Sis ve Gölge — Hasan Hayri Ateş

Sis ve Gölge
Hasan Hayri AteşDipnot Yayınları
Sis ve Gölge
Hasan Hayri AteşO kasvetli günün sabahında ortalığa koyu bir sis çökmüş her şeyi kalın bir örtüyle sarmalamıştı Sis hiç dağılma yacak gibiydi Bu gri örtüye bürünmüş şehir el büyüklüğündeki yatağına büzüşmüş uyuyordu Bir çocuk karşıdaki binanın penceresinden başını çıkarmış Sis çekildii güneş doğduu diye bağırıyordu Adeta tükenen umutları diriltiyor hiç doğmayacak sanılan günü müjdeliyordu Sis çekildiii Ferhat otobüsten inmiş saçağın altına sığınmıştı Bir müjde almış gibi gözleri parıldadı gülümseyerek dağlara baktı Güneş yüzünü gösterdi Nihayet dönebildim dedi içinden Hasan Hayri Ateş bu romanında umut etmenin henüz unutulmadığı zamanların insanlarına götürüyor bizi devrimci maceraların zulme şerbetli insanlarına Romanın kahramanları duvar gibi yükselen bir uçurumun başında öylece durmuş aşağılara boşluğa bakıyorlar Ama göz mesafesinden daha derinlere uzanıyor uçurum dibi yok baktıkça derinleşiyor uzaklaştıkça uzaklaşıyor Güneş henüz doğmuş Karlı dağın burcunda parlıyor Doğuya bakan bayırlar sabahın sarı ışığı içinde yüzüyor batıya bakan bayırlar hâlâ gölgede

Dipnot
O kasvetli günün sabahında ortalığa koyu bir sis çökmüş her şeyi kalın bir örtüyle sarmalamıştı Sis hiç dağılma yacak gibiydi Bu gri örtüye bürünmüş şehir el büyüklüğündeki yatağına büzüşmüş uyuyordu Bir çocuk karşıdaki binanın penceresinden başını çıkarmış Sis çekildii güneş doğduu diye bağırıyordu Adeta tükenen umutları diriltiyor hiç doğmayacak sanılan günü müjdeliyordu Sis çekildiii Ferhat otobüsten inmiş saçağın altına sığınmıştı Bir müjde almış gibi gözleri parıldadı gülümseyerek dağlara baktı Güneş yüzünü gösterdi Nihayet dönebildim dedi içinden Hasan Hayri Ateş bu romanında umut etmenin henüz unutulmadığı zamanların insanlarına götürüyor bizi devrimci maceraların zulme şerbetli insanlarına Romanın kahramanları duvar gibi yükselen bir uçurumun başında öylece durmuş aşağılara boşluğa bakıyorlar Ama göz mesafesinden daha derinlere uzanıyor uçurum dibi yok baktıkça derinleşiyor uzaklaştıkça uzaklaşıyor Güneş henüz doğmuş Karlı dağın burcunda parlıyor Doğuya bakan bayırlar sabahın sarı ışığı içinde yüzüyor batıya bakan bayırlar hâlâ gölgede Tanıtım Bülteninden

Dipnot
O kasvetli günün sabahında ortalığa koyu bir sis çökmüş her şeyi kalın bir örtüyle sarmalamıştı Sis hiç dağılmayacak gibiydi Bu gri örtüye bürünmüş şehir el büyüklüğündeki yatağına büzüşmüş uyuyordu Bir çocuk karşıdaki binanın penceresinden başını çıkarmış Sis çekildii güneş doğduu diye bağırıyordu Adeta tükenen umutları diriltiyor hiç doğmayacak sanılan günü müjdeliyordu Sis çekildiii Ferhat otobüsten inmiş saçağın altına sığınmıştı Bir müjde almış gibi gözleri parıldadı gülümseyerek dağlara baktı Güneş yüzünü gösterdi Nihayet dönebildim dedi içinden Hasan Hayri Ateş bu romanında umut etmenin henüz unutulmadığı zamanların insanlarına götürüyor bizi devrimci maceraların zulme şerbetli insanlarına Romanın kahramanları duvar gibi yükselen bir uçurumun başında öylece durmuş aşağılara boşluğa bakıyorlar Ama göz mesafesinden daha derinlere uzanıyor uçurum dibi yok baktıkça derinleşiyor uzaklaştıkça uzaklaşıyor Güneş henüz doğmuş Karlı dağın burcunda parlıyor Doğuya bakan bayırlar sabahın sarı ışığı içinde yüzüyor batıya bakan bayırlar hâlâ gölgede

