaki taş duvarları aşıyor güverte kenarında eteklerini uçurarak vincin işlemesini seyreden kızları merdivenden kocaman yatak denkleri indirmeye çalışan hamalları görüyordu Yerimden fırlamak gardiyanları jandarmaları şöyle elimin tersiyle ite rek çıkıp yürümek bir sandala atlayıp gemiye varmak ve kaptana Çek demek istiyordum Gözümde tüten ne şehirler ne insanlar ne de kırlar ve ormanlardı Açık denizleri etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor Katil Osman adlı öyküden

Mühür Kitaplığı
Olur bazen olur İnsan dedikleri mahlukun içinde neler kaynaştığını biliyor muyuz Öyle anlar olur ki en ummadığımız adam en beklenmedik şeyleri yapabilir

The Roman
Sırça köşk yükseldikçe yükselmiş kat üstüne kat binmiş İçi doldukça dolmuş sırça köşke girmenin kolayını bulan oradan çıkmak istemez bunun tersine dışarıda kalanlar yolunu bulup içeride bir yer kapmaya uğraşırmış Ama sırça köşkte oturanlarla onlara hizmet edenleri beslemek de halkın belini pek bükmüş

E-Kitap Yayıncılık
Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış Bugünden yarına geçinmek gittikleri yerlerin birinden yüz bulsalar beşinden kovulmak canlarına tak demiş Alın teriyle kazanıp gönül rahatlığıyla yemeyi de gözlerine kestiremezlermiş çünkü elleri işe yatkın değilmiş Bir gün uzun bir yolculuktan sonra yüksekçe bir tepede oturup aşağıdaki ovada yayılan büyük bir şehre garip garip bakarlar acaba bu bilmediğimiz yerde nasıl karşılanacağız diye acı acı düşünürlerken içlerinden birinin aklına yaman bir fikir gelmiş hemen yerinden fırlayıp Gelin benimle beraber bu şehirde sırça köşk yapalım ömrümüzün sonuna kadar bolluk içinde rahat yaşarız demiş Ötekiler Bu sırça köşk de nedir diye sormuşlar beriki Durmayın vakit kaybetmeyelim yolda anlatırım diye onları peşine takmış bayırdan aşağı kuş gibi hızla inmeye başlamışlar Elebaşı yolda üç beş sözle arkadaşlarına şehire varınca nasıl davranacaklarını öğretmiş İndikleri şehir o memleketin başşehri imiş Bu memlekette bütün millet çalışır herkes elinden gelen işi yapar kendi başına buyruk beyler gibi yaşarmış Tarlalarda dükkanlarda insanlar arı gibi çalışır kazanan kazanamayana destek olur malını lüzumuna göre başkasıyla değişir kavgasız dövüşsüz efendisiz uşaksız ömrünün sonunu bulurmuş Gündelik işlerini gördürmek nizalarını yatıştırmak için aralarından seçtikleri adamlar hemşerilerine hizmet etmekten başka şey düşünmez zorbalığı akıllarından bile geçirmezlermiş

Anonim

MK Mirhan Kitap
Kalbimizin kırk derece ateşe kaç gün dayanabileceğini böbreğimizin günü birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz Kimisinde bu mukavemet ölüme kadar devam eder kimisi ilk korkunun doğurduğu heyecanla yumuşayıverip cellatlarının elinde şekilsiz bir balmumuna döner Kurtla Kuzu adlı öyküden Türk edebiyatının usta öykücüsünden yıllara meydan okuyan öyküler Herkese hitap eden ve okuru derin düşüncelere sevk eden bu kitabı bir solukta okuyacak ve hiç unutmayacaksınız

Türkmen
Sabahattin Ali öykü ve roman yazarıdır 1907 tarihinde doğmuştur İlkokulu Edremit te Balıkesir ve İstanbul öğretmen okullarında okumuştur Yozgat a ilkokul öğretmeni olarak atanmıştır İstanbul da yapılan bir sınavı kazanarak MEB nca Almanya ya gönderilmiş yurda dönüşünde yeterlilik sınavını verip Almanca öğretmeni olmuştur Aydın ve Konya ortaokullarında çalışmıştır MEB Neşriyat Müdürlüğü nde Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmen öğretmen ve dramaturg olarak çalışmıştır Aziz Nesin ile birlikte Marko Paşa isimli gazeteyi çıkarmıştır Siyasal içerikli yazılarından dolayı üç ay hapis yatmıştır 1948 yılında vefat etmiştir Edebiyata şiirle girmiştir Çağlayan Dergisi Öyküleri Resimli Ay da yayımlanmıştır Nazım Hikmet in etkisiyle öykü ve romanda yoğunlaşmış çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar tiyatro eleştirileri yazmış ve çeviriler yapmıştır Çevirileri arasında en bilineni Fontamara dır Gözleme dayalı içeriğini toplumsal olaylardan Anadolu hayatından aldığı öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen bireylerin acılarını eşitsizliklerini işlemiştir Olaylardaki sağlamlık tasvirlerdeki ustalık ve detayların verilişi günümüz Türk öykücülüğünün öncülerinden sayılmasına neden olmuştur

MAHZEN
Hele şükür lodos geliyor Allah vere de fazla sert olmasa dedi Bunları söylerken gülümsüyor yüzünün kalın derisi kısa kesilmiş kır saçlarının dibine kadar kırışıyordu Yarım saat kadar sonra deniz oynamaya ılık fakat şiddetli bir rüzgâr direklerde ıslık çalmaya başladı Geminin iskele tarafına vuran dalgalar yükselip güverte yolcularını ıslatıyordu Ellerinde yastıkları kilimleri sepetleri bavulları ile kuytu bir yer bulmaya uğraşan kalabalık şuraya buraya koşuyordu Bütün aralıklar ve ambarlar portakal sandıklarıyla dolduğu için yolcuların üstü örtülü bir yer bulabilmeleri pek zordu Herkes rüzgârdan dalgalardan korunabilmek için aksi tarafa yığılıyor bu yüzden gemi daha çok sancağa yatıyordu Ortalık adam akıllı karanlıktı Bir köşede kusan kadınlar ağlayan çocuklar vardı Kamara yolcuları da yemeklerini sofrada bırakmışlar köşelerine çekilmişlerdi Ara sıra koridorlarda iki tarafa tutuna tutuna sarhoş gibi yürüyen dağınık saçlı kadınlar görülüyordu

REN KİTAP
Her an bir şey olması ihtimali içinde saatlerce günlerce hiçbir şey olmadan beklemek azapların en korkunçları arasındadır Sırça Köşk Sabahattin Ali nin ölümünden bir yıl önce 1947 yılında yayımlanır Romanlarındaki başarısını hikâyelerinde de ustalıkla sergileyen Sabahattin Ali nin hikâyeler ve masallar şeklinde kurguladığı bu kısa metinlerde yoğun bir toplumsal eleştiri öne çıkar Kimi kurumlardaki kofluğu ve çürümüşlüğü samimiyetsiz çıkar ilişkilerini ve çaresiz insanları buluruz Sırça Köşk te Aynı zamanda alegorik bir anlatıma bürülü metinler dönemin kimi otoritelerini de rahatsız etmiştir Öyle ki Sırça Köşk yasaklanan kitaplar arasında da yer almıştır Fakat yaşamındaki hazin sonun değerinden hiçbir şey götürmediğini yıllar içinde edebi kıymetinin giderek arttığını gördüğümüz yazar Sırça Köşk hikâyesinde bir öğüt niteliğinde okurlarına şu sözleri miras bırakır Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter