Şirvan Şah ve Şema il Banu Hikayesi — Gülhan Atnur

Şirvan Şah ve Şema il Banu Hikayesi
Gülhan AtnurFenomen Yayıncılık
Şirvan Şah ve Şema il Banu Hikayesi
Gülhan AtnurSözlü ve yazılı kültür arasında sürekli bir alış veriş bulunmaktadır Bu hikâye geleneğinde de görülmektedir Klasik Türk edebiyatında hikâye geleneği başlangıçta Farsça ve Arapçadan yapılan tercümeler veya adaptasyonlar yoluyla ortaya çıkmış daha sonra bu üslup etrafında gelişen telif eserler meydana getirilmiştir Halk tarafından beğenilen bazı eserlerin zamanla sözlü kültürün bir parçası oldukları da görülmektedir Bu durum iki kültür arasındaki etkileşimin göstergesidir Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesi de klasik Türk edebiyatı muhitinde tercüme edilmiş eserlerden biridir Bekâyi tarafından Farsçadan çevrilen eser 1574te Şehzade Murad III Murad a sunulmuştur Eserin bilinen sekiz nüshası vardır İncelemeye altısı dâhil edilmiştir Bunlar XVIII ve XIX yüzyıllarda müstensihler tarafından kopya edilen metinlerdir Nüshalar yazarı bilinen bir eserin kopyaları olmalarına rağmen birbirlerinin aynısı değildir Bu çalışmada müstensihler tarafından çoğaltılan bir metnin tıpkı sözlü kültürde gelişen halk hikâyelerindeki gibi eş veya benzer metinlerinin oluştuğu yazar veya kopya edenlerin beğenileriyle hikâyenin içerisine halk bilimine ait unsurların ciddi oranda yerleştirildiği ve böylelikle yeni eserlerin meydana getirildiği tezinden yola çıkılmıştır İncelemede Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin klasik Türk edebiyatı ile halk bilimi başlıklarında ele alınması alanlar arasındaki sınırı keskinleştirmek amacıyla yapılmamıştır Çalışma edebiyatın ortak bir zevkten ortaya çıktığı sözlü ve yazılı kültür arasında benzer özelliklerin bulunduğu düşüncesiyle hazırlanmıştır Çalışma giriş ile dört bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın amacı ve nüsha okumada uygulanan yöntemin sınırları belirlendikten sonra Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin nüshaları hikâye üzerine yapılan araştırmalar hikâyenin kaynağı ve klasik Türk edebiyatı ile halk edebiyatında hikâyenin tanımı tasnifi ve diğer özellikleri hakkında bilgi verilmiştir Birinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin yazarı İznikli Bekâyinin hayatı edebi şahsiyeti ve eserleri üzerinde durulmuştur İkinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin şekil ve muhtevası klasik Türk edebiyatındaki mesneviler ve mensur hikâyelerin özellikleri dikkate alınarak incelenmiştir Çalışmada üçüncü bölüm hikâyenin halk bilimi unsurlarına ayrılmıştır Bu kısımda önce hikâyenin şahıs kadrosu tanıtılmış zaman mekân ve kişi ilişkisi üzerinde durulmuştur Daha sonra ulaşılan altı nüsha dikkate alınarak Şirvan Şah ve Şemail Banunun epizotları motifleri şiirleri söz kalıpları arasözleri ile diğer halk edebiyatı unsurları hakkında bilgi verilmiştir Ayrıca bu bölümde hikâyedeki geçiş merasimleri halk eğlenceleri ve halk hekimliği uygulamaları Türk kültüründeki örnekleriyle mukayese edilmiştir Dördüncü bölüm Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin Agâh Sırrı Levend ASL nüshasına ait metninden oluşmaktadır Çalışma sonuç kaynaklar sözlük ve dizinle sona ermektedir Ekler kısmında ise ASL nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır

Fenomen Yayıncılık
