Siyasal Hayatın Söykütüğü — Ali Buğra Küçük

Siyasal Hayatın Söykütüğü
Ali Buğra KüçükOrion Yayınevi
Siyasal Hayatın Söykütüğü
Ali Buğra KüçükBu çalışmada siyasal ahlak kavramını doğuran arkaik unsurlar birbirleriyle olan bağlantıları üzerinden her birinin ahlak kavramından başlayarak devlete dine ve bireye nasıl tesir ettiği gösterilerek incelenmektedir Lévi Strauss un yaban düşünce kavramı üzerinden ele alınan arkaik düşünce biçiminin doğurduğu somut semboller sayesinde toplumların erken devleti nasıl algıladığı ve bunun üzerine devletle olan ilişkilerinde hangi ahlaki kodları kurguladıkları Doğu ve Batı kültürel yayılma hatları üzerinden okunabilmektedir Bilhassa Batı dünyasının devlet algısı siyasal ahlakın yapısını Doğu dünyasından tamamen ayırmış kötücül bir ejderhaya benzetilen devlete karşı bir çekince doğmuş ve tüm bir siyasal ahlak yapısı bazen devleti kontrol etme işlevi gören bazen de devletlerin bireyleri kontrol edebilmek amacıyla kullandığı bir araç hâline dönüşmüştür Bu yapısal farklılıklar tarihsel dönüm noktaları üzerinden oluşmakta ve siyasal ahlakın yönelimini değiştirmektedir Kitapta siyasal ahlakın soykütüğünü ortaya koyabilmek için Johan Huizinga nın Homo Ludens tabiri ilkel insanın oyun temelli davranış kalıplarının doğuşunu açıklayacak bir çatı kavram olarak kullanılmış Lévi Bruhl ve Lévi Strauss gibi antropologların ilkel insanın düşünce kategorilerine dair çalışmalarından mümkün olduğunca yararlanılmış ve daha sonra Doğu ve Batı felsefe tarihinde siyasal ahlaka hitap eden belli başlı düşünürler ve tarihsel olaylar kültür çalışmaları ve semiyotik gibi disiplinlerden de yararlanılarak silsile hâlinde anlatılmıştır Tanıtım Bülteninden

Orion Kitabevi
Bu çalışmada siyasal ahlak kavramını doğuran arkaik unsurlar birbirleriyle olan bağlantıları üzerinden her birinin ahlak kavramından başlayarak devlete dine ve bireye nasıl tesir ettiği gösterilerek incelenmektedir Lévi Strauss un yaban düşünce kavramı üzerinden ele alınan arkaik düşünce biçiminin doğurduğu somut semboller sayesinde toplumların erken devleti nasıl algıladığı ve bunun üzerine devletle olan ilişkilerinde hangi ahlaki kodları kurguladıkları Doğu ve Batı kültürel yayılma hatları üzerinden okunabilmektedir Bilhassa Batı dünyasının devlet algısı siyasal ahlakın yapısını Doğu dünyasından tamamen ayırmış kötücül bir ejderhaya benzetilen devlete karşı bir çekince doğmuş ve tüm bir siyasal ahlak yapısı bazen devleti kontrol etme işlevi gören bazen de devletlerin bireyleri kontrol edebilmek amacıyla kullandığı bir araç hâline dönüşmüştür Bu yapısal farklılıklar tarihsel dönüm noktaları üzerinden oluşmakta ve siyasal ahlakın yönelimini değiştirmektedir Kitapta siyasal ahlakın soykütüğünü ortaya koyabilmek için Johan Huizinga nın Homo Ludens tabiri ilkel insanın oyun temelli davranış kalıplarının doğuşunu açıklayacak bir çatı kavram olarak kullanılmış Lévi Bruhl ve Lévi Strauss gibi antropologların ilkel insanın düşünce kategorilerine dair çalışmalarından mümkün olduğunca yararlanılmış ve daha sonra Doğu ve Batı felsefe tarihinde siyasal ahlaka hitap eden belli başlı düşünürler ve tarihsel olaylar kültür çalışmaları ve semiyotik gibi disiplinlerden de yararlanılarak silsile hâlinde anlatılmıştır

