MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sömürgecilik Sonrası İngiliz Romanında Eğitim — Mehmet Recep Taş

Sömürgecilik Sonrası İngiliz Romanında Eğitim
253,50
Araştırma İnceleme ReferansAraştıma ve İnceleme KitaplarıEğitim Üzerine Yazılar

Sömürgecilik Sonrası İngiliz Romanında Eğitim

Mehmet Recep Taş

Cinius

2018
İnce Kapak13 x 19,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Sömürgecilik Sonrası İngiliz Romanında Eğitim

Mehmet Recep Taş

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Sömürge sonrası dönemde yazılan romanlar çoğunlukla sömüren ve sömürülen arasında vuku bulan ilişkileri konu edinmiş ve bu ilişkilerden kaynaklanan bireysel ve toplumsal kazanımları değişimleri ve problemleri işlemişlerdir Eğitim sömürünün üç temel aracından biri olarak görüldüğü için sömürgecilik sonrası romanın öne çıkan temaları içinde yer almaktadır Sömürgecilik sonrası dönem düşünür entelektüel ve yazarlarının çoğu yayılmacı imperialist düşüncenin uygulamaya geçirilmiş biçimi olan sömürgeciliğin başka bir deyişle Batı nın sömürüyü kalıcı hale getirip sürdürebilmek için kendi eğitim sistemini bir sömürü aracı gibi kullandığını böylece sömürülen toplumları istediği yönde şekillendirdiği düşüncesinde hemfikirdirler Bu aydınların bir kesimi Avrupa medeniyetinin bıraktığı mirası özellikle de bu medeniyetin en etkili sömürü aracı haline gelen eğitim sistemini radikal bir şekilde tümden reddetmek gerektiğini ileri sürerken başka bir kesim de uzun süre sömürü aracı olarak kullanılmış olsa bile bilişsel temellere dayalı açık sistem bir eğitimin ülkenin kalkınması ve refahı için davranışsal temellere dayalı kapalı veya yarı açık geleneksel bir eğitim sisteminden daha iyi olacağını önemli olanın ülkenin siyasetine yön verenlerin daha faydalı olan bu sistemi toplumun kültürel bağlamına da uyarlayarak hedefe yönelik politikalar geliştirmeleri olduğunu yüzyıllar süren etkileşim sonucu ortaya çıkan üstyapıyı tümden reddetmenin diyalektik olarak mümkün olamayacağını ve asıl yozlaşmanın sömürgeleştirilen ülkelerin kapalı ve veya yarı açık sistemle yürütülen geleneksel eğitimlerinden kaynaklandığını savunurlar Bu bağlamda bu çalışma eğitim bilimini öğrenme kuramlarını ve sömürge sonrası edebiyat kuramını da göz önüne alarak bu iki görüşü savunan ve sömürge sonrası edebiyatta öne çıkan yazarların eğitim olgusuna olan bakış açıları ile bu bakış açılarının eserlerine yansımalarını incelemektedir

Kitap Sepeti
253,50

Cinius Yayınları

2018214 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sömürge sonrası dönemde yazılan romanlar çoğunlukla sömüren ve sömürülen arasında vuku bulan ilişkileri konu edinmiş ve bu ilişkilerden kaynaklanan bireysel ve toplumsal kazanımları değişimleri ve problemleri işlemişlerdir Eğitim sömürünün üç temel aracından biri olarak görüldüğü için sömürgecilik sonrası romanın öne çıkan temaları içinde yer almaktadır Sömürgecilik sonrası dönem düşünür entelektüel ve yazarlarının çoğu yayılmacı imperialist düşüncenin uygulamaya geçirilmiş biçimi olan sömürgeciliğin başka bir deyişle Batı nın sömürüyü kalıcı hale getirip sürdürebilmek için kendi eğitim sistemini bir sömürü aracı gibi kullandığını böylece sömürülen toplumları istediği yönde şekillendirdiği düşüncesinde hemfikirdirler Bu aydınların bir kesimi Avrupa medeniyetinin bıraktığı mirası özellikle de bu medeniyetin en etkili sömürü aracı haline gelen eğitim sistemini radikal bir şekilde tümden reddetmek gerektiğini ileri sürerken başka bir kesim de uzun süre sömürü aracı olarak kullanılmış olsa bile bilişsel temellere dayalı açık sistem bir eğitimin ülkenin kalkınması ve refahı için davranışsal temellere dayalı kapalı veya yarı açık geleneksel bir eğitim sisteminden daha iyi olacağını önemli olanın ülkenin siyasetine yön verenlerin daha faydalı olan bu sistemi toplumun kültürel bağlamına da uyarlayarak hedefe yönelik politikalar geliştirmeleri olduğunu yüzyıllar süren etkileşim sonucu ortaya çıkan üstyapıyı tümden reddetmenin diyalektik olarak mümkün olamayacağını ve asıl yozlaşmanın sömürgeleştirilen ülkelerin kapalı ve veya yarı açık sistemle yürütülen geleneksel eğitimlerinden kaynaklandığını savunurlar Bu bağlamda bu çalışma eğitim bilimini öğrenme kuramlarını ve sömürge sonrası edebiyat kuramını da göz önüne alarak bu iki görüşü savunan ve sömürge sonrası edebiyatta öne çıkan yazarların eğitim olgusuna olan bakış açıları ile bu bakış açılarının eserlerine yansımalarını incelemektedir