Sözlü ve yazılı kültür arasında sürekli bir alışveriş bulunmaktadır Bu hikâye geleneğinde de görülmektedir Klasik Türk edebiyatında hikâye geleneği başlangıçta Farsça ve Arapçadan yapılan tercümeler veya adaptasyonlar yoluyla ortaya çıkmış daha sonra bu üslup etrafında gelişen telif eserler meydana getirilmiştir Halk tarafından beğenilen bazı eserlerin zamanla sözlü kültürün bir parçası oldukları da görülmektedir Bu durum iki kültür arasındaki etkileşimin göstergesidir Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesi de klasik Türk edebiyatı muhitinde tercüme edilmiş eserlerden biridir Bekâyi tarafından Farsçadan çevrilen eser 1574 te Şehzade Murad 3 Murad a sunulmuştur Eserin bilinen sekiz nüshası vardır İncelemeye altısı dâhil edilmiştir Bunlar 18 ve 19 yüzyıllarda müstensihler tarafından kopya edilen metinlerdir Nüshalar yazarı bilinen bir eserin kopyaları olmalarına rağmen birbirlerinin aynısı değildir Bu çalışmada müstensihler tarafından çoğaltılan bir metnin tıpkı sözlü kültürde gelişen halk hikâyelerindeki gibi eş veya benzer metinlerinin oluştuğu yazar veya kopya edenlerin beğenileriyle hikâyenin içerisine halk bilimine ait unsurların ciddi oranda yerleştirildiği ve böylelikle yeni eserlerin meydana getirildiği tezinden yola çıkılmıştır İncelemede Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin klasik Türk edebiyatı ile halk bilimi başlıklarında ele alınması alanlar arasındaki sınırı keskinleştirmek amacıyla yapılmamıştır Çalışma edebiyatın ortak bir zevkten ortaya çıktığı sözlü ve yazılı kültür arasında benzer özelliklerin bulunduğu düşüncesiyle hazırlanmıştır Çalışma giriş ile dört bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın amacı ve nüsha okumada uygulanan yöntemin sınırları belirlendikten sonra Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin nüshaları hikâye üzerine yapılan araştırmalar hikâyenin kaynağı ve klasik Türk edebiyatı ile halk edebiyatında hikâyenin tanımı tasnifi ve diğer özellikleri hakkında bilgi verilmiştir Birinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin yazarı İznikli Bekâyi nin hayatı edebi şahsiyeti ve eserleri üzerinde durulmuştur İkinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin şekil ve muhtevası klasik Türk edebiyatındaki mesneviler ve mensur hikâyelerin özellikleri dikkate alınarak incelenmiştir Çalışmada üçüncü bölüm hikâyenin halk bilimi unsurlarına ayrılmıştır Bu kısımda önce hikâyenin şahıs kadrosu tanıtılmış zaman mekân ve kişi ilişkisi üzerinde durulmuştur Daha sonra ulaşılan altı nüsha dikkate alınarak Şirvan Şah ve Şemail Banu nun epizotları motifleri şiirleri söz kalıpları arasözleri ile diğer halk edebiyatı unsurları hakkında bilgi verilmiştir Ayrıca bu bölümde hikâyedeki geçiş merasimleri halk eğlenceleri ve halk hekimliği uygulamaları Türk kültüründeki örnekleriyle mukayese edilmiştir Dördüncü bölüm Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin Agâh Sırrı Levend ASL nüshasına ait metninden oluşmaktadır Çalışma sonuç kaynaklar sözlük ve dizinle sona ermektedir Ekler kısmında ise ASL nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır

Fenomen Yayıncılık
Sözlü ve yazılı kültür arasında sürekli bir alışveriş bulunmaktadır Bu hikâye geleneğinde de görülmektedir Klasik Türk edebiyatında hikâye geleneği başlangıçta Farsça ve Arapçadan yapılan tercümeler veya adaptasyonlar yoluyla ortaya çıkmış daha sonra bu üslup etrafında gelişen telif eserler meydana getirilmiştir Halk tarafından beğenilen bazı eserlerin zamanla sözlü kültürün bir parçası oldukları da görülmektedir Bu durum iki kültür arasındaki etkileşimin göstergesidir Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesi de klasik Türk edebiyatı muhitinde tercüme edilmiş eserlerden biridir Bekâyi tarafından Farsçadan çevrilen eser 1574 te Şehzade Murad 3 Murad a sunulmuştur Eserin bilinen sekiz nüshası vardır İncelemeye altısı dâhil edilmiştir Bunlar 18 ve 19 yüzyıllarda müstensihler tarafından kopya edilen metinlerdir Nüshalar yazarı bilinen bir eserin kopyaları olmalarına rağmen birbirlerinin aynısı değildir Bu çalışmada müstensihler tarafından çoğaltılan bir metnin tıpkı sözlü kültürde gelişen halk hikâyelerindeki gibi eş veya benzer metinlerinin oluştuğu yazar veya kopya edenlerin beğenileriyle hikâyenin içerisine halk bilimine ait unsurların ciddi oranda yerleştirildiği ve böylelikle yeni eserlerin meydana getirildiği tezinden yola çıkılmıştır İncelemede Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin klasik Türk edebiyatı ile halk bilimi başlıklarında ele alınması alanlar arasındaki sınırı keskinleştirmek amacıyla yapılmamıştır Çalışma edebiyatın ortak bir zevkten ortaya çıktığı sözlü ve yazılı kültür arasında benzer özelliklerin bulunduğu düşüncesiyle hazırlanmıştır Çalışma giriş ile dört bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın amacı ve nüsha okumada uygulanan yöntemin sınırları belirlendikten sonra Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin nüshaları hikâye üzerine yapılan araştırmalar hikâyenin kaynağı ve klasik Türk edebiyatı ile halk edebiyatında hikâyenin tanımı tasnifi ve diğer özellikleri hakkında bilgi verilmiştir Birinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin yazarı İznikli Bekâyi nin hayatı edebi şahsiyeti ve eserleri üzerinde durulmuştur İkinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin şekil ve muhtevası klasik Türk edebiyatındaki mesneviler ve mensur hikâyelerin özellikleri dikkate alınarak incelenmiştir Çalışmada üçüncü bölüm hikâyenin halk bilimi unsurlarına ayrılmıştır Bu kısımda önce hikâyenin şahıs kadrosu tanıtılmış zaman mekân ve kişi ilişkisi üzerinde durulmuştur Daha sonra ulaşılan altı nüsha dikkate alınarak Şirvan Şah ve Şemail Banu nun epizotları motifleri şiirleri söz kalıpları arasözleri ile diğer halk edebiyatı unsurları hakkında bilgi verilmiştir Ayrıca bu bölümde hikâyedeki geçiş merasimleri halk eğlenceleri ve halk hekimliği uygulamaları Türk kültüründeki örnekleriyle mukayese edilmiştir Dördüncü bölüm Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin Agâh Sırrı Levend ASL nüshasına ait metninden oluşmaktadır Çalışma sonuç kaynaklar sözlük ve dizinle sona ermektedir Ekler kısmında ise ASL nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır

Fenomen Yayıncılık
Gülhan Atnur tarafından kaleme alınan Şirvan Şah ve Şema il Banu Hikayesi Fenomen Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Şirvan Şah ve Şema il Banu Hikayesi Gülhan Atnur Kitap Özeti Sözlü ve yazılı kültür arasında sürekli bir alışveriş bulunmaktadır Bu hikâye geleneğinde de görülmektedir Klasik Türk edebiyatında hikâye geleneği başlangıçta Farsça ve Arapçadan yapılan tercümeler veya adaptasyonlar yoluyla ortaya çıkmış daha sonra bu üslup etrafında gelişen telif eserler meydana getirilmiştir Halk tarafından beğenilen bazı eserlerin zamanla sözlü kültürün bir parçası oldukları da görülmektedir Bu durum iki kültür arasındaki etkileşimin göstergesidir Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesi de klasik Türk edebiyatı muhitinde tercüme edilmiş eserlerden biridir Bekâyi tarafından Farsçadan çevrilen eser 1574te Şehzade Murad 3 Murad a sunulmuştur Eserin bilinen sekiz nüshası vardır İncelemeye altısı dâhil edilmiştir Bunlar 18 ve 19 yüzyıllarda müstensihler tarafından kopya edilen metinlerdir Nüshalar yazarı bilinen bir eserin kopyaları olmalarına rağmen birbirlerinin aynısı değildir Bu çalışmada müstensihler tarafından çoğaltılan bir metnin tıpkı sözlü kültürde gelişen halk hikâyelerindeki gibi eş veya benzer metinlerinin oluştuğu yazar veya kopya edenlerin beğenileriyle hikâyenin içerisine halk bilimine ait unsurların ciddi oranda yerleştirildiği ve böylelikle yeni eserlerin meydana getirildiği tezinden yola çıkılmıştır İncelemede Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin klasik Türk edebiyatı ile halk bilimi başlıklarında ele alınması alanlar arasındaki sınırı keskinleştirmek amacıyla yapılmamıştır Çalışma edebiyatın ortak bir zevkten ortaya çıktığı sözlü ve yazılı kültür arasında benzer özelliklerin