Son İstanbullu — Ergun Hiçyılmaz

Son İstanbullu
Ergun HiçyılmazDestek Yayınları
Son İstanbullu
Ergun HiçyılmazElektrik süpürgesi çıkmamıştı henüz analar saçlarını süpürge yapıyorlardı evlatlarına Kazak ve çorap örüyorlardı onlar için Kilitli hatıra defterlerinde saklıyorlardı en mahrem anılarını Sırdaş hesapların değil Emekli Maaşına Mahsuben yapılan alışverişlerin çetelesinin tutulduğu bakkal defterlerinin devriydi Gitti de Gelmeyiverdi şarkısı çaldığında Hamiyet in sesinden işlemeli bir mendile düşüverirdi gözyaşları Ağlamak da gülmek kadar doğaldı Elleri kınalıydı kadınların ama tırnakları ojesiz Sanki biraz pembeydi bakışları Yoksullardı evet ama yine de sokaklarımızı sevgi ışıltıları ile aydınlatır kandillerin titreşen pırıltısında bir umut ışığı gibi süzülürlerdi Ve taş plaklar bir kenara atılmıştı ansızın kırık ve ezik tiler yenildikleri için kaset ve CD lere İstanbul da bir dönem böyle geçip gitti geride silik anılar bırakarak Hala o eski İstanbul u aramaktayız ki biliyoruz gidenin geri gelmeyeceğini Ölüm Allahın emri o hoyrat el değmeseydi bir de yanaklarına Bir sabah günlük güneşlik bir Türkiye ye uyandığımda sakladığım o taş plaktan Zehretme Hayatı şarkısını son kez dinleyeceğim Son İstanbullu Ergun Hiçyılmaz dan kaybedilmiş İstanbul a bir ağıt Tanıtım Bülteninden

Destek Yayınları
Son İstanbullu Kitap Açıklaması Elektrik süpürgesi çıkmamıştı henüz analar saçlarını süpürge yapıyorlardı evlatlarına Kazak ve çorap örüyorlardı onlar için Kilitli hatıra defterlerinde saklıyorlardı en mahrem anılarını Sırdaş hesapların değil Emekli Maaşına Mahsuben yapılan alışverişlerin çetelesinin tutulduğu bakkal defterlerinin devriydi Gitti de Gelmeyiverdi şarkısı çaldığında Hamiyet in sesinden işlemeli bir mendile düşüverirdi gözyaşları Ağlamak da gülmek kadar doğaldı Elleri kınalıydı kadınların ama tırnakları ojesiz Sanki biraz pembeydi bakışları Yoksullardı evet ama yine de sokaklarımızı sevgi ışıltıları ile aydınlatır kandillerin titreşen pırıltısında bir umut ışığı gibi süzülürlerdi Ve taş plaklar bir kenara atılmıştı ansızın kırık ve ezik tiler yenildikleri için kaset ve CD lere İstanbul da bir dönem böyle geçip gitti geride silik anılar bırakarak Hala o eski İstanbul u aramaktayız ki biliyoruz gidenin geri gelmeyeceğini Ölüm Allahın emri o hoyrat el değmeseydi bir de yanaklarına Bir sabah günlük güneşlik bir Türkiye ye uyandığımda sakladığım o taş plaktan Zehretme Hayatı şarkısını son kez dinleyeceğim Son İstanbullu Ergun Hiçyılmaz dan kaybedilmiş İstanbul a bir ağıt DESTEK MEDYA GRUBU bünyesinde bulundurduğu markaların yanı sıra ülkemizde yayımcılık sektöründe söz sahibi tüm yayınevlerinin değerli eserlerini Destek Dükkan aracılığıyla okurlarla buluşturuyor Sitede bulunan 250 bini aşkın kitapla beraber sıra dışı ve stil sahibi bir çok farklı ürünü de geniş yelpazesine katan Destek Dükkan ihtiyacınız olan ürünü en hızlı ve kaliteli şekilde kapınıza kadar teslim ediyor Çalışma saatlerimiz hafta içi sabah 09 00 akşam 18 00 arasındadır

DESTEK YAYINLARI
Elektrik süpürgesi çıkmamıştı henüz analar saçların süpürge yapıyorlardı evlatlarına Kazak ve çorap örüyorlardı onlar için Kilitli hatıra defterlerinde saklıyorlardı en mahrem anılarını Sırdaş hesapların değil Emekli Maaşına Mahsuben yapılan alışverişlerin çetelesinin tutulduğu bakkal defterlerinin devriydi Gitti de Gelmeyiverdi şarkısı çaldığında Hamiyet in sesinden işlemeli bir mendile düşüverirdi gözyaşları Ağlamak da gülmek kadar doğaldı Elleri kınalıydı kadınların ama tırnakları ojesiz Sanki biraz pembeydi bakışları Yoksullardı evet ama yine de sokaklarımızı sevgi ışıltıları ile aydınlatır kandillerin titreşen pırıltısında bir umut ışığı gibi süzülürlerdi Ve taş plaklar bir kenara atılmıştı ansızın kırık ve ezik tiler yenildikleri için kaset ve CD lere İstanbul da bir dönem böyle geçip gitti geride silik anılar bırakarak Hala o eski İstanbul u aramaktayız ki biliyoruz gidenin geri gelmeyeceğini Ölüm Allahın emri o hoyrat el değmeseydi bir de yanaklarına Bir sabah günlük güneşlik bir Türkiye ye uyandığımda sakladığım o taş plaktan Zehretme Hayatı şarkısını son kez dinleyeceğim Son İstanbullu Ergun Hiçyılmaz dan kaybedilmiş İstanbul a bir ağıt