Sisler Korkular — Şeyhmus Közgün

Sisler Korkular
Şeyhmus KözgünLis Basın Yayın

Lis Basın Yayın
Dağkapı Semti ne giden ilk dolmuşa bindi Bakışları tuhaf anlamsız bir o kadar da düşünceli görünen yolculara baktı Saçları permalı yüzü makyajlı üzerinde dar siyah kot olan genç bir kız sakız çiğniyordu Yanında uzun favorileri olan top sakallı beyaz tenli bir genç vardı Kızın kendi halinde güvenli oturuşuna daldı gözleri Omuzundan aşağı sarkan saçları ona ayrı bir güzellik katıyordu Ona bakmaktan kendini alamayan Koko onun sürmeli kaşlarında Lorî yi görür görür gibi oldu Sessizce yutkundu Ön tarafta oturan yaşlı bir çift genç sevgilileri yermeye çalışan bakışlarıyla onları inceden inceye süzüyordu Dolmuşun hızla geçtiği yerleri hatırlayamadı Koko Bir zamanlar birkaç evin olduğu geniş arsalar sık yüksek renkli binalarla kaplanmıştı Diyarbakır ın taşını toprağını bilirim diyen ben değil miydim Yanılmışım Oysa cezaevinde bu kentliyim diye övünürdüm Al işte Diyarbakır ın Dışarıyı izlemekten yorgun düştü Kafası öne eğildi Lorî nin ona ezgiler içinde söylediği sözleri anımsadı Bu kentte senin kokun var Bir gün senden ayrı düşersem bu kent yüreğimi dağlar

Lis Yayınevi
Uzun yıllarını mahpusta geçiren Koko her ne yapsa da geçmişinden kaçamaz Duvarlara aşina olan benliği sıcak soğuk iklimler yaşatır Tek tesellisi davası aşkı Lori nin gözlerinden yüreğine eklenenlerdir Ne içerisi ne de dışarısı sancı çekmesinde engel değildir Bu sancılar ünlü düşünür Lacan ın Düşündüğüm yerde değilim bulunmadığım yerde düşünüyorum sözlerini hatırlatır Kendini bulma çabası işkenceye dönüşür ve Koko yu adım adım intihara sürükler O intihar vukusunda yüzyılların tarihi öfkesi vardır Her gece aynı korkularla yüzleşen Lori alışkanlıklarına bir son vermek arayışındadır İçini yakan aşk a taş onu itiraflara sürükler o ise bu sisli ruh halinden nefret eder Verilmiş bir sözü de olsa beklemek arenasında hayatıyla ilgili yeni kararlar alır Öylesine yaşayarak mutlu olacağına inanır Aşk zamana yenik düşsün diye inadında ısrar eder Belli kesimleri anlatan simgeler romanın ana perdesini oluşturur Arka sokaklarda emanetsiz gezmeyen QIRIXLAR bir gece kentliler derin uykudayken Diyarbakır ı kendi aralarında bölüşürler Girmedikleri delik ve değmedikleri adam kalmayan KARA ELLİLER her suça meyillidir Gizli örgütlenmelerle bir halkın uyanışına ön ayak olan TELEBELER büyük bir direniş yaratır Kentin güvenliğini sağlamakla görevli olan ALUCELER bir dönemin tehdit unsurudur
Sisler Korkular
Şeyhmus Közgün
Lis
Dağkapı Semti ne giden ilk dolmuşa bindi Bakışları tuhaf anlamsız bir o kadar da düşünceli görünen yolculara baktı Saçları permalı yüzü makyajlı üzerinde dar siyah kot olan genç bir kız sakız çiğniyordu Yanında uzun favorileri olan top sakallı beyaz tenli bir genç vardı Kızın kendi halinde güvenli oturuşuna daldı gözleri Omuzundan aşağı sarkan saçları ona ayrı bir güzellik katıyordu Ona bakmaktan kendini alamayan Koko onun sürmeli kaşlarında Lorî yi görür görür gibi oldu Sessizce yutkundu Ön tarafta oturan yaşlı bir çift genç sevgilileri yermeye çalışan bakışlarıyla onları inceden inceye süzüyordu Dolmuşun hızla geçtiği yerleri hatırlayamadı Koko Bir zamanlar birkaç evin olduğu geniş arsalar sık yüksek renkli binalarla kaplanmıştı Diyarbakır ın taşını toprağını bilirim diyen ben değil miydim Yanılmışım Oysa cezaevinde bu kentliyim diye övünürdüm Al işte Diyarbakır ın Dışarıyı izlemekten yorgun düştü Kafası öne eğildi Lorî nin ona ezgiler içinde söylediği sözleri anımsadı Bu kentte senin kokun var Bir gün senden ayrı düşersem bu kent yüreğimi dağlar

Lis Basın Yayın
Dağkapı Semti ne giden ilk dolmuşa bindi Bakışları tuhaf anlamsız bir o kadar da düşünceli görünen yolculara baktı Saçları permalı yüzü makyajlı üzerinde dar siyah kot olan genç bir kız sakız çiğniyordu Yanında uzun favorileri olan top sakallı beyaz tenli bir genç vardı Kızın kendi halinde güvenli oturuşuna daldı gözleri Omuzundan aşağı sarkan saçları ona ayrı bir güzellik katıyordu Ona bakmaktan kendini alamayan Koko onun sürmeli kaşlarında Lorî yi görür görür gibi oldu Sessizce yutkundu Ön tarafta oturan yaşlı bir çift genç sevgilileri yermeye çalışan bakışlarıyla onları inceden inceye süzüyordu Dolmuşun hızla geçtiği yerleri hatırlayamadı Koko Bir zamanlar birkaç evin olduğu geniş arsalar sık yüksek renkli binalarla kaplanmıştı Diyarbakır ın taşını toprağını bilirim diyen ben değil miydim Yanılmışım Oysa cezaevinde bu kentliyim diye övünürdüm Al işte Diyarbakır ın Dışarıyı izlemekten yorgun düştü Kafası öne eğildi Lorî nin ona ezgiler içinde söylediği sözleri anımsadı Bu kentte senin kokun var Bir gün senden ayrı düşersem bu kent yüreğimi dağlar

LİS YAYINLARI
Dağkapı Semti ne giden ilk dolmuşa bindi Bakışları tuhaf anlamsız bir o kadar da düşünceli görünen yolculara baktı Saçları permalı yüzü makyajlı üzerinde dar siyah kot olan genç bir kız sakız çiğniyordu Yanında uzun favorileri olan top sakallı beyaz tenli bir genç vardı Kızın kendi halinde güvenli oturuşuna daldı gözleri Omuzundan aşağı sarkan saçları ona ayrı bir güzellik katıyordu Ona bakmaktan kendini alamayan Koko onun sürmeli kaşlarında Lorî yi görür görür gibi oldu Sessizce yutkundu Ön tarafta oturan yaşlı bir çift genç sevgilileri yermeye çalışan bakışlarıyla onları inceden inceye süzüyordu Dolmuşun hızla geçtiği yerleri hatırlayamadı Koko Bir zamanlar birkaç evin olduğu geniş arsalar sık yüksek renkli binalarla kaplanmıştı Diyarbakır ın taşını toprağını bilirim diyen ben değil miydim Yanılmışım Oysa cezaevinde bu kentliyim diye övünürdüm Al işte Diyarbakır ın Dışarıyı izlemekten yorgun düştü Kafası öne eğildi Lorî nin ona ezgiler içinde söylediği sözleri anımsadı Bu kentte senin kokun var Bir gün senden ayrı düşersem Bu kent yüreğimi dağlar