Şizofrenik Semptomlar II Aşk ve Acı İhanet ve Kehanet — Rahmi Vidinlioğlu

Şizofrenik Semptomlar II Aşk ve Acı İhanet ve Kehanet
Rahmi VidinlioğluSen Yayınları
Şizofrenik Semptomlar II Aşk ve Acı İhanet ve Kehanet
Rahmi VidinlioğluTERK EDİP GİDERKEN beni hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız Tanıtım Bülteninden

SEN YAYINLARI
TERK EDİP GİDERKEN beni hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız

Sen Yayınları
Terk Edip Giderken Beni Hiç Değilse Yatağıma Bir Köpeğe Zehirli Et Atar Gibi Attığın Kirletilmiş bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız

Sen Yayınları
Terk Edip Giderken Beni Hiç Değilse Yatağıma Bir Köpeğe Zehirli Et Atar Gibi Attığın Kirletilmiş bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız

Sen Yayınları
Terk Edip Giderken Beni Hiç Değilse Yatağıma Bir Köpeğe Zehirli Et Atar Gibi Attığın Kirletilmiş bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız

Sen
TERK EDİP GİDERKEN beni hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız

Sen Yayınları
TERK EDİP GİDERKEN beni hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız Tanıtım Bülteninden

SEN YAYINLARI
ŞİZOFRENİK SEMPTOMLAR I Gittin Seni benden beni senden koparttılar Kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki Azrail Tımarhanelere kaldırdılar beni kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar Başlamadan bitti aramızdaki her şey Bitti Sen Bitti bile diyemedin Başlayan şeyler bit t er ben seni sevmeye başlamadım ki derdim Bitti Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı Aramızda sıradağlar gibi duran aşılmaz engel Biz arkadaşız diye başlayan o çocukça masal değil gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı Şizofrenik semptomlar diye başlayan ve gözlem altında tutulmalı emir kipiyle noktalanan Ey kâri Şimdi dinleyeceğin her şey yalandır Yalan Yalan Yalan Bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bir kaosun hikâyesidir Kocaman hiçbir şeyle tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikâyesi ŞİZOFRENİK SEMPTOMLAR II TERK EDİP GİDERKEN beni hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım

İLYA YAYINEVİ-İZMİR
TERK EDİP GİDERKEN beni hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum Sen hiç değilse terk edip giderken beni yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan Utan tenime değen ellerinden utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gözbebeklerimi öpen Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım Ben çoktan kabullendim senin beni terk edip gitme mecburiyetini Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan Utan aldığın nefesten utan içtiğin sudan üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden Utan beni öpüşünden utan yatağıma girişinden Rahmi Vidinlioğlu ndan bir iç hesaplaşma metni daha Şiir gibi akan upuzun cümleler kendinizi sonsuz bir masal savruluşunda hissetmenize neden olurken mitolojinin nasıl bir ruh hastalığına dönüşerek ruhunuzu çırılçıplak bıraktığına tanık olacaksınız