Sistematik Teolojik Unsurların Kur an Yorumuna Etkileri — Refika Soyal Aslantürk

Sistematik Teolojik Unsurların Kur an Yorumuna Etkileri
Refika Soyal AslantürkFecr Yayınları
Sistematik Teolojik Unsurların Kur an Yorumuna Etkileri
Refika Soyal AslantürkBu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir

Fecr Yayınları
Bu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir

Fecr Yayınları
Bu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir

Fecr Yayınları
Bu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir Tanıtım Bülteninden

Fecr Yayınları
Bu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir

Fecr Yayınları
Bu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir

Fecr Yayınları
Bu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir Tanıtım Bülteninden

Fecr
Bu çalışma sistematik teolojinin temeli olan Tanrı merkezli yaklaşımdan doğan bir argüman olduğu üzere ilahi kelam kavramının ilahi muradın muğlaklığı gerekçesiyle dinamik ve esnek bir anlamsal zemine çekilmesinin doğurduğu epistemolojik ve sosyolojik riskleri ele almaktadır Söz konusu esnekliğin mantıksal tutarsızlığın ötesinde kutsal metinlerin manipülasyonu aracılığıyla hak ihlallerinin meşrulaştırılması gibi küresel ölçekli negatif sonuçlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir Tezin temel amacı bu tür öznel yorumlama biçimlerine karşı akademik bir tefsir metodolojisinin gerekliliğini ve imkânını teorik düzlemde temellendirmektir Bu doğrultuda sistematik teoloji ile Kur an tefsiri arasındaki ilişki dirayet ve tevil kavramlarının sosyolojik işlevleri bağlamında analiz edilmektedir Çalışmada vahiy ve iman unsurları aksiyomatik birer veri kabul edilerek din felsefesi sınırlarına girmekten kaçınılarak bunun yerine bireysel itikat ve kamu hukukunu ilgilendiren ayetler üzerindeki sistematik teolojik etkilerin tarihsel diyalektik süreçler ışığında incelenmesine odaklanılmıştır Yapılan analizler neticesinde kutsal metnin inşasında muhatap toplumun tasavvur ve birikimlerinin belirleyici olduğu dolayısıyla akademik bir yorumun ancak metnin özgün teolojik varlığını ve sosyolojik konumunu tespit etmekle mümkün olacağı sonucuna varılmıştır Çalışmada toplumsal algı ve zihniyetteki dönüşümleri merkeze alan yorumlama faaliyetlerinin vaka temelli bir anlam inşası süreci olduğu kuramsal düzeyde tartışılmış ve seçilen örnekler üzerinden bu yaklaşımın işlevselliği ortaya konmuştur Bulgular anlama evresini ihmal ederek doğrudan hüküm istinbat çıkarma çabalarının metodolojik açmazlarını ortaya koymakta ve güncel bilimsel paradigmalarla uyumlu bir tefsir yönteminin zaruretini kanıtla maktadır Somut çözüm önerisi olarak ise günümüze kadar Temel İslam Bilimleri düzleminde varlığını korumuş olan tefsirin ilerleyen süreçte Kutsal Metinler Sosyolojisi adı altında açılacak bir kürsüde Kitab ı Mukaddesin ve insanlığın kadim teolojik birikiminin bir unsuru biçiminde ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir