Sokakta — İsmail Kılıçarslan

Sokakta
İsmail KılıçarslanKetebe Yayınları
Sokakta
İsmail KılıçarslanSokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

Ketebe Yayınları
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

KETEBE YAYINEVİ
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

Ketebe
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor Tanıtım Bülteninden

Ketebe
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

Ketebe Yayınları
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

Ketebe
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

Ketebe Yayınları
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

Ketebe Yayınları
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor

Ketebe Yayınları
Sokak evin kapısını çalarken kendimizi bulduğumuz yerdir Giderken de dönerken de gözlerdeki nemin sebebinin sorulmadığı uzun bir koridor geçinmek için kitap satılan bir diyar rastlantıların karşılaşmaların ibretlerin ve hatta hatırlamaların merkezi yine o sokaklardır Dışarıdan çıkıp içeri girildiğinde akıl hâlâ sokaktadır bu sebeple bedenin kısa bir süre yalnız kaldığı anlardaki tat kendine has niteliktedir Zihnin sokakta topladığı kıymetli şeyler kapalı mekâna hemen giremez gönüllere işlemesi için bir süre bedenin yalnız kalmasını bekler İsmail Kılıçarslan şiirleri gibi fikirlerinin yazılarının meselelerinin ve hayatının özünü Sokakta yakalıyor Olmayacak çocukluk aşklarından Huzur Kıraathanesindeki şiir muhabbetlerine Aksa nın Kırlangıçları ndan radyoda çalan içli bir türküye her detayı şiirden bozdurup kısa öykülere çevirerek o eşsiz anları tatlı bir Türkçeyle okuyucusunun gönlüne işliyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler Aykut Ertuğrul

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler Aykut Ertuğrul

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler Aykut Ertuğrul İsmail Kılıçarslan öncelikle bir şair Her iyi şair gibi şiirin dışındaki bütün üretimi şiirin tortusu olan bir şair Fakat bu kitapta bundan fazlası var Doğru kelime Acemi Bir türlü bitmeyen öğrenciliğin ekmek peşinde koşup da yetişememenin ve günün birinde birine âşık olmanın acemiliği Kendi çocukluğunun bile acemisi olan bir çocuğun kırgınlığı da cabası Burada bu var Oğlum kız çok güzel lan diyen çocukların da mahcup bir telaşla gözü ayakkabılarına düşen kızların da hikâyesi Bir kere sevmiş olmak yetiyor aslında Ne zaman ve nasıl olduğunun bir önemi yok Neşet Ertaş seven herkesin seveceği bir kitap Sokakta Orada o zaman o acemiliğe bulaşmış herkesin hikâyesi çünkü Yusuf Genç Tanıtım Bülteninden

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler Aykut Ertuğrul

Profil
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler AYKUT ERTUĞRUL İsmail Kılıçarslan öncelikle bir şair Her iyi şair gibi şiirin dışındaki bütün üretimi şiirin tortusu olan bir şair Fakat bu kitapta bundan fazlası var Doğru kelime Acemi Bir türlü bitmeyen öğrenciliğin ekmek peşinde koşup da yetişememenin ve günün birinde birine âşık olmanın acemiliği Kendi çocukluğunun bile acemisi olan bir çocuğun kırgınlığı da cabası Burada bu var Oğlum kız çok güzel lan diyen çocukların da mahcup bir telaşla gözü ayakkabılarına düşen kızların da hikâyesi Bir kere sevmiş olmak yetiyor aslında Ne zaman ve nasıl olduğunun bir önemi yok Neşet Ertaş seven herkesin seveceği bir kitap Sokakta Orada o zaman o acemiliğe bulaşmış herkesin hikâyesi çünkü YUSUF GENÇ

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler AYKUT ERTUĞRUL İsmail Kılıçarslan öncelikle bir şair Her iyi şair gibi şiirin dışındaki bütün üretimi şiirin tortusu olan bir şair Fakat bu kitapta bundan fazlası var Doğru kelime Acemi Bir türlü bitmeyen öğrenciliğin ekmek peşinde koşup da yetişememenin ve günün birinde birine âşık olmanın acemiliği Kendi çocukluğunun bile acemisi olan bir çocuğun kırgınlığı da cabası Burada bu var Oğlum kız çok güzel lan diyen çocukların da mahcup bir telaşla gözü ayakkabılarına düşen kızların da hikâyesi Bir kere sevmiş olmak yetiyor aslında Ne zaman ve nasıl olduğunun bir önemi yok Neşet Ertaş seven herkesin seveceği bir kitap Sokakta Orada o zaman o acemiliğe bulaşmış herkesin hikâyesi çünkü YUSUF GENÇ

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler Aykut Ertuğrul

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Profil Kitap
Sana bu mektubu şiirlerini yazarken tırnaklarını yiyen şiiri bitirince parmaklarını kütleten o delikanlının yanı başından yani çok uzaktan yazıyorum Sana bu mektubu o Karacaahmet gününün eşsiz göğünden yazıyorum Dört saat boyunca ölümün yanında dolaşıp da yaşamaktan birlikte yaşlanmaktan başka hiçbir şeyi kendimize azık etmeden dolaştığımız o günden Delikanlı ne vakit bunca yoruldu ne vakit çözüldü dizlerinin bağı hiç bilmiyor İstekle şevkle hatta şehvetle istediği yaşamanın onu bu kadar yorgun düşüreceğini niçin hiç katmadı hesaba acaba En son bir şair bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda Biz bu kasabada yabancıları pek sevmeyiz demiştim Doğrusu gerçekten de sevmeyiz Şairler şiir yazdıkları için her haltı başarabileceklerini sanıyorlar tüm içtenliğimle belirtmeliyim ki başarmalarını istemiyorum Doğrusu gerçekten de istemiyorum İsmail Kılıçarslan bana öyküleri hakkında ne düşündüğümü sorduğunda ben onun Sokakta yazılarının bıçkın üslubuna çoktan vurulmuştum Her pazar gazeteyi alıp bir köşeye çekiliyor ve kimsecikler görmeden Üsküdar sokaklarında aşk acısı çeken Orta Anadolu delikanlılarını manda kasa Mersedes leri mahallemizin güzel abilerini uzun bir kışın sonunda bir yangın yeri nden yazılmış mektupları pazarcı Arif in içli hikâyesini Mavera da şiiri yayımlanan Kara Oğuz dan mahcup Musa yı okuyup kıskançlıkla dudaklarımı kemiriyordum Doğrusu iyi olmalarını gerçekten de istemiyordum İsmail Kılıçarslan suskunluğumu bir cevap olarak kabul etmeyip fikrimi öğrenmek için ısrarla gözümün içine bakınca derince iç çekip itiraf ettim İyiler Aykut Ertuğrul İsmail Kılıçarslan öncelikle bir şair Her iyi şair gibi şiirin dışındaki bütün üretimi şiirin tortusu olan bir şair Fakat bu kitapta bundan fazlası var Doğru kelime Acemi Bir türlü bitmeyen öğrenciliğin ekmek peşinde koşup da yetişememenin ve günün birinde birine âşık olmanın acemiliği Kendi çocukluğunun bile acemisi olan bir çocuğun kırgınlığı da cabası Burada bu var Oğlum kız çok güzel lan diyen çocukların da mahcup bir telaşla gözü ayakkabılarına düşen kızların da hikâyesi Bir kere sevmiş olmak yetiyor aslında Ne zaman ve nasıl olduğunun bir önemi yok Neşet Ertaş seven herkesin seveceği bir kitap Sokakta Orada o zaman o acemiliğe bulaşmış herkesin hikâyesi çünkü Yusuf Genç Tanıtım Bülteninden