Sirenleri Taşa Tutun — Yusuf Selahattin

Sirenleri Taşa Tutun
Yusuf SelahattinArk Kitapları
Sirenleri Taşa Tutun
Yusuf SelahattinBir ipeğin ruhunu ellerinin arasına alıp öptü Nefesi yabancı bir nefesin yanında yürüdü Rob un Damarları aktı uzun uzun Vadilerin kıvrımlarında titreyip duran ırmakların denize dokunduklannda ölmeleri gibi serin oldu herşey Elinde uzun bir değenekle yürüdü Robinson yerin üstüne basa basa Sonsuz şaşkınlığını dindirecek birşey bulmak için bakmıyordu Hafızası keskin bir sızıyla kamaşmış ve bütün varlığı kırılıp dökülmüştü Yürüdü Günlerin ortasından patikaların ortasından hayretten irkilip kalmış uzamların ortasından gecenin ortasından yürüyüp geçti kayıtsızdı Bir gün yaşamın yeniden çimlenip yeşerdiğinin farkına vardı ellerinin arasındaki yüzüne bakarken Yüz gülümsüyordu Güneşin uzun kanat ucuyla okşayıp teskin ettiği bir akşamüstü kayalığı gülümsüyordu yüz Ertesi sabah yine yaşadı Rob Çimen yapraklarının çiyleriyle ağır yüklü olduğunu gördü ve uzun uzun bakındı öylece Bu onun ilk baharıydı

ARK KİTAPLARI
Bir ipeğin ruhunu ellerinin arasına alıp öptü Nefesi yabancı bir nefesin yanında yürüdü Rob un Damarları aktı uzun uzun Vadilerin kıvrımlarında titreyip duran ırmakların denize dokunduklarında ölmeleri gibi serin oldu herşey Elinde uzun bir değenekle yürüdü Robinson yerin üstüne basa basa Sonsuz şaşkınlığını dindirecek birşey bulmak için bakınıyordu Hafızası kesin bir sızıyla kamaşmış ve bütün varlığı kırılıp dökülmüştü Yürüdü Günlerin ortasından patikaların ortasında hayretten irkilip kalmış uzamların ortasından gecenin ortasından yürüyüp geçti kayıtsızdı Bir gün yaşamın yeniden çimlenip yeşerdiğinin farkına vardı ellerinin arasındaki yüze bakarken

Ark Kitapları
Bir ipeğin ruhunu ellerinin arasına alıp öptü Nefesi yabancı bir nefesin yanında yürüdü Rob un Damarları akü uzun uzun Vadilerin kıvrımlarında titreyip duran ırmakların denize dokunduklannda ölmeleri gibi serin oldu herşey Elinde uzun bir değenekle yürüdü Robinson yerin üstüne basa basa Sonsuz şaşkınlığını dindirecek birşey bulmak için bakmıyordu Hafızası keskin bir sızıyla kamaşmış ve bütün varlığı kırılıp dökülmüştü Yürüdü Günlerin ortasından patikaların ortasından hayretten irkilip kalmış uzamların ortasından gecenin ortasından yürüyüp geçti kayıtsızdı