Orion Yayınevi
Bu çalışmada siyasal ahlak kavramını doğuran arkaik unsurlar birbirleriyle olan bağlantıları üzerinden her birinin ahlak kavramından başlayarak devlete dine ve bireye nasıl tesir ettiği gösterilerek incelenmektedir Lévi Strauss un yaban düşünce kavramı üzerinden ele alınan arkaik düşünce biçiminin doğurduğu somut semboller sayesinde toplumların erken devleti nasıl algıladığı ve bunun üzerine devletle olan ilişkilerinde hangi ahlaki kodları kurguladıkları Doğu ve Batı kültürel yayılma hatları üzerinden okunabilmektedir Bilhassa Batı dünyasının devlet algısı siyasal ahlakın yapısını Doğu dünyasından tamamen ayırmış kötücül bir ejderhaya benzetilen devlete karşı bir çekince doğmuş ve tüm bir siyasal ahlak yapısı bazen devleti kontrol etme işlevi gören bazen de devletlerin bireyleri kontrol edebilmek amacıyla kullandığı bir araç hâline dönüşmüştür Bu yapısal farklılıklar tarihsel dönüm noktaları üzerinden oluşmakta ve siyasal ahlakın yönelimini değiştirmektedir Kitapta siyasal ahlakın soykütüğünü ortaya koyabilmek için Johan Huizinga nın Homo Ludens tabiri ilkel insanın oyun temelli davranış kalıplarının doğuşunu açıklayacak bir çatı kavram olarak kullanılmış Lévi Bruhl ve Lévi Strauss gibi antropologların ilkel insanın düşünce kategorilerine dair çalışmalarından mümkün olduğunca yararlanılmış ve daha sonra Doğu ve Batı felsefe tarihinde siyasal ahlaka hitap eden belli başlı düşünürler ve tarihsel olaylar kültür çalışmaları ve semiyotik gibi disiplinlerden de yararlanılarak silsile hâlinde anlatılmıştır

Orion Yayınları
Bu çalışmada siyasal ahlak kavramını doğuran arkaik unsurlar birbirleriyle olan bağlantıları üzerinden her birinin ahlak kavramından başlayarak devlete dine ve bireye nasıl tesir ettiği gösterilerek incelenmektedir Lévi Strauss un yaban düşünce kavramı üzerinden ele alınan arkaik düşünce biçiminin doğurduğu somut semboller sayesinde toplumların erken devleti nasıl algıladığı ve bunun üzerine devletle olan ilişkilerinde hangi ahlaki kodları kurguladıkları Doğu ve Batı kültürel yayılma hatları üzerinden okunabilmektedir Bilhassa Batı dünyasının devlet algısı siyasal ahlakın yapısını Doğu dünyasından tamamen ayırmış kötücül bir ejderhaya benzetilen devlete karşı bir çekince doğmuş ve tüm bir siyasal ahlak yapısı bazen devleti kontrol etme işlevi gören bazen de devletlerin bireyleri kontrol edebilmek amacıyla kullandığı bir araç hâline dönüşmüştür Bu yapısal farklılıklar tarihsel dönüm noktaları üzerinden oluşmakta ve siyasal ahlakın yönelimini değiştirmektedir Kitapta siyasal ahlakın soykütüğünü ortaya koyabilmek için Johan Huizinga nın Homo Ludens tabiri ilkel insanın oyun temelli davranış kalıplarının doğuşunu açıklayacak bir çatı kavram olarak kullanılmış Lévi Bruhl ve Lévi Strauss gibi antropologların ilkel insanın düşünce kategorilerine dair çalışmalarından mümkün olduğunca yararlanılmış ve daha sonra Doğu ve Batı felsefe tarihinde siyasal ahlaka hitap eden belli başlı düşünürler ve tarihsel olaylar kültür çalışmaları ve semiyotik gibi disiplinlerden de yararlanılarak silsile hâlinde anlatılmıştır

Orion Kitabevi
Bu çalışmada siyasal ahlak kavramını doğuran arkaik unsurlar birbirleriyle olan bağlantıları üzerinden her birinin ahlak kavramından başlayarak devlete dine ve bireye nasıl tesir ettiği gösterilerek incelenmektedir Lévi Strauss un yaban düşünce kavramı üzerinden ele alınan arkaik düşünce biçiminin doğurduğu somut semboller sayesinde toplumların erken devleti nasıl algıladığı ve bunun üzerine devletle olan ilişkilerinde hangi ahlaki kodları kurguladıkları Doğu ve Batı kültürel yayılma hatları üzerinden okunabilmektedir Bilhassa Batı dünyasının devlet algısı siyasal ahlakın yapısını Doğu dünyasından tamamen ayırmış kötücül bir ejderhaya benzetilen devlete karşı bir çekince doğmuş ve tüm bir siyasal ahlak yapısı bazen devleti kontrol etme işlevi gören bazen de devletlerin bireyleri kontrol edebilmek amacıyla kullandığı bir araç hâline dönüşmüştür Bu yapısal farklılıklar tarihsel dönüm noktaları üzerinden oluşmakta ve siyasal ahlakın yönelimini değiştirmektedir Kitapta siyasal ahlakın soykütüğünü ortaya koyabilmek için Johan Huizinga nın Homo Ludens tabiri ilkel insanın oyun temelli davranış kalıplarının doğuşunu açıklayacak bir çatı kavram olarak kullanılmış Lévi Bruhl ve Lévi Strauss gibi antropologların ilkel insanın düşünce kategorilerine dair çalışmalarından mümkün olduğunca yararlanılmış ve daha sonra Doğu ve Batı felsefe tarihinde siyasal ahlaka hitap eden belli başlı düşünürler ve tarihsel olaylar kültür çalışmaları ve semiyotik gibi disiplinlerden de yararlanılarak silsile hâlinde anlatılmıştır

