Şizofren Aşka Mektup Oyun — Cezmi Ersöz

Şizofren Aşka Mektup Oyun
Cezmi ErsözTekin Yayınevi
Şizofren Aşka Mektup Oyun
Cezmi ErsözGerçek Kadın Seni sevmek kadınlığımı bedenimi ve hazzı ilk defa seninle keşfetmekti Her dokunuşunda kutsal bir ayinin o sıcak o tatlı şarabını yudum yudum içer gibi Gerçek Adam Hayır acımıyorum sana Sendeki kendimi özlüyorum en çok Sendeki o çocuk cesaretini o çıplak sevgiyi özlüyorum Sendeki o kanayan o kimsesiz ama saf o tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum Gerçek Kadın Seni sevmek aşkın uğruna ama senden izinsiz başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp yaşadığın kente yaşadığın göğün altına ısladığın yağmurların altına gelip yerleşmekti

Tekin Yayınevi
Gerçek Kadın Seni sevmek kadınlığımı bedenimi ve hazzı ilk defa seninle keşfetmekti Her dokunuşunda kutsal bir ayinin o sıcak o tatlı şarabını yudum yudum içer gibi Gerçek Adam Hayır acımıyorum sana Sendeki kendimi özlüyorum en çok Sendeki o çocuk cesaretini o çıplak sevgiyi özlüyorum Sendeki o kanayan o kimsesiz ama saf o tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum Gerçek Kadın Seni sevmek aşkın uğruna ama senden izinsiz başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp yaşadığın kente yaşadığın göğün altına ısladığın yağmurların altına gelip yerleşmekti Sayfa Sayısı 96 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Tekin Yayınevi

Tekin
Gerçek Kadın Seni sevmek kadınlığımı bedenimi ve hazzı ilk defa seninle keşfetmekti Her dokunuşunda kutsal bir ayinin o sıcak o tatlı şarabını yudum yudum içer gibi Gerçek Adam Hayır acımıyorum sana Sendeki kendimi özlüyorum en çok Sendeki o çocuk cesaretini o çıplak sevgiyi özlüyorum Sendeki o kanayan o kimsesiz ama saf o tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum Gerçek Kadın Seni sevmek aşkın uğruna ama senden izinsiz başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp yaşadığın kente yaşadığın göğün altına ısladığın yağmurların altına gelip yerleşmekti

Tekin Yayınevi
Cezmi Ersöz tarafından kaleme alınan Şizofren Aşka Mektup Oyun Tekin Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Şizofren Aşka Mektup Oyun Cezmi Ersöz Kitap Özeti Gerçek Kadın Seni sevmek kadınlığımı bedenimi ve hazzı ilk defa seninle keşfetmekti Her dokunuşunda kutsal bir ayinin o sıcak o tatlı şarabını yudum yudum içer gibi Gerçek Adam Hayır acımıyorum sana Sendeki kendimi özlüyorum en çok Sendeki o çocuk cesaretini o çıplak sevgiyi özlüyorum Sendeki o kanayan o kimsesiz ama saf o tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum Gerçek Kadın Seni sevmek aşkın uğruna ama senden izinsiz başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp yaşadığın kente yaşadığın göğün altına ısladığın yağmurların altına gelip yerleşmekti Yayınevi Tekin Yayınevi Yazar Cezmi Ersöz Sayfa 96 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2011 Barkod 9789944610407 Kategori Senaryo

Tekin Yayınevi
Gerçek Kadın Seni sevmek kadınlığımı bedenimi ve hazzı ilk defa seninle keşfetmekti Her dokunuşunda kutsal bir ayinin o sıcak o tatlı şarabını yudum yudum içer gibi Gerçek Adam Hayır acımıyorum sana Sendeki kendimi özlüyorum en çok Sendeki o çocuk cesaretini o çıplak sevgiyi özlüyorum Sendeki o kanayan o kimsesiz ama saf o tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum Gerçek Kadın Seni sevmek aşkın uğruna ama senden izinsiz başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp yaşadığın kente yaşadığın göğün altına ısladığın yağmurların altına gelip yerleşmekti

Tekin Yayınevi
Gerçek Kadın Seni sevmek kadınlığımı bedenimi ve hazzı ilk defa seninle keşfetmekti Her dokunuşunda kutsal bir ayinin o sıcak o tatlı şarabını yudum yudum içer gibi Gerçek Adam Hayır acımıyorum sana Sendeki kendimi özlüyorum en çok Sendeki o çocuk cesaretini o çıplak sevgiyi özlüyorum Sendeki o kanayan o kimsesiz ama saf o tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum Gerçek Kadın Seni sevmek aşkın uğruna ama senden izinsiz başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp yaşadığın kente yaşadığın göğün altına ısladığın yağmurların altına gelip yerleşmekti

Mona Kitap
Ne acımasız ne bencilim değil mi Patlama 2 Sana sahip olmak uğrunaBelki de tüketmek pınarlarını yaptığımBilmesem nasıl bir yüreğin olduğunuHiç düşünmemGeçirirdim pençelerimi en derin yaralarınaAma öyle güzel öyle çocuk ki yüreğinSeni sana bırakmamak olacak en büyük günahVe bizYeryüzünün yarım kalmış hikayeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Mona Kitap
Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Mona Kitap
Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Mona
Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler Tanıtım Bülteninden Yay Yön Arzu Çağlan Kapak Füsun Turcan Elmasoğlu

Mona Kitap
Ne acımasız ne bencilim değil mi Patlama 2 Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Şizofren Aşkın Günlükleri Ne acımasız ne bencilim değil mi Patlama 2 Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikayeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler Yazar Cezmi Ersöz Sayfa Sayısı 436 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ekim 2018 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Tekin Yayınevi
Gerçek Kadın Seni sevmek kadınlığımı bedenimi ve hazzı ilk defa seninle keşfetmekti Her dokunuşunda kutsal bir ayinin o sıcak o tatlı şarabını yudum yudum içer gibi Gerçek Adam Hayır acımıyorum sana Sendeki kendimi özlüyorum en çok Sendeki o çocuk cesaretini o çıplak sevgiyi özlüyorum Sendeki o kanayan o kimsesiz ama saf o tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum Gerçek Kadın Seni sevmek aşkın uğruna ama senden izinsiz başka bir kentteki hayatımı sıfırlayıp yaşadığın kente yaşadığın göğün altına ısladığın yağmurların altına gelip yerleşmekti

MONA KİTAP
Ne acımasız ne bencilim değil mi Patlama 2 Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikayeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler Yayınevi MONA KİTAP Yazar CEZMİ ERSÖZ Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 434 SAYFA Yıl 2018

Mona Kitap
Ne acımasız ne bencilim değil mi Patlama 2 Sana sahip olmak uğrunaBelki de tüketmek pınarlarını yaptığımBilmesem nasıl bir yüreğin olduğunuHiç düşünmemGeçirirdim pençelerimi en derin yaralarınaAma öyle güzel öyle çocuk ki yüreğinSeni sana bırakmamak olacak en büyük günahVe bizYeryüzünün yarım kalmış hikayeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Mona Kitap
Ne acımasız ne bencilim değil mi Patlama 2 Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Dokuz Yayınları
Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler Tanıtım Bülteninden

Dokuz Yayınları
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu

Dokuz Yayınları
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUPBir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİNe acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğrunaBelki de tüketmek pınarlarını yaptığımBilmesem nasıl bir yüreğin olduğunuHiç düşünmemGeçirirdim pençelerimi en derin yaralarınaAma öyle güzel öyle çocuk ki yüreğinSeni sana bırakmamak olacak en büyük günahVe bizYeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninleTüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Dokuz Yayınları
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler
Şizofren Aşka Mektup Oyun
Cezmi Ersöz
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler Yazar Cezmi Ersöz Sayfa Sayısı 604 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Dokuz Yayınları
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

DOKUZ YAYINLARI
Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Dokuz Yayınları
Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİNe acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğrunaBelki de tüketmek pınarlarını yaptığımBilmesem nasıl bir yüreğin olduğunuHiç düşünmemGeçirirdim pençelerimi en derin yaralarınaAma öyle güzel öyle çocuk ki yüreğinSeni sana bırakmamak olacak en büyük günahVe bizYeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninleTüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler Tanıtım Bülteninden

Dokuz Yayınları
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUPBir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİNe acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğrunaBelki de tüketmek pınarlarını yaptığımBilmesem nasıl bir yüreğin olduğunuHiç düşünmemGeçirirdim pençelerimi en derin yaralarınaAma öyle güzel öyle çocuk ki yüreğinSeni sana bırakmamak olacak en büyük günahVe bizYeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninleTüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Dokuz Yayınları
Cezmi Ersöz tarafından kaleme alınan Şizofren Aşka Mektup Dokuz Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Şizofren Aşka Mektup Cezmi Ersöz Kitap Özeti ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler Yayınevi Dokuz Yayınları Yazar Cezmi Ersöz Sayfa 604 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2025 Barkod 9786255982438 Kategori Deneme

Dokuz Yayınları
ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler

Dokuz Yayınları
AYRAÇ ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP Bir şizofrendim artık Yalanlar söylüyordum hem sana hem de ona Kendimi tanıyamaz olmuştum Hangisi bendim İçimdeki o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum ezilmiş kapılarda bırakılmış verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen o sevdalı kadın mı İkisi de olmak istemiyordum Ama ikisinden de vazgeçemiyordum Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor ağır ağır ruhumu öldürüyordum Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum İçimdeki bu birbirine aykırı iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu ŞİZOFREN AŞKIN GÜNLÜKLERİ Ne acımasız ne bencilim değil mi Sana sahip olmak uğruna Belki de tüketmek pınarlarını yaptığım Bilmesem nasıl bir yüreğin olduğunu Hiç düşünmem Geçirirdim pençelerimi en derin yaralarına Ama öyle güzel öyle çocuk ki yüreğin Seni sana bırakmamak olacak en büyük günah Ve biz Yeryüzünün yarım kalmış hikâyeleriyiz seninle Tüm vedaların adıyla Bir kadın ve bir erkek Bir kış gecesinde kaderlerinin yıllar öncesinden düğümlendiği Büyükada daki otelin farklı odalarında yağmurun sesini dinlemektedirler Kadın tutkulu şefkatli ve hassastır Erkek bencildir haindir O güzel kadını yıllar içinde çok kırmıştır bilir kendi kabahatlerini Camların zangır zangır titrediği bu fırtınalı gece belki de erkeğin son şansı olacaktır İyi bilir aşkın adaletsizliğini Yaşanan hiçbir şeyin kaybolmadığını ne yaşanmışsa bir yerde saklı durduğunu bir gün önüne çıkacağını bundan kaçış olamayacağını Adalı Mikail in Kahvesi nde oturmuş Herkes kendisini aldattığı kadar suçlu diye kendi kendine mırıldanırken çayını içer ve sadece bekler img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img