Sivil Toplum Sivil Topluma Karşı — Ömer Çaha

Sivil Toplum Sivil Topluma Karşı
Ömer ÇahaMana Yayınları
Sivil Toplum Sivil Topluma Karşı
Ömer Çaha1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz

Mana Yayınları
1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz

Mana Yayınları
1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz Tanıtım Bülteninden

Mana Yayınları
1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz

Mana Yayınları
1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz

Mana Yayınları
Ömer Çaha tarafından kaleme alınan Sivil Toplum Sivil Topluma Karşı Mana Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sivil Toplum Sivil Topluma Karşı Ömer Çaha Kitap Özeti 1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz Yayınevi Mana Yayınları Yazar Ömer Çaha Sayfa 192 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Ekim 2017 Barkod 9786052339046 Kategori Araştırma İnceleme Diğer Politikat Siyaset

Mana Yayınları
1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz

Mana
1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz

Mana Yayınları
1980 lerin sonunda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerindeki sosyalist rejimlerin demokrasiye dönüşünde aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri insan hakları demokratik katılım şeffaf yönetim gibi değerler bakımından bir ümit kaynağı haline geldiler Sivil toplum örgütlerine karşı beslenen ümit Arap Baharı sürecinde zirve noktasına çıktı İslam dünyasını boydan boya saran despotik rejimlerin dönüşümünde belirleyici rol oynayan bir güç olacaklardı Ne var ki fazla geçmeden sivil toplum örgütleri uluslararası mahfillerin elinde bambaşka amaçlarla kullanılır hale geldiler Mısır da binlerce masum sivilin ölümüyle sonuçlanan askeri darbede birer asfalt taşı rolü yüklendi kendilerine Mübarek gibi bir diktatörü deviren gençler kısa bir süre sonra omuzları üzerinden bir başka diktatörün tanklarını Rabia Meydanı na taşıdılar Kısaca sivil bebeler hiç de murad etmedikleri bir projede işlevi bitmiş mendil gibi kullanıldılar Tıpkı Ukrayna yı bölünme noktasına getirmede ve bazı Arap ülkelerinde despotik rejimleri tahkim etmede kullanıldıkları gibi Türkiye de sivil toplum konusunun en önemli uzmanlarından biri olan Ömer Çaha dünyanın değişik yerlerinde kitlesel biçimde boy gösteren yeni sosyal hareketler gerçeğini de dikkate alarak sivil toplumun ülkemizdeki serüvenini değişik yazılarla göz önüne seriyor Kitaptaki yazıları okuyunca sivil toplum örgütlerinin bir fay hattının iki yakasında nasıl konumlandıklarını ve herkesin kendine göre nasıl bir sivil toplum anlayışı geliştirdiğini görmüş oluyorsunuz Tanıtım Bülteninden