Orion Yayınevi
Bu çalışmada siyasal ahlak kavramını doğuran arkaik unsurlar birbirleriyle olan bağlantıları üzerinden her birinin ahlak kavramından başlayarak devlete dine ve bireye nasıl tesir ettiği gösterilerek incelenmektedir Lévi Straussun yaban düşünce kavramı üzerinden ele alınan arkaik düşünce biçiminin doğurduğu somut semboller sayesinde toplumların erken devleti nasıl algıladığı ve bunun üzerine devletle olan ilişkilerinde hangi ahlaki kodları kurguladıkları Doğu ve Batı kültürel yayılma hatları üzerinden okunabilmektedir Bilhassa Batı dünyasının devlet algısı siyasal ahlakın yapısını Doğu dünyasından tamamen ayırmış kötücül bir ejderhaya benzetilen devlete karşı bir çekince doğmuş ve tüm bir siyasal ahlak yapısı bazen devleti kontrol etme işlevi gören bazen de devletlerin bireyleri kontrol edebilmek amacıyla kullandığı bir araç hâline dönüşmüştür Bu yapısal farklılıklar tarihsel dönüm noktaları üzerinden oluşmakta ve siyasal ahlakın yönelimini değiştirmektedir Kitapta siyasal ahlakın soykütüğünü ortaya koyabilmek için Johan Huizinganın Homo Ludens tabiri ilkel insanın oyun temelli davranış kalıplarının doğuşunu açıklayacak bir çatı kavram olarak kullanılmış Lévi Bruhl ve Lévi Strauss gibi antropologların ilkel insanın düşünce kategorilerine dair çalışmalarından mümkün olduğunca yararlanılmış ve daha sonra Doğu ve Batı felsefe tarihinde siyasal ahlaka hitap eden belli başlı düşünürler ve tarihsel olaylar kültür çalışmaları ve semiyotik gibi disiplinlerden de yararlanılarak silsile hâlinde anlatılmıştır

Orion-Türkçe
Bu çalışmada siyasal ahlak kavramını doğuran arkaik unsurlar birbirleriyle olan bağlantıları üzerinden her birinin ahlak kavramından başlayarak devlete dine ve bireye nasıl tesir ettiği gösterilerek incelenmektedir Lévi Strauss un yaban düşünce kavramı üzerinden ele alınan arkaik düşünce biçiminin doğurduğu somut semboller sayesinde toplumların erken devleti nasıl algıladığı ve bunun üzerine devletle olan ilişkilerinde hangi ahlaki kodları kurguladıkları Doğu ve Batı kültürel yayılma hatları üzerinden okunabilmektedir Bilhassa Batı dünyasının devlet algısı siyasal ahlakın yapısını Doğu dünyasından tamamen ayırmış kötücül bir ejderhaya benzetilen devlete karşı bir çekince doğmuş ve tüm bir siyasal ahlak yapısı bazen devleti kontrol etme işlevi gören bazen de devletlerin bireyleri kontrol edebilmek amacıyla kullandığı bir araç hâline dönüşmüştür Bu yapısal farklılıklar tarihsel dönüm noktaları üzerinden oluşmakta ve siyasal ahlakın yönelimini değiştirmektedir Kitapta siyasal ahlakın soykütüğünü ortaya koyabilmek için Johan Huizinga nın Homo Ludens tabiri ilkel insanın oyun temelli davranış kalıplarının doğuşunu açıklayacak bir çatı kavram olarak kullanılmış Lévi Bruhl ve Lévi Strauss gibi antropologların ilkel insanın düşünce kategorilerine dair çalışmalarından mümkün olduğunca yararlanılmış ve daha sonra Doğu ve Batı felsefe tarihinde siyasal ahlaka hitap eden belli başlı düşünürler ve tarihsel olaylar kültür çalışmaları ve semiyotik gibi disiplinlerden de yararlanılarak silsile hâlinde anlatılmıştır