BKM Kitap
253,50

Cinius Yayınları

2018214 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Sömürge sonrası dönemde yazılan romanlar çoğunlukla sömüren ve sömürülen arasında vuku bulan ilişkileri konu edinmiş ve bu ilişkilerden kaynaklanan bireysel ve toplumsal kazanımları değişimleri ve problemleri işlemişlerdir Eğitim sömürünün üç temel aracından biri olarak görüldüğü için sömürgecilik sonrası romanın öne çıkan temaları içinde yer almaktadır Sömürgecilik sonrası dönem düşünür entelektüel ve yazarlarının çoğu yayılmacı imperialist düşüncenin uygulamaya geçirilmiş biçimi olan sömürgeciliğin başka bir deyişle Batı nın sömürüyü kalıcı hale getirip sürdürebilmek için kendi eğitim sistemini bir sömürü aracı gibi kullandığını böylece sömürülen toplumları istediği yönde şekillendirdiği düşüncesinde hemfikirdirler Bu aydınların bir kesimi Avrupa medeniyetinin bıraktığı mirası özellikle de bu medeniyetin en etkili sömürü aracı haline gelen eğitim sistemini radikal bir şekilde tümden reddetmek gerektiğini ileri sürerken başka bir kesim de uzun süre sömürü aracı olarak kullanılmış olsa bile bilişsel temellere dayalı açık sistem bir eğitimin ülkenin kalkınması ve refahı için davranışsal temellere dayalı kapalı veya yarı açık geleneksel bir eğitim sisteminden daha iyi olacağını önemli olanın ülkenin siyasetine yön verenlerin daha faydalı olan bu sistemi toplumun kültürel bağlamına da uyarlayarak hedefe yönelik politikalar geliştirmeleri olduğunu yüzyıllar süren etkileşim sonucu ortaya çıkan üstyapıyı tümden reddetmenin diyalektik olarak mümkün olamayacağını ve asıl yozlaşmanın sömürgeleştirilen ülkelerin kapalı ve veya yarı açık sistemle yürütülen geleneksel eğitimlerinden kaynaklandığını savunurlar Bu bağlamda bu çalışma eğitim bilimini öğrenme kuramlarını ve sömürge sonrası edebiyat kuramını da göz önüne alarak bu iki görüşü savunan ve sömürge sonrası edebiyatta öne çıkan yazarların eğitim olgusuna olan bakış açıları ile bu bakış açılarının eserlerine yansımalarını incelemektedir

Şehadet Kitap
257,40

Cinius Yayınları

2018214 sf.
Şehadet Kitap

Sömürge sonrası dönemde yazılan romanlar çoğunlukla sömüren ve sömürülen arasında vuku bulan ilişkileri konu edinmiş ve bu ilişkilerden kaynaklanan bireysel ve toplumsal kazanımları değişimleri ve problemleri işlemişlerdir Eğitim sömürünün üç temel aracından biri olarak görüldüğü için sömürgecilik sonrası romanın öne çıkan temaları içinde yer almaktadır Sömürgecilik sonrası dönem düşünür entelektüel ve yazarlarının çoğu yayılmacı imperialist düşüncenin uygulamaya geçirilmiş biçimi olan sömürgeciliğin başka bir deyişle Batı nın sömürüyü kalıcı hale getirip sürdürebilmek için kendi eğitim sistemini bir sömürü aracı gibi kullandığını böylece sömürülen toplumları istediği yönde şekillendirdiği düşüncesinde hemfikirdirler Bu aydınların bir kesimi Avrupa medeniyetinin bıraktığı mirası özellikle de bu medeniyetin en etkili sömürü aracı haline gelen eğitim sistemini radikal bir şekilde tümden reddetmek gerektiğini ileri sürerken başka bir kesim de uzun süre sömürü aracı olarak kullanılmış olsa bile bilişsel temellere dayalı açık sistem bir eğitimin ülkenin kalkınması ve refahı için davranışsal temellere dayalı kapalı veya yarı açık geleneksel bir eğitim sisteminden daha iyi olacağını önemli olanın ülkenin siyasetine yön verenlerin daha faydalı olan bu sistemi toplumun kültürel bağlamına da uyarlayarak hedefe yönelik politikalar geliştirmeleri olduğunu yüzyıllar süren etkileşim sonucu ortaya çıkan üstyapıyı tümden reddetmenin diyalektik olarak mümkün olamayacağını ve asıl yozlaşmanın sömürgeleştirilen ülkelerin kapalı ve veya yarı açık sistemle yürütülen geleneksel eğitimlerinden kaynaklandığını savunurlar Bu bağlamda bu çalışma eğitim bilimini öğrenme kuramlarını ve sömürge sonrası edebiyat kuramını da göz önüne alarak bu iki görüşü savunan ve sömürge sonrası edebiyatta öne çıkan yazarların eğitim olgusuna olan bakış açıları ile bu bakış açılarının eserlerine yansımalarını incelemektedir

D&R
272,61

Cinius

20181. baskı
13 x 19,52. HamurTürkçe
D&R

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Sömürge sonrası dönemde yazılan romanlar çoğunlukla sömüren ve sömürülen arasında vuku bulan ilişkileri konu edinmiş ve bu ilişkilerden kaynaklanan bireysel ve toplumsal kazanımları değişimleri ve problemleri işlemişlerdir Eğitim sömürünün üç temel aracından biri olarak görüldüğü için sömürgecilik sonrası romanın öne çıkan temaları içinde yer almaktadır Sömürgecilik sonrası dönem düşünür entelektüel ve yazarlarının çoğu yayılmacı imperialist düşüncenin uygulamaya geçirilmiş biçimi olan sömürgeciliğin başka bir deyişle Batı nın sömürüyü kalıcı hale getirip sürdürebilmek için kendi eğitim sistemini bir sömürü aracı gibi kullandığını böylece sömürülen toplumları istediği yönde şekillendirdiği düşüncesinde hemfikirdirler Bu aydınların bir kesimi Avrupa medeniyetinin bıraktığı mirası özellikle de bu medeniyetin en etkili sömürü aracı haline gelen eğitim sistemini radikal bir şekilde tümden reddetmek gerektiğini ileri sürerken başka bir kesim de uzun süre sömürü aracı olarak kullanılmış olsa bile bilişsel temellere dayalı açık sistem bir eğitimin ülkenin kalkınması ve refahı için davranışsal temellere dayalı kapalı veya yarı açık geleneksel bir eğitim sisteminden daha iyi olacağını önemli olanın ülkenin siyasetine yön verenlerin daha faydalı olan bu sistemi toplumun kültürel bağlamına da uyarlayarak hedefe yönelik politikalar geliştirmeleri olduğunu yüzyıllar süren etkileşim sonucu ortaya çıkan üstyapıyı tümden reddetmenin diyalektik olarak mümkün olamayacağını ve asıl yozlaşmanın sömürgeleştirilen ülkelerin kapalı ve veya yarı açık sistemle yürütülen geleneksel eğitimlerinden kaynaklandığını savunurlar Bu bağlamda bu çalışma eğitim bilimini öğrenme kuramlarını ve sömürge sonrası edebiyat kuramını da göz önüne alarak bu iki görüşü savunan ve sömürge sonrası edebiyatta öne çıkan yazarların eğitim olgusuna olan bakış açıları ile bu bakış açılarının eserlerine yansımalarını incelemektedir

