Sırtımdaki Ev — Dieter Forte

Sırtımdaki Ev
Dieter ForteMetis Yayıncılık
Sırtımdaki Ev
Dieter ForteGeçip giden zamanı nasıl anlamalı Dieter Forte kitabının bir yerinde şunu söylüyor Zaman hiçliğin içinden çıkagelen ve akan zamana dönüşen hikâyelerin tekrar tekrar anlatılmasından başka bir şey değildi Zira zaman hikâyelerde vardı yalnızca hikâyeler yoksa zaman da yoktu geride sadece ölümün sonsuzluğu kalıyordu zamanı yaratan hikâyelerin ta kendisiydi Sırtımdaki Ev bir nehir roman Altüst olan bir Avrupa da İtalyan ve Polonya kökenli iki ailenin birbiri ardından gelen kuşaklarının serüvenini anlatıyor Kökler göçler sürgünler gelenek ve inançlar sınırlar mücadeleler ve çatışmalar ama aynı zamanda bağlılıklar ve ittifaklar Bireylerin bir yıldız misali kayıp giden hikâyeleriyle tarihin akıp giden hareketi iç içe Kaderleri bu tarih tarafından belirlenen madenci ve dokumacıların uzun soluklu şiirsel yer yer trajikomik hikâyelerini okuyor iki dünya savaşının onulmaz acılarıyla yoğrulan faşizmin yükselişine ve iktidarına tanıklık eden sonra da savaşın hunharlığında kıyasıya bir ölüm kalım mücadelesi veren son kuşağı dinliyoruz İlk kez yayımlandığı 90 lı yıllarda Almanya da hararetli siyasi ve edebi tartışmalar yaratan ve günümüzde yirminci yüzyıl Alman edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan bu üçlemeyi tek bir cilt halinde sunuyoruz Büyük tarihsel romanlar geleneğini anımsatan bu yapıtı zevkle okuyacağınızı düşünüyoruz

Metis Yayınları
Ev İtalyan ve Polonya kökenli iki ailenin yüzyılları kuşatan serüvenini takip ederken bu uzun geçmişte bireylerin bir yıldız misali kayıp giden hikâyelerini anlatan bir nehir roman Mücadelelerle dolu uzun bir Avrupa tarihinin gölgesinde kaderleri belirlenen onlarca madencinin onlarca dokumacının uzun soluklu şiirsel yer yer trajikomik hikâyesi ve iki dünya savaşının onulmaz acılarıyla yoğrulan faşizmin yükselişine ve iktidarına tanıklık eden sonra da savaşın hunharlığında kıyasıya bir ölüm kalım mücadelesi veren son kuşak

Metis Yayınları
Ev İtalyan ve Polonya kökenli iki ailenin yüzyılları kuşatan serüvenini takip ederken bu uzun geçmişte bireylerin bir yıldız misali kayıp giden hikâyelerini anlatan bir nehir roman Mücadelelerle dolu uzun bir Avrupa tarihinin gölgesinde kaderleri belirlenen onlarca madencinin onlarca dokumacının uzun soluklu şiirsel yer yer trajikomik hikâyesi ve iki dünya savaşının onulmaz acılarıyla yoğrulan faşizmin yükselişine ve iktidarına tanıklık eden sonra da savaşın hunharlığında kıyasıya bir ölüm kalım mücadelesi veren son kuşak

Metis
çev. Tanyeri, Çağlar
Sırtımdaki Ev İtalyan ve Polonya kökenli iki ailenin yüzyılları kuşatan serüvenini takip ederken bu uzun geçmişte bireylerin bir yıldız misali kayıp giden hikâyelerini anlatan bir nehir roman Mücadelelerle dolu uzun bir Avrupa tarihinin gölgesinde kaderleri belirlenen onlarca madencinin onlarca dokumacının uzun soluklu şiirsel yer yer trajikomik hikâyesi ve iki dünya savaşının onulmaz acılarıyla yoğrulan faşizmin yükselişine ve iktidarına tanıklık eden sonra da savaşın hunharlığında kıyasıya bir ölüm kalım mücadelesi veren son kuşak Almanya da hararetli siyasi ve edebi tartışmalar yaratan ve artık 20 yüzyıl Alman edebiyatının en önemli başyapıtlarından biri sayılan üçlemeyi Desen Ekinoks ve Anılarda Kalanlar tek cilt halinde sunuyoruz Tanıtım Yazısı ndan