Orion Kitabevi
Geçtiğimiz yüzyıllar ulusların ve ulus devletlerin tarih sahnesine çıktığı ve geliştiği dönemlerdi Modernleşme süreciyle birlikte her tür grup ve lokal aidiyet ve kimlik ulus devletin himayesinde ulus kimliği şablonuyla kolektif bir kimliğe evrilmeye başladı Bu tarihsel gelişmeden hareket eden bazı düşünürler geleceğin ruhunun toplumunu çepeçevre kuşatan aşkın bir devlete gebe olduğu tezini ortaya attılar Bu düşünürlere göre tarih geçici bir durak bir araç olan sivil toplumdan aşkın devlete doğru ilerleyecek aşkın devlete vardıktan sonra da nihayete erecekti Yirminci yüzyıl aşkın devletlerin otoriter veya totaliter bir karakterde ortaya çıktığı yüzyıl olmuştu Ne var ki yüzyılın ortasında faşist devletlerin sonuna doğruysa sosyalist rejimlerin yıkılmasıyla birlikte aşkın devlet kurumunun beslendiği sosyal ve siyasal zemin erozyona uğradı Bir bakıma yirminci yüzyıl aşkın devletlerin hezimetiyle kapandı Yeni yüzyılda tarih sivil toplumdan aşkın devlete değil aksine aşkın devletten sivil topluma doğru ilerleme sürecine girmiş durumda Bugün için metafiziksel aşkın ve kutsal devlet anlayışı irtifa kaybederken farklı kimlikleri ve renkleriyle sivil toplum bütün dünyada yükselen bir değer haline gelmiştir Mevcut şartların devam etmesi durumunda yirmi birinci yüzyılın sivil toplumun yüzyılı olacağını ileri sürmek fazla abartı olmayacaktır Bu kitapta yer alan çalışmalar bu tezi Türkiye deneyimi üzerinden işlemek üzere kaleme alınmıştır Kitaptaki bazı çalışmalar 28 Şubat sürecinin harlı hararetli ortamında ortaya çıkmıştı Çalışmayı yirmi yıl sonra altıncı baskı için gözden geçirdiğimizde Türkiye nin demokrasi ve sivil toplum yolunda kat ettiği inişli çıkışlı mesafeyi bir kez daha görmüş olduk Türkiye bu süre içinde demokratik siyaset alanının daraldığı bir noktadan Avrupa Birliği yle müzakereleri sürdürdüğü bir noktaya gelmiş fakat bir müddet sonra hükümeti düşürme manevraları çeşitli entrikalar kumpaslar ve darbe girişimleri sonucunda yeniden zikzaklar çizmek zorunda kalmıştır Türkiye Tanzimat la başlayıp Meşrutiyet ve Cumhuriyet le devam eden süreç içindeki modernleşme deneyimi ve birikimi sayesinde demokratikleşme yönündeki yolculuğuna inişli çıkışlı bir seyir izliyor olsa da devam etmektedir Toplumumuzun engin deneyimi Türkiye nin muasır medeniyet ülküsü doğrultusundaki yolculuğuna devam etmesini ufak tefek kazalarla birlikte vazgeçilmez bir hedef haline getirmiştir Bu yürüyüş devam ederken bir takım sancıların yaşanması homurtuların duyulması ana güzergâhın dışına çıkılması durumu söz konusu olabilecektir Bunların toplumun engin deneyimi derin direnci ve savunma mekanizması karşısında aşılacağını halkın 15 Temmuz akşamında darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiden tanka topa tüfeğe karşı çıplak elleriyle elde ettiği zaferden anlıyoruz

Orion Kitabevi
Geçtiğimiz yüzyıllar ulusların ve ulus devletlerin tarih sahnesine çıktığı ve geliştiği dönemlerdi Modernleşme süreciyle birlikte her tür grup ve lokal aidiyet ve kimlik ulus devletin himayesinde ulus kimliği şablonuyla kolektif bir kimliğe evrilmeye başladı Bu tarihsel gelişmeden hareket eden bazı düşünürler geleceğin ruhunun toplumunu çepeçevre kuşatan aşkın bir devlete gebe olduğu tezini ortaya attılar Bu düşünürlere göre tarih geçici bir durak bir araç olan sivil toplumdan aşkın devlete doğru ilerleyecek aşkın devlete vardıktan sonra da nihayete erecekti Yirminci yüzyıl aşkın devletlerin otoriter veya totaliter bir karakterde ortaya çıktığı yüzyıl olmuştu Ne var ki yüzyılın ortasında faşist devletlerin sonuna doğruysa sosyalist rejimlerin yıkılmasıyla birlikte aşkın devlet kurumunun beslendiği sosyal ve siyasal zemin erozyona uğradı Bir bakıma yirminci yüzyıl aşkın devletlerin hezimetiyle kapandı Yeni yüzyılda tarih sivil toplumdan aşkın devlete değil aksine aşkın devletten sivil topluma doğru ilerleme sürecine girmiş durumda Bugün için metafiziksel aşkın ve kutsal devlet anlayışı irtifa kaybederken farklı kimlikleri ve renkleriyle sivil toplum bütün dünyada yükselen bir değer haline gelmiştir Mevcut şartların devam etmesi durumunda yirmi birinci yüzyılın sivil toplumun yüzyılı olacağını ileri sürmek fazla abartı olmayacaktır Bu kitapta yer alan çalışmalar bu tezi Türkiye deneyimi üzerinden işlemek üzere kaleme alınmıştır Kitaptaki bazı çalışmalar 28 Şubat sürecinin harlı hararetli ortamında ortaya çıkmıştı Çalışmayı yirmi yıl sonra altıncı baskı için gözden geçirdiğimizde Türkiye nin demokrasi ve sivil toplum yolunda kat ettiği inişli çıkışlı mesafeyi bir kez daha görmüş olduk Türkiye bu süre içinde demokratik siyaset alanının daraldığı bir noktadan Avrupa Birliği yle müzakereleri sürdürdüğü bir noktaya gelmiş fakat bir müddet sonra hükümeti düşürme manevraları çeşitli entrikalar kumpaslar ve darbe girişimleri sonucunda yeniden zikzaklar çizmek zorunda kalmıştır Türkiye Tanzimat la başlayıp Meşrutiyet ve Cumhuriyet le devam eden süreç içindeki modernleşme deneyimi ve birikimi sayesinde demokratikleşme yönündeki yolculuğuna inişli çıkışlı bir seyir izliyor olsa da devam etmektedir Toplumumuzun engin deneyimi Türkiye nin muasır medeniyet ülküsü doğrultusundaki yolculuğuna devam etmesini ufak tefek kazalarla birlikte vazgeçilmez bir hedef haline getirmiştir Bu yürüyüş devam ederken bir takım sancıların yaşanması homurtuların duyulması ana güzergâhın dışına çıkılması durumu söz konusu olabilecektir Bunların toplumun engin deneyimi derin direnci ve savunma mekanizması karşısında aşılacağını halkın 15 Temmuz akşamında darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiden tanka topa tüfeğe karşı çıplak elleriyle elde ettiği zaferden anlıyoruz