bulunduğu düşüncesiyle hazırlanmıştır Çalışma giriş ile dört bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın amacı ve nüsha okumada uygulanan yöntemin sınırları belirlendikten sonra Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin nüshaları hikâye üzerine yapılan araştırmalar hikâyenin kaynağı ve klasik Türk edebiyatı ile halk edebiyatında hikâyenin tanımı tasnifi ve diğer özellikleri hakkında bilgi verilmiştir Birinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin yazarı İznikli Bekâyinin hayatı edebi şahsiyeti ve eserleri üzerinde durulmuştur İkinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin şekil ve muhtevası klasik Türk edebiyatındaki mesneviler ve mensur hikâyelerin özellikleri dikkate alınarak incelenmiştir Çalışmada üçüncü bölüm hikâyenin halk bilimi unsurlarına ayrılmıştır Bu kısımda önce hikâyenin şahıs kadrosu tanıtılmış zaman mekân ve kişi ilişkisi üzerinde durulmuştur Daha sonra ulaşılan altı nüsha dikkate alınarak Şirvan Şah ve Şemail Banunun epizotları motifleri şiirleri söz kalıpları arasözleri ile diğer halk edebiyatı unsurları hakkında bilgi verilmiştir Ayrıca bu bölümde hikâyedeki geçiş merasimleri halk eğlenceleri ve halk hekimliği uygulamaları Türk kültüründeki örnekleriyle mukayese edilmiştir Dördüncü bölüm Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin Agâh Sırrı Levend ASL nüshasına ait metninden oluşmaktadır Çalışma sonuç kaynaklar sözlük ve dizinle sona ermektedir Ekler kısmında ise ASL nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır Yayınevi Fenomen Yayıncılık Yazar Gülhan Atnur Sayfa 504 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Barkod 9786054370207 Kategori Deneme Divan Edebiyatı Halk Edebiyatı Roman

Fenomen Yayıncılık
Sözlü ve yazılı kültür arasında sürekli bir alışveriş bulunmaktadır Bu hikâye geleneğinde de görülmektedir Klasik Türk edebiyatında hikâye geleneği başlangıçta Farsça ve Arapçadan yapılan tercümeler veya adaptasyonlar yoluyla ortaya çıkmış daha sonra bu üslup etrafında gelişen telif eserler meydana getirilmiştir Halk tarafından beğenilen bazı eserlerin zamanla sözlü kültürün bir parçası oldukları da görülmektedir Bu durum iki kültür arasındaki etkileşimin göstergesidir Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesi de klasik Türk edebiyatı muhitinde tercüme edilmiş eserlerden biridir Bekâyi tarafından Farsçadan çevrilen eser 1574 te Şehzade Murad 3 Murad a sunulmuştur Eserin bilinen sekiz nüshası vardır İncelemeye altısı dâhil edilmiştir Bunlar 18 ve 19 yüzyıllarda müstensihler tarafından kopya edilen metinlerdir Nüshalar yazarı bilinen bir eserin kopyaları olmalarına rağmen birbirlerinin aynısı değildir Bu çalışmada müstensihler tarafından çoğaltılan bir metnin tıpkı sözlü kültürde gelişen halk hikâyelerindeki gibi eş veya benzer metinlerinin oluştuğu yazar veya kopya edenlerin beğenileriyle hikâyenin içerisine halk bilimine ait unsurların ciddi oranda yerleştirildiği ve böylelikle yeni eserlerin meydana getirildiği tezinden yola çıkılmıştır İncelemede Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin klasik Türk edebiyatı ile halk bilimi başlıklarında ele alınması alanlar arasındaki sınırı keskinleştirmek amacıyla yapılmamıştır Çalışma edebiyatın ortak bir zevkten ortaya çıktığı sözlü ve yazılı kültür arasında benzer özelliklerin bulunduğu düşüncesiyle hazırlanmıştır Çalışma giriş ile dört bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın amacı ve nüsha okumada uygulanan yöntemin sınırları belirlendikten sonra Şirvan Şah ve Şemail Banu hikâyesinin nüshaları hikâye üzerine yapılan araştırmalar hikâyenin kaynağı ve klasik Türk edebiyatı ile halk edebiyatında hikâyenin tanımı tasnifi ve diğer özellikleri hakkında bilgi verilmiştir Birinci bölümde Şirvan Şah ve Şemail

Fenomen Yayıncılık