Son Mektup — Mustafa Eroğlu

Son Mektup
Mustafa EroğluŞyk Kitap
Son Mektup
Mustafa EroğluŞiirle öykü arasında bir yakınlık var derler Doğrudur Eroğlu kendi penceresinden hızla geçen görüntüleri tararken zamanı parçalara ayırıp onları birer yapboz parçası gibi dikkatle yerine yerleştiriyor İçerinin dışarısı dışarının içerisi olduğu aralıktan bir döneme bakıyor İnsanın zayıf ve cesur saf ve sinsi merhametli ve acımasız suskun ve muhbir hallerini yaşadığı bir döneme Yeryüzü olarak adlandırdığı duvar ın her iki yanına eşit mesafeden bakarak Dili kaosa sürükleyecek kadar gözü pek kaosu dilin ötesine götürecek kadar zarif bir monolog Tanrı para ve köle üçgeninde iç acılar Eroğlu nun öykülerini okurken bu kaosu bu acıyı ödenmiş bedelleri gözden geçirip insan ruhundaki yaranın ağırlığını yeniden hissettim Hikâyenin içindeki başka bir hikâyeyi dinledim dilin şarkısını Salih Mercanoğlu

ŞYK KİTAP
Şiirle öykü arasında bir yakınlık var derler Doğrudur Eroğlu kendi penceresinden hızla geçen görüntüleri tararken zamanı parçalara ayırıp onları birer yapboz parçası gibi dikkatle yerine yerleştiriyor İçerinin dışarısı dışarının içerisi olduğu aralıktan bir döneme bakıyor İnsanın zayıf ve cesur saf ve sinsi merhametli ve acımasız suskun ve muhbir hallerini yaşadığı bir döneme Yeryüzü olarak adlandırdığı duvar ın her iki yanına eşit mesafeden bakarak Dili kaosa sürükleyecek kadar gözü pek kaosu dilin ötesine götürecek kadar zarif bir monolog Tanrı para ve köle üçgeninde iç acılar Eroğlu nun öykülerini okurken bu kaosu bu acıyı ödenmiş bedelleri gözden geçirip insan ruhundaki yaranın ağırlığını yeniden hissettim Hikâyenin içindeki başka bir hikâyeyi dinledim dilin şarkısını Salih Mercanoğlu

Şyk Kitap
Şiirle öykü arasında bir yakınlık var derler Doğrudur Eroğlu kendi penceresinden hızla geçen görüntüleri tararken zamanı parçalara ayırıp onları birer yapboz parçası gibi dikkatle yerine yerleştiriyor İçerinin dışarısı dışarının içerisi olduğu aralıktan bir döneme bakıyor İnsanın zayıf ve cesur saf ve sinsi merhametli ve acımasız suskun ve muhbir hallerini yaşadığı bir döneme Yeryüzü olarak adlandırdığı duvar ın her iki yanına eşit mesafeden bakarak Dili kaosa sürükleyecek kadar gözü pek kaosu dilin ötesine götürecek kadar zarif bir monolog Tanrı para ve köle üçgeninde iç acılar Eroğlu nun öykülerini okurken bu kaosu bu acıyı ödenmiş bedelleri gözden geçirip insan ruhundaki yaranın ağırlığını yeniden hissettim Hikâyenin içindeki başka bir hikâyeyi dinledim dilin şarkısını Salih Mercanoğlu

Şyk Kitap
Şiirle öykü arasında bir yakınlık var derler Doğrudur Eroğlu kendi penceresinden hızla geçen görüntüleri tararken zamanı parçalara ayırıp onları birer yapboz parçası gibi dikkatle yerine yerleştiriyor İçerinin dışarısı dışarının içerisi olduğu aralıktan bir döneme bakıyor İnsanın zayıf ve cesur saf ve sinsi merhametli ve acımasız suskun ve muhbir hallerini yaşadığı bir döneme Yeryüzü olarak adlandırdığı duvar ın her iki yanına eşit mesafeden bakarak Dili kaosa sürükleyecek kadar gözü pek kaosu dilin ötesine götürecek kadar zarif bir monolog Tanrı para ve köle üçgeninde iç acılar Eroğlu nun öykülerini okurken bu kaosu bu acıyı ödenmiş bedelleri gözden geçirip insan ruhundaki yaranın ağırlığını yeniden hissettim Hikâyenin içindeki başka bir hikâyeyi dinledim dilin şarkısını Salih Mercanoğlu