MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence — Taner Akçam

Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence
13,89
Osmanlı TarihiTürk OsmanlıTarih

Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence

Taner Akçam

İletişim Yayınları

1. baskı446 sf.
2. HamurTürkçe
Kita KitapEn ucuz

Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence

Taner Akçam

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve İşkence

Taner Akçam

İLETİŞİM YAYINLARI

31.12.1995446 sf.
Karton Kapak13 x 19 cm3. Hm. KağıtTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Osmanlı da devlet toplum ilişkisi tarihinin işkence ve zulmü meşrulaştıran mirasıyla uğraşan Akçam toplu millî kıyımların sürgünlerin ayrıca devlet aygıtının modernleşmesinin işkencenin doğallığını pekiştirdiğini saptıyor İşkencenin yasal çerçeveden bağımsız olarak meşru sayılması zulüm dozunun konjonktüre yönetenlerin durumuna göre değişmesinin doğal kabul edilmesi bu siyasal ve kültürel alışkanlığın uzantıları

İletişim Yayınları

İletişim Yayınları

2. baskı - Ocak 1995 (1. baskı - Ocak 1992)446 sf.
İletişim Yayınları

Şiddet ve zor kullanımını işkenceyi kayıtsız şartsız reddeden bir siyasî toplumsal kültür geliştiremediğimiz ortada Kendini sağda veya solda tanımlayanlarımızın büyük çoğunluğu işkenceye varan zor kullanımını belli gerekçelerle meşru görebiliyor Bu ülke insanlarının yaklaşık yüz yıldır yaşadığı trajik tarih Cumhuriyet e demokrasi ye geçişler yeniden geçişler bu zihniyeti sorgulamayı sağlayacak bir atmosfer aratmaya yetmedi Her dönemde özellikle demokrasi nin kesintiye uğradığı zamanlarda hep bir öncekinden daha yaygın ve şiddetli uygulanan işkenceye karşı niçin etkin bir toplumsal tepki ve ciddi bir hesaplaşma hamlesi yaratılamıyor Bunun nedeni sadece korku mu Neden tarihimizde yaşanmış onca katliamın katledilenler açısından yapılmış araştırmaları bizi bunca rahatsız ediyor Neden örneğin Türk Müslüman olmayan azınlıkların yaşadığı tehcir ve kitlesel cinayetleri bir de onların ağzından dinlemeye tahammül dahi edemiyoruz Aradan onyıllar geçse bile bu tür olaylar niçin yalnız resmî açıklamalarla örtülmüş tabular olarak kalıyor Bu ve benzeri sorular toplumsal kimliğimizin ve ruh halimizin belirleyici çizgileriyle ilişkilidir Elinizdeki kitap bu çizgilerin üzerine giderek açmamız gereken bir tartışmaya ve iç hesaplaşmaya çağrı amacı taşıyor Zulmün işkencenin ve şiddet kullanımının tarihimizdeki kaynaklarına bu amaçla ve hem titizlik hem de cesaretle eğiliyor Dolayısıyla aynı zamanda gayrıresmî tarihimiz için önemli bir kaynak niteliği taşıyor