Siyah Kar — Raşit Özdemir

Siyah Kar
Raşit ÖzdemirKurgu Kültür
Siyah Kar
Raşit Özdemirülkemin başkentindeki bir üst geçit kadar yapayalnızım senin yokluğun kentin meydanında kaos osmanlı nasıl rüşvetli feryatlarla yıkılmışsa öyle kalakalıyorum tekliğimle uzatırken işaret parmağımı gökyüzüne yüzüme sürünüyor gri bulutlar avucumu doldurmuyor okyanusun suları baba ve piç tüm okumalar inkar siyah bir kar düşüyor tümsekleri doldurmuş kan hemen yanında bir çukur susuzum uz gittim buz geldi dili geçmiş bir ekmek

Kurgu Kültür
ülkemin başkentindeki bir üst geçit kadar yapayalnızım senin yokluğun kentin meydanında kaos osmanlı nasıl rüşvetli fetvalarla yıkılmışsa öyle kalakalıyorum tekliğimle uzatırken işaret parmağımı gökyüzüne yüzüme sürünüyor gri bulutlar avucumu doldurmuyor okyanusun suları baba ve piç tüm okumalar inkâr siyah bir kar düşüyor tümsekleri doldurmuş kan hemen yanında bir çukur susuzum uz gittim buz geldi dili geçmiş bir ekmek Sayfa Sayısı 72 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Kurgu Kültür

Kurgu Kültür Merkezi
ülkemin başkentindekibir üstgeçit kadar yapayalnızımsenin yokluğun kentin meydanında kaososmanlı nasıl rüşvetli fetvalarla yıkılmışsaöyle kalakalıyorum tekliğimleuzatırken işaret parmağımı gökyüzüneyüzüme sürünüyor gri bulutlaravucumu doldurmuyor okyanusun suları baba ve piç tüm okumalar inkârsiyah bir kar düşüyor tümsekleri doldurmuş kanhemen yanında bir çukur susuzumuz gittim buz geldidili geçmiş bir ekmek

Kurgu Kültür Merkezi
ülkemin başkentindekibir üstgeçit kadar yapayalnızımsenin yokluğun kentin meydanında kaososmanlı nasıl rüşvetli fetvalarla yıkılmışsaöyle kalakalıyorum tekliğimleuzatırken işaret parmağımı gökyüzüneyüzüme sürünüyor gri bulutlaravucumu doldurmuyor okyanusun suları baba ve piç tüm okumalar inkârsiyah bir kar düşüyor tümsekleri doldurmuş kanhemen yanında bir çukur susuzumuz gittim buz geldidili geçmiş bir ekmek

KURGU KÜLTÜR MERKEZİ
ülkemin başkentindeki bir üstgeçit kadar yapayalnızım senin yokluğun kentin meydanında kaos osmanlı nasıl rüşvetli fetvalarla yıkılmışsa öyle kalakalıyorum tekliğimle uzatırken işaret parmağımı gökyüzüne yüzüme sürünüyor gri bulutlar avucumu doldurmuyor okyanusun suları baba ve piç tüm okumalar inkâr siyah bir kar düşüyor tümsekleri doldurmuş kan hemen yanında bir çukur susuzum uz gittim buz geldi dili geçmiş bir ekmek eklenmiş raflarda büyüyor hormonlar ona kadar sayan çocuk at arabasını itiyor italik bir tekerlek sevdasına sınana sınana geliyor yorulmuş bir akşam da olmadık bir bıçak ak geceyi bölüyor kanun arasında o tomaiki terazi yeşili kapatıyor saat yirmi iki ve tekrar söylenen bir dizedir şimdi kızılay aylardan bir meydan tersine işleyen saat imkb de alıcısız kapanmış kan