Nobel Kitap
300,30

Cinius Yayınları

2018214 sf.
Ciltsiz13x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Sömürge sonrası dönemde yazılan romanlar çoğunlukla sömüren ve sömürülen arasında vuku bulan ilişkileri konu edinmiş ve bu ilişkilerden kaynaklanan bireysel ve toplumsal kazanımları değişimleri ve problemleri işlemişlerdir Eğitim sömürünün üç temel aracından biri olarak görüldüğü için sömürgecilik sonrası romanın öne çıkan temaları içinde yer almaktadır Sömürgecilik sonrası dönem düşünür entelektüel ve yazarlarının çoğu yayılmacı imperialist düşüncenin uygulamaya geçirilmiş biçimi olan sömürgeciliğin başka bir deyişle Batı nın sömürüyü kalıcı hale getirip sürdürebilmek için kendi eğitim sistemini bir sömürü aracı gibi kullandığını böylece sömürülen toplumları istediği yönde şekillendirdiği düşüncesinde hemfikirdirler Bu aydınların bir kesimi Avrupa medeniyetinin bıraktığı mirası özellikle de bu medeniyetin en etkili sömürü aracı haline gelen eğitim sistemini radikal bir şekilde tümden reddetmek gerektiğini ileri sürerken başka bir kesim de uzun süre sömürü aracı olarak kullanılmış olsa bile bilişsel temellere dayalı açık sistem bir eğitimin ülkenin kalkınması ve refahı için davranışsal temellere dayalı kapalı veya yarı açık geleneksel bir eğitim sisteminden daha iyi olacağını önemli olanın ülkenin siyasetine yön verenlerin daha faydalı olan bu sistemi toplumun kültürel bağlamına da uyarlayarak hedefe yönelik politikalar geliştirmeleri olduğunu yüzyıllar süren etkileşim sonucu ortaya çıkan üstyapıyı tümden reddetmenin diyalektik olarak mümkün olamayacağını ve asıl yozlaşmanın sömürgeleştirilen ülkelerin kapalı ve veya yarı açık sistemle yürütülen geleneksel eğitimlerinden kaynaklandığını savunurlar Bu bağlamda bu çalışma eğitim bilimini öğrenme kuramlarını ve sömürge sonrası edebiyat kuramını da göz önüne alarak bu iki görüşü savunan ve sömürge sonrası edebiyatta öne çıkan yazarların eğitim olgusuna olan bakış açıları ile bu bakış açılarının eserlerine yansımalarını incelemektedir

Pandora
331,50

Cinius

2018214 sf.
Pandora

Sömürge sonrası dönemde yazılan romanlar çoğunlukla sömüren ve sömürülen arasında vuku bulan ilişkileri konu edinmiş ve bu ilişkilerden kaynaklanan bireysel ve toplumsal kazanımları değişimleri ve problemleri işlemişlerdir Eğitim sömürünün üç temel aracından biri olarak görüldüğü için sömürgecilik sonrası romanın öne çıkan temaları içinde yer almaktadır Sömürgecilik sonrası dönem düşünür entelektüel ve yazarlarının çoğu yayılmacı imperialist düşüncenin uygulamaya geçirilmiş biçimi olan sömürgeciliğin başka bir deyişle Batı nın sömürüyü kalıcı hale getirip sürdürebilmek için kendi eğitim sistemini bir sömürü aracı gibi kullandığını böylece sömürülen toplumları istediği yönde şekillendirdiği düşüncesinde hemfikirdirler Bu aydınların bir kesimi Avrupa medeniyetinin bıraktığı mirası özellikle de bu medeniyetin en etkili sömürü aracı haline gelen eğitim sistemini radikal bir şekilde tümden reddetmek gerektiğini ileri sürerken başka bir kesim de uzun süre sömürü aracı olarak kullanılmış olsa bile bilişsel temellere dayalı açık sistem bir eğitimin ülkenin kalkınması ve refahı için davranışsal temellere dayalı kapalı veya yarı açık geleneksel bir eğitim sisteminden daha iyi olacağını önemli olanın ülkenin siyasetine yön verenlerin daha faydalı olan bu sistemi toplumun kültürel bağlamına da uyarlayarak hedefe yönelik politikalar geliştirmeleri olduğunu yüzyıllar süren etkileşim sonucu ortaya çıkan üstyapıyı tümden reddetmenin diyalektik olarak mümkün olamayacağını ve asıl yozlaşmanın sömürgeleştirilen ülkelerin kapalı ve veya yarı açık sistemle yürütülen geleneksel eğitimlerinden kaynaklandığını savunurlar Bu bağlamda bu çalışma eğitim bilimini öğrenme kuramlarını ve sömürge sonrası edebiyat kuramını da göz önüne alarak bu iki görüşü savunan ve sömürge sonrası edebiyatta öne çıkan yazarların eğitim olgusuna olan bakış açıları ile bu bakış açılarının eserlerine yansımalarını incelemektedir