Sivil Toplum ve Ötesi — Gülnur Acar Savran

Sivil Toplum ve Ötesi
Gülnur Acar SavranBelge Yayınları
Sivil Toplum ve Ötesi
Gülnur Acar SavranSivil toplum kavramı azgelişmiş ülkelere bir ikiliği bağrında taşıyarak girdi Özellikle de uzun yıllar boyu askeri diktatörlükler altında yaşamış olan toplumlar sivil toplumu kurma projesinin bu muğlaklaşmış anlamı için çok uygun topraklardı Bu ülkelerde solun bir bölümü askeri diktatörlüklerin baskıcı devletleri karşısında sivil toplumun piyasa mekanizmasına dayanan bireysel özgürlüklerini savunmayı üstlendi Bu bağlamda sivil toplumun gelişmemiş ya da olgunlaşmamış olması ile bu ülkelerde sık sık kurulan diktatörlükler arasında doğrudan bir bağlantı olduğu ileri sürülüyor ve diktatörlüğe karşı mücadele ile sivil toplumun kurulması projesi içiçe giriyor Sivil topluma yine olumlu değerler yükleniyor ama bu kez sorun gelişmiş capitalist ülkelerdeki olgun sivil toplum düzeyine erişmek olarak konuyor Ancak bu ülkelerdeki kimi solcu aydınlar sivil toplumu bir model olarak benimsemenin sınırlarını bu kadar dar tutmaktan yana değiller Bu sivil toplum modelinde vurgu piyasa ilişkileri ve ussal bir kapitalizmden çok bireyin ve çeşitli toplumsal grupların devlet karşısındaki özgürlük alanlarının genişletilmesi üzerinde Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 382 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Belge Yayınları

Belge Yayınları
Sivil toplum kavramı azgelişmiş ülkelere bir ikiliği bağrında taşıyarak girdi Özellikle de uzun yıllar boyu askeri diktatörlükler altında yaşamış olan toplumlar sivil toplumu kurma projesinin bu muğlaklaşmış anlamı için çok uygun toplumlardı Bu ülkelerde solun bir bölümü askeri diktatörlerin baskıcı devletleri karşısında sivil toplumun piyasa mekanizmasına dayanan bireysel özgürlüklerini savunmayı üstlendi Bu bağlamda sivil toplumun gelişmemiş ya da olgunlaşmamış olması ile bu ülkelerde sık sık kurulan diktatörlükler arasında doğrudan bir bağlantı olduğu ileri sürülüyor ve diktatörlüğe karşı mücadele ile sivil toplumun kurulması projesi içiçe giriyor Sivil topluma yine olumlu değerler yükleniyor ama bu kez sorun gelişmiş kapitalist ülkelerdeki olgun sivil toplum düzeyine erişmek olarak konuyor Ancak bu ülkelerdeki kimi solcu aydınlar sivil toplumu bir model olarak benimsemenin sınırlarını bu kadar dar tutmaktan yana değiller Bu sivil toplum modelinde vurgu piyasa ilişkileri ve ussal bir kapitalizmden çok bireyin ve çeşitli toplumsal gurupların devlet karşısındaki özgürlük alanlarının genişletilmesi üzerinde

Belge
Sivil toplum kavramı azgelişmiş ülkelere bir ikiliği bağrında taşıyarak girdi Özellikle de uzun yıllar boyu askeri diktatörlükler altında yaşamış olan toplumlar sivil toplumu kurma projesinin bu muğlaklaşmış anlamı için çok uygun topraklardı Bu ülkelerde solun bir bölümü askeri diktatörlüklerin baskıcı devletleri karşısında sivil toplumun piyasa mekanizmasına dayanan bireysel özgürlüklerini savunmayı üstlendi Bu bağlamda sivil toplumun gelişmemiş ya da olgunlaşmamış olması ile bu ülkelerde sık sık kurulan diktatörlükler arasında doğrudan bir bağlantı olduğu ileri sürülüyor ve diktatörlüğe karşı mücadele ile sivil toplumun kurulması projesi içiçe giriyor Sivil topluma yine olumlu değerler yükleniyor ama bu kez sorun gelişmiş kapitalist ülkelerdeki olgun sivil toplum düzeyine erişmek olarak konuyor Ancak bu ülkelerdeki kimi solcu aydınlar sivil toplumu bir model olarak benimsemenin sınırlarını bu kadar dar tutmaktan yana değiller Bu sivil toplum modelinde vurgu piyasa ilişkileri ve ussal bir kapitalizmden çok bireyin ve çeşitli toplumsal grupların devlet karşısındaki özgürlük alanlarının genişletilmesi üzerinde