Metis Yayınları
çev. Çağlar Tanyeri
Ev İtalyan ve Polonya kökenli iki ailenin yüzyılları kuşatan serüvenini takip ederken bu uzun geçmişte bireylerin bir yıldız misali kayıp giden hikâyelerini anlatan bir nehir roman Mücadelelerle dolu uzun bir Avrupa tarihinin gölgesinde kaderleri belirlenen onlarca madencinin onlarca dokumacının uzun soluklu şiirsel yer yer trajikomik hikâyesi ve iki dünya savaşının onulmaz acılarıyla yoğrulan faşizmin yükselişine ve iktidarına tanıklık eden sonra da savaşın hunharlığında kıyasıya bir ölüm kalım mücadelesi veren son kuşak img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Metis Yayınları
çev. Çağlar Tanyeri
Geçip giden zamanı nasıl anlamalı Dieter Forte kitabının bir yerinde şunu söylüyor Zaman hiçliğin içinden çıkagelen ve akan zamana dönüşen hikâyelerin tekrar tekrar anlatılmasından başka bir şey değildi Zira zaman hikâyelerde vardı yalnızca hikâyeler yoksa zaman da yoktu geride sadece ölümün sonsuzluğu kalıyordu zamanı yaratan hikâyelerin ta kendisiydi I Vakayiname ve Anlatı dan s 15 18 1 Luoyang dan Changang a Lou Zhou ve Dunhuang üzerinden Lop Nor a Takla Makan Çölü nün çevresinden dolanarak Karaşar Kotan ve Kaşgar a Pamir Yaylası üzerinden Taşkent Semerkant Hamadan ve Palmyra ya oradan da Antiochiea Limanı na yabancı diyarların İmparatoriçe Lei Zu nun kadim hikâyeleriyle yüklü uzun kervanları Sarı Nehir in kestiği ovaya kurulmuş bahçelerinde bir yılanın saldırısına uğrayınca çareyi dut ağaçlarından birine yapraklarının üstünde küçük çirkin tırtılların gezindiği ve bu tırtılların kendi ördükleri incecik lifler sayesinde sert kozalar haline geldiği çok geçmeden bu kozaların da dönüşüme uğrayıp narin kelebekler doğurduğu dut ağaçlarından birine tırmanmakta bulan Lei Zu Doğu nun yüce İmparatorunun kadim hikâyesiyle yüklü kervanlar bütün zamane elçilerinin ürküntüyle karışık bir hürmet duygusuyla anlata anlata bitiremedikleri paha biçilmez ipek kaftanlar kuşanan dut ağacının ve ipekböceğinin sırrını ülke sınırlarının dışına çıkarmayı yasaklayıp bunu ölümle cezalandıran yasağa aldırış etmeyenlerin kellelerini uzun sırıkların ucuna takıp ibret olsun diye payitahtta sergileyen İmparator Gece de tıpkı su gibi zifiriydi tıpkı üstünde yassı kanonun kayarcasına gittiği su gibi Uzun süre beklemişlerdi aysız sessizliğin inmesini beklemiş sonra kanoyu bataklığa itmiş ve uzun sırıkların yordamıyla bataklıktan geçen suyollarını aramış elleriyle yoklayara Sennur Sezer Avrupa Altüst olurken Radikal Kitap Eki 1 Ocak 2010 Tarih diye öğrendiğimiz bilgiler yalnızca savaşların göçlerin fetihlerin buluşların ve krallarla şahların adlarını kaydeder Savaşlarda ölenlerin ve onların yakınlarının duygularını tarih değil destanlar söyler Bu destanların anlattıkları resmi tarih gibi saygın değildir Bireylerin insan olduğu dolayısıyla acıları hakları hanedanların egemenlerin rahatları için yitirdikleri egemenlerin giyim kuşamlarının ayrıntıları kadar bile hatırlanmaz nedense Çoğu zaman yasaklandığı için yazıya geçememiş belleklere emanet edilmiş ve parça parça günümüze kadar gelen masallara şarkılara sığınmıştır bireysel dramlar Bir savaşın ne kadar sürdüğü tarihte kayıtlıdır mesela Girit Savaşı yirmi yedi yıl Bunca yıl süren bir savaşın asker yakınları için ne demek olduğunu acemi ama içten bir şiir parçası kavratabilir bize Ölümden söz etmek istemeyen bir kadının söylediği tek tek bir dize Sefer döndü mü döner mi Oylum Yılmaz Avrupa nın bin yıllık bilinçaltında yersiz yurtsuzluğun romanı Sabitfikir Aralık 2009 Yılın son şahane kitabı 20 yüzyıl Alman edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Dieter Forte nin Sırtımdaki Ev i Avrupa nın bin yıllık bilinçaltına bakmak gibi cesur ve çılgınca bir işe soyunduğu bunun altından kalkabildiği ve en mühimi kahramansız bir roman yaratmayı başardığı için Ali Mert Zebra eti yenir mi İleri Haber 19 Eylül 2014 Ren in kollarından Düssel nehrinin kenarındaki şehir nam ı diğer Düsseldorf İkinci Dünya Savaşı nda geri dönüş ün yaşandığı ve işlerin Almanya nın aleyhine gittiği günlerde yüzlerce kez çok yoğun bir şekilde bombalanıyor