Orion Kitabevi
Geçtiğimiz yüzyıllar ulusların ve ulus devletlerin tarih sahnesine çıktığı ve geliştiği dönemlerdi Modernleşme süreciyle birlikte her tür grup ve lokal aidiyet ve kimlik ulus devletin himayesinde ulus kimliği şablonuyla kolektif bir kimliğe evrilmeye başladı Bu tarihsel gelişmeden hareket eden bazı düşünürler geleceğin ruhunun toplumunu çepeçevre kuşatan aşkın bir devlete gebe olduğu tezini ortaya attılar Bu düşünürlere göre tarih geçici bir durak bir araç olan sivil toplumdan aşkın devlete doğru ilerleyecek aşkın devlete vardıktan sonra da nihayete erecekti Yirminci yüzyıl aşkın devletlerin otoriter veya totaliter bir karakterde ortaya çıktığı yüzyıl olmuştu Ne var ki yüzyılın ortasında faşist devletlerin sonuna doğruysa sosyalist rejimlerin yıkılmasıyla birlikte aşkın devlet kurumunun beslendiği sosyal ve siyasal zemin erozyona uğradı Bir bakıma yirminci yüzyıl aşkın devletlerin hezimetiyle kapandı Yeni yüzyılda tarih sivil toplumdan aşkın devlete değil aksine aşkın devletten sivil topluma doğru ilerleme sürecine girmiş durumda Bugün için metafiziksel aşkın ve kutsal devlet anlayışı irtifa kaybederken farklı kimlikleri ve renkleriyle sivil toplum bütün dünyada yükselen bir değer haline gelmiştir Mevcut şartların devam etmesi durumunda yirmi birinci yüzyılın sivil toplumun yüzyılı olacağını ileri sürmek fazla abartı olmayacaktır Bu kitapta yer alan çalışmalar bu tezi Türkiye deneyimi üzerinden işlemek üzere kaleme alınmıştır Kitaptaki bazı çalışmalar 28 Şubat sürecinin harlı hararetli ortamında ortaya çıkmıştı Çalışmayı yirmi yıl sonra altıncı baskı için gözden geçirdiğimizde Türkiye nin demokrasi ve sivil toplum yolunda kat ettiği inişli çıkışlı mesafeyi bir kez daha görmüş olduk Türkiye bu süre içinde demokratik siyaset alanının daraldığı bir noktadan Avrupa Birliği yle müzakereleri sürdürdüğü bir noktaya gelmiş fakat bir müddet sonra hükümeti düşürme manevraları çeşitli entrikalar kumpaslar ve darbe girişimleri sonucunda yeniden zikzaklar çizmek zorunda kalmıştır Türkiye Tanzimat la başlayıp Meşrutiyet ve Cumhuriyet le devam eden süreç içindeki modernleşme deneyimi ve birikimi sayesinde demokratikleşme yönündeki yolculuğuna inişli çıkışlı bir seyir izliyor olsa da devam etmektedir Toplumumuzun engin deneyimi Türkiye nin muasır medeniyet ülküsü doğrultusundaki yolculuğuna devam etmesini ufak tefek kazalarla birlikte vazgeçilmez bir hedef haline getirmiştir Bu yürüyüş devam ederken bir takım sancıların yaşanması homurtuların duyulması ana güzergâhın dışına çıkılması durumu söz konusu olabilecektir Bunların toplumun engin deneyimi derin direnci ve savunma mekanizması karşısında aşılacağını halkın 15 Temmuz akşamında darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiden tanka topa tüfeğe karşı çıplak elleriyle elde ettiği zaferden anlıyoruz