Dipnot
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başat rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır Sayfa Sayısı 364 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Dipnot

Belge Yayınları
Gülnur Acar Savran tarafından kaleme alınan Sivil Toplum ve Ötesi Belge Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sivil Toplum ve Ötesi Gülnur Acar Savran Kitap Özeti Sivil toplum kavramı azgelişmiş ülkelere bir ikiliği bağrında taşıyarak girdi Özellikle de uzun yıllar boyu askeri diktatörlükler altında yaşamış olan toplumlar sivil toplumu kurma projesinin bu muğlaklaşmış anlamı için çok uygun toplumlardı Bu ülkelerde solun bir bölümü askeri diktatörlerin baskıcı devletleri karşısında sivil toplumun piyasa mekanizmasına dayanan bireysel özgürlüklerini savunmayı üstlendi Bu bağlamda sivil toplumun gelişmemiş ya da olgunlaşmamış olması ile bu ülkelerde sık sık kurulan diktatörlükler arasında doğrudan bir bağlantı olduğu ileri sürülüyor ve diktatörlüğe karşı mücadele ile sivil toplumun kurulması projesi içiçe giriyor Sivil topluma yine olumlu değerler yükleniyor ama bu kez sorun gelişmiş kapitalist ülkelerdeki olgun sivil toplum düzeyine erişmek olarak konuyor Ancak bu ülkelerdeki kimi solcu aydınlar sivil toplumu bir model olarak benimsemenin sınırlarını bu kadar dar tutmaktan yana değiller Bu sivil toplum modelinde vurgu piyasa ilişkileri ve ussal bir kapitalizmden çok bireyin ve çeşitli toplumsal gurupların devlet karşısındaki özgürlük alanlarının genişletilmesi üzerinde Yayınevi Belge Yayınları Yazar Gülnur Acar Savran Sayfa 382 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2013 Barkod 9789753442787 Kategori Diğer Politikat Siyaset Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Politik Akımlar Hareketler Sivil Toplum Kuruluşları Sol Hareketler

Belge Yayınları
Sivil toplum kavramı azgelişmiş ülkelere bir ikiliği bağrında taşıyarak girdi Özellikle de uzun yıllar boyu askeri diktatörlükler altında yaşamış olan toplumlar sivil toplumu kurma projesinin bu muğlaklaşmış anlamı için çok uygun toplumlardı Bu ülkelerde solun bir bölümü askeri diktatörlerin baskıcı devletleri karşısında sivil toplumun piyasa mekanizmasına dayanan bireysel özgürlüklerini savunmayı üstlendi Bu bağlamda sivil toplumun gelişmemiş ya da olgunlaşmamış olması ile bu ülkelerde sık sık kurulan diktatörlükler arasında doğrudan bir bağlantı olduğu ileri sürülüyor ve diktatörlüğe karşı mücadele ile sivil toplumun kurulması projesi içiçe giriyor Sivil topluma yine olumlu değerler yükleniyor ama bu kez sorun gelişmiş kapitalist ülkelerdeki olgun sivil toplum düzeyine erişmek olarak konuyor Ancak bu ülkelerdeki kimi solcu aydınlar sivil toplumu bir model olarak benimsemenin sınırlarını bu kadar dar tutmaktan yana değiller Bu sivil toplum modelinde vurgu piyasa ilişkileri ve ussal bir kapitalizmden çok bireyin ve çeşitli toplumsal gurupların devlet karşısındaki özgürlük alanlarının genişletilmesi üzerinde

Dipnot Yayınları
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başta rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır

Dipnot Yayınları
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başat rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır

Dipnot Yayınları
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başta rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır

Belge Yayınları
çev. Gülnur Savran
Sivil toplum kavramı azgelişmiş ülkelere bir ikiliği bağrında taşıyarak girdi Özellikle de uzun yıllar boyu askeri diktatörlükler altında yaşamış olan toplumlar sivil toplumu kurma projesinin bu muğlaklaşmış anlamı için çok uygun topraklardı Bu ülkelerde solun bir bölümü askeri diktatörlüklerin baskıcı devletleri karşısında sivil toplumun piyasa mekanizmasına dayanan bireysel özgürlüklerini savunmayı üstlendi Bu bağlamda sivil toplumun gelişmemiş ya da olgunlaşmamış olması ile bu ülkelerde sık sık kurulan diktatörlükler arasında doğrudan bir bağlantı olduğu ileri sürülüyor ve diktatörlüğe karşı mücadele ile sivil toplumun kurulması projesi içiçe giriyor Sivil topluma yine olumlu değerler yükleniyor ama bu kez sorun gelişmiş capitalist ülkelerdeki olgun sivil toplum düzeyine erişmek olarak konuyor Ancak bu ülkelerdeki kimi solcu aydınlar sivil toplumu bir model olarak benimsemenin sınırlarını bu kadar dar tutmaktan yana değiller Bu sivil toplum modelinde vurgu piyasa ilişkileri ve ussal bir kapitalizmden çok bireyin ve çeşitli toplumsal grupların devlet karşısındaki özgürlük alanlarının genişletilmesi üzerinde Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 382Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Belge Yayınları

Dipnot Yayınları
Gramscinin düşüncesinde oynadığı başat rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegele ve Rousseauya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomiyi gerçekleştirecek olan kişi Marxtır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marxın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır

Dipnot Yayınları
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başat rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir

Dipnot
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başat rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır

Dipnot Yayınları
Gülnur Acar Savran tarafından kaleme alınan Sivil Toplum ve Ötesi Dipnot Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sivil Toplum ve Ötesi Gülnur Acar Savran Kitap Özeti Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başta rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomiyi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır Yayınevi Dipnot Yayınları Yazar Gülnur Acar Savran Sayfa 366 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Eylül 2020 Barkod 9786054412884 Kategori Diğer Politikat Siyaset Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Sivil Toplum Kuruluşları

Dipnot
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başat rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır Sayfa Sayısı 364Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Dipnot

Dipnot Yayınları
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başta rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır

DİPNOT YAYINLARI
Gramsci nin düşüncesinde oynadığı başat rolden dolayı sol içerisinde yoğunlukla tartışılagelen ve özellikle Avro komünizme belirgin rengini veren sivil toplum kavramının kökeni Hegel e ve Rousseau ya dek uzanır Sivil topluma eleştirel yaklaşan her iki düşünür doğa durumu sivil toplum ikiliğini değil sivil toplum devlet ikiliğini temel alır ve bu topluma özgü ilişkilerin tarihsel olarak belirlenmiş olduğu yolunda bir vargıya ulaşırlar Ne var ki ne Hegel ne de Rousseau sivil toplumun bakış açısının ötesine geçememiş ve ona kökten bir eleştiri getirememiştir Bu tür bir anatomi yi gerçekleştirecek olan kişi Marx tır Marx emeğe en temel ontolojik kategori olma önceliği tanıyarak insan ile doğa arasındaki ilişkinin kavranış biçimini tümüyle değiştirmiş bu ilişkiyi emek aracılığıyla dolayımlamak suretiyle insan doğa ilişkisini tarihselliği içinde kavrayabilmiştir Bu kitabın amacı sivil toplumu kendinde bir amaç olarak gören onu yücelten sivil toplum devlet ikiliğini merkeze oturtup devlet karşısında sivil toplumun sınırlarını genişletmeyi ana hedef olarak belleyen yaklaşımların tersine Marx ın sivil toplumu kapitalist ilişkiler bağlamında açıklayan çözümlemesine dayanarak tartışmaya sivil toplumu aşma perspektifinden müdahil olmaktır