DİPNOT YAYINLARI
O kasvetli günün sabahında ortalığa koyu bir sis çökmüş her şeyi kalın bir örtüyle sarmalamıştı Sis hiç dağılma yacak gibiydi Bu gri örtüye bürünmüş şehir el büyüklüğündeki yatağına büzüşmüş uyuyordu Bir çocuk karşıdaki binanın penceresinden başını çıkarmış Sis çekildii güneş doğduu diye bağırıyordu Adeta tükenen umutları diriltiyor hiç doğmayacak sanılan günü müjdeliyordu Sis çekildiii Ferhat otobüsten inmiş saçağın altına sığınmıştı Bir müjde almış gibi gözleri parıldadı gülümseyerek dağlara baktı Güneş yüzünü gösterdi Nihayet dönebildim dedi içinden Hasan Hayri Ateş bu romanında umut etmenin henüz unutulmadığı zamanların insanlarına götürüyor bizi devrimci maceraların zulme şerbetli insanlarına Romanın kahramanları duvar gibi yükselen bir uçurumun başında öylece durmuş aşağılara boşluğa bakıyorlar Ama göz mesafesinden daha derinlere uzanıyor uçurum dibi yok baktıkça derinleşiyor uzaklaştıkça uzaklaşıyor Güneş henüz doğmuş Karlı dağın burcunda parlıyor Doğuya bakan bayırlar sabahın sarı ışığı içinde yüzüyor batıya bakan bayırlar hâlâ gölgede

Dipnot Yayınları
O kasvetli günün sabahında ortalığa koyu bir sis çökmüş her şeyi kalın bir örtüyle sarmalamıştı Sis hiç dağılma yacak gibiydi Bu gri örtüye bürünmüş şehir el büyüklüğündeki yatağına büzüşmüş uyuyordu Bir çocuk karşıdaki binanın penceresinden başını çıkarmış Sis çekildii güneş doğduu diye bağırıyordu Adeta tükenen umutları diriltiyor hiç doğmayacak sanılan günü müjdeliyordu Sis çekildiii Ferhat otobüsten inmiş saçağın altına sığınmıştı Bir müjde almış gibi gözleri parıldadı gülümseyerek dağlara baktı Güneş yüzünü gösterdi Nihayet dönebildim dedi içinden Hasan Hayri Ateş bu romanında umut etmenin henüz unutulmadığı zamanların insanlarına götürüyor bizi devrimci maceraların zulme şerbetli insanlarına Romanın kahramanları duvar gibi yükselen bir uçurumun başında öylece durmuş aşağılara boşluğa bakıyorlar Ama göz mesafesinden daha derinlere uzanıyor uçurum dibi yok baktıkça derinleşiyor uzaklaştıkça uzaklaşıyor Güneş henüz doğmuş Karlı dağın burcunda parlıyor Doğuya bakan bayırlar sabahın sarı ışığı içinde yüzüyor batıya bakan bayırlar hâlâ gölgede

Dipnot Yayınları
O kasvetli günün sabahında ortalığa koyu bir sis çökmüş her şeyi kalın bir örtüyle sarmalamıştı Sis hiç dağılma yacak gibiydi Bu gri örtüye bürünmüş şehir el büyüklüğündeki yatağına büzüşmüş uyuyordu Bir çocuk karşıdaki binanın penceresinden başını çıkarmış Sis çekildii güneş doğduu diye bağırıyordu Adeta tükenen umutları diriltiyor hiç doğmayacak sanılan günü müjdeliyordu Sis çekildiii Ferhat otobüsten inmiş saçağın altına sığınmıştı Bir müjde almış gibi gözleri parıldadı gülümseyerek dağlara baktı Güneş yüzünü gösterdi Nihayet dönebildim dedi içinden Hasan Hayri Ateş bu romanında umut etmenin henüz unutulmadığı zamanların insanlarına götürüyor bizi devrimci maceraların zulme şerbetli insanlarına Romanın kahramanları duvar gibi yükselen bir uçurumun başında öylece durmuş aşağılara boşluğa bakıyorlar Ama göz mesafesinden daha derinlere uzanıyor uçurum dibi yok baktıkça derinleşiyor uzaklaştıkça uzaklaşıyor Güneş henüz doğmuş Karlı dağın burcunda parlıyor Doğuya bakan bayırlar sabahın sarı ışığı içinde yüzüyor batıya bakan bayırlar hâlâ gölgede

Dipnot Yayınları
O kasvetli günün sabahında ortalığa koyu bir sis çökmüş her şeyi kalın bir örtüyle sarmalamıştı Sis hiç dağılma yacak gibiydi Bu gri örtüye bürünmüş şehir el büyüklüğündeki yatağına büzüşmüş uyuyordu Bir çocuk karşıdaki binanın penceresinden başını çıkarmış Sis çekildii güneş doğduu diye bağırıyordu Adeta tükenen umutları diriltiyor hiç doğmayacak sanılan günü müjdeliyordu Sis çekildiii Ferhat otobüsten inmiş saçağın altına sığınmıştı Bir müjde almış gibi gözleri parıldadı gülümseyerek dağlara baktı Güneş yüzünü gösterdi Nihayet dönebildim dedi içinden Hasan Hayri Ateş bu romanında umut etmenin henüz unutulmadığı zamanların insanlarına götürüyor bizi devrimci maceraların zulme şerbetli insanlarına Romanın kahramanları duvar gibi yükselen bir uçurumun başında öylece durmuş aşağılara boşluğa bakıyorlar Ama göz mesafesinden daha derinlere uzanıyor uçurum dibi yok baktıkça derinleşiyor uzaklaştıkça uzaklaşıyor Güneş henüz doğmuş Karlı dağın burcunda parlıyor Doğuya bakan bayırlar sabahın sarı ışığı içinde yüzüyor batıya bakan bayırlar hâlâ gölgede img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img