Orion Kitabevi - Ders Kitaplar
Geçtiğimiz yüzyıllar ulusların ve ulus devletlerin tarih sahnesine çıktığı ve geliştiği dönemlerdi Modernleşme süreciyle birlikte her tür grup ve lokal aidiyet ve kimlik ulus devletin himayesinde ulus kimliği şablonuyla kolektif bir kimliğe evrilmeye başladı Bu tarihsel gelişmeden hareket eden bazı düşünürler geleceğin ruhunun toplumunu çepeçevre kuşatan aşkın bir devlete gebe olduğu tezini ortaya attılar Bu düşünürlere göre tarih geçici bir durak bir araç olan sivil toplumdan aşkın devlete doğru ilerleyecek aşkın devlete vardıktan sonra da nihayete erecekti Yirminci yüzyıl aşkın devletlerin otoriter veya totaliter bir karakterde ortaya çıktığı yüzyıl olmuştu Ne var ki yüzyılın ortasında faşist devletlerin sonuna doğruysa sosyalist rejimlerin yıkılmasıyla birlikte aşkın devlet kurumunun beslendiği sosyal ve siyasal zemin erozyona uğradı Bir bakıma yirminci yüzyıl aşkın devletlerin hezimetiyle kapandı Yeni yüzyılda tarih sivil toplumdan aşkın devlete değil aksine aşkın devletten sivil topluma doğru ilerleme sürecine girmiş durumda Bugün için metafiziksel aşkın ve kutsal devlet anlayışı irtifa kaybederken farklı kimlikleri ve renkleriyle sivil toplum bütün dünyada yükselen bir değer haline gelmiştir Mevcut şartların devam etmesi durumunda yirmi birinci yüzyılın sivil toplumun yüzyılı olacağını ileri sürmek fazla abartı olmayacaktır Bu kitapta yer alan çalışmalar bu tezi Türkiye deneyimi üzerinden işlemek üzere kaleme alınmıştır Kitaptaki bazı çalışmalar 28 Şubat sürecinin harlı hararetli ortamında ortaya çıkmıştı Çalışmayı yirmi yıl sonra altıncı baskı için gözden geçirdiğimizde Türkiye nin demokrasi ve sivil toplum yolunda kat ettiği inişli çıkışlı mesafeyi bir kez daha görmüş olduk Türkiye bu süre içinde demokratik siyaset alanının daraldığı bir noktadan Avrupa Birliği yle müzakereleri sürdürdüğü bir noktaya gelmiş fakat bir müddet sonra hükümeti düşürme manevraları çeşitli entrikalar kumpaslar ve darbe girişimleri sonucunda yeniden zikzaklar çizmek zorunda kalmıştır Türkiye Tanzimat la başlayıp Meşrutiyet ve Cumhuriyet le devam eden süreç içindeki modernleşme deneyimi ve birikimi sayesinde demokratikleşme yönündeki yolculuğuna inişli çıkışlı bir seyir izliyor olsa da devam etmektedir Toplumumuzun engin deneyimi Türkiye nin muasır medeniyet ülküsü doğrultusundaki yolculuğuna devam etmesini ufak tefek kazalarla birlikte vazgeçilmez bir hedef haline getirmiştir Bu yürüyüş devam ederken bir takım sancıların yaşanması homurtuların duyulması ana güzergâhın dışına çıkılması durumu söz konusu olabilecektir Bunların toplumun engin deneyimi derin direnci ve savunma mekanizması karşısında aşılacağını halkın 15 Temmuz akşamında darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiden tanka topa tüfeğe karşı çıplak elleriyle elde ettiği zaferden anlıyoruz